Etiket: kahvaltılık

  • YÖRESEL REÇELLER VE PRATİK TARİFLERİ

    Kahvaltının vazgeçilmez lezzetlerinden reçel, sadece meyvelerle değil, sebze ve gül reçelinde olduğu gibi çiçek yapraklarıyla da hazırlanmakta.  Kek ve pasta tariflerinde de kullanılan reçellerin ülkemizde birçok farklı çeşidi bulunuyor. Ülkemizde yetişen meyve ve bitki çeşitliliğinin fazla olması her yöreye ait farklı bir reçel tarifinin ortaya çıkmasını sağlamış durumda. Gelin hem lezzetli hem de pek alışık olmadığımız reçel tariflerini yöresel pişirme teknikleriyle birlikte deneyelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Cevizin anavatanı olarak bilinen Bitlis’e özgü bir reçel olan ceviz reçeli diğer reçellere göre yapımı biraz zahmetli bir reçeldir. Bir kilo taze cevizle hazırlanan reçel için diğer gerekli olan malzemeler; sekiz su bardağı su, yedi su bardağı toz şeker, iki adet çubuk tarçın, dört adet karanfil ve yarım çay kaşığı limon tuzu. Taze cevizlerle hazırlandığından ellerinizin boya olmaması için lateks eldiven kullanabilirsiniz. Unutmayın ki cevizin boyası zor çıkar. Öncelikle olgunlaşmamış cevizin kabuklarını çok ince olacak şekilde soyun. Büyük bir kapta üzerini tamamen kaplayacak şekilde içme su ilave edin. İki gün boyunca suda beklettiğiniz cevizleri üçüncü gün itibariyle suyunu günde üç kez değiştirerek yedi gün boyunca bu işlemi tekrarlayın. Şimdi sıra pişirme işleminde. Son kez suyunu döktükten sonra 20 dakika içme suyu ile haşlayın. Ardından iki kez daha 15’er dakika olacak şekilde yeni su ile haşladığınız reçele son kez sekiz bardak içme suyu ilave ederek 30 dakika kısık ateşte kaynatın. Yedi bardak şekeri ilave ettikten edip bir saat daha kısık ateşte kaynadıktan sonra tencerenin içerisine karanfili, tarçını limon tuzunu ekleyip 10 dakika daha kaynatın. Bu zahmetli ama lezzetli reçel için çok uğraştınız ancak artık reçelinizi afiyetle tüketebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Osmanlı döneminden bu yana hazırlanan ve Türk mutfağının özgün tatlarından bir tanesi olan gül reçeli Isparta’ya ait reçel. Isparta’nın yanı sıra Sivas ve Van’da da yapılan bu hoş kokulu reçeli hazırlamak için 15 adet gül, 5 su bardağı toz şeker, 2 bardak su ve yarım limon suyu gerekmektedir. Gül yaprakla güzelce ayıklandıktan ve yıkandıktan sonra bir gece öncesinden şeker ile bekletilir. Ertesi gün suyunu salmış olan gül yaprakları ve şeker saldığı suyuyla birlikte kısık ateşte kaynatılır. Kaynamaya başladıktan sonra limon suyu eklenir ve 20 dakika daha karıştırılarak iyice kaynatılır. Ocaktan alınan reçel oda sıcaklığına geldiğinde kavanoza alınmaya hazırdır. Tamamen soğuduktan sonra kapağı kapatılır. Artık gül reçeli hazır. Tüm evinize yayılan gül kokusu ayrı bir keyif verecektir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Akdeniz Bölgesi özellikle Antalya’da yapılan nar reçeli için gerekli malzemeler; üç adet büyük boy nar, bir su bardağı toz şeker, yarım limon suyu. İlk olarak bir adet narın tanelerini zarar görmeyecek şekilde ayıklayın, diğer iki narın suyunu sıkın. Derince bir tencereye nar tanelerini, üzerine şekeri, son olarak da tencereye nar suyunu ekleyin. Orta ateşte kaynamaya başladıktan sonra yarım limon suyunu ekleyin ve hafifçe karıştırın. 45 dakika daha kaynattıktan sonra eğer kıvam almışsa ve çok sulu değilse reçeliniz hazır demektir. Eğer sulu kaldıysa kıvam alana kadar kontrollü bir şekilde kaynatmaya devam edin. Kıvamlanan reçeliniz oda sıcaklığına geldiğinde kavanoza alınmaya hazır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Şifasıyla ünlü, öksürük ve solunum yollarına iyi gelen çam kozalağından reçel yapıldığını biliyor muydunuz? Pek de alışık olmadığımız bir reçel olsa da Akdeniz Bölgesi’nden Balkanlara kadar hazırlanan reçelin yapımı kolay ancak uzun bir süreç istiyor. Malzemeleri için 30 adet küçük boy olacak şekilde çam kozalağı, bir buçuk litre içme suyu, bir buçuk kilogram toz şeker ve yarım limon suyu. Kozalakların temizlenmesi için su ile güzelce yıkayın. İyice temizlenen kozalakları derin bir tencereye alın ve suyunu da ekledikten sonra bir saat orta ateşte kaynatın. Bir saatin sonunda şekeri ilave ederek kaynatmaya devam edin. Üzeri köpüklenecektir bu sebeple tahta bir kaşık ile sürekli olarak köpükleri üzerinden toplayın. İyice özdeşleştikten ve kıvam aldıktan sonra limon suyunu da ilave ederek beş dakika daha kaynatın ve ocaktan alın. Reçel soğumadan kavanoza alın ve 12 saat ters olacak şekilde beklettikten sonra reçelinizi afiyetle tüketebilirsiniz. Özellikle kaymak ile çok lezzetli olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Bazıları için patlıcanı tatlı bir lezzet olarak düşünmek zor olsa da Akdeniz Bölgesi ve Iğdır ilinde bu reçele sıkça rastlamak mümkün. Oldukça kolay olan tarif için küçük boyda beş – altı adet patlıcan yeterli olacaktır. Patlıcanların sapını kesin ve kabuklarını soyun. Her bir patlıcanı dört parçaya böldükten sonra bir patlıcanın acılığını alma klasiği olan 15 dakika tuzlu suda bekletme işlemini uygulayın. Ardından patlıcanları iyice yıkayın, süzün ve bir tencerede limon suyu veya dilerseniz limon tuzuyla yumuşayıncaya kadar haşlayın. Haşlanan patlıcanları süzün ve bir bez yardımıyla kurulayın. Son olarak boş bir tencereye aldığınız patlıcanların üzerine iki bardak içme suyu ve yine iki bardak olacak şekilde toz şekeri ekleyerek kıvamı yoğunlaşıncaya kadar pişirin. İyice kıvam aldıktan sonra üzerine bir adet limonun suyunu ekleyin ve bir süre daha kaynatıp soğumaya bırakın. Artık patlıcan reçelinizi kavanoza alabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Osmanlı mutfağından miras kalan kızılcık reçeli özellikle Karadeniz Bölgesine has bir reçeldir. Yazın sonlarına doğru hazırlanan bu reçel için olgunlaşmış kızılcık gerekmektedir. Bir kilogram kızılcık, 750 gram toz şeker, yarım su bardağı su ve bir tatlı kaşığı limon suyu ile hazırlanır. Kızılcıklar yıkadıktan sonra suyu süzülür ardından şeker ilave edilerek bir gece bekletilir. Ertesi gün yarım su bardağı içme suyu eklenerek kaynatılır. Daha sonrasında 45 dakika sürecek olan kaynatma işlemi kontrollü bir şekilde karıştırılarak devam eder. Tencerede biriken köpük tahta kaşık yardımıyla alınır. Kıvamlanan reçele son olarak limon suyu eklenir ve beş dakika daha kaynatılır. Reçelin vakumlanabilmesi için sıcakken kavanoza alınmalıdır. Ters bir şekilde bekletilen kavanozlar güneş almayan bir şekilde soğumaya bırakılır. Soğuduktan sonra reçelinizi afiyetle tüketebilirsiniz.

  • Kahvaltısız Asla Diyenlerin Sofralarında Yer Vermeleri Gereken Lezzetler

    Kahvaltısız Asla Diyenlerin Sofralarında Yer Vermeleri Gereken Lezzetler

    Her ülkenin kendine has bir kahvaltı kültürü vardır ve bunlar arasında kahvaltıya en çok önem atfeden de büyük bir ihtimalle bizim kültürümüzdür. Nasıl olmasın? Onlarca çeşide ve tadı damakta iz bırakan böylesi lezzetlere sahip olup da ritüeller yaratmamak mümkün mü? Aşağıda sıraladığımız kahvaltılıklar içinde yaşadığımız coğrafyanın en özgün tatlarından sadece 8 tanesi…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    kahvaltı

    Süt ve mayanın bir araya gelerek oluşturduğu mucizevi tat beyaz peynir kahvaltı sofralarımızın gediklisi, omletten tosta farklı yiyeceklerin en uyumlu eşlikçisi, Çanakkale’den Van’a farklı tatlarda üretilebilen en önemli besinlerimizden biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    kahvaltı

    Bir dilim ballı ekmek üstüne kaymak, özellikle de Afyon kaymağı sürdüyseniz günün en güzel öğününü geçiriyorsunuz demektir. Bir miktar manda sütüyle yapılmış bembeyaz ya da inek sütü ile yapılmış sarımtırak renkte kaymak bulunan sofranın tadına doyum olmaz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    kahvaltı

    Bazı insanlar tatlı ve tuzluyu bir arada yemeyi sevmezler ama iddia ediyoruz ki onların alışkanlıklarını kırmalarına neden olacak bir tat varsa o da lorlu reçeldir. Ama özellikle Ayvalık’ın Cunda Adası’nda bir sabah kahvaltısında yemenizi tavsiye edeceğiz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    kahvaltı

    Susam tohumlarının ezilip kavrulmasıyla elde edilen tahin ve meyvelerin ezilip kaynatılmasıyla elde edilen pekmez… Tahin-pekmez ikilisinin olduğu bir kahvaltı masası için rahatlıkla her derdin devası olabilecek güçtedir diyebiliriz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    kahvaltı

    Yemeklerde baharat olarak kullanılabilen, çayı yapılıp içilen, kokusu ve görüntüsüyle kekiğe benzetilen zahter en lezzetli kahvaltı soslarının yapımında da kullanılır. Gazianteplilerin yakından bildiği zahter özellikle zeytinyağı ile iyi bir eşlikçidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    kahvaltı

    Özellikle Kafkasya’dan göçen toplulukların yaşadığı şehirlerimizde ün yapmış olan acuka temelde biber, ceviz, zeytinyağı ve çeşitli baharatlardan elde edilen bir kahvaltılıktır. Yemeklerde kullanılan acuka ile karıştırmayın çünkü o daha tuzlu, acı ve cevizsiz oluyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    kahvaltı

    Yapımına Orta Asya’da başlanan sonra Anadolu ve Balkanlar’a taşınan pastırma mükellef kahvaltı sofralarının baş konuklarındandır. Çiğ etin çeşitli baharatlarla kurutulmasıyla elde edilen lezzetin memleketi günümüzde Kayseri’dir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    kahvaltı

    Ülkemizin her köşesinde hamurla yapılan bir ekmek çeşidi mutlaka vardır. Pişi ise belki de ülkemizde en fazla bilinen, tüketilen lezzetlerden biridir. Mayalı hamurun kızartılmasıyla puf puf şişen pişiler kahvaltı masanıza gelmişse o sofraya anne sıcaklığı ve sevgisi de gelmiş demektir.