Etiket: kadın

  • BAŞARILARIYLA ÜLKEMİZİ GURURLANDIRAN KADINLARIMIZ

    Gösterdikleri güçlü duruş ve kararlılık ile ülkemizi temsil eden kadınlarımızın sayısı her geçen gün artıyor. Bilim, kültür, sanat, spor ve daha birçok alanda kendini kanıtlamış kadınlarımızın hikâyeleri ilham verici ve motive edici birer örnek oluşturuyor. İşte Türkiye’nin gurur kaynağı olan başarılı kadınlarımızdan bazılarının meslek ve kariyerleri…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Nüfus cüzdanındaki ismi Benal Zübeyde Arıman olarak kayıtlı olan Benal Nevzat (İştar) Arıman, ülkemizin ilk kadın milletvekillerindendir. 1903 İzmir doğumlu Arıman, 1923’te Paris’teki Sorbonne Üniversitesi Edebiyat Fakültesinden mezun olduktan sonra Veremle Mücadele Cemiyeti, Türk Hava Kurumu, Yeşilay ve aşevleri gibi hayır kuruluşlarında çalışır ve sonrasında kadınların genel seçimlerde seçme ve seçilme hakkını elde ettiği 1935’te İzmir’den seçilerek Türkiye’nin ilk kadın milletvekilleri arasında yerini alır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    1914 Bursa doğumlu Muazzez İlmiye Çığ, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesindeki eğitiminin ardından uzman olarak atandığı İstanbul Arkeoloji Müzesinde Sümeroloji alanında yaptığı çalışmalarla sadece ülkemizde değil, tüm dünyada tanınan bir isimdir. Hitler döneminde Almanya’dan iltica ederek Ankara Üniversitesinde dersler veren Prof. Dr. Hans Gustav Güterbock’dan Hitit dili ve kültürü dersleri ile Avusturya asıllı arkeolog Prof. Dr. Benno Landsberger’den Sümer ve Akad dilleri ve Mezopotamya kültürü dersleri alan Çığ, edindiği bilgileri yeni nesle aktarmak için onlarca kitap yazar. 1940’ta mezun olduktan sonra “İstanbul Eski Şark Eserleri Müzesi Çivi Yazılı Belgeler Arşivi”ne uzman olarak atanır. Burada 31 yıl boyunca diğer meslektaşları ile müzenin deposunda bulunan Sümer, Akad ve Hitit dillerinde yazılmış on binlerce tableti temizler, sınıflandırıp numaralandırır; 74 bin tabletten oluşan çivi yazılı belgeler arşivini oluşturur; 3 bin tabletin kopyasını yapıp katalog halinde yayımlatır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    1939 Zonguldak doğumlu Filiz Dinçmen, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden mezun olduktan sonra çeşitli diplomatik görevlerde bulunur ve 1982’de Hollanda Lahey Büyükelçisi görevine getirilerek Türkiye’nin ilk kadın büyükelçisi ünvanını alır. Daha sonra Avustralya büyükelçisi olarak mesleğine devam eden Dinçmen’in son görev yeri Vatikan Büyükelçiliğidir. Bir ülkenin kadın emeği ve katkısı olmadan kalkınamayacağını belirten Dinçmen, kadınların toplumun gelişmesine yardımcı olmaları ve bu yolda görev almaları için çeşitli sivil toplum kuruluşlarında uzun yıllar çalışır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    1960 İstanbul doğumlu Lale Orta, ülkemizin ilk kadın futbol antrenörü ve hakemidir. Çocukluk yıllarında basketbol ile ilgilenen Orta, spor hayatına Türkiye’nin ilk kadın futbol kulübü olan Dostlukspor Kız Futbol Kulübünde futbol ile devam eder. Öğrenimini Marmara Üniversitesi İşletme Bölümünde tamamlayan başarılı sporcu, yıllarca futbol oynadığı kulüpte kalecilik ve kaptanlık da yapar. 20 sene boyunca erkek futbol liglerinde hakemlik yapan Orta, 1995’te Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) tarafından 27 ülkeden seçilmiş 54 kadın hakem arasına girerek dünyadaki ilk FIFA kokartlı kadın hakemlerden biri olur. Emekli olana dek 60 uluslararası olmak üzere profesyonel ve amatör liglerde 1.500’ün üzerinde maç yönetir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    1960 Ankara doğumlu İnci Özdil, Türkiye’nin ilk klasik Batı müziği kadın orkestra şefidir. 1971’de Ankara Devlet Konservatuvarında piyano dersleri alan Özdil, 1976’da kompozisyon bölümüne, 1981’de kompozisyon ileri yüksek sınıfına devam eder ve aynı zamanda orkestra şefliği bölümünde çalışır. Müzisyen bir aileden gelen Özdil, 1983’te orkestra şefliği uzmanlığı için devlet bursuyla İngiltere’de eğitim alır. Yurt dışında çeşitli eğitimler ve başarılara imza atan Özdil, 1988’de Hans Werner Henze Festivali’nde “En İyi Yorumcu” ödülünü kazanır. Başarılı sanatçı, Antalya Devlet Senfoni Orkestrasının kurucu şefi olduktan sonra 2009-2013 yılları arasında Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrasında şef olarak görev yapar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    1975’te İstanbul’da dünyaya gelen Feryal Özel, 2019’da tüm dünyada heyecana neden olan kara deliklerin ilk fotoğrafını çeken 200 bilim insanı arasında yer alıyor. Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) ve Arizona Üniversitesinde çalışmalarını sürdüren Özel, aynı zamanda NASA Astrofizik Komitesi Başkanlığını, NASA Lynx Uzay Teleskobu Bilim ve Teknik Ekibi Başkanlığını ve Uzay Ufku Teleskobu Bilim Konseyi ile Modelleme ve Analiz Çalışma Grubu Başkanlığını yürütüyor. Ünlü Alman fizikçi Albert Einstein, Amerikalı matematikçi John Nash gibi dünyanın en tanınmış bilim insanları ile birlikte 20 kişilik “Büyük Fikirler” listesine adını yazdıran Özel, bilime sağladığı katkıların yanı sıra maraton ve triatlon koşularında da başarılı bir sporcu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    1985’te İstanbul’da doğan Dr. Canan Dağdeviren, Hacettepe Üniversitesi Fizik Mühendisliği Bölümünden 2007’de; Amerika Birleşik Devletleri’nin en prestijli burs programı olan Fulbright’tan kazandığı bursla Illinois Üniversitesi Malzeme Bilimi ve Mühendisliği Bölümünden 2014’te doktora derecesiyle mezun olur. Dağdeviren aynı zamanda Harvard Üniversitesine “Genç Akademi Üyesi” olarak kabul edilen ilk Türk ve başarıları bunlarla sınırlı değildir. Dedesini kalp yetmezliği sebebiyle kaybeden Dağdeviren, 28 yaşına geldiğinde çocukluk hayalini gerçekleştirerek giyilebilir kalp pilini icat etti. 10 saniyeden az sürede cilt kanserini tespit eden bir cihazın da mucidi olan Dağdeviren, Alzheimer ve mide sorunları için geliştirdiği icatları ile tüm dünyada adından söz ettirmeye devam ediyor.

  • ÜLKEMİZİN CAZ DİVALARI

    20. yüzyılın başlarında ABD’nin New Orleans şehrinde doğan caz müzik her ne kadar Amerikan kültüründen çıksa da tüm dünyada popüler olmayı başarmış bir müzik türüdür. Ülkemizde de çok sevilmiş ve birçok müzisyen tarafından icra edilmiştir. Özellikle kadın vokallerimiz performanslarında geleneksel Türk müziği unsurlarını caz melodileriyle harmanlamış ve farklı müzik türlerinden ilham alarak kendi tarzını oluşturmuştur. Yazımızda ülkemizin kadın caz vokallerini okuyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sevinç Tevs” title_font_size=”13″]

    Ülkemizin ilk caz müziği solisti Sevinç Tevs, Ankara Devlet Konservatuvarı Şan ve Tiyatro Bölümünde okuduğu yıllarda kardeşi Sevim Tevs ile birlikte Ankara Radyosunda günün popüler parçalarını seslendirdi ve ünü çok kısa sürede İstanbul’a ulaştı. İki kız kardeş 1945’te İstanbul Saray Sineması ve Taksim Belediye Gazinosunda verdikleri konserlerin ardından İstanbul’daki caz orkestrasında sahne aldı, yurt dışında şarkı söyledi. 1948’de ABD’deki New York Caz Festivali’nde “For You” adlı şarkıyı yorumlayan Tevs, yarışmada birinci oldu. 1949’da ünlü caz piyanistimiz İlham Gencer ile İstanbul Radyosunda yaptığı caz programları halk tarafından büyük ilgi gören Tevs, İngiliz TV kanalı BBC’ye ve Almanya’daki Berlin televizyonuna çıkan ilk Türk şarkıcımızdır. 46 yaşında kanserden dolayı vefat eden Sevinç Tevs’in seslendirdiği eserlerin birçoğu plak ve CD’lerde toplanmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Tülay German ” title_font_size=”13″]

    Dört yaşında şarkı söylemeye başlayan Tülay German, ilkokul yıllarında Ankara Radyosunda cumartesi akşamları yayımlanan “Çocuk Saati” programında dünyaca ünlü klasik besteleri piyano eşliğinde seslendirdi. 1957’de İstanbul Radyosunda Hulki Saner’in hazırlayıp sunduğu “Melodi Karavanı” programında yer alan ilk Türk şarkıcı olan German, 1960-1962 yılları arasında caz vokalisti olarak adını duyurdu. İstanbul Radyosunda Salim Ağırbaş Beşlisi’nin haftalık programında dönemin ünlü caz şarkılarını orkestra ile canlı olarak seslendirdi. Türkiye Millî Orkestrası ile katıldığı Balkan Ezgileri Festivali’nde eleştirmenlerin en sevdiği şarkıcı seçildi ve Arena dergisine kapak oldu. Aynı zamanda çok sesli Türk müziğinin ilk “hit”i sayılan “Burçak Tarlası” plağını da bu dönemde kaydetti. 1960’larda Paris’e giden ve Fransızca 10 plak dolduran sanatçı; Fransa, Belçika, Almanya, Polonya, Tunus, Fas, Hollanda ve Brezilya’da radyo ve televizyon programlarında yer aldı, konserler verdi, çeşitli festivallere katıldı. Fransa’da Türkçe olarak yaptığı albüm, Charles Cros Akademisinin “Büyük Plak Ödülü”ne değer görüldü. 1987’de Hollanda’da verdiği konserle emekli olan German, “Erdemli Yıllar” ve “Düşmemiş Bir Uçağın Kara Kutusu” kitaplarını yayımladı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ayten Alpman ” title_font_size=”13″]

    Caz söyleyerek başladığı müzik kariyerine ilerleyen yıllarda pop müzikle devam eden ve Türkçe sözlü pop müziğinin başlamasına öncülük eden sanatçılarımızdan olan Ayten Alpman’ın sesinin güzelliği, ileride hayatını birleştireceği İlham Gencer tarafından okul yıllarında fark edildi. 1949’da açılan İstanbul Radyosunda İlham Gencer topluluğuyla profesyonel olarak şarkı söylemeye başlayan Alpman’ın ilk taş plağı 1959’da basıldı. Buğulu alto sesiyle onlarca şarkıyı seslendiren sanatçı, 1963’te müzik eğitimi için gittiği İsveç’te Ella Fitzgerald, Duke Ellington ve Quincy Jones gibi caz müziğin efsaneleri ile tanışma fırsatı yakaladı. Ayten Alpman, “Bir Başkadır Benim Memleketim” adlı şarkısı ile ününü tüm ülke geneline hatta gelecek kuşaklara taşımayı başardı. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında TRT’de sık sık çalınan eser daha sonra farklı müzisyenler tarafından da okundu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Nükhet Ruacan ” title_font_size=”13″]

    Tatbiki Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümünde eğitim alan Nükhet Ruacan, müziğe olan ilgisinden dolayı grafik eğitimini yarıda bıraktı ve pop müzik solisti olarak müzik kariyerine adım attı. 1974’te İsviçre’ye giden Ruacan, burada caz vokalistliği yapmaya başladı. Türkiye’ye döndükten sonra çeşitli sahnelere çıkan ve caz festivallerine katılan sanatçı, New York’ta şan eğitimi aldı. 1982’de Türkiye’de ilk albüm kaydını yaptı, Kültür Bakanlığı adına ABD’de ve Çin’de konserler verdi. TRT ekranlarında TRT Caz Orkestrası ile söylediği şarkılarla ülke genelinde tanınır hâle geldi. Bilgi Üniversitesi Müzik Bölümünde 10 yıl kadar hocalık yapan Ruacan, Bülent Ortaçgil’in “Benimle Oynar mısın?” albümünde de vokal yapmış, albümün kapağındaki çocuk resmini de kendisi çizmiştir. Nükhet Ruacan, 6 Mayıs 2007’de İstanbul’da hayata veda etti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ayşe Gencer” title_font_size=”13″]

    1977’de TRT’nin düzenlediği ses yarışmasını kazanarak profesyonel müzik hayatına adım atan Ayşe Gencer, kendisi gibi caz solisti olan Ayten Alpman ile caz piyanisti İlham Gencer’in kızıdır. Müzisyen bir ailenin çocuğu olduğu için erken yaşta caz müzik ile tanışan kadife sesli Gencer, ilk eğitimini piyanist olan babaannesinden almış ve ardından ülkemizin önemli caz müzisyenleri ile çalışarak yurt içi ve yurt dışı festivallerde sahnelere çıkmıştır. TRT Caz Orkestrasının uzun yıllar solistliğini yapan Ayşe Gencer, 2011’de ilk albümü “But Beautiful”u yayımlamış, 30 Aralık 2022’de kanser hastalığından hayatını kaybetmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yıldız İbrahimova” title_font_size=”13″]

    Küçük yaştan itibaren müzik eğitimi alan Yıldız İbrahimova, Sofya Çocuk Müzik Okulunda piyano eğitimi, Sofya Müzik Lisesinde de şan eğitimi aldı ve Devlet Müzik Akademisinden birincilikle mezun oldu. Dört oktavlık sesi ve doğaçlama kabiliyetiyle dünya çapında tanınan bir sanatçı olan İbrahimova, cazdan folka farklı türlerde okuduğu eserlerle dünyaca ünlü isimlerle çalıştı. 40’tan fazla ülkede sahne alan İbrahimova; Türkiye, Fransa, Almanya ve ABD başta olmak üzere pek çok ülkede 15 albüm çalışması yaptı. Bulgar asıllı Türk bir ailede dünyaya gelen sanatçı, çıkardığı albümlerinde Bulgar ve Türk halk müziklerini caz stiline uyarladı. Türkiye ve birçok farklı ülkedeki müzik okulları ile konservatuvarda öğrenci ve öğretmenleri ile atölye çalışmaları yapan sanatçı, halen ODTÜ ile Başkent Üniversitesi Müzik ve Güzel Sanatlar Bölümlerinde öğretim üyeliğini sürdürüyor. İbrahimova, 1993’ten bu yana dünyaca ünlü uluslararası caz festivallerinde sahne alıyor; üstelik enstrümansız, yalnızca sesiyle 90 dakikalık solo vokal konserleri veriyor.

  • Banknotların Üstündeki Kadın Portreleri

    Banknotların Üstündeki Kadın Portreleri

    Genellikle ülkeler para birimlerinin üstüne kendini temsil ettiğini düşündüğü ya da önem verdiği kişilerin fotoğraflarını basar. Dünya genelinde erkek portrelerinin daha fazla kullanıldığı bilinen bir gerçek ama bu dengesizliğin yıldan yıla azaldığını da söyleyebiliriz. Listemizde banknotlar üstüne basılan kadın portrelerinden 9 tanesini görebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Türkiye’de 2009 yılında tedavüle giren 50 Türk Lirası’nın üzerinde 1862-1936 yılları arasında yaşamış ilk Türk kadın romancı Fatma Aliye Topuz’un fotoğrafı bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    İngiltere kraliçesi II. Elizabeth’in 30 farklı portresi başta İngiliz Sterlini olmak üzere 30’dan fazla ülkenin parasına basılmış.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    1889 doğumlu Şilili şair Gabriela Mistral, 1945 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı ve ülkesi 5000 Peso üstünde portresine yer verdi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Dünyaca ünlü Meksikalı ressam Frida Kahlo’nun fotoğrafı 2010 yılında tedavüle giren 500 Peso üstünde bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    1775-1817 yılları arasında yaşamış İngiliz kadın yazar Jane Austen’ın fotoğrafına 2017 yılında 10 Sterlin üstünde yer verilmişti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Sterlin üstündeki başka bir kadın da hapishanedeki kadın tutukluların hakları için mücadele eden ve hayırseverliğiyle tanınan 1780 doğumlu Elizabeth Fry’dı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    1918 doğumlu İsveçli opera sanatçısı Birgit Nilsson 2005 yılında hayatını kaybetmişti ve 2015’te tedavüle giren 500 Kron’da fotoğrafına yer verildi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Ukrayna edebiyatının tanınmış isimlerinden şair Lesya Ukrainka, portresiyle Ukrayna parası 200 Grivna üstünde yer aldı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]

    Daha çok “Evita” lakabıyla tanınan ve 100 Peso üstünde portresi bulunan Eva Perón, Arjantin’de çok sevilen bir isim ve Arjantin Başkanı Juan Perón’un eşiydi.