Etiket: izzet günay

  • Türk Sineması’nda Yılların Parlattığı Jönler

    Türk Sineması’nda Yılların Parlattığı Jönler

    “Önemli rollerde oynayan genç erkek oyuncu” tanımlaması “Jön” kelimesinin sözlük karşılığı… Genç ve yetenekli oyuncularla beyaz perdedeki varlığını sürdüren Türk Sineması’nın, en genç ve tecrübesiz olduğu dönemlerde aktörlük yapan, ilerleyen yaşlarına kadar izleyicinin gönlünde taht kuran jönlerimizi listeliyoruz sizin için…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Safa Önal, İzzet Günay’ı şöyle anlatıyor: “Yaşama kötü başlamış, hayata hınçlı bakan, ama sıcak bir ev, şefkat, dostluk ve sonra aşk görünce, aşk bulunca değişebilen, son derece pozitif, son derece yiğit bir karaktere dönüşen bir adamdı o.” Sanatçı, Ağaçlar Ayakta Ölür filmindeki rolüyle ün kazanarak Türk Sineması’nın jönleri arasına katılmıştı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    SES dergisinin yarışmasıyla öne çıkan ve Genç Kızlar filmiyle sinemaya giren Ediz Hun, kariyeri boyunca genç kızların mektuplarına boğulmuş hatta evinin çatı katının tamamını bu mektuplara ayırmak durumunda kaldığını ifade etmiştir. 1940 doğumlu sanatçı sinemamızın 50 yıldır eskimeyen, tükenmeyen “temiz yüzlü” jönüdür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Tarık Akan da dönemin ünlü mecmuası SES’in yarışmasında birinci seçilip ışığı parlayan jönlerimizdendi. Ne var ki o yarışmaya fotoğrafını gönderen kişi kendisi değil çocukluk yıllarındaki mahalle arkadaşlarından biriydi. Filmlerinin çoğunda “Ferit” “yakışıklı” “damat” isim ve sıfatlarıyla anıldı. 16 Eylül 2016 tarihindeki vefatı kalplerde büyük bir hüzün yarattı. İyi ki arkadaşı o gün o resmi o yarışmaya yollamış ve Tarık Akan’ı sinemamıza kazandırmıştı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Orta Asya’nın yağız delikanlısı Karaoğlan, Attila’nın akıncısı Hun kahramanı Tarkan’dı o… Ve elbette Aşk Mahkûmu’nun Orhan’ı, Bir Demet Menekşe’nin Kenan’ı, Benim de Kalbim Var’ın Murat’ı… 1938 doğumlu Kartal Tibet, rol aldığı onlarca filmde Türk Sineması’nın onuruna dokundurtmayan, gururu için yaşayan yakışıklı jönü oldu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Ayhan Işık da Yıldız isimli derginin yarışmasına katılarak atılmıştı sinemaya… “Kanun Namına” filmiyle izleyicinin bütün dikkatini üstüne çekmiş, kariyerinin ilerleyen yıllarında “Taçsız Kral” denilerek baş tacı edilmişti. 1929 ile 1979 yılları arasında yaşayan aktör Türk Sineması’nın ilk; kaybının üstünden yıllar geçmesine rağmen unutulmayan jönlerinden oldu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Yine SES dergisinin bir yarışmasıyla mesleğe atılan ve yine kariyerinde zirveyi gören isimlerden birinden, tabii ki Kadir İnanır’dan söz ediyoruz. 1968 yılında beyaz perdede görünüp o günden bu yana “jön”lüğünü sürdüren usta bir oyuncudan söz ediyoruz. Ya da şöyle söyleyelim: Zihnimize ve kalbimize kazınan film “Selvi Boylum Al Yazmalım”ın İlyas’ından söz ediyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Türk Sineması’nın en yakışıklı jönlerinden Göksel Arsoy’un kariyeri 60’lı yıllarda başladı. Ünlendiği film Samanyolu, ününe ün kattığı film ise Taş Bebek oldu. Bu sarışın delikanlıyı izleyici “Altın Çocuk” diyerek bağrına bastı. Aradan 60 yıl geçti, Göksel Arsoy 60 yaş aldı. Ve işte jön olmak böyle bir şeydi, o, izleyicinin kalbinde hala altın çocuk…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Malkoçoğlu, Battal Gazi oldu. Yıkılmayan Adam, Yalnız Adam, Yarınsız Adam oldu… Kanun Adamı, Son Savaşçı, Vatandaş Rıza, Kartal Bey, Paramparça ve nihayetinde Ölümsüz oldu. Cüneyt Arkın, yaklaşık 400 filmde rol aldı. Fiziği, mavi gözleri ve mütebessim haliyle Türk Sineması’nın efsane jönlerinden olan sanatçımız 1937 doğumlu…

  • Sinemanın Sempatik Jönü İzzet Günay

    Sinemanın Sempatik Jönü İzzet Günay

    1934 doğumlu aktör İzzet Günay 1950’li yılların sonlarından başlayıp 2000’lerin başlarına kadar üretimini sürdüren bir sanatçımız… Ve şu anda sitemizin konuğu…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Türk Sineması’nın en sempatik jönlerinden olan İzzet Günay’ın bu kariyerinden önce İstanbul Belediyesi İmar Müdürlüğü’nde teknik ressam olarak çalıştığını, kısa bir süreliğine dans hocalığı yaptığını, hatta askerden sonra da linyit kömürü ticaretiyle uğraştığını bilmiyordunuz değil mi?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    türk sineması, ömer lütfi akad

    İzzet Günay için sinemadan önce tiyatro vardı. İlk kez Dormen Tiyatrosu’na başvurduğunda yıl 1957’ydi. Sahneye çıktığı ilk oyunun adı ise Kara Ağaçlar Altında’ydı ve sahne hayatındaki adımlarını başka oyunlarla tiyatroda hızlandırdı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    İlk kez rol aldığı sinema filmi Zeki Müren ve Belgin Doruk’un başrolleri paylaştığı 1959 yapımlı Kırık Plak’tı. Filmde Zeki Müren’in şoförü Erol karakterini canlandırdı. Başrolünü aldığı ilk film ise 1964 yılında çekilen Varan Bir isimli film oldu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    türk sineması

    Kısa sürede o sinemayı, sinema izleyicisi de onu çok sevdi ve film teklifleri arka arkaya gelmekte gecikmedi. Çevirdiği 100’den fazla filmde beyazperdedeki partnerleri Hülya Koçyiğit, Türkan Şoray, Fatma Girik gibi sinemanın duayen isimleriydi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    yeşilçam, türk sineması

    Birkaç filmde kendisine partnerlik yapan başka bir isim de Sadri Alışık’tı. Bu filmlerden biri Türk Sinema tarihindeki yerini çoktan alan Afili Delikanlılar, bir diğeri ise Amerikan yapımı Bazıları Sıcak Sever filminden Türk Sineması’na uyarlanan Fıstık Gibi Maşallah’tır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    İzzet Günay’la ilgili az bilinenlerden biri de Klasik Türk Sanat Müziği solistliği yapmasıdır. On parmağında on marifet bulunan sanatçının yedi yıl boyunca solist olarak sahneye çıkması 1970’lerde sinemayı bırakmasından dolayı yaşadığı ekonomik nedenlere dayanıyordu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7# ” title_font_size=”13″]

    “7 yaşımdaydım, babamın bir kenara attığı damgasız pullara merak sardım. 73 yıldır da sürdürüyorum.” diyen İzzet Günay tam bir filatelist, yani pul koleksiyoncusuydu. Sadece pul da değil, 1985 yılında antika üzerine bir dükkân açmış ve uzun süre işletmişti.