Etiket: istanbul’un fethi

  • İSTANBUL’U İSTANBUL YAPANLAR

    İstanbul’u İstanbul yapan değerlerimizden önce, İstanbul’u bizim şehrimiz yapan isimden başlayalım söze… Tarihî antik yerleşimlere uzanan bu kadim şehre sahipsek, herkesten önce onun sayesinde. Yüzlerce yıldır dünyanın göz bebeği olan İstanbul bize, 29 Mayıs 1453 tarihinde şehri fethederek sur kapılarından giriş yapan Fatih Sultan Mehmet’in emaneti… Tabii böyle bir şehrin sahip olduğu değerleri sıralamak da hiç kolay bir iş değil. İstanbul’un sembol değerleri raflara sığmayan ciltlerce kitapta ancak anlatılabildi ve takdir edersiniz ki  burada tümüne hakkıyla yer vermek imkânsız. Biz bir çırpıda aklımıza gelenleri sıraladık, listenin devamını zihninizde siz getirin. Sizce, İstanbul’u İstanbul yapanlar nelerdir?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Topkapı Sarayı’ndan Dolmabahçe Sarayı’na… Küçüksu Kasrı’ndan Aynalıkavak Kasrı’na… Üç kıtada 600 yıl hüküm sürmüş bir imparatorluk başkentinin saraylarla anılması elbette tesadüf değil… Fatih Sultan Mehmet’le birlikte 30 sultan görmüş bu şehir! Saraylar kadar, saray yavrusu denebilecek mekânlar, yani sultanların, beylerin meskeni olan kasırlar da işte o günlerden yadigâr…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Şehrin en romantik yapısını soracak olsalar, çoğumuz, İstanbul temalı kartpostalların müdavimi Kız Kulesi’ni gösteririz. Ya da şehrin Bizans Dönemi eserlerine bir temsilci atanacak olsa, çoğumuz için onun da Galata Kulesi olması kaçınılmaz olur. Siz hiç Kız Kulesi ya da Galata Kulesi olmadan bir İstanbul hayal edebilir misiniz?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    İstanbul’u dünyanın gözbebeği hâline getiren en büyük özelliği şüphesiz ki iki kıtayı ayıran Boğaz’ı ile onları birbirine bağlayan köprüleridir. Boğaz’ın suları şehrin eşsiz konumunu vurgularken kıyısına dizilmiş yalılar eski İstanbul’un zarif kültürünü yansıtır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Bir kıyıdan diğer kıyıya yüzüp duran, peşinde martılar kovalayan vapurlar İstanbul’un kokusunu alabileceğiniz yegâne ulaşım araçlarıdır. Uğradıkları her iskele ise şehrin en nostaljik buluşma ve ayrılma, kavuşma ve vedalaşma mekânlarıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Minarelerin göğe uzandığı silüetiyle ünlüdür İstanbul… Yahya Kemal’in ifadesiyle “Görebilsin diye sonsuzluğu her yerden iyi / Seçmiş İstanbul`un ufkunda bu kudsî tepeyi” dediği Süleymaniye Camii olmadan, meydanıyla tüm şehri kucaklayan Sultanahmet Camii sayılmadan hiç İstanbul’dan söz edilebilir mi?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Kapalıçarşı ve Mısır Çarşısı…  Şehrin nabzını tutan tarihî çarşılar yerlisi için de yabancısı için de İstanbul denince akla gelen ilk yerlerdir. Osmanlı’dan günümüze kalan, bıkmadan usanmadan yüzlerce yıldır sayısız insan ağırlayan rengârenk dünyalardır onlar…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    İstanbul’u İstanbul yapanların arasında elbette surlar ve hisarlar da var. Fatih Sultan Mehmet’in şehre sahip olmak için aşmaya çalıştığı surlardan günümüze kalanlar, o yolda yaptırdığı Rumeli Hisarı, sonradan Rumeli Hisarı’nın karşı kıyısını işaretleyen Anadolu Hisarı bizatihi İstanbul demektir.

  • 10 YABANCI RESSAMIN GÖZÜNDEN ESKİ İSTANBUL

    Asya ile Avrupa Kıtalarının üzerinde kurulu; Roma, Bizans ve Osmanlı İmparatorluğu’na ev sahipliği yapan İstanbul; adaları, yapıları, doğal güzellikleriyle asırlardır önemli bir ticaret ve kültür kenti olmuştur. Tüm bu güzelliklere sahip şehrin sanatçılar üzerinde bıraktığı etkiye birçok sanat eserinde rastlamak mümkündür. Yazımızda 1700’lü yılların sonundan itibaren ülkemizi ziyaret eden 10 yabancı ressamın fırçasından yansıyan eski İstanbul manzaralarını inceleyebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”“Gün Batımında Ortaköy’den İstanbul”” title_font_size=”13″]

    Ortaköy’deki Büyük Mecidiye Camii’nin de yer aldığı “Gün Batımında Ortaköy’den İstanbul” tablosu 1856 tarihlidir. 19. yüzyılda yaşayan Rus ressam Ivan Ayvazovski, 1874’te Sultan Abdülaziz’in davetlisi olarak İstanbul’a gelir. İstanbul manzaralarını romantik tarzda incelikle resmeden Ayvazovski, 45 sene içinde sekiz kez İstanbul’u ziyaret eder ve Sultan için yaptığı resimlerden biri çok beğenildiği için “Osmaniye Nişanı” ile ödüllendirilir. Gün batımı manzarasında iskeledeki gemiler ve günlük rutinlerinde resmedilen insanlar dönemin İstanbul’unu gördüğümüz nadir belgelerdendir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”“Haliç’te Gün Doğumu”” title_font_size=”13″]

    Manzara resimleriyle ünlenen Venedikli ressam Ippolito Caffi, güneşi ve ışığı kullanma tekniği ile dikkat çekmektedir. 1840’lı yıllarda Yunanistan, Orta Doğu ve Anadolu’yu kapsayan gezisi sırasında İstanbul’a gelen Caffi’ni iki yıl burada kalır. İstanbul’da ürettiği yağlı boya tabloları bugün dünyanın en önemli sanat galerilerinde sergilenmektedir. Yaşadığı çağın tanınmış sanatçılarından biri olan Caffi’nin “Haliç’te Gün Doğumu” tablosunda ışığı kullanma ustalığı net bir şekilde yansımaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”“Patrona Halil İsyanı”” title_font_size=”13″]

    17. yüzyılda yaşayan Fransız ressam Jean Baptiste Vanmour, 1699’da yeni göreve başlayan Fransa Konsolosu ile İstanbul’a gelir. Konsolos ülkesine dönse de Vanmour yaşamının sonuna kadar İstanbul’da kalır. Osmanlı dönemindeki gündelik yaşamı resmettiği gibi saray yaşantısından kesitleri de resmeden Vanmour, sarayın içinde tuvale resim yapan ilk ressamlardandır. 1730’da gerçekleşen Patrona Halil İsyanı’nı tuvaline taşıyan Vanmour, 18. yüzyıl Osmanlı tarihinin en ilginç belgelerinden kabul edilen eseri de üretmiş olur. Patrona Halil’i arkadaşlarıyla betimlediği bu resim ile Vanmour’un eserlerinin önemli bir kısmı Amsterdam’daki devlet müzesi olan Rijks Müzesinde, bazı tabloları da İstanbul’daki İtalyan Konsolosluğunda sergilenmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”“İstanbul Panaroması”” title_font_size=”13″]

    18. yüzyılda yaşayan İtalyan ressam Antoine de Favray, 1762’de Türkiye’yi ve Türkleri konu alan resimler yapmak için İstanbul’a gelir. Portreler ve kabul törenleri gibi gündelik yaşam resimlerinin yanı sıra eski ismi Pera olan Beyoğlu sırtlarından çizdiği İstanbul manzaraları ile ünlenir. Favray’nin en bilinen eserleri arasında yer alan “İstanbul Panaroması”, bir süre yaşadığı Rus Sarayı’ndan gördüğü manzaradır. Ön planda görülen bahçeler Rus Sarayı’na aittir. Topkapı Sarayı ve bugün var olmayan “Kavak Sarayı”nın arka planında kalan karlı tepe ise Uludağ’dır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”“Sultan Abdülmecid’in Beylerbeyi Camii’ne Gelişi”” title_font_size=”13″]

    19. yüzyılda yaşayan İstanbul aşığı Maltalı ressam Amedeo Preziosi, 1840’ların başında ziyarete geldiği İstanbul’dan ayrılamaz ve Beyoğlu’nda yaşamaya başlar. Evinin bir kısmını resim stüdyosu olarak kullanan sanatçı, İstanbul’u konu alan birçok resim yapar. Eserlerinin bir kısmı İngiliz Sarayı’nın koleksiyonunda, bir bölümü de British Müzesinde yer almaktadır. En ünlü eserlerinden olan “Sultan Abdülmecid’in Beylerbeyi Camii’ne Gelişi” Sultan’ın cuma günü saltanat kayığı ile yaptığı selamlık törenini konu edinir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”“İstanbul Manzarası”” title_font_size=”13″]

    19. yüzyılın en özgün manzara ressamlarından olan Fransız gezgin Félix Ziem, 1856’da ziyarete geldiği İstanbul’dan çok etkilenir ve birkaç ay Beyoğlu’nda yaşar. İstanbul ve kent yaşamını yansıtan pek çok eser üreten sanatçı, “İstanbul Manzarası” tablosunda görkemli camileriyle ünlü İstanbul siluetinin önünde, limandaki yelkenlileri ve bir kayıkta kürek çeken kayıkçıları betimler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”“Fenerbahçe Sahili’nden Prens Adaları Manzarası”” title_font_size=”13″]

    1883’te İstanbul’a gelen ve Şişli’de yaşayan İtalyan ressam Salvatore Valeri, o dönemki güzel sanatlar akademisi olan Sanayi-i Nefise Mektebinin ilk resim öğretmenlerindendir. 30 yıldan fazla bu okulda görev alan ve birçok önemli Türk ressama hocalık yapan Valeri, II. Abdülhamit’in oğullarına da özel ders vermiştir. Eserlerinde sıklıkla insan figürlerini ve gündelik hayatı resmeden sanatçının nadide eserleri arasında yer alan “Fenerbahçe Sahili’nden Prens Adaları Manzarası”, İstanbul’un Anadolu Yakası’nı resmeder.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”“Haliç’in Girişinden İstanbul”” title_font_size=”13″]

    İngiliz ressam Thomas Allom, 19. yüzyılda, II. Mahmut döneminde Osmanlı Devleti’ni ziyaret eder, birçok kenti dolaşır, resmeder ve bir süre İstanbul’da yaşar. Allom’ın tüm eserlerinde canlı renkler ve ustalıkla çizilmiş figürlerdeki detaylar ön plana çıkar. “Haliç’in Girişinden İstanbul” tablosunda da Tarihi Yarımada’nın manzarası, yapıların heybeti ve Haliç’in yoğun deniz trafiği detaylı bir şekilde resmedilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”“İstanbul’un Fethi”” title_font_size=”13″]

    Saray ressamı olarak ünlenen İtalyan ressam Fausto Zonaro, 1891’de İstanbul’a geldikten sonra dünya çapında üne kavuştuğu eserlere imza atmıştır. Tarih, gündelik hayat tasvirleri, törenler, gelenek ve görenekler, manzara ve portrelerin yanı sıra devlet merasimlerini de tuvaline aktaran Zonaro, Sultan II. Abdülhamid’in “Ertuğrul Süvari Alayı’nın Galata Köprüsü’nden Geçişi” adlı tablosunu çok beğenmesi üzerine “Mecidiye Nişanı” ile ödüllendirilmiştir. Sultan’ın portrelerini yapan sayılı ressamlar arasında yer alan Zonaro’nun 1908’de tamamladığı “İstanbul’un Fethi” tablosu, Beşiktaş’taki Saray Koleksiyonları Müzesinde sergilenmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”“Yeni Cami ve İstanbul Limanı”” title_font_size=”13″]

    Fransız ressam Jean Baptiste Hilaire, figürlü manzaralar ve portrelerinin yanı sıra gündelik yaşamın tüm detaylarını ustalıkla eserlerine yansıtmayı başarmış bir isimdir. 18. yüzyılda Ege şehirlerini ve İstanbul’u ziyaret eden Hilaire, bu gezilerinde birçok yağlı boya tablo ve gravür eserler üretmiştir. “Yeni Cami ve İstanbul Limanı” tablosu, Haliç’te Fransa Büyükelçisi Kont Choiseul-Gouffier’nin topladığı antik eserlerin Fransa’ya gönderilmek üzere gemiye yüklenmesini konu almaktadır.

  • İstanbul İyi Ki Fethedilmiş Dedirten 13 Güzellik

    İstanbul İyi Ki Fethedilmiş Dedirten 13 Güzellik

    Güzeller güzeli kültür başkentimiz İstanbul bundan tam 567 yıl önce Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedildi ve Osmanlı topraklarına dâhil edildi. İstanbul’un fethi sadece çevresindeki ülkeleri değil tüm dünyayı etkileyen bir gelişme olarak tarihin akışını değiştirdi ama bizim için daha da önemlisi bu fetih Türkiye’ye dünyanın en güzel şehirlerinden birini kazandırdı. İstanbul’un güzelliğini, değerini, zenginliklerini, ülkemiz ve tüm dünya açısından önemini anlatmak için binlerce sayfa gerekse de biz özet geçmek adına İstanbul’un iyi ki fethedilmiş de bizim olmuş dedirten 13 klasiğini listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Tarihi Yarımadanın İncisi Sultanahmet Camii” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İstanbul’un Her Döneminin Şahidi Galata Köprüsü” title_font_size=”13″]
    istanbul
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Boğaz’ı Vapur İle Geçerken Martılara Simit Atmak” title_font_size=”13″]
    nostalji, 90'lar
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yeditepe’yi Bir Bardak Çayı Yudumlayarak İzlemek” title_font_size=”13″]
    istanbul
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kız Kulesi’nin Arkasından Batan Güneşi İzlerken Geçmiş Çağların Hayallerine Dalmak” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İstanbul’un Güzelliğine Tarihi Surların Üzerinden Bakmak” title_font_size=”13″]
    nostalji, 90'lar
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Piyer Loti’den Haliç Manzarasının Tadını Çıkarmak ” title_font_size=”13″]
    haliç
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Tünel ile Taksim’i Bağlayan Nostaljik Tramvay” title_font_size=”13″]
    istanbul
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Şehre Renk Katan Laleler” title_font_size=”13″]
    istanbul
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Boğaz’ın Sembolü Ortaköy Camisi” title_font_size=”13″]
    ortaköy, boğaziçi, istanbul
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Büyülü Atmosferiyle Kapalıçarşı” title_font_size=”13″]
    beyazıt, istanbul
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İstanbul’a Açılan Kapı Haydarpaşa Garı” title_font_size=”13″]
    istanbul
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İki Kıtayı Birleştiren Doğa Harikası İstanbul Boğazı ” title_font_size=”13″]
    istanbul