Etiket: internet

  • TARİHİ ŞEKİLLENDİREN BÜYÜK BULUŞLAR

    Tarih boyunca bazı icatlar nasıl oldu da yaşam biçimlerini ve düşünce sistemlerini kökten değiştirdi? Keşifler ve icatlar, zaman içinde toplumların yönünü değiştiren en etkili güçler olmuştur. Bir çarkın dönmesi ulaşımı hızlandırmış, bir baskı makinesi bilginin yayılmasını kolaylaştırmıştır. Bu önemli buluşların etkilerini yazımızda detaylarıyla inceliyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Tekerlek” title_font_size=”13″]

    Dünya tarihini değiştiren en eski icatlardan biri tekerlektir. İlk olarak MÖ 4000 civarında Mezopotamya’da ortaya çıktığı ve daha sonra Avrupa’ya yayıldığı düşünülse de bir diğer teoriye göre tekerlek, MÖ 3800 civarında Türkiye’nin Karadeniz kıyılarında icat edilmiştir. Medeniyetin gelişiminde kritik bir rol oynayan tekerlek, ulaşımı hızlandırarak daha kolay iletişim kurulmasına imkân tanımıştır. Kervanların, at arabalarının ve savaş arabalarının gelişmesi; farklı toplumlar arasındaki ticareti ve kültürel etkileşimi artırmış, böylece medeniyetimizin şekillenmesinde önemli bir rol oynamıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Matbaa” title_font_size=”13″]

    Matbaa, ilk kez Çin’de ahşap kalıplarla yapılan baskı yöntemiyle ortaya çıkmış, zamanla ayrı harflerle baskı tekniğine geçilmiştir. Kesin olmamakla birlikte, bu yöntemin MS 6. veya 7. yüzyılda kullanılmaya başlandığı düşünülmektedir. Ancak asıl büyük devrim, 15. yüzyılda Alman mucit Johannes Gutenberg’in geliştirdiği hareketli metal harfli matbaayla gerçekleşmiştir. Bu buluş, iletişim kurma ve bilgi paylaşma biçimimizde köklü bir dönüşüm başlatmıştır. Kitapların daha hızlı ve daha düşük maliyetle üretilmesi, yalnızca aristokratların ve varlıklı kesimlerin değil, toplumun geniş bir bölümünün de okuryazarlığa erişmesini mümkün kılmıştır. Eğitimde büyük bir gelişme yaşanmış, okuma-yazma oranları hızla yükselmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Buhar Makinesi” title_font_size=”13″]

    MS 1. yüzyılda İskenderiyeli Heron tarafından teorik olarak geliştirilen ve “Aerolipie” adını verdiği pilot ölçekli buhar makinesi, tarihte bilinen ilk örnek kabul edilir. Mekanik ve pnömatik (havayı sıkıştırarak itme gücü elde etme) alanındaki çalışmalarıyla tanınan Heron’un bu öncü icadı, yaklaşık 1700 yıl sonra İskoç mucit James Watt’ın 1763’te geliştirdiği buhar makinesine ilham olmuştur. Watt’ın tasarımı, 18. yüzyılda Sanayi Devrimi’nin kapılarını aralayarak modern ekonominin temellerini atmıştır. Böylece fabrikalarda hem iş gücü hem de hayvan gücüne olan ihtiyaç azalmış, makineler üretimi daha hızlı ve etkili bir şekilde yürütmeye başlamıştır. Özellikle tekstil ve madencilik sektörlerinde üretim kapasitesi katlanarak artmıştır. Aynı zamanda tren ve gemi gibi ulaşım teknolojilerinin gelişmesine öncülük eden buhar makinesi, kırsaldan şehirlere göçü hızlandırmış, şehirleşmeyi artırmış ve yeni toplumsal dinamiklerin doğmasına zemin hazırlamıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Elektrik” title_font_size=”13″]

    Sanayi Devrimi’nin ikinci aşamasında buhar gücünün yerini alarak üretim süreçlerini köklü biçimde dönüştüren elektrik, makinelerin daha verimli ve sessiz çalışmasını sağlamış, fabrikaların daha küçük alanlarda kurulmasına imkân tanımış ve üretim hacmini önemli ölçüde artırmıştır. Şehirlerin mimarisini ve yaşam tarzını değiştiren elektrik, aynı zamanda güvenliği güçlendirmiştir. Elektrikli ev aletleri gündelik hayatı kolaylaştırarak zaman kazandırmış; televizyon, radyo ve internet gibi iletişim araçlarının gelişimine öncülük etmiştir. Günümüzde bilişim teknolojileri, endüstriyel üretim, sağlık hizmetleri ve enerji altyapıları başta olmak üzere pek çok kritik sektör elektrik enerjisiyle ayakta durmaktadır. Elektrik olmadan küresel tedarik zincirleri, bankacılık sistemleri ve dijital ekonomi sürdürülemez hâle gelir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Antibiyotik ile Penisilin” title_font_size=”13″]

    1928’de İskoç bakteriyolog Alexander Fleming’in laboratuvarında tesadüfen “Penicillium notatum” küfünün bakteriyel büyümeyi engellediğini keşfetmesi, antibiyotiklerin temelini atarak tıp alanını kökten değiştirmiştir. Bu buluş, bakteriyel enfeksiyonların tedavisini mümkün kılmış ve sayısız hayatın kurtarılmasına öncülük etmiştir. Antibiyotiklerin keşfinden önce enfeksiyonlar çoğu zaman ölümcül seyreder ya da etkili bir tedavi yöntemi bulunmazdı. Penisilin gibi antibiyotiklerin kullanıma girmesiyle birlikte tüberküloz ve zatürre gibi hastalıklar ölümcül olmaktan çıkmış, ameliyatlar ve organ nakilleri çok daha güvenli hâle gelmiştir. Ayrıca bağışıklık sistemi zayıflayan kanser hastalarının korunmasında da hayati önem taşımış, böylece ortalama yaşam süresinin uzamasına önemli katkı sağlamıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İnternet” title_font_size=”13″]

    Modern çağın en etkili buluşlarından biri olan internetin temelleri, 1960’lı yıllarda ABD Savunma Bakanlığı tarafından geliştirilen ARPANET projesiyle atıldı. Soğuk Savaş Dönemi’nin askerî endişeleriyle başlayan bu proje, nükleer saldırı gibi durumlarda bile iletişimin sürdürülebilmesi amacıyla tasarlanmıştı. 29 Ekim 1969’da ARPANET üzerinden ilk mesaj gönderildi. Mesaj sadece iki harften oluşan “LO” idi; aslında “LOGIN” yazılması planlanıyordu ancak sistem çöktü. Bu basit başlangıç, tarihin en büyük dönüşümünün fitilini ateşledi. 1980’lerde sadece askerî ve akademik çevrelerde kullanılan internet, 1989 yılında İngiliz bilgisayar mühendisi Tim Berners-Lee’nin “World Wide Web”i (WWW) geliştirmesiyle herkesin erişimine açıldı ve dünyamız daha önce hiç olmadığı kadar “küçük” bir yer hâline geldi.

  • 7 Madde ile İnternetteki Yalan Haberleri Nasıl Anlarsınız

    7 Madde ile İnternetteki Yalan Haberleri Nasıl Anlarsınız

    Dünyanın neresinde olursa olsun internet üzerinden bir habere birkaç saniye içinde ulaşmak bir taraftan çok keyifli ama bir taraftan da yalan haberlerin ulaşım ve paylaşımı da aynı hızda gerçekleşebildiği için son derece dikkat isteyen bir durum… Aşağıda listelediğimiz birkaç temel noktayı uygulayacak olursanız bundan sonra sizin için de yalan haberi anlamak çok daha kolay olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Ciddi ve güçlü haber kanallarının internet adreslerinin birkaç harf değiştirerek ya da adreslere fazladan harf ekleyerek kullananların sayısı hiç de az değil… Okuduğunuz bilginin böyle sahte bir siteye ait olup olmadığını anlamak için adresi dikkatlice okumayı ihmal etmeyin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Gayet ciddi cümlelerle bildiren ama asıl amacı mizah yapmak olan haber siteleri ve sosyal medya adreslerinin takipçi sayısı da oldukça fazla… Ama ne kadar ciddi olursa olsun hicvi fark etmek her zaman mümkündür, haberin diline dikkat kesilir, sitedeki diğer haberleri de kontrol ederseniz konuyu hemen çözersiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    flaş haber

    Başlıklarda, haber manşetlerinde okuyucu çekmek için en ilginç ve çarpıcı detaylar kullanılır ama bazen de haberin manşeti “Yalan!” diye bağırır. Manipülasyon olduğunu düşündüğünüz başlıkların alt metnini okumalı, abartı hissettiyseniz konuya mesafeli yaklaşmalısınız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Haberi veren sitenin sayfa tasarımını incelemeniz, yazım diline ve imla hatalarına dikkat etmeniz de ciddi bir kaynak olup olmadığı konusunda size fikir verebilir. Bazen de yalan haber üzerinde oynanmış fotoğraflarla desteklenir. Şüphelendiğiniz bir haberin fotoğrafını internette aratarak orijinal olup olmadığını anlayabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Tek bir kaynaktan haber ve bilgi edinmek zaten sorunlu bir yöntemdir. Okuduğunuz haberi farklı kaynaklarla karşılaştırmak ve haberin devamında gelen bilgileri takibe almak gerçeğe ulaşmanızda yardımcı olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    android, tablet, pc, laptop

    Şüphe duyduğunuz bir haber için verilen kaynakları da okuyarak karşılaştırma yapabilirsiniz. Bir haberin hiçbir kaynak vermemiş olması ise şüphe edilmesi gereken bir haber olduğunun göstergesidir zaten…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    zeki

    Haberde verilen kaynağı okumakla yetinmeyip kaynağın kendisini de araştırabilirsiniz. Kaynak olan kuruluşu tanımak için sitesini inceleyebilir, yaptığı diğer haberleri gözden geçirerek bir fikre ulaşabilirsiniz.

  • Bilgisayar Dünyasının Yeni Seferileri 9 Madde İle Dijital Göçebelik

    Bilgisayar Dünyasının Yeni Seferileri 9 Madde İle Dijital Göçebelik

    Dünya değiştikçe yaşam ve çalışma alışkanlıkları da değişiyor. Ve bu değişimlerin birçoğu elbette dijital dönüşüm sonucunda hayatımıza giriyor. İşte son zamanların en çok konuşulan, en çok merak edilen konularından biri dijital göçebelik. Bu kavram nedir, ne değildir anlatan 9 maddelik listemiz sizi bekliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Dijital Göçebelik Plaja Ofis Kurmak Demek Değildir” title_font_size=”13″]
    çim

    Çoğu kişi dijital göçebeliği bilgisayarını kucağına alıp bir şezlongda güneşlenmek olarak görse de gerçekler bundan çok daha farklı. Dijital göçebeler istedikleri yerden çalışabiliyor fakat ilk olarak her yerde internetin olmaması gibi teknik sebepler nedeniyle, en azından çalışmaları gereken saatler içinde, plajda keyif sürmeleri pek de mümkün olmuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Dijital Göçebe Olmaya Uygun Meslekler” title_font_size=”13″]
    laptop

    Bu modern seyyahların geçim kaynağı genelde dijital teknolojiler alanında yer alıyor. Reklam, iletişim, yazılım ve dijital pazarlama gibi alanlarda çalışanların ve tabii ki yazarların dijital göçebeliği en çok seçenler arasında olduğunu söyleyebiliriz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Dijital Göçebeliğe İlk Adım” title_font_size=”13″]
    laptop, kahve, gözlük, work

    Dijital göçebe olmak için ofis dışından da yürütebileceğiniz daha doğrusu internet olan her yerde yapabileceğiniz bir işe sahip olmanız gerekiyor. Eğer bu tarz bir iş deneyiminiz yoksa tam zamanlı işinizin yanı sıra serbest işler yapmak suretiyle alana giriş yapabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Göçebe Öğrencilik” title_font_size=”13″]
    student

    Göçebe bir hayat sürmenin bir diğer yolu da klasik bir üniversite yerine internet üzerinden eğitim veren üniversitelerden birinde okumak. Böylece bir dijital göçebe olmak konusunda ilk adımı okul yıllarında atabilirsiniz. Unutmayın ki ağaç yaşken eğilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bütçenize Göre Şehirler” title_font_size=”13″]
    travel, traveller

    Dijital göçebe olmak demek dünyanın istediğiniz şehrinde yaşayabilmek demek; bu durumda, siz de gelirinize göre bir seçim yapabilirsiniz. 1000 doların altında bir geliriniz varsa Güney Doğu Asya ülkelerini tercih edebilirsiniz. Batı şehirlerine oranla daha ucuz olan bu şehirlerde kısıtlı bir bütçeyle rahat bir hayat sürebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Dijital Göçebelik Bir Yaşam Tarzıdır” title_font_size=”13″]
    haritaya bakan adam, map, traveller

    Dijital göçebeliği tercih edenler dünyayı, üzerinde yaşayan insanları ve bu insanların yarattığı kültürleri keşfetmek, hayatına yeni değerler katmak isteyen insanlardır. Yani bir dijital göçebenin olmazsa olmazlarından biri yeniliklere açık olmaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Dijital Göçebeler Doğanın Tadını Çıkarır” title_font_size=”13″]
    travel, traveller

    Bir dijital göçebe olmak demek kültürleri olduğu gibi doğayı da tanıma şansı bulmak demektir. Örneğin bir dijital göçebe bir yandan çalışıp bir yandan Avustralya resiflerin keşfedebilir, muson ormanlarında maceralar yaşayabilir veya kuzeyin fiyordlarında gezinebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bir Lisan Bir İnsan” title_font_size=”13″]

    Dijital göçebelik anavatanınızda yaşamadığınız sürece yabancı dil bilmeyi ve yeni dilleri öğrenmeyi gerektiren bir yaşam tarzı. Bulunduğunuz ülkenin çarşısında pazarında iletişim kurabilmeniz için yeni diller öğrenmeye meraklı ve istekli olmanız şart.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Dünyanın Dört Bir Yanından İş Arkadaşları” title_font_size=”13″]
    travel, traveller

    Dijital göçebelerin de ofis arkadaşları olur çünkü genelde kendileri gibi başka göçebelerle tanışabilecekleri ortak alanlarda çalışırlar. Buralarda hem bir ofis hayatının konforunu hem de sosyalleşme olanağı bulurlar.

  • DİJİTAL ZAMANDA ÇOCUK YETİŞTİRMEK

    DİJİTAL ZAMANDA ÇOCUK YETİŞTİRMEK

    “Dijital çağ” içinde yaşadığımız döneme verilen isim. Şüphesiz ki çok sayıda faydasını gördüğümüz, insanlık olarak kendimizi gelişmiş hissettiğimiz de bir dönem. Fakat başta teknolojik yalnızlaşma olmak üzere üstümüzde olumsuz etkileri de yok değil. Peki her şey bir yana, dijital çağın içine gözlerini açan çocuklarımızı bu olumsuzluklardan nasıl koruyacağız? Uzmanlara göre, onları teknolojik gelişme ve bilgilerden uzak tutmadan da dengeyi sağlamak mümkün. Nasıl mı?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Araştırmalara göre günümüzde bir çocuğun teknolojiyle tanışması uzun zamandır 12 yaşın altına düşmüş durumda. Ama unutmayın ki tanışmak başka sahip olmak başka bir konu. Ortak görüş, çocukların kişisel cep telefonuna sahip olma yaşının en erken 12 olması gerektiği yönünde.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    İnternet kullanımı içinse tamamen engel olmamak ama mutlaka süre sınırlaması getirmek gerekiyor. 5-8 yaş arasındaki çocuklar için haftada üç gün birer saat uygun görülürken, daha büyük yaşlarda çocukla birlikte karar verilmesi gerektiği ifade ediliyor. Bilgisayarı odasında değil, ortak alanda kullanması da kendisini aileden izole etmemesi açısından oldukça önemli bir detay.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Çocukların teknolojik gelişmelere ebeveynlerinden çok daha hızlı adapte olduğu da başka bir araştırma sonucu. Fakat ona teknolojinin olası zararlarını öğretebilecek en iyi kişi sizsiniz. Konuşmak, arkadaşça paylaşmak, yasaklayan olmadan kurallar koymak önemli.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Uzmanların uyarılarından biri de çocukla açık iletişim kurmak yerine casusluk yapmayı tercih eden ebeveynlere. Bu uyarı hem çocuğun mahremiyet alanına saygı açısından hem de kendini saklaması yönünde dürtü geliştirmeye itebileceği için önemli. En iyi çözümün ise dürüst olmak ve koyulan kurallara da net biçimde uymak olduğu belirtiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Çocuğu internetten uzak tutmanın en iyi yolu ona günlük rutinler oluşturmaktan geçiyor. Kitap sevgisini geliştirecek yöntemler bulmak ve günlük okuma süresi belirlemek bunlardan biri. Kahvaltı ve yemek saatlerini aileyle birlikte geçirilen ortak zamanlar olarak kodlamak da her açıdan önemli olan bir ayrıntı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Rutinler oluştururken bunları haftalık ve aylık olarak da planlayabilirsiniz. Birlikte müzelere gidebilir, tarihi yerleri gezebilir, böylece ilgisini farklı alanlara çekebilirsiniz. İnterneti sanatsal ve kültürel aktiviteleri takip edebileceği bir alan olarak kullanmayı da öğretebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Spor etkinliklerinin gençleri her türlü bağımlılıktan uzak tuttuğu biliniyor, aynı durum çocukların internet kullanımı için de geçerli. Yaşına uygun sportif aktivitelere dahil olmasını sağlamak hem bedenini hem zihnini geliştirecek, enerjisinin büyük bir kısmını doğru alana aktarmasına neden olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Son sırada yer alan maddemiz ise aslında tüm saydıklarımızın başında gelen ve zaten her ebeveynin dikkat ettiği başlıklardan oluşuyor. Sağlıklı bir beslenme ve uyku düzeni! Bunlar, çocukların bağımlılık geliştirmesine engel olacak, doğru ve yanlışı kolayca algılayabilmesini sağlayacak en önemli yardımcılardır.

  • İŞ TOPLANTILARINI İNTERNET ARACILIĞI İLE YAPANLARA ÖNERİLER

    İŞ TOPLANTILARINI İNTERNET ARACILIĞI İLE YAPANLARA ÖNERİLER

    İşlerin evlerden yürütüldüğü dönemlerde ofis toplantılarını internet üzerinden görüntülü olarak yapmanın birçok avantajı bulunmakta. Zaman tasarrufu sağlaması, istendiğinde toplantının kaydedilmesi ve tekrar tekrar izlenebilmesi gibi. Buna karşılık ortaya çıkabilecek teknik aksaklıklardan dolayı toplantının sürekli sekteye uğraması da online toplantıların dezavantajlarından. Ama bu gibi dezavantajları bertaraf edip verimli sonuçlar elde etmek de elinizde. İşte online toplantı sırasında yapılması ve yapılmaması gerekenler…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Online toplantı sırasında seçtiğiniz fon dikkatleri sabote edebilir” title_font_size=”13″]

    Evdesiniz, henüz ortalığı toplamadınız ve birazdan iş arkadaşlarınızla online toplantıya katılacaksınız. Böyle bir durumda yapabileceğiniz en kötü şey bilgisayar kameranızı bu düzensizliği gözler önüne seren bir alana çevirmek olurdu. Yapabileceğiniz en iyi şey ise kameranızı karşınıza, odanızın bir duvarını ya da köşesini hemen arkanıza almak olacaktır. Ayrıca çizdiğiniz bu fiziksel sınırla ev ahalisinin farkında olmadan görüntüye girip çıkmasının da önüne geçmiş olursunuz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Her toplantı için bir ön hazırlık gerekir, online toplantı için de öyle!” title_font_size=”13″]

    Ev halkı demişken, toplantınız olduğunu önce onlara ilan etmeniz ve bir süre sizinle iletişimi kesmelerini söylemeniz yerinde olacaktır. Uzağınızda ya da yakınınızda bulunsun cep telefonunuzun sesi de toplantı öncesinde kısılmış olmalı. Eğer bilgisayar kameranızı uygun bir yere konumlandırdıysanız video konferans sırasında ihtiyacınız olacak belgeleri, gerekli görüyorsanız kalem ile not defterinizi ulaşabileceğiniz bir yere koyun ki yeri geldiğinde rahatça uzanıp alın ve görüntüden çıkmak durumunda kalmayın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bu toplantıyı gerçekleştirebilmek için yegâne aracınız o!” title_font_size=”13″]

    İnternet aracılığı ile iş yerinizle bağlantı kurup bir toplantı gerçekleştireceksiniz, bu durumda bir sorun yaşamamak adına mutlaka internet bağlantınızı kontrol etmelisiniz. Görüşme esnasında hızınızı yavaşlatabileceği için arka planda açık duran programları kapatmalı, yüklü dosyalar indirmeniz gerekiyor ise toplantı öncesinde yapmalı veya sonrasına ertelemeli ve son olarak şarjınızın toplantının yarısında bitmeyeceğinden emin olmalısınız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Görüntü mükemmel, ses de tamam ise toplantıya hazırsınız” title_font_size=”13″]

    Eğer söz konusu toplantı online ise 10 dakika önce orada olmak, yani video konferans yapacağınız uygulamayı aktif hale getirmek her zaman işinizi kolaylaştırır. Böylece toplantının başlamasını beklerken web kameranızı açarak yüzünüze vuran ışığı kontrol edebilir, kamera açınızı istediğiniz gibi ayarlayabilirsiniz. Ardından ses ayarlarına girerek bir test yapabilir ve sesinizin karşınızdakilere sorunsuz biçimde gideceğinden emin olabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Söz konusu bir toplantıysa her zaman konsantre olmanız beklenir” title_font_size=”13″]

    “Nasıl olsa ekrana bakıyorum, toplantı devam ederken şu masaüstümü bir toparlayayım” ya da “e-postalarımı kontrol edeyim zaten kulağım onlarda” diyorsanız, bu, odağınızın toplantıda olmadığının bir göstergesidir ve ekrana dikkat kesilmiş iş arkadaşlarınız tarafından anlaşılması an meselesidir. Aynı mekânda iken yapılan toplantı disiplininizi bilgisayar başında da sağlamalı ama bu sefer bilgisayar ekranınızda yerlerini almış kişilere odaklanmalısınız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Toplantı sırasında mikrofon sesinizi açıp kapatabilirsiniz” title_font_size=”13″]

    Bir online toplantıda katılımcı sayısı birkaç kişi olabileceği gibi 10 kişi hatta onlarca kişi de olabilir. Online toplantı imkânı sunan araçlar arasında kalabalık sayıları destekleyenler mevcut ve bu güzel haber. Fakat katılımcı sayısı kalabalıklaştıkça aynı anda yapılan konuşmalar kakofoni yaratarak rahatsız edici bir hal de alabilmekte. Bunu toplantının yöneticisi de yapabilir ama yine de aklınızda bulunması gereken detay kendi mikrofonunuzu kontrol edebilecek olmanız. Toplantı boyunca mikrofonu kapalı tutmanız ve sıra size geldiğinde açmanız en uygun davranış biçimi olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ya toplantının ortasında çevrim dışı olursanız?” title_font_size=”13″]

    Böyle bir ihtimal her zaman mümkün. İnternetinizin hızı gayet iyidir ama örneğin birden elektrikler kesilebilir. Bu gibi talihsiz durumlarda önceden düşünülmüş bir alternatifinizin olması toplantıya tekrar katılmanızı sağlayacaktır. En pratik alternatif ise elbette video konferans için kullandığınız uygulamayı akıllı telefonunuza ya da varsa tabletinize de indirmiş olmaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Verimli bir toplantıyı daha geride bırakırken…” title_font_size=”13″]

    Herkes teşekkürlerini bildirdi ve online toplantı tek bir tık ile sona erdi. O andan itibaren çalışma arkadaşlarınız ya da iş ortaklarınızla bağlantınız da kesilmiş bulunuyor. Toplantı esnasında öne çıkan başlıkların veya alınan kararların katılımcılara, yönetici veya ilgili kişi tarafından e-posta ile gönderilmesi görüşmenin daha da sağlıklı bir zemine oturmasını sağlayacaktır. Son olarak söylemeliyiz ki, işin uzmanları online toplantıların sayısının gereğinden fazla tutulmasının ofis ortamı ile aynı sonucu vermeyeceği ve çalışan için verimi düşüreceği uyarısında da bulunuyor.

  • NESNELERİN İNTERNETİ VE UYGULAMA ALANLARI HAKKINDA KISACA

    Nesnelerin interneti, Amerikan Federal Ticaret Komisyonu tarafından, “günlük kullanımımızda olan nesnelerin, internete bağlanarak veri alıp göndermesi kabiliyeti” olarak tanımlanmıştır. Başka bir ifadeyle, fiziksel nesnelerin birbirleriyle veya daha büyük sistemlerle bağlantılı olduğu iletişim ağıdır. Tanımda geçen “nesne” kavramı çok geniş bir anlama sahiptir. Nesnelerin interneti denince akıllara gelen uygulama alanlarından bazıları şunlardır…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Akıllı şehirler çevreye uyumlu fiziksel ve dijital sistemlerle insanların yaşam kalitesini arttıran; modern, fonksiyonel ve sürdürülebilir bir gelecek sağlayan şehirlerdir. İleri düzeyde yaşamsal teknoloji ile desteklenen akıllı şehirler; akıllı cep telefonları, akıllı aydınlatmalar gibi cihazlardan elde edilen verilerle zaman, enerji ve atıklardan tasarruf sağlar. Günümüzde Londra, Tokyo, Hong Kong, Singapur, Oslo, Amsterdam, Stockholm gibi kentler akıllı şehir olarak değerlendirilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Akıllı evler, otomasyon sistemi sayesinde, ısıtmadan aydınlatmaya, güvenlikten elektronik eşyalara pek çok alanı evde olmasanız bile uzaktan yönetebilmenizi sağlar. Akıllı evlerin sağladığı en önemli faydalardan biri yangın, hırsızlık gibi güvenlik sorunlarının önüne geçmesidir. Ayrıca akıllı ev otomatik yönlendirmeler sayesinde daha konforlu bir yaşamı mümkün kılar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Nesnelerin internetinin uygulama alanlarından biri de akıllı mağazalardır. Bu mağazalarda akıllı ekranlar ve sanal gerçeklik gözlükleri ile tüm ürünlerin dijital kopyaları incelenebilir. Müşteri, robot satış danışmanlarının yardımıyla hangi ürünü alacağına hızlıca karar verebilir. Böylece daha pratik ve konforlu bir alışveriş gerçekleştirilebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Trafikte konumlarımızın sürekli olarak bir merkezi sisteme iletilmesi de nesnelerin internetinin uygulama alanlarından biridir. Akıllı trafik sistemlerinde, merkezi sisteme gönderilen veriler sayesinde kişilerin hareket bilgileri analiz edilir, böylece o bölgedeki trafik yoğunluğu ve akış hızı belirlenerek, en uygun rota üzerinden ortalama varış hızı ve alternatif rotalar tespit edilebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Oldukça şık görünen ve giyilebilir teknoloji ürünlerinden olan akıllı yüzüğe, akıllı telefonunuzla bağlantı kurarak istediğiniz özellikleri yükleyebilirsiniz. Örneğin başka telefon ve tabletlere dokunarak bilgi paylaşabilir, alışveriş sonrası ödeme yapabilirsiniz. Ancak bu ürünün uzun süre açık tutulması güvenlik açısından riskli olabilir, dikkatli kullanılmalıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    “Akıllı gözlük nedir?” sorusuna zaman zaman, “cep telefonunun gözlük olarak takılması” cevabının verildiğine tanık olabilirsiniz. Bluetooth, Wi-Fi, GPS gibi kablosuz teknolojileri destekleyen, mobil işletim sistemleri bulunan akıllı gözlük, akıllı telefonunuzla kolayca senkronize olur, böylece telefon görüşmelerinizi yapabilir, müzik dinleyebilir, telefonunuzla yaptığınız tüm işlemleri gözlük üzerinden gerçekleştirebilirsiniz.

  • SOSYAL MEDYANIN GÜNDELİK HAYATIMIZA KATTIKLARI

    Günümüzde sosyal medya platformlarının en azından bir tanesinde hesabı olmayan neredeyse yok. Hatta tüm platformlarda hesapları olup ayrı ayrı yönetenlerin sayısı da azımsanmayacak kadar çok. Bu hesaplar sosyalleşmenin, medeni dünyanın parçası olmanın birer basamağına dönüşürken, paylaşımlarımız ve etkileşimleri yönetim şeklimiz varlığımızın olumlu ya da olumsuz belirleyicileri halini aldı. Her yıl 30 Haziran tarihi Dünya Sosyal Medya Günü olarak kabul görüyor ve biz de bu günü sosyal medyanın gündelik hayatımıza kattığı detaylara göz atarak kutluyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Dünyanın bilgisi elimizin altında” title_font_size=”13″]

    Sağlık, spor, tarih, bilim, seyahat… Ne türlü bilgi arıyorsak sosyal medya imdadımıza yetişti. Uzmanına sormak ve anında cevap bulmak mümkün oldu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Eşten dosttan haberdarız” title_font_size=”13″]

    Yıllardır göremediğimiz, bir türlü bir araya gelemediğimiz akrabalarımız, eski komşularımız ya da tanıdıklarımızdan yine de haberdar olduk.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Hayatımıza giren sevimliler” title_font_size=”13″]

    Dünyanın dört bir köşesinden paylaşılan sevimli hayvanların fotoğrafıyla yüzümüze yayılan gülümsemeler çoğaldı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Gün yüzüne çıkan fotoğraflar” title_font_size=”13″]

    Mazide kalan, zihnimizde kaybolan fotoğraflarımızla bir tanıdığın hesabında karşılaştık. Anıların canlanması an meselesi oldu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kameralar bize döndü” title_font_size=”13″]

    Kimimiz çok popüler kimimiz kendi halinde, hepimiz birer ünlü olduk. Daha önce görüşmediğimiz ve hiç görüşmeyeceğimiz insanlar tarafından takibe alındık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Evimizde ünlülerle buluştuk” title_font_size=”13″]

    İletişimde sınırlar bir mesaj mesafesine inince özel hayatlar ihlale uğradıysa da bir Hollywood yıldızına da hayranı olduğumuz bir bilim insanına da ulaşmak kolaylaştı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yolculuklar keyiflendi” title_font_size=”13″]

    Dünyanın türlü türlü hallerine dalıp giderken otobüste, metroda yolculuk yapmak zaman kaybı olmaktan çıktı, tabii bu sırada ineceği durağı kaçıranlar da çoğaldı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Saatsiz alışverişler başladı” title_font_size=”13″]

    Gecenin bir yarısı veya tatil günleri… İstediğimiz bir ürünün siparişini her an her yerde verebilir hale geldik. Akabinde alışveriş konusunda iradeli olmak kişisel sınavımız oldu.

  • İnternette Kurduğunuz Dünyanın Güvenliği İçin Temel Önlemler

    İnternette Kurduğunuz Dünyanın Güvenliği İçin Temel Önlemler

    Sanal ile gerçeğin iç içe geçtiği bir dünya internet. Mail alışverişlerimizden abonesi olduğumuz web sitelerine, haber aldığımız kaynaklardan sosyal medya adreslerimize o dünyada her birimizin kendine ait bir çevresi var. Ne var ki bu sanal çevreden somut zararlar görmemiz de pekâlâ mümkün. Ve işte sayfamızın konusu: İnternet güvenliği için en temel önlemler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Güvenlik dendiği vakit akıllara her şeyden önce kişisel bilgileriniz gelmeli. Hangi internet ortamlarında kişisel bilgilerinizi hangi oranda paylaşıyorsunuz? İster sosyal ağlar olsun ister üye olduğunuz web siteleri olsun girdiğiniz bilgilerin ele geçirilip güvenliğinize zarar verebileceğini bilmelisiniz. Kişisel bilgilerin riske girmesi konusunda online oyun ve sohbet sayfalarının ilk sırada geldiğini de unutmayın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Kullandığınız şifreler internet ortamındaki savunma araçlarınızdan en önemlileri. Bu nedenle mail hesabınız ya da internet bankacılığı hatta abonesi olduğunuz web siteleri için kullandığınız şifreleri sık sık güncellemeyi ihmal etmeyin. Ortalama üç ayda bir güncellemenin uygun olacağı şifrelerinizde doğum tarihiniz veya art arda gelen sayılar gibi basit eşleştirmelerden kaçının.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Belki de internet ortamında en çok güvenlik gerektiren konulardan biri internet bankacılığıdır. Bu alanda kendi güvenliğinizi sağlamak ise her şeyden önce doğru linke girdiğinize emin olmaktan geçiyor. İşleme başlarken dikkat edeceğiniz bu husus sayesinde farklı yazılımlar aracılığıyla bilgilerinizin ele geçirilme girişimini engellemiş olursunuz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kim bilir günde kaç web sitesine giriyor kaç linke tıklıyoruz. Ya da kim bilir günde mail kutumuza düşen ve tanımadığımız kaç linkle karşı karşıya kalıyoruz. Bu gibi durumlardaki önceliğimiz ise mailimize gelen ama ne olduğunu bilmediğimiz adresleri tıklamamak hatta mümkünse hemen silmek, internet ortamında çok da emin olmadığımız web sitelerinden dosya indirmemek olmalı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Diyelim ki bunların hepsini yaptınız ama yine de bilgisayarınız bir virüs saldırısına maruz kaldı… Eğer öncesinde bir anti-virüs programı edinmediyseniz işiniz gerçekten zor olabilir. İnternet güvenliği için alınabilecek önlemler arasında yazılımı orijinal ve güncel olan bir virüs programı satın almak ön sıralarda bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Bilgisayarınızdaki güvenlik duvarı ise tehlikeleri oluşmadan bertaraf etme sistemi, sanal bir duvar hatta kapı gibidir. Cihazınızdaki faal bir güvenlik duvarı filtreleme yaparak bilgisayarınıza zarar verebilecek uygulamaları devre dışı bırakır ya da azaltır. Orijinal adıyla “firewall” oldukça eski ama internet güvenliğinde hala önemini koruyan bir sistemdir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Son olarak güncellemelerin önemine değinelim. Yazılımlarınızı düzenli olarak güncellemediğiniz takdirde güvenlik açıkları oluşur ve siz de bu açıktan sızabilecek tehlikeler -örneğin bir virüs- ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Sürekli kendini geliştiren yazılımları siz de sürekli güncelleyin ki açıkları kapatıp güvenliğinizi sağlamlaştırarak internet dünyasındaki yaşamınıza sağlıklı biçimde devam edebilin.