Etiket: iglo

  • Mimarisi Ülkesinin Coğrafyası ve İklimine Göre Şekillenmiş 8 Ev

    Mimarisi Ülkesinin Coğrafyası ve İklimine Göre Şekillenmiş 8 Ev

    Tarih boyunca insanlar gerek kullandıkları malzemeler gerekse mimari açıdan, yaşadıkları coğrafyanın iklimsel ya da fiziki şartlarına uyum sağlayacak barınaklar üretmiş. Ormanlık alanların fazla olduğu yerlerde ahşap evler inşa edilirken, sıcaklığın fazla yağışın az olduğu bölgelerde yazların serin geçmesini sağlayacak toprak evler inşa edilmiş. Yıllar ilerledikçe bölgeler için gelenekselleşen bu yapılar şimdi birbirinden güzel fotoğraflar veriyor. Farklı ülkelerin özgün evlerini 8 maddelik listemizde görebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Tepesindeki kümbetlerle dikkat çeken Harran evleri, bindirme tekniği ile tuğla ve kerpiçten yapılmıştır ve bu hâliyle odaları, yazları serin, kışları sıcak olur. Urfa’daki bu 250 yıllık evlerin görüntüsü, ağaçlık alanı bulunmayan Harran coğrafyasıyla uyum içindedir. Günümüzde koruma altında olan evlerden birinin Harran Kültür Evi olarak hizmet verdiğini de belirtelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    İzlanda’daki torf evler, tam 9. yüzyıldan beri uygulanagelen bir mimari anlayışı yansıtıyor. Yüzde 100 organik bir toprak türü olan torfun su tutma ve havalanma kapasitesi oldukça yüksek. Taş evler üstüne giydirilen ahşap iskeletler, işte bu toprakla ve çimle kaplanıyor. İzlandalılara soğuk günleri hissettirmeyen bu örtü haşere de taşımıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Topraklarının büyük bir bölümü deniz seviyesinin altında bir ülke olarak Hollanda, drenaj kanalları yoluyla suyu denize boşaltıyor. Ülkede, Venedik’tekinden daha fazla kanal bulunuyor. Kara alanı sınırlı olan bölgede her karış olabildiğince değerlendirilmeye çalışılmış ve ortaya yan yana sıralanmış, dar, rengârenk bu kanal evleri çıkmış. Suya bakan tarafta balkonu da olabilen evler şehrin simgesi durumunda.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Ahşap malzemeden inşa edilen, tek katlı ve verandalı bungalov evler Tayland’ın geleneksel evlerine karşılık geliyor. Daha çok orman içinde ya da deniz kıyısında görülen evlerin inşasında saman da kullanılabiliyor. Termal özelliği olan bungalovlar iç mekânı kışın sıcak tutarken yazın serinletiyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Mazı dağının yamacına karşıdan bakınca üst üste bindirilmiş gibi duran taş evler, yakınına varınca mimari yapısıyla olduğu kadar inşasında kullanılan sarı kalker taşıyla, bezemeleri ve kabartmalarıyla da hayranlık uyandırır. Mardin’deki bu geleneksel yapıların neredeyse tamamında bulunan eyvan gibi açık alanlar güneş yükseldiğinde gölgede kalacak şekilde konumlandırılmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Japonların geleneksel evlerini ifade eden minkalar, çatılarıyla ne kadar gösterişli görünseler de aslında oldukça sade bir mimariye sahipler. Japonya’da yetişen ağaç türlerinden yapılan bir minkada, iç mekân da ağaç direklerle desteklenir. Çatıların belirgin derecede eğimli olmasının nedeni ise kar yükünü hafifletmektir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    İzba, Rusya’ya özgü ve genellikle ülkenin çiftliklerinde görebileceğiniz geleneksel evlere deniyor. Odunların halatlarla birbirine bağlanmasıyla inşa edilen evlerin çatı yapısı Japon minkalarına benziyor. Mantıkları aynı; zorlu geçen kış günlerinde karın çatıda birikmesini engellemek.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Farklı ülkelere özgü bütün bu evler içinde en ilginç bulacağınız Kuzey Kutbu’nun geleneksel yapısı igloo olsa gerek! Sıkıştırılmış kardan yapılan igloolar, bazı Eskimoların geçici süre barınmak için kullandığı evlere deniyor. Öğrendiğimize göre kar bıçağı olan deneyimli bir Eskimo bir saat içinde bir igloo yapabilirmiş.

  • Karla İlgili Üşütmeyen Bilgiler

    Karla İlgili Üşütmeyen Bilgiler

    Kar, gökyüzünden tane tane düştüğünde de yeryüzüne bir örtü gibi serildiğinde de büyüleyici görünür. Onu bu kadar çekici kılan karanlığın tozun toprağın çamurun karşısında verdiği bembeyaz fotoğraftır. Doğanın bu çekici mucizesiyle üşümeden yakınlaşmaya ne dersiniz?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Hayallerimizde Bile Beyaz Olsa da, Kar Aslında Yarı Saydamdır.” title_font_size=”13″]

    Yukarıda söylediğimizi çürütüyor gibi olacağız ama gerçek şu ki kar kristalleri aslında beyaz değil yarı saydamdır. Beyaz görünmesinin nedeni ise kar kristallerine çarpan farklı dalga boylarındaki ışınların eşit derecede yansımasıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ne Kadar Birbirlerine Benziyorlar, Oysa Birbirlerinden Ne Kadar da Farklılar.” title_font_size=”13″]

    Kar kristallerini ilk kez fotoğraflayan kişi Amerikalı fotoğrafçı Wilson Alwyn Bentley olmuştur. 50 yıl süren çalışması, her biri altıgen de olsa hiçbir kar tanesinin ne biçim ne boyut olarak birbirine benzemediğini ortaya koydu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İçlerinden Biri Öne Çıkmayı Başardı, Guinness Rekorlar Kitabında Bir Kar Tanesi.” title_font_size=”13″]

    Çapı 2-4 mm olan bir kar tanesi ortalama büyüklükte bir tanedir. 1887 yılında Guinness rekorlar kitabına giren kar tanesinin çapı ise 38 cm olarak ölçülmüştür. Bu görkemli kar, ABD’nin eyaleti Montana’da yeryüzüne düşmüştü.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kar Kara Dedi ki: Hepimiz Birimiz Birimiz Hepimiz İçin.” title_font_size=”13″]

    Bakmayın bizim sürekli “kar tanesi” dediğimize, kar, sulu sepken yani yağmurla karışık da yağar, bulgurcuklar halinde de. Ama yeryüzüne düştüğünde hepsi birleşip büyük beyaz örtüyü oluşturur, o zaman biz de “kar taneleri yağmış” değil “kar yağmış” deriz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Her Yerde Kar Varsa, Ortama Sessizlik Hâkim Demektir.” title_font_size=”13″]

    Bu sessizliğin nedeni karın gözenekli yapısıdır. Bu yapı ses dalgalarını soğurur ve molekülden moleküle çarparak ilerlemesine engel olur. Buna karşılık kar donarak buz haline geldiğinde ses dalgalarını tamamen yansıtır ve daha da uzaklara gitmesini sağlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kardan Evler Canlılar İçindir, Kardan Adamlar Giremez.” title_font_size=”13″]

    Eskimoların kullandığı “iglo”ları yani evleri bilirsiniz… Sıkıştırılmış kardan yapılan bu evlerin duvarı, sesi ve soğuğu içeri geçirmeyen oldukça iyi bir yalıtkandır. Vücut ısısı da ortamı ısıtarak “iglo”nun dışarıdan çok daha sıcak, hatta ev sıcaklığında olmasını sağlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Çocukluk Arkadaşımız Kardan Adam, Ne Zaman Dünyaya Geldi?” title_font_size=”13″]

    Kış aylarının en güzel tarafı kara istediğimiz gibi şekil vererek yaptığımız kardan adamlardır. Bu beyaz adamların ortaya çıkış tarihinin Orta Çağ’a kadar uzandığı, insanların vermek istedikleri herhangi bir mesajı kardan adamlara verdikleri şekillerle ilettiği biliniyor.