Etiket: içecek

  • KIŞIN HAZIRLAYABİLECEĞİNİZ PRATİK SMOOTHİELER

    Virüslerle savaşmak için bağışıklık sistemimizi güçlendirmemiz gereken soğuk havalarda kış mevsiminde görülen sebze ve meyvelerden değişik şekillerde faydalanabiliriz. Sebze ve meyvelerle hazırlanan smoothie’ler ile A, B, C ve E vitaminlerini alan vücudumuz hastalıklarla savaşacak direnci yakalayacaktır. Lezzetli oldukları kadar fit görünmek isteyenlerin de tercih ettiği smoothie’leri listeledik. Bu smoothie’leri hazırlarken lifli yapısını korumak için meyve ve sebzelerin posasını da bu karışımlara ekleyebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Orman Smoothie ” title_font_size=”13″]

    Antioksidan bakımından oldukça zengin olan yaban mersinli smoothie için bir adet olgunlaşmış muz, yulaf, süt ve bir çay bardağı yaban mersini yeterli olacaktır. Bu malzemeleri blenderden geçirdikten sonra taze bir şekilde tüketilmesi tavsiye edilmektedir. Dilerseniz bu sağlıklı içeceği mevsime göre çilek, ahududu ve böğürtlen ile zenginleştirebilir; gün içerisinde enerjinizi yükseltirken, cildinize de fayda sağlayabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yeşil Smoothie” title_font_size=”13″]

    Sindirim sistemine faydalı olan yeşil smoothie için malzemeler; üç adet orta boy yeşil elma, 200 gr körpe ıspanak, taze zencefil ve 100 gr yoğurt… Tatlandırmak için bir tatlı kaşığı bal ekleyerek, bağışıklık sistemine de katkı sağlayabilirsiniz. Vejetaryen beslenenler için yoğurt yerine yarım su bardağı demlenmiş yeşil çay tercih edilebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Avokado Smoothie ” title_font_size=”13″]

    Son dönemlerde gittikçe popülerleşen avokadoyu, salatalardan tatlılara pek çok tarifte görmeye alıştık. İçeriğindeki lif, vitamin, mineraller ve tekli doymamış yağ sayesinde oldukça faydalı bir besin olan avokadoyu; yarım yağlı süt, çeyrek yeşil elma ve birkaç yaprak nane ile hazırlayabilirsiniz. Bal ve limon da eklenebilen bu smoothie’yi çok bekletmeden tüketmek daha faydalı olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bal Kabaklı Smoothie” title_font_size=”13″]

    Kış mevsiminin en gözde smoothie’lerinden olan bal kabaklı smoothie’yi isteğe bağlı olarak badem sütü ile hazırlayabilirsiniz. Bir çırpıcı yardımıyla köpürtülen badem sütü ve bal kabağı püresi karışımına bal ya da şurup ekleyebilir; tarçın ve toz zencefille baharatların şifalı dünyasından faydalanabilirsiniz. Servis edilirken üzerine eklenen beş-altı adet kabuksuz kabak çekirdeği göze hitap ettiği gibi, tokluk süresini uzun tutmaya yardımcı olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Portakal Zencefil Smoothie ” title_font_size=”13″]

    Kış aylarının en gözde meyvelerinden C vitamini deposu portakal ile hazırlanan bu smoothie’yi yeşil elma ekleyerek lifli hâle getirebilir ve kan şekerinizin hızlı düşmesini engelleyebilirsiniz. Kabukları soyulan portakal ve elmanın çekirdekleri de temizledikten sonra ince ince doğranan zencefil ve kefirle kıvam alana kadar karıştırılır. Yapımı oldukça kolay olan bu smoothie, enerjinizi yükselteceği için gündüz saatlerinde tüketilmesi tavsiye edilmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Badem ve Hindistan Cevizli Smoothie ” title_font_size=”13″]

    Kavrulmuş ya da çiğ bademle hazırlayabileceğiniz bu smoothie’nin en büyük özelliği, uzun süre tok tutma özelliği… Bir kâseye eklenen eşit miktardaki badem ve Hindistan cevizine bir kaşık toz kakao eklenir ve yüksek devirde köpürene kadar iyice blend edilir. Hindistan cevizi suyunu bu karışım için saklayın ve smoothie’nin kıvam alması için yeterli bulduğunuz miktar kadar ekleyin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Pancar Smoothie ” title_font_size=”13″]

    Sindirim sistemini düzenleyen ve iyi bir lif kaynağı olan pancar; karaciğeri arındırması ve iltihap önleyici olmasından dolayı detoks suları listesinde ilk sıralarda yer alıyor. İçeriğindeki betanin ile antioksidan bakımından da zengin olan pancar smoothie’si için öncesinde pancarı bir miktar haşlamanız gerekmektedir. 200 gram haşlanmış pancar, bir tatlı kaşığı taze sıkılmış limon suyu, 100 gram yoğurt, 10 adet maydanoz ve bir parça zencefili blenderden geçirerek hazırlayabileceğiniz bu şifalı içecek için kış aylarının gözdesi demek yerinde olacaktır.

  • TÜRK KAHVESİNİN TARİHTEKİ YOLCULUĞU

    Kahvenin kökeni, Afrika’nın kalbinde yer alan Etiyopya’daki Kaffa Bölgesi’ne kadar uzanmaktadır. Efsaneye göre, 9. yüzyılda bir çoban, keçilerinin kahve bitkisinin kırmızı meyvelerini yedikten sonra daha canlı ve hareketli olduklarını fark eder. Bu keşfin ardından, meyvelerin kaynatılmasıyla elde edilen su içilmeye başlanır. 15. yüzyılda Arap Yarımadası’nda içilmeye başlanan kahve, 16. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’na, daha sonra da Avrupa’ya yayılır. Bugün, sosyal yaşamın ayrılmaz bir parçası olan Türk kahvesinin yurda geliş hikâyesini yazımızda keşfedin…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Etiyopya’da yetişen ve kısa sürede Arap Yarımadası’na yayılan kahve, 15. yüzyılda Yemen’e kadar ulaşır. Afrika’dan Arap Yarımadası’na gemilerle taşınan bu değerli kahve çekirdeklerini, 16. yüzyılda Yemen Valisi Özdemir Paşa, Kanuni Sultan Süleyman’a ve saray mensuplarına hediye olarak İstanbul’a getirir. Türkler tarafından geliştirilen özgün pişirme tekniğiyle ün kazanan Türk kahvesi, güğümde pişirilip seramik fincanlarda sunularak eşsiz bir lezzet hâline gelir. Böylece, tüm dünyada tanınan ve bir kültür simgesi hâline gelen Türk kahvesi efsanesi doğmuş olur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Osmanlı Dönemi’nden itibaren toplumsal yaşantıda önemli bir yer edinen Türk kahvesi, sarayda “kahvecibaşı” adı verilen özel bir görevli tarafından hazırlanırdı. Osmanlı saraylarında seremoni eşliğinde sunulan bu eşsiz kahve, diplomatik görüşmelerde yabancı devlet adamlarına ve önemli misafirlere ikram edilirdi. Böylece, kahve sadece bir içecek olmaktan öte, misafirperverliğin ve zarif sohbetlerin simgesi haline gelerek kültürel yaşamın ayrılmaz bir parçası olmuştur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Saray erkânı tarafından keyifle tüketilen kahve, kısa sürede halk arasında da büyük ilgi görmüş ve 1554 yılında İstanbul Fatih’teki Tahtakale’de ilk kahvehane açılmıştır. Kahve, sosyal yaşamın ve hoş sohbetlerin vazgeçilmez bir parçası hâline gelirken, kahvehaneler yalnızca kahve içilen yerler olmaktan öteye geçerek fikir alışverişlerinin yapıldığı, sanat etkinliklerinin yapıldığı kültürel merkezler hâline gelmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kahvenin Avrupa’ya uzanan serüveninde Osmanlı İmparatorluğu önemli bir köprü vazifesi görmüştür. 17. yüzyılda Venedik ve Viyana gibi şehirlerde hızla popüler hâle gelen kahve, İstanbul’da ilk kez kahve içen Venedikli tüccarlar aracılığıyla 1600’lü yıllarda Venedik’e taşınmıştır. Bir başka rivayete göre, 1683 yılında gerçekleşen Viyana Kuşatması sırasında Osmanlı ordusunun geri çekilirken bıraktığı kahve çuvalları, Avrupa’nın kahveyle tanışmasını sağlamıştır. Bu süreçte Viyana’da açılan ilk kahvehaneler, kahve kültürünün Avrupa’da yayılmasına öncülük etmiştir. Her ülke, kahveyi kendi damak tadına uygun farklı pişirme teknikleriyle hazırlamış ve sunumlarına kendi kültürel yorumunu katmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    UNESCO, 2013 yılında Türk kahvesini İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi’ne alarak bu kadim geleneği taçlandırmıştır. Kendine özgü hazırlama ve pişirme yöntemi, ince öğütülmüş kahve kullanımı ve köpüğüyle, Türk kahvesi dünya kahve kültüründe benzersiz bir yere sahiptir. Günümüzde hâlâ hoş sohbetlerin, dostluğun ve misafirperverliğin simgesi olarak kabul edilir. Ülkemizde yüzyıllardır geleneksel bir lezzet olarak yerini koruyan Türk kahvesi, farklı bölgelerde yerel tatlarla ve sunumlarla çeşitlendirilmiştir. Bu lezzetler hakkında daha fazla bilgi için linki tıklayabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Dünya çapında bir marka hâline gelen Türk kahvesi, günümüzde başta Türkiye ve Orta Doğu olmak üzere tüm dünyada büyük bir keyifle tüketiliyor. Geleneksel kahvehanelerden modern cafe ve restoranlara kadar pek çok yerde sunulan Türk kahvesi, yanındaki ikramlar farklılık gösterse de yüzyıllardır aynı geleneksel yöntemlerle pişirilmeye devam ediyor. Günümüzde ise elektronik ev aletleri üreten birçok marka, sadece Türk kahvesi pişirmek için özel makineler tasarlıyor ve bu da kahvenin modern yaşamda da yerini sağlamlaştırıyor.

  • HAZIRLAMASI KOLAY SOĞUK KAHVE TARİFLERİ

    Sıcaklar iyiden iyiye kendini hissettirmeye başlamışken, siz de sıcak kahve yerine serinletici bir içecek arayanlardan mısınız? Mesela, klasik bir buzlu filtre kahve mi tercih edersiniz, yoksa vanilyalı ve hafif tatlı bir lezzet mi daha çok size hitap eder? Peki, hiç evde kendi soğuk kahvenizi hazırlamayı denediniz mi? Belki de bu yaz, yeni tatlar keşfetmenin tam zamanıdır! Şimdi sizi, evde kolayca hazırlayabileceğiniz ve içinizi ferahlatacak enfes kahve tarifleriyle baş başa bırakıyoruz. Hazırsanız buzdolabından buzları çıkarın; çünkü yazın en keyifli kahve tariflerine geçiyoruz!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Iced Latte (Soğuk Latte) Tarifi” title_font_size=”13″]

    Soğuk kahveler arasında sade ama lezzetiyle etkileyici bir yeri olan iced latte, “Dışarıdan almak yerine evde kendim yapayım!” diyenler için çok uygun bir tarif. Kahvenin yoğunluğu ile sütün yumuşaklığı bir araya geliyor ve ortaya serinleten bir keyif çıkıyor.

    Malzemeler:

    • 2 tatlı kaşığı granül kahve
    • Yarım çay bardağı sıcak su
    • 2 çay kaşığı şeker (damak zevkinize göre azaltabilir ya da artırabilirsiniz)
    • 10 küp buz
    • 2 su bardağı soğuk süt

    Nasıl yapılır?

    Granül kahveyi bir bardağa alın, üzerine şekeri ve sıcak suyu ekleyin. İyice karıştırarak kahvenin tamamen çözünmesini sağlayın. Karışımı soğutup servis bardağına aktarın. Üzerine soğuk sütü ekleyin ve karıştırın. Son olarak buz küplerini ilave edin. Dilerseniz bir pipetle ya da cam bir kavanozda sunum yaparak kahvenizin görünümüne şıklık katabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Buzlu Sütlü Filtre Kahve Tarifi” title_font_size=”13″]

    Filtre kahve seviyorsanız ama sıcak havalarda daha hafif ve serinletici bir alternatif arıyorsanız, işte tam size göre bir öneri!

    Malzemeler:

    • 1 su bardağı soğuk süt
    • 6-7 adet kahveli buz küpü (önceden hazırlanmış)

    Nasıl yapılır?

    Filtre kahvenizi demledikten sonra oda sıcaklığına gelmesini bekleyin. Kahveyi buz kalıplarına dökün ve dondurucuda tamamen donana kadar bekletin. Kahve içmek istediğinizde bir bardağa dilediğiniz miktarda kahveli buz küpü ekleyin. Üzerine soğuk sütü ilave edin ve karıştırın. İşte bu kadar! Ferah ve zahmetsiz bir buzlu kahve keyfi sizi bekliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Vanilyalı Buzlu Kahve Tarifi” title_font_size=”13″]

    Kahvenin o güzel kokusuna bir de vanilya aroması eklendiğinde, ortaya hem serinletici hem de tatlı bir yaz içeceği çıkıyor. Sade kahve içemeyenler ya da kahvesinde biraz yumuşaklık arayanlar: Bu tarif tam size göre!

    Malzemeler:

    • 200 ml soğuk kahve
    • 400 ml soğuk süt
    • Yarım tatlı kaşığı vanilya özütü
    • Dilediğiniz kadar şeker (isteğe bağlı)
    • Bol buz
    • 1 top vanilyalı ya da karamelli dondurma (isteğe bağlı)

    Nasıl yapılır?

    Soğuk kahve, süt ve vanilya özütünü geniş bir sürahiye alıp güzelce karıştırın. Arzu ederseniz bu aşamada şeker ekleyebilirsiniz. Karışımı bardağa alın, üzerine buz ekleyin. Daha tatlı ve kremamsı bir lezzet için bir top vanilyalı ya da karamelli dondurmayla son dokunuşu yapabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kakaolu & Çikolatalı Soğuk Kahve Tarifi” title_font_size=”13″]

    Granül kahve kullanmayı seviyor ama biraz daha özel bir tat mı arıyorsunuz? İşte hem ferah hem de çikolata dokunuşuyla tatlı gibi içilebilecek bir soğuk kahve tarifi!

    Malzemeler:

    • 2 tatlı kaşığı granül kahve
    • 1 su bardağı sıcak su
    • 1 tatlı kaşığı kakao
    • 1 su bardağı soğuk süt
    • 1 yemek kaşığı çikolata kreması (sürülebilir türden)

    Nasıl yapılır?

    Granül kahveyi sıcak suda çözdürün. Hazırladığınız kahveyi buz kalıplarına döküp dondurucuda en az 2 saat bekletin. Kahveli buz küplerinin yarısını sütle birlikte blendera alın ve karıştırın. Servis bardağının içine dilerseniz biraz çikolata kreması sürün ya da bir tatlı kaşığı kadar koyun. Blenderdaki karışımın yarısını bardağa dökün. Kalan karışıma kakao ekleyip tekrar blenderda çekin ve bu karışımı da bardağa ekleyin. Son olarak kalan kahveli buz küplerini üzerine ekleyin. Afiyet olsun!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Tiramisulu Soğuk Kahve Tarifi” title_font_size=”13″]

    “Tatlı mı yesem yoksa kahve mi içsem?” diye düşündüğünüz anlarda, her ikisine birden cevap olacak bir tarif bu. Tiramisu lezzetini buz gibi bir kahveyle buluşturuyoruz. Dondurma, labne ve Türk kahvesiyle hazırlanan bu tarif hem pratik hem de çok lezzetli.

    Malzemeler:

    • 200 ml soğuk süt
    • 1 tatlı kaşığı Türk kahvesi (pişirilmeden, toz hâlinde kullanılacak)
    • 1 top vanilyalı dondurma
    • 1 yemek kaşığı labne peyniri

    Nasıl yapılır?

    Tüm malzemeleri blendera alın ve pürüzsüz bir kıvam elde edene kadar karıştırın. Karışımı bardağa aktarın. Üzerini dilediğiniz gibi süsleyebilirsiniz: Kakao serpebilir ya da minik bisküvilerle sunumu zenginleştirebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Buzlu Americano Tarifi” title_font_size=”13″]

    Kahveyi sert sevenler burada mı? Bazen bir yudumla gözleri açan o yoğun lezzeti soğuk hâliyle içmek ister misiniz? İşte size sade ama etkili bir tarif: Buzlu Americano. Tatlandırıcı eklemeden, kahvenin saf aromasını hissetmek isteyenler için harika bir seçenek. Üstelik hazırlaması da son derece pratik!

    Malzemeler:

    • Tek ölçek espresso (yaklaşık 7-8 gram ince öğütülmüş kahve veya iki tatlı kaşığı granül kahve ile hazırlanmış yoğun kahve)
    • Yarım su bardağı soğuk su
    • Buz küpleri

    Nasıl yapılır?

    Kahvenizi hazırlayın. Espresso makineniz varsa espresso ile yoksa granül kahveyle yoğun bir kahve demleyin. Kahveyi oda sıcaklığında biraz bekletip ılıklaştırın. Ardından üzerine soğuk suyu ekleyin ve karıştırın. Son olarak bol buz ilave edin. İşte bu kadar!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Naneli Buzlu Kahve Tarifi” title_font_size=”13″]

    Kahvenize biraz serinlik, biraz da sıra dışı bir dokunuş katmak ister misiniz? Nane aromasıyla ferahlatan bu buzlu kahve, klasik tatlardan uzaklaşıp farklı bir şeyler denemek isteyenler için çok uygun.

    Malzemeler:

    • 300 ml soğuk kahve
    • 2 yemek kaşığı nane şurubu (veya 4-5 dal taze nane)
    • Bol buz
    • 1 tatlı kaşığı esmer şeker (isteğe bağlı)

    Nasıl yapılır?

    Soğuk kahveyi nane şurubu ile blendera aktarın. Ardından üzerine 1 bardak dolusu buz ekleyip, karışımı pürüzsüz hâle gelene kadar çekin ve servis bardağına alın. Taze nane kullanıyorsanız blendera birkaç yaprak koymanız yeterli; kalanları süsleme için ayırabilirsiniz. Şekerli sevenlerdenseniz içine 1 tatlı kaşığı esmer şeker ilave edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bisküvili ve Muzlu Soğuk Kahve Tarifi” title_font_size=”13″]

    Hem tatlı krizinizi bastıracak hem de kahve keyfinizi ikiye katlayacak doyurucu bir tarif mi arıyorsunuz? İşte karşınızda muzun doğal tatlılığını, bebe bisküvisinin yumuşacık dokusunu ve kahvenin serinletici gücünü bir araya getiren bu buzlu içecek! Âdeta bir yaz tatlısı gibi, kahvenin en lezzetli hâli.

    Malzemeler:

    • 4 adet bebe bisküvisi
    • 1 adet orta boy muz
    • 1 çay bardağı filtre kahve (önceden demlenmiş ve soğutulmuş)
    • 1 çay bardağı soğuk süt
    • 8 adet buz küpü

    Nasıl yapılır?

    Muz, bisküviler, soğuk kahve, süt ve buz küplerini blendera alın. Pürüzsüz bir kıvam elde edene kadar karıştırın. Hazırladığınız karışımı bardağa dökün ve soğuk soğuk servis edin. Afiyet olsun!

  • ADI, TADI VE DOĞASIYLA ŞALGAM

    Hafif acımsı tadıyla, bilhassa et yemeklerinin yanında ve farklı formlarda tercih edilebilen şalgam, ülkemizin özellikle güney bölgelerinde yetiştirilen bir bitkidir. İştah açıcı özelliği ile bilinen, demir ve kalsiyum bakımından zengin olan besinin sağlık açısından da birçok faydası bulunmaktadır. Şalgam kelimesi dilimize Farsçadan geçmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • EV YAPIMI LİMONATA TARİFLERİ

    Yazın kavurucu sıcağında serinlemek, misafirlerinizi şık bir ikramla karşılamak veya sadece günün yorgunluğunu atmak için bir bardak limonata gibisi yoktur. Yazımızda klasik limonata tariflerinden yaz mevsimine özgü farklı lezzetlerle hazırlayabileceğiniz limonata tariflerini listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Limonada Suíça ” title_font_size=”13″]

    Brezilya mutfağının sevilen yaz içeceği “limonada suíça”, limon, süt ve taze nane yaprakları ile hazırlanır.

    • 4 adet yıkanmış misket limonu
    • 70 gr toz şeker
    • 200 gr süt veya Hindistan cevizi sütü
    • 4-5 dal taze nane
    • 4 su bardağı soğuk su
    • 4 bardak buz

    Limonların uç kısımlarını kesin, çekirdeklerini temizleyin ve dörde bölün. Limon, şeker, süt, su ve buzu pürüzsüz bir kıvam elde edinceye kadar blenderda karıştırın. Karışımı bir süzgeçten geçirerek posasından ayırın. Bu işlem, limonatanın daha pürüzsüz olmasını sağlar. Misket limonlarının acı bir tat bırakmaması için parçalanmamasına dikkat edilmesi gerekir ve süzerken katı parçalar kaşıkla alınmalıdır. Buz dolu uzun bardakta içine limon dilimleri ve nane yaprakları katarak servis edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Narenciyeli Limonata” title_font_size=”13″]

    Meyve bahçelerinin taptaze kokusunu evinize getiren narenciyeli limonata için gerekli olan malzemeler:

    • 4 adet limon
    • 2 adet portakal
    • 1 adet greyfurt
    • 1 su bardağı toz şeker
    • 6 su bardağı soğuk su
    • 1 su bardağı buz
    • 1/4 su bardağı taze nane
    • Narenciye dilimleri ve nane yaprağı (süsleme için)

    Limonları, portakalları ve greyfurtu iyice yıkayın. Birkaç dilim süsleme için ayırın, geri kalanını sıkın ve suyunu bir kaba alın. Bir tencereye toz şekeri ve bir su bardağı suyu ekleyin. Orta ateşte şeker tamamen eriyene kadar karıştırarak kaynatın. Şeker eridikten sonra ocaktan alın ve soğumaya bırakın. Büyük bir sürahiye taze sıkılmış limon, portakal ve greyfurt sularını dökün. Üzerine hazırladığınız şeker şurubunu, soğuk suyu ve buzu ekleyin ve hepsini iyice karıştırın. Taze nane yapraklarını da katarak bir kaşık yardımıyla hafifçe karıştırın. Bu, limonataya ferah bir tat verecektir. Servis için limonata karışımını bardaklara döktükten sonra üzerine narenciye dilimleri ve nane yaprakları ekleyebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Güllü Limonata ” title_font_size=”13″]

    Gül yapraklarının narin ve hoş kokusunun, limonatanın ferahlatıcı tadıyla birleşerek lezzet şölenine dönüştüğü güllü limonata için gerekli olan malzemeler:

    • 4 adet limon
    • 1/2 su bardağı gül suyu (gıda sınıfı)
    • 1 su bardağı toz şeker
    • 6 su bardağı soğuk su
    • 1 su bardağı buz
    • 1/4 su bardağı taze gül yaprakları (organik ve yenilebilir)
    • Limon dilimleri ve gül yaprakları (süsleme için)

    Limonları iyice yıkayın. Birkaç dilimi süsleme için ayırın, geri kalanını sıkın ve suyunu bir kaba alın. Bir tencereye toz şekeri ve bir su bardağı suyu ekleyin. Orta ateşte şeker tamamen eriyene kadar karıştırarak kaynatın. Şeker eridikten sonra ocaktan alın ve soğumaya bırakın. Büyük bir sürahiye taze sıkılmış limon suyunu dökün ve üzerine hazırladığınız şeker şurubunu katın. Gül suyunu, soğuk suyu, buzu ve taze gül yapraklarını sürahiye ekleyin ve bir kaşıkla hafifçe karıştırın. Bu, limonataya hafif bir gül aroması verecektir. Karışımı gül yaprakları ve limon dilimleri ile süsleyerek ikram edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Karpuzlu Limonata” title_font_size=”13″]

    Yaz mevsiminin en sevilen meyvelerinden olan karpuzu limonla buluşturan ve her yudumda serinlik veren karpuzlu limonata için gerekli olan malzemeler:

    • 4 adet limon
    • 4 su bardağı karpuz (çekirdekleri çıkarılmış ve doğranmış)
    • 1 su bardağı toz şeker veya yarım su bardağı bal
    • 6 su bardağı soğuk su
    • 1 su bardağı buz
    • Nane yaprağı (isteğe bağlı)
    • Limon ve karpuz dilimleri (süsleme için)

    Limonları iyice yıkayın. Birkaç dilim süsleme için ayırın, geri kalanını sıkın ve suyunu bir kaba alın. Karpuzun çekirdeklerini çıkarın ve blender veya mutfak robotu kullanarak pürüzsüz bir kıvama gelene kadar karpuzu çekin. Şeker veya balı bir su bardağı sıcak su ile karıştırarak çözün. Büyük bir sürahiye taze sıkılmış limon suyunu, karpuz püresini ve şurubu dökün. İyice karıştırın. Soğuk suyu ve buzu sürahiye ekleyerek tekrar karıştırın. Dilerseniz bu karışıma bir de taze nane yaprağı ekleyebilirsiniz. Bu, limonataya ferah bir tat verecektir. Hazırlanan karışımı limon ve karpuz dilimleri eşliğinde servis edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Lavantalı Limonata ” title_font_size=”13″]

    Lavantanın rahatlatıcı etkisi ile limonatanın ferahlığını birleştiren lavantalı limonata için gerekli olan malzemeler:

    • 4 adet limon
    • 1/2 su bardağı kurutulmuş lavanta çiçekleri (gıda sınıfı)
    • 1 su bardağı toz şeker
    • 6 su bardağı su
    • 1 su bardağı buz
    • 1/4 su bardağı taze nane yaprağı
    • Limon dilimleri ve lavanta dalları (süsleme için)

    Bir tencereye bir su bardağı toz şeker ve bir su bardağı suyu ekleyin. Orta ateşte şeker tamamen eriyene kadar karıştırarak kaynatın. Şeker eridikten sonra kurutulmuş lavanta çiçekleriyle karışımı beş dakika daha ocakta tutun. Ardından şurubu oda sıcaklığında soğumaya bırakın. Soğuduktan sonra lavanta çiçeklerini süzerek şurubu ayırın. Limonları iyice yıkayın. Birkaç dilim limonu süsleme için ayırın, geri kalanını sıkın ve suyunu bir kaba alın. Büyük bir sürahiye taze sıkılmış limon suyunu dökün. Hazırladığınız lavanta şurubunu, kalan suyu, buzu ve taze nane yapraklarını sürahiye ekleyin. İyice karıştırın. Taze nane yapraklarını ekleyin ve bir kaşıkla tekrar hafifçe karıştırın. Servis için limonata karışımını bardaklara döktükten sonra lavanta dalları ile güzelleştirebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ballı-Zencefilli Limonata ” title_font_size=”13″]

    Zencefil ve balın sağlık dolu lezzetinin bir araya geldiği ballı-zencefilli limonata için gerekli olan malzemeler:

    • 4 adet limon
    • 1 parça taze zencefil (yaklaşık 5 cm, rendelenmiş)
    • 1/2 su bardağı bal
    • 6 su bardağı soğuk su
    • 1 su bardağı buz
    • Limon dilimleri ve nane yaprağı (süsleme için)

    Limonları iyice yıkayın. Birkaç dilim süsleme için ayırın, geri kalanını sıkın ve suyunu bir kaba alın. Bir tencereye rendelenmiş zencefili, balı ve bir su bardağı suyu ekleyin. Orta ateşte kaynamaya başlayana kadar karıştırarak ısıtın. Kaynamaya başlayınca ocaktan alın ve karışımı oda sıcaklığında soğumaya bırakın. Zencefilin aroması bal ve suya iyice karışacaktır. Büyük bir sürahiye taze sıkılmış limon suyunu ve soğumuş zencefil şurubunu ekleyin. Şurubu süzmek isterseniz, süzgeçten geçirebilirsiniz. Kalan soğuk suyu ve buzu sürahiye ekleyin. İyice karıştırın. Hazırladığınız karışımı limon dilimleri ve taze nane yaprakları eşliğinde servis edebilirsiniz.

  • ÜLKELER VE KAHVE TERCİHLERİ

    Birinci, ikinci, üçüncü nesil derken artık kahve hayatımızın vazgeçilmez içeceği haline geldi. Birçok kahve dükkânı dünyanın farklı köşelerinden getirttikleri taze çekilen çekirdekler ile hazırladıkları kahvelerle lezzet şöleni sunarken bu çeşitliliğinin nereden geldiğini hiç düşündünüz mü? Cevap çok basit! Ülkeler ve yeme-içme kültürleri… Her ülkenin kahveyi işleme ve tüketme şekli oldukça farklı. Yazımızda ülkeleri ve kahve kültürlerini listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Kahve denilince akla ilk gelen ülkelerden olan İtalya, bildiğimiz çoğu kahvenin pişirme ve sunum yöntemi bakımından şekillendiği yer. Affogato da bu kahvelerden yalnızca biri. Espresso’nun içerisine bir top dondurma konularak hazırlanan affogato, dondurmayı kahveyle boğmak anlamına geliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Vietnam’a özgü ca phe trung, bildiğimiz kahvelerden oldukça farklı. İçerisine yumurta konularak hazırlanan bu kahve; kıvamlı süt, şeker ve çiğ yumurta sarısıyla hazırlanıyor. İlk izlenim olarak cezbedici gelmese de deneyimleyenler yoğun lezzetinden memnun.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Kahve ve peynirin şaşırtıcı birlikteliği kaffeost, Finlandiyalılar için gelenekselleşmiş bir kahve çeşidi. Kaffeost, herhangi bir eski peynirle değil sadece “leipäjuusto” ile servis ediliyor. Leipäjuusto ise inek, keçi veya ren geyiği sütünden yapılan ülkeye has sert bir peynir çeşidi. Kaffeost servisinde peynir küçük parçalara bölünüp kahvenin içine atılıyor ya da fincan tabağında ikram ediliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Yunanistan’da çok tüketilen frappe, sıcak yaz aylarında serinlemek için doğru bir tercih olabilir. Granül formundaki kahveye su eklenerek köpürtülmesiyle hazırlanan ve içine buz katılan frappe, ülkemizde de tercih edilen kahveler arasında yer alıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Yemekleri, kıyafetleri, dansları kısaca farklı kültürleri ile Hindistan’da kahve kültürü de oldukça farklı. Sıcak sütün üzerine kahve dökülerek hazırlanan kaapi’yi farklı kılan, Hindistan’a özgü kahve çekirdekleri ve servis edilen metal fincanları. Ülkenin güneyinde yetiştirilen kahve çekirdekleri asitli bir yapıya ve aromalı bir tada sahip.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Kahve sevenlerin aşina olduğu flat white, Avustralya’dan tüm dünyaya yayılan bir kahve çeşidi. Son derece hafif bir tadı olan bu kahve, espresso’ya süt kreması konularak hazırlanıyor ve üzerine “latte art” olarak anılan çeşitli şekiller veriliyor. Bu kahvenin servisinde ise seramik fincanlar yerine cam bardak kullanılıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Dünyada en çok kahve tüketen ülkelerden olan Meksika’da en ilginç tada ve sunuma sahip olan kahve çeşidi için “cafe de olla” diyebiliriz. Tarçınla tatlandırılan bu kahve, esmer Meksika şekeriyle zenginleştiriliyor. Çekirdekleri toprak kaplarda hazırlanan kahvenin servisinde ise yine toprak kahve fincanları kullanılıyor.

  • OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE HOŞAF VE KOMPOSTO TARİFLERİ

    Kültürümüzün temellerinin atıldığı en önemli mutfaklardan biri olan Osmanlı mutfağı, zenginliği, çeşitliliği ve birbirinden özel lezzetleri ile dünya mutfakları arasında önemli bir konumda. Osmanlı mutfağı denince pek çok çeşniden söz etmek mümkün ancak biz bugün işin biraz “tatlı” tarafına eğileceğiz. Osmanlı mutfağının birbirinden lezzetli hoşaf ve kompostolarını paylaşmadan önce bu iki lezzet arasındaki farka kısaca değinelim; komposto taze meyvelerle yapılan bir lezzetken, hoşaf kuru meyvelerle hazırlanır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Hafif ekşi tadıyla Osmanlı mutfağının sevilen tariflerinden biri olan vişne kompostosu, yapımı pratik tariflerden biridir. Vişne kompostosu yapmak için önce tencerede su kaynatın ve ardından vişneleri içine atın. Ocağı kısın ve 6-7 dakika kadar vişneleri pişirdikten sonra üzerine şeker ilave edin, şeker eriyinceye kadar ateşte tutun, ocaktan alıp soğumaya bırakın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Eriğin her türlüsü ile şahane lezzetler yapmak mümkün, o lezzetlerden biri erik kompostosu. Önce bademleri yağsız tavada kavurun ve ardından tencereye su ilave edin, su ısınınca erikleri içine atın. Erikler şişmeye başlayınca üzerine şeker ilave edin. Ateşten almadan önce kavurduğunuz bademleri de tencereye ekleyin ve bir güzel karıştırıp soğumaya bırakın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Osmanlı mutfağının sevilen hoşaflarından biri olan kuru kayısı hoşafını yapmak için önce kuru kayısıları ikiye bölün ve suyla birlikte tencerede orta ateşte pişirin. Kayısılar yumuşadıktan sonra üzerine şeker ilave edin, yaklaşık 15 dakika kadar kaynatın. Üzerine limon tuzunu ekleyin ve 5 dakika daha kaynatıp ocağın altını kapatın. Bademleri sıcak suda bir müddet bekletin ve kabukları ayrıldığında kâseden çıkararak teker teker soyun. Soyulmuş bademleri de hoşafın içinde atın ve soğumaya bırakın. Burada bir püf noktası var; eğer hoşafa az miktar limon tuzu atarsanız kayısılar daha diri duracaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Üzüm kompostosu hem yapımı kolay hem de lezzetli komposto tariflerinden biridir. Önce tencereye su ve şekeri koyun, orta ateşte su kaynamaya başlayınca üzümleri ilave edin. Üzümler şişene kadar pişirmeye devam edin ve ardından soğuğunca kâselere alın. Bademleri güzelce ezin ama hafif ağıza gelir olmasına da özen gösterin. Dövülmüş bademleri kompostonun üzerine atın ve soğumaya bırakın, şahane bademli üzüm kompostonuz hazır!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Tek bir kuru meyve yerine, çeşni yapmak isterseniz o halde karışık kuru meyveli hoşaf tam size göre olabilir. Kuru meyveleri iyice yıkayın, suyla beraber tencereye koyun ve kaynamaya bırakın. Kaynadıktan sonra içine tarçın, karanfil ve şekeri ilave edin, bir süre karıştırın. Yaklaşık 10 dakika daha kaynatın ve ocağın altını kısın, soğuduktan sonra servis edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Kızılcık kompostosu yapımı için önce kızılcıkları bir güzel yıkayın ve ardından tencereye koyun.  Üzerine şeker ve su ilave ettikten sonra kaynamaya bırakın. Komposto kaynadıktan sonra 10 dakika daha pişirin. Ilınmaya yakın buzdolabına alın ve soğuk olarak servis edin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    İçinde her lezzeti barındıran, değişik aromaların güzel bir harmanı olan padişah hoşafı, Osmanlı mutfağının ihtişamlı lezzetlerinden bir diğeridir. Padişah hoşafı için önce su ve şekeri bir tencereye alın ve orta ateşte pişirin, şeker eriyince inciri ilave edin. İncir çekirdekleri suyun üzerine çıkınca kabuklarından ayrılmış badem ve Antep fıstığını ekleyin. Yaklaşık 10-15 dakika sonra karanfil, kuru üzüm, doğranmış kayısı ve erik ilave edin. Kuru meyveler şişene kadar pişirmeye devam edin, ardından ocaktan alın ve soğumaya bırakın.

  • Sıcak Günlerin Ferahlatıcı Geleneksel 8 İçeceği

    Sıcak Günlerin Ferahlatıcı Geleneksel 8 İçeceği

    Sıcak yaz günlerinde bunalan ama asitli, katkı maddeli içeceklerden de kaçınanlar için geçmişten günümüze var olan birçok içecek seçeneği var aslında… Birbirinden farklı tatlar ve faydalar içeren bu içeceklerin kimini hazır temin edebilir, kimini evde siz de yapabilirsiniz. Her yudumunda içinizi ferahlatacak lezzetlere bir göz atmanızı öneririz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    doğal içecekler

    Gürcistan’ın meşhur içeceği armut suyu son yıllarda ülkemizde de ilgi görüyor, özellikle tarçın ya da taze biberiye ile denemenizi tavsiye ederiz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Üzüm cenneti ülkemizde katkı maddesi içermeyen doğal üzüm suyu bulmak oldukça kolay… Evde yapımı zahmetli olabilen bu içecek kan akışını hızlandıran özelliği ile hem ferahlatıcı hem sağlıklı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Limon, şeker ve sudan yapılan limonatanın, 7’den 70’e hepimizin damağında ve kalbinde bıraktığı izler vardır mutlaka… Bir de naneli limonata vardır ki o daha da çok ferahlık isteyenler içindir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Elmadan vişneye, erikten kayısıya pek çok meyve ile yapılabilen kompostoyu kaşık kaşık içmenin keyfi bir başkadır. Sık sık hoşaf ile karıştırılan bu lezzet taze meyvelerden yapılır, hoşaf ise meyve kurularından yapılmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Tropikal ülkelerde yetişen demirhindi ağacının meyvesi ile çeşitli baharatların karışımıyla yapılan demirhindi şerbeti Osmanlı mutfağının vazgeçilmezlerindendi. Günümüzde de sağladığı faydalarla yeniden ilgi gören içecek mutlaka soğuk içilmeli.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    İşte, içimizi ferahlatmakla kalmayıp geleneksel mutfağımızın da medarı iftiharı olan bir içecek… Otlusunu, sodalısını, sütlüsünü de tercih edebilirsiniz ama hangisi bakır bardaktan taşan köpüğü ve buz gibi haliyle içmenizi bekleyen sade bir ayranın yerini tutabilir ki?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Cacık, Türk mezesi kategorisine girse de sulandırılarak yapıldığında kaşık kaşık içtiğiniz ve kâsenin dibini görmeden rahat edemeyeceğiniz bir içecektir de aslında… Salatalık, yoğurt ve sudan mamul bu özgün lezzete isterseniz nane, zeytinyağı, sarımsak da ilave edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Ege’ye yolunuz düşerse en doğal haliyle bir bardak karadut suyu içmeyi ihmal etmemelisiniz. Vitamin deposu olarak bilinen içeceği evde yapmak da mümkün.

  • Kış Günlerine Lezzet Katacak 10 İçecek

    Kış Günlerine Lezzet Katacak 10 İçecek

    Mutfağımızda yer alan birbirinden güzel içecekler yılın her mevsimi sofralarımıza, sohbetlerimize lezzet ve keyif katsa da kış gelip havalar soğudu mu içeceklerin tadı daha bir güzel çıkar. Hem sağlığımızı korumak için gereken sıvı miktarını almak hem de beslenmemizin vitamin ve mineraller açısından eksiksiz olduğuna emin olmak için bol bol sıvı tüketmek iyi bir tercihtir. İşte karşınızda kış günlerinde içmeye doyamayacağınız 10 içecek.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sıcak Çikolata” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Boza” title_font_size=”13″]
    sıcak boza
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sahlep” title_font_size=”13″]
    tarçınlı sahlep
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ihlamur” title_font_size=”13″]
    taze ıhlamur
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kuşburnu” title_font_size=”13″]
    kuşburnu çayı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Narenciye Suları” title_font_size=”13″]
    narenciye, meyve suları
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Papatya Çayı” title_font_size=”13″]
    bitki çayı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yeşil Çay” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Beyaz Çay” title_font_size=”13″]
    bitki çayı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Nane Limon ” title_font_size=”13″]
    nane limon çayı