Etiket: iç anadolu bölgesi

  • TARİHİ GÜZELLİKLERİYLE KIRIKKALE

    Tarihi, zengin tabiatı ve kültürüyle öne çıkan Kırıkkale, İç Anadolu Bölgesi’nin önde gelen şehirlerinden biridir. Kırıkkale adını Kırıkköyü ve kentin merkezindeki Kaletepe’den alır; bu iki ismin kısaltılmasıyla Kırıkkale olarak anılmaya başlandığı rivayet edilir. Bazı Osmanlı arşivlerinde ise “Kırıkkal” olarak geçer. Bu yazımızda sizlerle Kırıkkale’de kısa bir yolculuğa çıkıyor ve şehrin güzelliklerinden birkaçını listeliyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Kırıkkale tarihi bakımdan oldukça önemli bir konumdadır; ilin en yüksek dağlarından biri olan Behrek Dağı, Anadolu’nun Türk ve İslam diyarı olabilmesi için mücadele verilen bölgelerin başında gelir. Tarihi bakımdan zengin olmasının yanı sıra pek çok ilçeye ve köye de ev sahipliği yapar. Kırıkkale’ye bağlı 9 ilçe ve 180’nin üzerinde köy vardır. Özellikle Delice ilçesine bağlı Alçılı köyü, Kırıkkale’nin güzel köylerinden biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Dünya üzerinde çok az yerde rastlanan kırmızı peribacası, Kırıkkale’nin eşsiz güzelliklerindendir. Bahşılı ilçesine bağlı Büyük Sarıkaya köyünde yer alan dağların yamacındaki peribacası oluşumları, gün batımında adeta bir tabloyu anımsatır. Rüzgâr ve sel sularının toprağı aşındırmasıyla oluşan bu yeryüzü şekilleri, Kırıkkale’nin dikkat çeken manzaralarındandır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Kırıkkale’nin en ünlü köprülerinden biri Çeşnigir Köprüsü’dür. Karakeçili ile Köprüköy ilçeleri arasında Kızılırmak üzerinde yapılan tarihi köprünün Selçuklu Dönemi’ne ait olduğu bilinir. Ankara Savaşı’nın yapılacağı alana ilerleyen Timur İmparatorluğu’nun kurucusu Timur’un ordusuyla bu köprüyü kullandığı rivayet edilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Karaahmetli Tabiat Parkı, Karaahmetli köyünde bulunan doğal bir parktır. Parkın sınırları içinde ve çevresinde 60’tan fazla kuş türü, 10’dan fazla da balık türü, çeşitli sürüngenler ve memeli hayvanlar yaşar. Günübirlik spor aktivitelerinin yapılabildiği parkta aynı zamanda piknik, olta balıkçılığı, kampçılık gibi aktiviteler de gerçekleştirilebilir. 23 Temmuz 2009 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından tabiat parkı ilan edilen Karaahmetli Tabiat Parkı, yılın 12 ayı boyunca ziyaret edilebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Kırıkkale’nin aynı zamanda lavanta tarlalarıyla da meşhur olduğunu biliyor muydunuz? Balışeyh Lavanta Vadisi ve Karaahmetli Lavanta Tarlaları, Kırıkkale’nin eşsiz güzelliklerindendir. Lavanta kokusunun eşlik ettiği geziniz sırasında geleneksel el sanatı ürünlerinden satın alabilir, yöresel ürünleri keşfedebilir ya da çay bahçesinde ince belli bardakta bir çay molası verebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Kırıkkale gastronomi bakımından da Türkiye’nin en özel yörelerinden biridir. Keskin tava, omaç, yoğurtlu tarhana çorbası, tuvalak, katma aşı, sızgıt gibi lezzetler yörenin eşsiz tatlarından yalnızca birkaçıdır. Ceviz ve şerbetin buluşmasından doğan sarığıburma tatlısı, Kırıkkale’nin meşhur tatlılarından biri olarak damaklarda yerini alır.

  • İç Anadolu Bölgesi’nde Gezi Listenize Almanız Gereken 8 Müze

    İç Anadolu Bölgesi’nde Gezi Listenize Almanız Gereken 8 Müze

    Türkiye genelindeki müzelerde 2017 yılı itibariyle 3 milyon 331 bin 359 eser sergileniyor. Bizimle aynı coğrafyada yaşamış yüzlerce farklı kültürün birbirinden farklı alanlardaki izlerini günümüze taşıyan eserler bunlar… Hepsini ülkemizin dört bir yanına dağılmış müzelere giderek görmek mümkün. Biz şimdi İç Anadolu’ya götüreceğiz sizi… Bu bölgeye yolunuz düşerse aklınızda olması gerektiğini düşündüğümüz 8 müze ile, buyurun…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Yüzlerce yıl Mevlana Dergâhı olarak kullanılan mekân, 1926 yılından bu yana müze olarak işlev görüyor. Mevlana ve aile efradı ile diğer ünlü âlimlerin türbelerinin bulunduğu külliyede Mevleviliğe ait pek çok ayrıntıyı görebilirsiniz. Anadolu Selçuklu ve Osmanlı döneminden kalma el yazması kitaplar, levhalar, kandiller, musiki âletleri, derviş kıyafetleri… Mevlana Müzesi, Konya’ya gittiğinizde uğrayacağınız ilk yer olmalı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    1968 yılında restorasyonu tamamlanarak açılan müze, 1997’de Lozan’da 68 müze arasından birinci seçilerek Avrupa’da “Yılın Müzesi” oldu. Kuruluşuna Atatürk’ün öncülük ettiği müzedeki koleksiyonlar şöyle sınıflandırılıyor: Paleolitik Çağ, Neolitik Çağ, Kalkolitik Çağ, Eski Tunç Çağı, Asur Ticaret Kolonileri Çağı, Eski Hitit ve Hitit İmparatorluk Çağı, Frig Krallığı, Geç Hitit Krallığı, Urartu Krallığı, Lidya Dönemi, M.Ö. 1200’lerden Günümüze Anadolu Uygarlıkları, Çağlar Boyu Ankara… Birkaç saat de olsa çağlar ötesine gidip dönmek isteyenlerin mutlaka uğraması gereken yerdir Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Türkiye’de özel sektörün desteği ile hayata geçirilen ilk müze, Eskişehir’deki Eti Arkeoloji Müzesidir. Müzede İlk Çağ eserleri de olmak üzere Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı dönemlerine ait 22.500 eser bulunuyor, fakat içlerinden 2000 eser sergilenmekte… Ayrıca interaktif uygulamalar, sergi, konferans gibi etkinlikler açısından ülkemizin modern müzeleri arasında yer almaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Sanat müzesi ve kültür müzesi olan mekânda; Osman Hamdi Bey, Fikret Mualla, İbrahim Çallı, Abidin Dino, Şeker Ahmet Paşa ve daha birçok büyük sanatçının orijinal eserlerini görebilirsiniz. Sanatseverlerin görmesi gereken müzelerden olan yapı, mimari açıdan da büyük beğeni topluyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    nevşehir, ürgüp

    Her şeyden önce doğal yapısıyla ilgi çeken Kapadokya’daki Göreme Açıkhava Müzesi, 1985 yılından bu yana doğal ve kültürel varlık olarak UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. Kayaların oyulmasıyla oluşturulmuş mekânda 6. yüzyıldan 13. yüzyıla kadar manastır hayatı yaşanmış. Kızlar ve Erkekler Manastırı, Aziz Basileus Kilisesi, Elmalı Kilise, Aziz Barbara Kilisesi, Karanlık Kilise, Çarıklı Kilisesi, İncil ve Hz. İsa’nın hayatından sahneleri yansıtan geometrik süslemeler, freskler burada göreceğiniz yerlerden bazıları…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    İç Anadolu Bölgesi’nin Hititler’e uzanan ilk çağlarına doğru yolculuğa çıkmak istiyorsanız Kayseri’deki Arkeoloji Müzesine gitmeniz gerekir. 1930’da kurulan müzede Roma ve Bizans İmparatorluğu dönemine ait eserleri de görebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Ülkemizdeki en ilginç ve etkileyici müzelerden biri, tropikal bahçesinde canlı kelebeklerin uçuştuğu, kelebeklerin ve böceklerin yaşamına ait pek çok ayrıntının sergilendiği Konya’daki Tropikal Kelebek Bahçesi ve Böcek Müzesidir. Bu mekâna yolunuz düşmese bile gidip görmeniz gereken yerlerden…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    Haji Bektash Veli

    Hümanist düşünür Hacı Bektaş-ı Veli’nin 13. yüzyılda Nevşehir sınırlarında kurduğu dergâh bugün müze… Hacı Bektaş-ı Veli Türbesi’nin de bulunduğu müzede, Taç Kapı, Üçler Çeşmesi, Aş Evi, Bektaşi dergâhına ait günlük kullanım eşyaları, el yazmaları, hat örnekleri ve daha fazlası için bu mistik mekânı mutlaka görmeniz gereken yerler arasına almalısınız.

  • KARAMAN’IN TARİHİ VE KÜLTÜREL BİRİKİMİNDEN DETAYLAR

    Burası topraklarında 8000 yıldır yerleşim bulunan, üstünde Hititlerden Romalılara izler taşıyan, adını Karamanoğulları’nın kurucusu Karaman Bey’den alan köklü bir şehir… Yunus Emre’yi, Mevlana’yı, Şeyh Edebali’yi, Gufrani’yi, Hottuoğlu’nu, Piri Reis’i, Kazım Karabekir’i buluşturan köklü bir coğrafya… Hakkıyla gezebilmek birkaç gün ister ama sayfamızda çıkılacak birkaç dakikalık turla ön bilgi edinilebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    İç Anadolu Bölgesi’nin güneyinde yer alan Karaman’ın komşuları Antalya, Mersin ve Konya’dır. Dağlık ve engebeli olan topraklarının büyük bölümünde Akdeniz iklimi görülür. Şehri gezmek için en ideal zamanlar ilkbahar sonu ile sonbahar başıdır. Ayrancı, Kazımkarabekir, Ermenek, Başyayla, Sarıveliler ve Merkez ilçelerinden oluşan şehre ancak karayolu ve demiryolu ile ulaşım sağlanabilmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Karaman doğa, tarih ve kültür eserleri açısından zengin bir yerleşimdir ve bu değerlerin büyük bir kısmını şehrin Merkez ilçesinde görmek mümkündür. Onlardan biri de taç kapısı, açık avlusu, revaklı eyvanı ve süslemeleriyle öne çıkan, 14. yüzyılda I. Murat’ın kızı ve Karamanoğlu Alâeddin Bey’in karısı olan Nefise Sultan’ın yaptırdığı Hatuniye Medresesi’dir. Bu yapının hemen yanında arkeolojik ve etnografik eserlerin sergilendiği Karaman Müzesi görülebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    40 metre yüksekliğindeki bir kaya kütlesine oyularak yapılmış tahıl ambarları Merkez ilçesine bağlı Taşkale kasabasında yer alır. 250’den fazla ambarın bulunduğu mekân, insanların tahıllarını yıllarca bozulmadan koruduğu depo olarak işlev görmüş. Eski zamanlarda ürünler, zincirli makara sistemiyle üst katlara taşınırken, insanlar kayalara oyulan nişleri basamak olarak kullanırmış. 800 yıllık Taşkale Tahıl Ambarları günümüzde yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği bir yapı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Binbir Kilise aslında bazilika, anıt mezar, sarnıç, manastır gibi kalıntıların bulunduğu alana verilen isim. Merkez’e bağlı Madenşehri köyünde, sönmüş bir volkanik dağ olan Karadağ’ın eteklerinde yer alıyor. Tarihte, Avrupa’dan Kudüs’e giden hacıların ziyaret ettiği, önemli dini merkezlerden biri olduğu bilinmekte… Ne var ki 19. yüzyılda meydana gelen depremle yapıların birçoğu yıkılmış, günümüze ulaşmayı başaranlar gün boyu ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Karaman’ın doğa ve tarih turizmi açısından önemli yerleşimlerinden biri Ermenek ilçesidir. Zorlayıcı güzergâhını doğa tutkunlarının aşabildiği Menan Kalesi, içinde Maraspoli Mağarası’nı barındıran Ermenek Kalesi, günümüzde müze olarak hizmet vermekte olan Tol Medrese, 14. yüzyıl başında inşa edilen Sipas Camii sahip olduğu eserlerden birkaçıdır. Göksu Nehri üstüne kurulu Ermenek Barajı ise sadece ülkemizin değil dünyanın en yüksek barajları arasında yer alır. Dalış, sörf, yelken, kano, su bisikleti gibi aktivitelerin yapılabildiği baraj, çevresinde piknik yapılabilecek yeşil alanlar da barındırır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    “Karaman’ın koyunu sonra çıkar oyunu!” deyişini bilirsiniz. Sözün kaynağı olan efsaneye göre, Karaman Kalesi kuşatma altındadır… Karamanoğulları Beyliği’nin askerleri ise başka bir sefere çıkmıştır ve savunma yapacak asker yoktur. Ahali, kaleyi savunmayı vazife bilir… Düşünüp taşınırlar… Bir çobanın önerisi üzerine Karaman’da ne kadar koyun, koç varsa boynuzlarına fenerler takıp bayır aşağı sürerler. Manzarayı gören düşman, büyük bir ordunun üzerine geldiğini sanarak kaçmaya başlar. Durumu anladıklarında ise iş işten geçmiş olur. Karaman koyununa gelince… Bilinenin aksine o, sadece bu şehirde değil İç Anadolu ve Doğu Anadolu’da yetiştirilen koyun türlerinden biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Karaman, büyük oranda tahıl ve et ürünlerinin yer aldığı bir mutfağa sahiptir. Bulgurla yapılan bıldırcın dolması, tavuk etiyle yapılan arabaşı çorbası, kuzu etiyle güveçte yapılan calla yemeği,  kıymayla yapılan çullama köftesi, büyükçe doğranmış koyun etinden yapılan çoban kavurma yöresel yemekler arasında bulunur. Hemen her gün tüketilen yemeklerin başında ise bulgur pilavı gelir. Öne çıkan tatlısı krema, süt ve unla yapılan kuymaktır.