Etiket: hulusi kentmen

  • TÜRK VE DÜNYA SİNEMASININ EN İYİ BABALARI

    TÜRK VE DÜNYA SİNEMASININ EN İYİ BABALARI

    Aşağıda sinema tarihinde yerini almış baba karakterlerini ve onlara hayat veren oyuncuları göreceksiniz. Yufka yürekli, tatlı-sert, otoriter, fedakâr, korumacı ama özü sevgi dolu babalar onlar… Kimi belki size babanızı anımsatacak, belki “benim babam bütün bu karakterlerin toplamı” diyeceksiniz, belki kimi babalar da karakterlere bakıp “ben de olsaydım böyle yapardım” diyecek. Öyle ya da böyle, bu filmler “baba” dendiği vakit akan suların durduğu duygu yüklü dünyalarımıza gelsin…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Oh Olsun’da otorite kurmaya çalışan tonton baba Hulusi Kentmen” title_font_size=”13″]

    Fabrikatör Fehmi Haznedar çocuklarından başarı haberleri beklerken haylazlık hikâyeleriyle karşılaşınca, “Adam olamıyor, beni anlayamıyor, büyümüyorlar!” diye serzenişe geçer. Ceza olarak oğulları Ferit, Fazıl ve Ferdi’yi fabrikasına işçi yapmayı akıl eder. Sonradan gelişen olaylar ise pos bıyıklı Fehmi Bey’in disiplin isteyen sertliğini pamuk kıvamına çevirmekte gecikmez.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Hayat Güzeldir’de özveriyle çocuğunu koruyan baba Roberto Benigni” title_font_size=”13″]

    II.Dünya Savaşı’na doğru gidilirken karısı ve oğluyla birlikte toplama kamplarına götürülen bir babanın onları korumak için gösterdiği çabanın yüceliği filmin sonunda elimize kalandır. Küçük oğluna, kamptaki her şeyin bir oyun olduğunu ve eğer kazanırlarsa doğum günü için istediği tankı kazanacaklarını söyleyen babanın fedakârlıkları film boyunca yüreklere su serper.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bizim Aile’de dosta düşmana sevgi dersi veren yürekli baba Münir Özkul” title_font_size=”13″]

    “Yıkamayacaksın, dağıtamayacaksın, mağlup edemeyeceksin bizi. Çünkü biz birbirimize parayla pulla değil, sevgiyle bağlıyız. Bizler birbirimizi seviyoruz. Biz bir aileyiz. Biz güzel bir aileyiz. Bunu yıkmaya senin gücün yeter mi sanıyorsun. Dokunma artık aileme. Dokunma çocuklarıma. Dokunma oğluma! Dokunma gelinime!” Ve işte bütün babacanlığı ile karşınızda Yaşar Usta…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İhtiras Rüzgârları’nda oğullarını günahları sevaplarıyla seven baba Anthony Hopkins” title_font_size=”13″]

    19. yüzyıl sonlarında Montana’da bir çiftlikte üç oğlunu annesiz olarak büyüten savaş gazisi Albay William Ludlow’un hem çocuklarına hem çiftlik çalışanlarına duyduğu insan sevgisi filme damgasını vurur. Aynı kadına âşık olan üç oğlunu bazen sevgiyle bazen öfkeyle yola getirmeye çalışırken verdiği en büyük ders onlardan hiçbir zaman vazgeçmemektir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Vahşi Gelin’de kızlarının huyunu suyunu iyi bilen bir baba Nubar Terziyan” title_font_size=”13″]

    İki kızından birini isteyen ağaya “Aman ağam sonra söylemedi deme, ikisi de benim kızım ama Necmiye biraz kaçıktır, Nazmiye ise gönlü açıktır” diyecek kadar kızlarını tanıyan ama bir o kadar da onları sahiplenip yanlarında olan bir baba vardır karşımızda. Yumuşak başlı bu baba kızlarından birine söz geçirmekte biraz zorlanır ama sevgi alıp vermekte hiç zorlanmaz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Zor Baba’da kızına olan sevgisini damat adayından esirgeyen baba Robert De Niro” title_font_size=”13″]

    Emekli CIA ajanı Jack Byrnes, ailesine karşı fazla koruyucu, ailesine katılmaya çalışanlara karşı da fazla şüpheci olan babadır. Ve kızı Pam tanıştırmak üzere eve bir damat adayı getirdiğinde Jack’in bütün bu özellikleri su yüzüne çıkar. Kızının erkek arkadaşı Greg’e tam anlamıyla kök söktüren baba sonunda yelkenleri suya indirerek içindeki gerçek duyguyu, yani şefkatli sevgiyi açığa çıkarır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Babam ve Oğlum’da oğluna duyduğu sevgi ile öfke arasında kalan baba Çetin Tekindor” title_font_size=”13″]

    “Burda duraydım böyle, tam burda. Böyle kollarımı açaydım iki yana, tutaydım onu. Gitme diyeydim gitme Sadık. 15 sene evvelsi tutaydım Sadığımı, sarılaydım böyle evladıma, gitme diyeydim…” Evlatlıktan reddettiği oğlu ve küçük torunu ile yaşadığı buluşma Hüseyin Efendi’nin kalbindeki buzların erimesini sağlar. Oğluyla tekrar buluşmuşken hastalık neticesinde kaybeden babanın yukarıdaki ağıtı ise sinema tarihindeki yerini çoktan almıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Umudunu Kaybetme’den maddi zorluklara umutla göğüs geren bir baba Will Smith” title_font_size=”13″]

    İş yaşamı talihsiz bir biçimde ilerleyen Chris, küçük oğlu Christopher’la birlikte maddi güvencesi olmayan bir hayat sürerken onun umudunu kaybetmesine asla izin vermez. Oğluna öğütleri de hep bu yönde olur: “Kimsenin sana bir şeyi yapamayacağını söylemesine izin verme. Bir hayalin varsa onu korumalısın… Bir şeyi istiyorsan, git ve al!”

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yengeç Sepeti’nde mutlu aile tablosunun bozulduğunu gören baba Sadri Alışık” title_font_size=”13″]

    Uzun zamandır görüşemediği çocuklarını hafta sonu için göl kenarındaki evinde toplayan yaşlı baba, her şeyin güllük gülistanlık olduğunu düşünürken saatler ilerledikçe hayal kırıklığına uğrayacağı gerçeklerle karşılaşır. Filmdeki baba, büyük ilgi ve alaka ile büyüttüğü çocuklarının çıkmazları karşısında, “Biz bu çocukları iyi yetiştiremedik mi acaba?” diye sorarak kendinde hata aramaktan da çekinmeyen ince düşünceli bir babadır. Yengeç Sepeti aynı zamanda, 1995 yılında hayatını kaybeden usta oyuncu Sadri Alışık’ın seyirciyi sinema perdesinden selamladığı son filmidir.

  • 8 Madde İle Yeşilçam’ın En Babacan İsmi Hulusi Kentmen

    8 Madde İle Yeşilçam’ın En Babacan İsmi Hulusi Kentmen

    Yeşilçam’ı Yeşilçam yapan oyuncularımızdan Hulusi Kentmen farklı mizaçta birçok baba karakterini, fabrikatörden hâkime birçok rolü başarıyla canlandırmış, Türk sinemaseverlerinin gönlünde ayrı bir yer edinmiştir. Bu listemizde, 1993 yılında kaybettiğimiz değerli oyucumuzu anmak istedik ve onu anlatan 8 madde hazırladık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Yeşilçam’ın sevilen oyuncusuna uygun görülen “Hulusi” ismi “gönlü temiz” anlamı taşıyordu. Kentmen’in ismi adeta pos bıyıkları ve sert görüntüsünün altında yatan yumuşak kalbini müjdeliyordu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    ah nerede

    1912 yılında Bulgaristan’da doğan Kentmen, ailesiyle beraber Türkiye’ye göç etti ve Türk Deniz Kuvvetleri’nde astsubaylık yaptı, profesyonel oyunculuk kariyerine ise ancak donanmadan emekli olduğunda başlayacaktı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Hulusi Kentmen de birçok büyük oyuncu gibi ilk önce tiyatro sahnelerinde yer aldı. Türk sineması izleyicilerinin yakından şahit olduğu oyunculuk serüvenine Hisse-i Şaiya oyunuyla adım attı, 1942 yılında ise beyaz perdeye geçti ve hayatının sonuna dek oyunculuğuyla sinemamızı şenlendirdi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Hulusi Kentmen bir karakter oyucusuydu, birbirinden çok farklı, kuvvetli karakterleri başarıyla canlandırdı. Bahçıvanı da hakimi de fabrikatörü de aynı başarıyla oynayan Kentmen ilginç bir şekilde, birçok filmde oynadığı karakterlere kendi ismini verdi. Hatta bazı oynamadığı filmlerde bile duvarlarda portresi yer aldı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Kentmen 1942 yılından 1988 yılına dek beş yüze yakın filmde oynadı. Kentmen’in oyunculuğu Türk sinemasını o kadar etkiledi ki halk arasında tatlı-sert erkek karakterlerini tanımlamak için “Hulusi Kentmen gibi” denmeye başlandı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    yeşilçam, baba

    Hulusi Kentmen birçok rolün hakkını başarıyla vermiş olsa da baba rolleriyle kalplere kazınmıştı. Özellikle Tarık Akan’ın babasını canlandırdığı filmler Yeşilçam’ın unutulmazları arasında yer aldı. Kentmen filmlerin başında katı yürekli olsa ve Osmanlı tokadının hakkını verse bile olay örgüsü içinde yumuşak kalpli tonton bir babaya dönüşür, izleyicilere duygusal anlar yaşatırdı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Hulusi Kentmen tam bir sanatçıydı, sinemanın ve tiyatronun yanı sıra fotoğrafçılık ve müzikle de ilgilendi. Hatta İzmir Fuar’ında Hülya Koçyiğit’in kadrosuyla beraber sahne aldı, keman çaldı parodiler sergiledi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    1993 yılında böbrek yetmezliğinden kaybettiğimiz Hulusi Kentmen’in Türk sinema seyircisinin gönlünde kurduğu taht aradan geçen yıllara rağmen hiç sarsılmadı. “ Yıllarca hep zengin, fabrikatör baba rolünü oynadım. İşin en acıklı kısmı ise bütün gün zengin baba rolünü oynayıp çekim bitiminde eve gitmek için soğukta, köşedeki durakta dolmuş beklemem olmuştur.” sözleriyle de akıllara kazanan Kentmen’i tüm bir ülkenin bu kadar benimsemesinin sebebi belki de bu samimi tavrıydı.