Etiket: horon

  • GELENEKSEL TÜRK HALK DANSLARI

    Türk kültürünün zengin bir yansıması olan geleneksel Türk halk dansları, kültürel ögeleri bir araya getirerek o bölgenin veya halkın yaşam tarzını ve tarihini yansıtır. Anadolu’nun zengin ve köklü mirası olan geleneksel Türk halk danslarını yazımızda listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Daha çok Batı Anadolu’da; Aydın, Denizli, Muğla, Manisa, İzmir gibi şehirlerin geleneksel dansı zeybek; Afyon, Antalya, Isparta, Burdur, Sakarya gibi illerimizde de oynanıyor. Ağır ve yer yer sert dans figürlerinin olduğu zeybeği tek kişi ya da daire halinde dizilmiş kişiler bireysel olarak oynar. Ağır zeybek, Köroğlu zeybeği ve genellikle kadınların oynadığı sepetçioğlu zeybeği gibi türleri bulunur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Aslan Mustafa, sektirme, keklik, yerli oyun, sallama, Genç Osman, emmiler, galkınma, ince çayır, menberi, turnalar gibi çeşitleri olan kaşık oyununda dansçıların ellerinde ritim aracı olarak ahşap kaşıklar bulunur ve bu nedenle “kaşık oyunu” olarak anılır. Konya ve ilçelerindeki en yaygın geleneksel dans olan kaşık oyununda dans edenler daire biçiminde ya da karşılıklı oynar ve vücut hareketlerindeki uyuma dikkat edilir. Kaşık oyununun Orta Asya’ya kadar uzanan tarihî bir geçmişi vardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Trakya yöresinde özellikle Kırklareli, Tekirdağ, Edirne ve çevresinde oynanan hora, dansçıların el ele ve kol kola tutuşarak, ritmik şekilde yan yana oynadıkları halk oyunudur. Yöresel giysiler içerisinde oynanan horayı kimi yörelerde kadın ile erkek birlikte oynar. Çok hızlı ve ritimli olan bu halk oyununda ayak adımları ve dansçılar arasındaki uyum ön plandadır. Ülkemiz dışında Kosova, Makedonya, Bulgaristan ve Balkanlar’daki Türkler de bu geleneksel oyunu düğün, şenlik gibi özel günlerde sıkça oynamaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Yaylı ve nefesli sazlar ile göğüs ve göbek titreterek, gerdan kırarak oynanan bir oyun olan çiftetelli, Osmanlı döneminde saray eğlencelerinde oynanmış, daha sonraları halk dansı olmuştur. Günümüzde hareket serbestliği ve figür zenginliği nedeniyle Anadolu’nun tüm yörelerinde herkes tarafından kolayca oynanmaktadır. Tek kişi ile olduğu gibi birçok kişinin katılmasıyla toplu olarak da oynanır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Horon, Karadeniz Bölgesi’nde geleneksel olarak oynanan bir halk dansıdır. Rize, Artvin, Ordu, Sinop, Samsun, Trabzon, Giresun ve Gümüşhane şehirlerinde oynanır. Doğa yapısının sert ve dağlık oluşu, denizinin ve havasının kararsızlığı horon oyunlarına da yansımıştır. Figürleri çeşitlilik gösteren oyun son derece hareketlidir. Hemşin horonları tulum, Rize horonları kemençe eşliğinde oynanır. Horonda yapılan titreme, silkinme, ürperme figürleri; denizi ve denizden çıkan balığın hareketini ifade eder. Horonu yöneten ve diğer oyunculara yön gösteren kişi “horoncu başı”dır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Karşılama, iki kişinin karşılıklı oynadığı bir oyundur. Çiftlerin karşılıklı olarak dizilmesi ile grup halinde de oynanır. Oyuncular birbirlerinden bağımsızdır, bazı karşılamalarda bütün oyuncuların ellerinde birer mendil bulunur. Genellikle Trakya’da, kısmen de Marmara’nın doğu ve güneyinde görülen bir oyun türü olan karşılamanın Giresun ve Trabzon’a özgü olan çeşidi de vardır. Dans figürleri aynı olsa da müzikte veya ritimde farklı tınılar yükselir. Karşılama oyununda temel yürüme, ayak vurma ve erkeklerde çökme figürü temel dans hareketleridir. Davul-zurna, bağlama ve kemençe ile de oynanır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Davul ve zurna eşliğinde el ele tutuşularak topluluk halinde oynanan bir halk dansı olan bar, yan yana düz ya da yarım ay biçiminde oyuncuların birbirlerine tutunarak oynadıkları disiplinli bir geleneksel danstır. Bayburt çevresinden Kars’a, Erzurum ve dolaylarından çevre illere kadar oynanan bar, halk arasında “ince çalgı” diye tabir edilen keman, ut, klarnet ve def gibi çalgılarla oynanır.

  • Anadolu’nun Dört Bir Köşesinden 7 Halk Oyunu

    Anadolu’nun Dört Bir Köşesinden 7 Halk Oyunu

    Ülkemizin dört bir yanında geçmişten süzülerek gelmiş binlerce çeşit halk oyunu oynanır. Kadın erkek, tek tek, karşılıklı ya da omuz omuza… İsimleri, müzikleri, kıyafetleri ile hepsi kendi içinde yöreye ait bir hikâye barındırır. Tekrarlanan figürlerde kimi doğa olaylarını, kimi savaşta göğüs göğüse çarpışmayı, kimi sevdayı ya da ayrılığı, kimi de tarla sürmeyi, ekmek yapmayı, yün eğirmeyi anlatır. Kimi diz, topuk ya da el vurarak oynanır, kimi dönerek, çökerek ya da kol kola girerek… Birbirinden farklı bu oyunlar sadece tempomuzu yükseltmekle kalmaz, aramızda tarifsiz bir duygusal birliktelik de sağlar. Biz de sizleri doğudan batıya, kuzeyden güneye listelediğimiz 7 bölgemizin 7 halk oyunu ile birlikte ritim tutmaya davet ediyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Kişilerin karşılıklı durarak oynadıkları “karşılama” Marmara Bölgesinde özellikle Trakya’da oynanır ve çoğu içinde 9/8’lik ritim barındırır. Grup olarak oynanacak ise kız ve erkek çiftler karşılıklı olarak iki sıra oluşturur fakat birbirlerine tutunmazlar. Ellerde mendil tutulduğu da olur ve davul, zurna, klarnet eşliğinde sekerek karşılamaların en güzeli yapılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Ülkemizin pek çok yerinde oynanan halayın Doğu Anadolu bölgemizde onlarca türü bulunur. Halayda esas olan yan yana dizilmek, kol kola girmek, omuz omuza vermektir. Davul zurnanın yüreklendiren sesine halay başı narası ve zılgıtlar eşlik eder.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    karadeniz

    Özellikle Doğu Karadeniz’de horon tepen uşakların hızlı ve sert hareketlerinin ilham kaynağı Karadeniz’in hırçın dalgalarıdır. Horon, oynandığı yörenin doğasını yansıtır. Büyük bir disiplin içinde el ele tutuşarak oynanan oyunun temposuna ayak uydurmak her baba yiğidin harcı olmasa da izleyen herkesin nabzı mutlaka kemençenin yayıyla birlikte hızlanır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    ege zeybeği, harmandalı

    Batı Anadolu’nun seyrine doyum olmayan oyunudur zeybek… Tek tek oynandığı gibi daire şeklini alarak toplu olarak da oynanır ve ağır, kaşıklı, kırık, kıvrak gibi türleri vardır. Hepimizin aşina olduğu türünde ise efe kollarını bir kartal gibi iki yana açar ve arada eğilip dizini yere dokundurur. Aslında efe o an dosta düşmana karşı yiğitliği ve cesareti sahnelemektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    “Silifke’nin yoğurdu, ah seni kimler doğurdu? Seni doğuran ana, bal ilen mi yoğurdu?” dizelerini okuduğumuz anda kaşıkların sesi kulağımızda belirir. Ülkemizin pek çok yerinde ama özellikle İç Anadolu’da oynanan halk oyununda müziğe tahta kaşıklar eşlik eder.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    gelenek

    İnsanın hayvanları taklit etmek suretiyle ürettiği halk oyunlarından biri olan “teke zortlatması” Batı Akdeniz’de oynanır. Karakeçinin erkeği olan tekenin korkuyla arkasına bakması, sıçraması, birden hareketlenmesi, kaçması bu halk oyunu içindeki figürleri doğurmuştur. Sipsi, üç telli cura, kaval ve kabak kemane eşliğinde oynanan oyunu, sadece kadınlar veya erkekler ya da kadın erkek birlikte oynayabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Güneydoğu Anadolu’da Barak Türkmenlerinin yaşadığı bölgede doğan halk oyunlarıdır ve her biri içinde duygusal metinler barındırır. Örneğin “Hasan Dağı” bir ağır hava halk oyunudur. Davul zurna çalmaya başladığında önce başlar öne eğik bir süre hareketsiz beklenir. Sonra halay başı iki elinde birer mendille hareketlenir ve oyuna başlar. Sonra ikinci oyuncu, sonra üçüncü, dördüncü ve diğer oyuncular peş peşe harekete geçer. Bu oyunda kervan misali tek tek halaya kalkarak canlandırılan bir göç trenidir aslında…