Uzak Doğu’da ortaya çıkan origami bütün dünyada rağbet gören bir aktiviteye dönüşmüş durumda… Yetişkinlerin çoğu hobi olarak ilgileniyor; çocukların matematiksel zekâsını geliştirdiği düşüncesiyle de bazı okulların müfredatında bile bulunuyor.










Uzak Doğu’da ortaya çıkan origami bütün dünyada rağbet gören bir aktiviteye dönüşmüş durumda… Yetişkinlerin çoğu hobi olarak ilgileniyor; çocukların matematiksel zekâsını geliştirdiği düşüncesiyle de bazı okulların müfredatında bile bulunuyor.










Taş boyama tıpkı resim yapmaya benzer, burada da fırça darbelerinizle ortaya bir eser çıkartırsınız. Bu kez eseriniz tuvalden değil de taştan yansır. Tamam, belki resim gibi büyük bir sanatçılık gerektirmez ama yine de taşlar yetenekli ellerde sanat eserine benzeyen ürünlere dönüşebilir. Hepsinden de önemlisi hobi olarak yapılan taş boyama sanatı, vakit geçirmek ve stres atmak için birebirdir.

Boya kullanarak el izleriyle doldurulmuş bu duvarlar Arjantin’deki Eller Mağarası’na (Cueva de las Manos] ait. Anlayacağınız insanın taş boyama zevki yaklaşık 10 bin yıl önceye kadar uzanıyor.

Günümüzde ise taş boyama uğraşı neredeyse bir sanata dönüşmüş durumda. Siz de istediğiniz boy ve renkteki taşlar üzerinde yeteneğinizi özgürce test edebilirsiniz.

İhtiyacınız olan malzemeler kalın ve ince uçlu fırçalar, asetat kalemler, renkli akrilik veya taş boyaları ile vernikten ibaret. Taşlarınızın yüzeyinin mat olması da önemli.

Öncelikle seçtiğiniz taşları sabunla yıkayarak iyice kurutmanız gerekiyor. Üzerine kurşun kalemle taslak çiziminizi yaptıktan sonra da dilediğiniz renklerle boyayıp ardından vernikleyebilirsiniz.

Kurşun kalemle taslak çizim yapmadan daha serbest bir çalışma yapmanız da mümkün. Beyaz, yassı ve geniş yüzeyli taşların her zaman daha rahat boyandığı da aklınızda olsun.

İsterseniz taşı olduğu gibi bir objeye veya canlıya da çevirebilirsiniz. Bunun için taşı seçerken hayal gücünüzü kullanmalı, hangi taşın neye benzediğini öngörmelisiniz.

Eliniz alıştıkça taşlarınızın boyutunu da büyütebilir, ya da boncuklar yapıştırarak taşlardan nazar boncuğu gibi birbirinden renkli ve şık objeler üretebilirsiniz.

Hobi diyerek başladığınız ama içine girdikten sonra hayatınızın bir parçası olabilen kimi uğraşlar vardır. Maketçilik, karar verip başlaması zor olabilen ama bir kere adım attığınızda sürekli yenilerini yapmak isteyeceğiniz bu uğraşlardan bir tanesi… İnsana sabır gösterdiği oranda sakinlik duygusu veren, en sevilen hobilerden biri olan maketçiliği 8 madde ile listemize konuk ediyoruz.

“Nelerin maketi yapılabilir?” diye soracak olursanız bunun oldukça rahatlatıcı bir cevabı var: İstediğiniz her şeyin! Otomobil, kamyon, otobüs, gemi, uçak, denizaltı, tren, bina, açık ya da kapalı mekânlar, herhangi bir canlı ya da tamamen sizin üreteceğiniz bir tasarımla hayal ettiğiniz her şeyin maketini yapabilirsiniz.

Maketini yapacağınız nesnenin gerçekçi olabilmesi için aslına uygun malzeme kullanmanız elbette önemli ama siz yine de ahşaptan, plastikten, strafor, metal ya da dilediğiniz bir malzemeden kesip biçerek ya da yontarak maketler üretebilirsiniz.

Maketçiliği profesyonel olarak yapanlar olmakla birlikte siz işin en amatör tarafından başlayabilir, kendi stilinizi oluşturabilir, hatta yapacağınız maketlerde ilklere imza atabilirsiniz.

Belirlediğiniz bir model ya da tamamen hayalinizde olan bir nesnenin maketini yapabilmek için işe malzeme listesi hazırlayarak başlayabilirsiniz. El aletleri, boya malzemeleri, yapıştırıcılar ve diğerleri… Temel malzemeleri temin edip işe başladıktan sonra yeni malzeme ihtiyacınız belirecektir, buna hazırlıklı olmalısınız.

Maketinizi kabaca yapıp tamamlayabilir ya da örneğin otomobil maketinizi lastiklerindeki çamura kadar detaylandırabilirsiniz.

Maketinizi detaylandırırken ihtiyacınız olan malzemelerin bazılarını hazır kitler olarak da satın alabilirsiniz ama orijinal keşiflerinizle yapacağınız detaylandırmalar sonuçtan daha fazla haz almanızı sağlayacaktır. Örneğin, hazır çim zemin almak yerine bulaşık süngerinin sert yeşil kısmını kullanabilirsiniz!

Maket işiyle uğraşanların özellikle vurguladığı bir konu var ki o da işin hassasiyetini fark etmeyen yakın çevreniz tarafından kırılıp dökülmemesi için maketi muhafaza etmenizin gerekliliği… Tamamen sizin eseriniz olan bu ürünü bittiğinde nereye koyacağınız da önceden düşünmeniz gereken diğer bir ayrıntı…

Maket yapımı, malzeme temininden onları belli bir forma sokup ürünü oluşturana kadar geçen sürecin tamamında sabır isteyen bir iş… Karşılığında ise hayal gücünüzü geliştirecek, zihin jimnastiği yaptıracak, günün stresinden uzaklaşmanıza yardımcı olacak, ortaya koyacağınız eserinizle gururlanmanızı sağlayacaktır. Çocuklarınızı da teşvik edebileceğiniz bu hobi onların teknik bilgisini de geliştirecek, büyük küçük herkesin fazlaca keyif alacağı bir uğraş.

Bir oyun hamurunu andıran polimer kil, hem içinizdeki yaratıcı çocuğa hitap ediyor hem de gündelik hayatta kullanabileceğiniz birçok eşyayı kendi ellerinizle üretmenizi mümkün kılıyor. Ellerinizle yumuşattıktan sonra şekil verebildiğiniz polimer kilin çocuklarımızın oynadığı hamurlardan farkı ise pişirildikten sonra oldukça sert ve dayanıklı bir malzemeye dönüşmesi. Pişirilmesi ise seramik gibi zahmetli değil! Rahatlıkla evinizdeki fırını kullanarak kendi yarattığınız nesneleri pişirip ölümsüzleştirebilirsiniz. Üstelik bu malzemeyi büyük kırtasiyelerde, yapı marketlerde, hobi malzemeleri satan dükkânlarda kolayca bulabilirsiniz, eğer yakınınızda böyle bir dükkân yoksa internetten de sipariş verebilirsiniz. Polimer kilin birçok rengi bulunuyor ama bu renkleri gerektiği oranda karıştırarak istediğiniz bambaşka bir rengi elde etmeniz de mümkün. Yetişkinler eliyle; süs eşyalarına, kolye ve küpelere, çeşitli aksesuarlara ve hatta gelin buketine dönüştürülmüş rengârenk 10 örnekle polimer kili listemize aldık.











Moda diyoruz çünkü insanlık tarihi kadar eski bir el sanatı olmasına rağmen hala gündemde. Hobi diyoruz, çünkü boş vakitlerin üreterek değerlendirilebileceği en keyifli uğraşlardan biri. Tabii bu özellikleriyle de tam bir terapi yöntemi. Nakışın Orta Asya Türklerinde çok gelişmiş olduğu ve motiflerin adeta kabilelerin simgesi haline geldiği biliniyor. Yakın geçmişte ise annelerimizin çeyiz sandıklarında koruduğu kıymetlileriydi… Ve nakış bu kez de modern dünyanın gündemini yakalamayı başardı! Artık birçok alanda nakış üretimi görmek mümkün. Aşağıda en çok kullanılan nakış çeşitlerini örnekleriyle birlikte görebilirsiniz.







İşten veya okuldan arta kalan zamanları, güneşli havalarda değerlendirmek ne kadar kolay ise soğuk kış günlerinde bir o kadar zahmetli… Eğer siz de bu havalarda dışarıda olmak istemiyorum hem evde kalmak hem de sıkılmamak istiyorum diyorsanız, hazırladığımız listeye göz gezdirmenizde fayda var…
Sakın “şiir yazmak kim, ben kim” cümlesini kurmayın. Şiir yazmanın, duyguların dışa vurulmasını sağlayarak vücutta stres hormonu salınımını azalttığı biliniyor. Kafiye tutturmaya çalışırken eğlenceli dakikalar geçirecek olmanız da cabası.
Kilerinizde istediğiniz zaman çıkarıp haşlayabileceğiniz, el emeği makarnalar olsa fena mı olur? Ama burada önemli olan, o makarnaların yapım süreci… Yoğurup hamur haline getirmek, dilediğiniz biçimde kesmek, sonra da kurutup kavanozlara almak, kesinlikle boşa geçmemiş zaman demek!
Çizgi filmleri seven yetişkinlere tavsiyemiz anime izlemeleri… Anime, Japon çizim tekniklerinden oluşan ve manga adı verilen çizgi romanların film versiyonlarına deniyor. Emin olun, bu renkli dünyanın kapısından bir filmle girdiğinizde devamı gelecek ve evde sıkıldım demeye vaktiniz olmayacaktır.
İçinde kara ortamının taklit edildiği teraryumlar, adeta canlı birer tablo gibidir. İsterseniz siz de bitkilerden oluşan teraryumlar yapabilirsiniz. Malzemelerini temin ederek yapım aşamasına geçtiğinizde, terapi vazifesini gördüğünü anlayacak ve çok keyif alacaksınız.
Meğer örgüyü elinden düşürmeyen büyüklerimizin bir bildiği varmış! Boş vakitleri değerlendirirken meditasyon da yaptıran aktivitelerin başında örgü örmek geliyor. Zihnen rahatlatıp fiziken oyalayan örgüler tamamlandığında ise üretmiş olmanın verdiği mutluluk bambaşka oluyor.
Evde iki kişiyle veya çoklu oynanabilen oyunlar, eğlenceli vakit geçirmenin yanı sıra, insanı düşünmeye veya hızlı karar vermeye yönelttiği için zihnen de besleyebiliyor. Oyunu kazanmak için gösterilen çaba ve bu çabanın yarattığı adrenalin de cabası.
Toplum olarak çay içmeyi sevdiğimiz malum. Siyah çay favorimiz, zaman zaman da yeşil çay veya ıhlamur… Peki bu kez kombu çayı demlemeye ne dersiniz? Aktardan edinebileceğiniz “kombucha mantarı (mayası)” ile fermente edilerek yapılan ve faydaları saymakla bitmeyen bu çayın birkaç günlük demlenme süresi bulunduğunu da söylememiz gerekiyor.

Herkesin ruh durumuna ya da tatilde yapmayı sevdiği aktivitelere göre farklı tatil ihtiyaçları olabilir düşüncesiyle bir liste hazırladık. Tatilinizde su sporu veya meditasyon yapmak mı istiyorsunuz? Ya da kültür turuna çıkma niyetinde misiniz? “Evet ama nerelere gidebilirim?” diyorsanız sizi 8 maddelik listemizi okumaya davet ediyoruz.

Meditasyona ihtiyaç duyuyorsanız derin düşüncelere dalıp, derin derin nefesler alabileceğiniz en iyi alternatiflerden biri Kaz Dağları’dır. Dünyadaki en yüksek oksijen oranına sahip yerin Alplerden sonra Kaz Dağları olduğunu biliyor musunuz? Güne doğal yiyeceklerle donatılmış kahvaltı sofralarında başlayıp yemyeşil doğa içinde günü sonlandırırken şehir hayatının stresini de ardınızda bırakacaksınız.

Yamaç paraşütü ülkemizde 1990’larda yabancı pilotların Babadağ’ı fark etmesi ile tanınmıştı. Yamaç paraşütü tutkunu iseniz biraz da bu yüzden hiç değilse hayatınızda bir kere Fethiye’ye gitmelisiniz… Ölüdeniz’e bakan ve kıyıdan 7 km. içeride olan Babadağ’da üç kalkış pisti bulunuyor ve Belcekız Plajı iniş için oldukça güvenli… Nisan ve ekim ayları arası ise uçuşlar için ideal zamanlar.

Dalış sporunu amatör ya da profesyonel olarak yapanlar için Türkiye tam anlamıyla bir cennet… Çanakkale ise Kaptan Franco Batığı, Minnoş Kayalıkları, İbrice Limanı, Kömür Limanı gibi çok sayıda dalış noktasıyla bu sualtı sporunu sevenler için macera dolu alternatifler sunuyor.

“Sudan gelen sağlık” anlamına gelen SPA, birçoğumuzun zaman zaman ihtiyaç duyduğu bir terapi yöntemidir aslında… SPA hizmetleri alabileceğiniz bir tatil arayışınız varsa her mevsim farklı bir doğaya uyanabileceğiniz Abant’ı tercih edebilirsiniz.

İçinde rafting de yapabileceğiniz bir tatil istiyorsanız eğer Antalya’da denizin, güneşin, doğa ve tarihin tadını çıkarabilir, bütün bunların yanında adrenalin dolu dakikalar yaşayabilirsiniz. Özellikle Köprülü Kanyon, ekibinizle birlikte akıntıya karşı mücadele verebileceğiniz en iyi parkurlardan biridir.

Doğayla çevrelenmiş bir tatil yapmak isteyenler için ladin ve kayın ormanlarıyla kaplı Ayder’den daha yeşil neresi olabilir ki? Rize Çamlıhemşin’de ve 1350 metre yükseklikte yer alan Ayder Yaylası’nda her bütçeye uygun konaklama yerleri bulmanız mümkün.

Mardin için “medeniyetler ve kültürler beşiği” denir. Kültür turu yapma düşünceniz varsa ve hâlâ gitmediyseniz Mardin özellikle de Midyat listenizin ilk sırasında olmalı. Mor Gabriel Manastırı’ndan Cevat Paşa Camii’ne, taş evlerinden sokaklarına gezip tanımak isteyeceğiniz çok sayıda mekânın adresidir Midyat.

Altın sarısı bir kumsalda güneşlenmek isteyenler içinse Sedir Adası’nı öneririz. Burası Kleopatra Adası olarak da biliniyor, çünkü efsaneye göre Kleopatra adanın plajında yüzmüş ve hatta altın sarısı kumlarını gemilerle Afrika’dan getirtmiş. Sedir Adası Muğla’da Marmaris’in 16 km kuzeyinde bulunuyor.