Etiket: hikaye

  • Yaş Gruplarına Göre Seçilmiş 8 Çocuk Kitabı Önerisi

    Yaş Gruplarına Göre Seçilmiş 8 Çocuk Kitabı Önerisi

    Hepimiz biliyoruz ki, kitap okumak bir insanın hayatta edinebileceği en güzel, en yararlı alışkanlıklardan biri… Çocuklarınızın doğru zamanda doğru eserleri okumasını sağlayarak, kitapların dünyasına adım atmalarını, hayatları boyunca onları besleyecek bir edebiyat yolculuğuna çıkmalarını sağlayabilirsiniz. Çocuğunuzun hangi kitap ile hayatının hangi döneminde tanışacağını belirlemek isteyen ebeveynler, buyurun yaş gruplarına göre seçilmiş çocuk kitabı önerilerimize…

    Çocuğunuzu daha bebeklik çağındayken kitaplarla tanıştırabilirsiniz. Bu dönemde onlar için seçeceğiniz kitapların ilgilerini çekmesi için çok sayıda renkli resme sahip olması ve görsel ögeler kadar bebeğin ilgisini çekecek sesler de içermesi önemlidir. Kitabı ona okuyarak, resimleri ona teker teker anlatarak ilk kitap deneyimini yaşamasını sağlayabilirsiniz. Çocuğunuz sizi taklit ederek kitabın sayfalarını çevirmeye çalışacak, sizi ve kitabın içerdiği sesleri dinlerken dil becerileri gelişecek.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    çocuk kitapları
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    çocuk kitapları

    Okul öncesi dönemindeki 3 – 6 yaş arası çocukların gelişiminde kitapların yeri çok önemlidir. Okula başladıkları dönemde kitaplarla tanışmış olmaları eğitim hayatına güzel bir başlangıç yapmalarını mümkün kılar. Yaratıcılığın geliştiği bu dönemde çocuğun masallar, hikâyeler dinlemesi onun hayal dünyasını geliştirir. Kitaplardaki hikâyelere kendini kaptırması için, çocuklarla ve hayvanlarla ilgili kitapları tercih edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    çocuk kitapları

    Artık okula başlayan çocuğunuz kitapları tek başına okuyabilir. Miniğin kitap okumaktan sıkılmaması için yazıları büyük olan, resimli ve kısa hikâyeleri tercih etmelisiniz. Onun için alacağınız kitapların yeni bilgiler içermesi, çocuğunuza açıklayabileceğiniz basit kelimelerin, temel kavramların kullanılmış olması ve dil kurallarına uygun bir şekilde yazılmış olması büyük önem taşır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    aviel basil, çocuk kitapları
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    çocuk kitapları

    Bu yaşa gelen çocuğun beğenileri, ilgi alanları oluşmuş olur, bu nedenle onun karakterine yönelik kitaplar seçmelisiniz. Bilmediği kelimeleri sözlükten aramayı da bu yaşlarda öğretebilirsiniz. Çocuğunuzu okuduğu hakkında düşünmeye yönlendirecek kitapları, eğlenceli serileri tercih edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    julies verne
  • TÜRK HİKÂYECİLİĞİNİN ÖNEMLİ İSMİ: ÖMER SEYFETTİN

    6 Mart 1920 yılında, henüz 36. yaşına girmek üzereyken hayatını kaybeden Ömer Seyfettin, Türk eğitim-öğretim dünyasını eserleriyle etkilemiş önemli hikâyecilerimizden biriydi. Yazarı, 104. ölüm yıl dönümünde Kültür ve Yaşam’da saygıyla anıyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    1884 yılında Balıkesir’de dünyaya gelen Ömer Seyfettin, yüzbaşı olan babasının görevi nedeniyle Kastamonu ve Sinop’ta bulunmuş, sonra ailesiyle birlikte İstanbul’a yerleşmiştir. Burada önce Kuleli Askeri İdadisine (Lisesi) kaydolmuş, ardından Edirne Askeri İdadisine devam etmiş ve yazın hayatının ilk eserlerini şiir formunda burada vermiştir. Daha sonra bugünkü adıyla Kara Harp Okulunda öğrenim gören Ömer Seyfettin, ilk hikâyesi olan İhtiyarın Tenezzühü’nü de buradaki öğrencilik yıllarında üretmiştir. Mezuniyetinden sonra asker olarak hayatını sürdüren ve Selanik’te görev alan genç adam, bir süre sivil hayata geçerek İstanbul’a geldiyse de Balkan Savaşı’nın başlamasıyla yeniden orduya dâhil edilmiştir. Hatta Yanya Kuşatması sırasında, 20 Ocak 1913 tarihinde Kanlıtepe’de 21 askeriyle birlikte esir düşmüş ve on ay esaret altında yaşamıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Askerliği sırasında Genç Kalemler dergisinde ilk başyazısını yayımlayan, bu dönemdeki gözlemlerine dayanarak Bomba, Beyaz Lâle, Tuhaf Bir Zulüm hikâyelerini yazan Ömer Seyfettin’in, Atina yakınlarındaki on aylık esareti boyunca sürekli okuduğu bilinmektedir. 1913’ün Kasım ayında İstanbul’a dönerek birkaç ay içinde askerlikten ayrılmış ve Kabataş Sultanisine edebiyat öğretmeni olarak adım atmıştır. Bu tarihten sonra o artık kendini edebiyat ve yazı dünyasına adamış bir öğretmendir. Ne var ki uzun soluklu olmayan evliliği ve I. Dünya Savaşı’nın ülkesine verdiği hasar onu Anadolu’ya gitmeye yönlendirmiş, olumsuz gibi görünen bu gidiş, hikâyeciliğini büyük ölçüde beslemiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Cümlelerinde sade bir Türkçe kullanan Ömer Seyfettin’in öğretmen kişiliğinin yansımalarını, hikâyelerindeki öğretici dilde görmek mümkündür. Kurduğu öykülerde çocuk teması önemli bir yer tutar. Kaşağı, Falaka, Anda, İlk Namaz gibi kitaplarını kendi çocukluk ve gençlik hatıralarından yola çıkarak yazmıştır. Çanakkale Savaşı, Balkan Savaşı üzerine öyküler üreten yazar; Diyet, Pembe İncili Kaftan, Başını Vermeyen Şehit, Ferman, Kütük gibi öykülerinde de tarihî olaylardan esinlenmiştir. Yine çok bilinen eserlerinden Efruz Bey, Yalnız Efe ve Ashâb-ı Kehfimiz ise öyküden uzun, romandan kısa olan hâliyle novella olarak nitelenir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Yaşamı boyunca 140 civarında öykü yazan Ömer Seyfettin’in üretkenliği hakkında söylediği şu cümleleri kayda geçmiştir: “Bana gelince, ortaya esaslı bir eser koymadan sanatkârlık hülyasına kapılmam bile! Edebiyatımızın şiarı, ‘Çok laf, az eser!’dir. Ben şimdilik bu şiarı bozmaya çalışıyorum. Ağustos böceği gibi öterek yan gelmekten ise karınca gibi çalışmak daha iyi değil mi? Şimdiye kadar öttüğümüz elverdi. Biraz da iş yapalım ki çorak edebiyatımız şenlensin. Değil mi?” Günümüzde daha çok öyküleriyle tanıdığımız edebiyatçının pek çok şiiri de bulunmaktadır.

  • ÇOCUKLARA KİTAP OKUMAK NEDEN ÖNEMLİ?

    ÇOCUKLARA KİTAP OKUMAK NEDEN ÖNEMLİ?

    Uzmanlar çocuklara kitap okuma vakti olarak sadece uyku öncesini tercih etmenin birtakım olumsuzluklar doğurabileceğini söylüyorlar. İleriki yaşlarda kitap okurken alışkanlık olarak uykusunun gelme ihtimali bunlardan biri. Bu nedenle de çocuklara kitap okumak için -uyku öncesi de dâhil olmak üzere- farklı saatler seçilmesi, aktivitenin günün farklı dilimlerine yayılması önerilmekte. Kitap okumanın çocuklara sağlayacağı faydalara gelince…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Öncelikle, çocuğunuza kitap okumaya ne kadar erken başlarsanız onun zihinsel gelişimini de o kadar erken harekete geçirirsiniz. Mesela kitap okunan bebekler 1 yaşını doldurduklarında tüm sesleri öğrenmiş oluyorlar ve akranlarına göre konuşmaya daha çok yatkınlık gösteriyorlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Çocuklara kitap okumak dinleme yeteneklerini geliştiriyor. Kitaptaki cümlelerin sonunu heyecanla bekleyen çocuklar karşısındakine kulak vermeyi, cümlesi bitene kadar dinlemeyi daha kolay yerine getiriyorlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Kitap dinleyerek büyüyen çocukların kelime haznelerinin daha geniş olduğu bilinmekte. Farklı hikâyelerde karşısına çıkan kelimeleri “Bu ne demek?” diye soran ve cevabını alan bir çocuğun kelime haznesi genişlemekle kalmıyor hafızası da güçleniyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kitapta galaksiler arası yolculuktan söz edildiğinde çocuk da zihninde uzayı, gezegenleri kurguluyor. Yani çocuklar bir taraftan okunan kitabı dinlerken diğer taraftan zihinlerinde canlandırma yapıyorlar ve bu da onların görsel hafızasını kuvvetlendiriyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Bir hikâye dinlediklerinde sonunun nasıl olacağını düşünüyor, öngörülerde bulunuyorlar. Böylece hem hayal kurma yetileri gelişiyor hem de yaratıcılıkları tetikleniyor. Bunu sağlamak için ise bir kitabı birden değil de günlere bölerek okumak daha etkili olabiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Dinlediği her kitapta dışarıdaki dünya ile ilgili yeni bilgiler öğreniyor. Hiç deneyimlemediği ya da deneyimlemeyeceği durumlar hakkında fikir sahibi olmasının önü açılıyor. Dış dünya ile ilgili sorular sorduğunda ebeveynler de öğütler verebileceği anlar yakalamış oluyorlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Tüm bu saydıklarımız olurken anne-baba ve çocuk arasındaki yakınlık da derinleştirilmiş oluyor. Bu yakınlık sayesinde çocuklar aklını kurcalayan soruları sorabiliyor, kendi ile ilgili bir konuyu ebeveyni ile daha rahat paylaşabiliyor.