Etiket: heybeliada

  • 9 Madde ile Şehrin İçinde Şehirden Uzak, İstanbul’un Prens Adaları

    9 Madde ile Şehrin İçinde Şehirden Uzak, İstanbul’un Prens Adaları

    İstanbul’un hem turistler hem de sakinleri için en çekici güzelliklerinden biri de Prens Adaları’dır. Şehrin Avrupa ve Anadolu Yakası’ndaki iskelelerden kolayca ulaşılabilen adalar, bir günlüğüne bile olsa şehrin karmaşasından uzaklaşmak için bir fırsat sunar, güzel doğası ve bir tablo gibi saatlerce izlemek isteyeceğiniz sokaklarıyla ruhunuzu dinlendirir. İşte karşınızda 9 madde ile Marmara Denizi’nin üzerine inci gibi sıralanmış Prens Adaları…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    İstanbul Adaları olarak da anılan Prens Adaları, 9 ada ve 2 kayalıktan oluşur. Bu adaların sadece 5 tanesinde yerleşim vardır. Büyükada, Heybeliada, Burgazada, Kınalıada ve Sedef Adası’nda yaz kış yaşayanlar bulunur. Sivriada, Yassıada, Tavşan Adası ve Kaşık Adası’nda ise düzenli yerleşim bulunmaz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Prens Adaları’nın hepsi bir arada İstanbul’un Adalar ilçesini oluştururlar, Adalar ilçesinde yaklaşık 16.000 kişi yaşar. Fakat Adalar özellikle ilkbahar ve yaz aylarında ziyaretçilerle dolar taşar ve yazlıklarına gelenleri de ekleyince nüfusu kat kat artar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Adalarda motorlu taşıtların kullanımı yasaklanmıştır, ada sokaklarını en çekici yapan özelliklerden biri de trafiğin gürültüsünden eser olmamasıdır. Eskiden adanın alametifarikaları arasında bulunan faytonlar, hayvan hakları savunucularının itirazları sayesinde yerlerini yavaş yavaş elektrikli bisikletlere bırakmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Adaları ziyaret edenlerin en keyif aldığı aktivitelerden biri de birbirinden güzel köşkler ve villalar ile dolu, rengârenk çiçeklerin, yemyeşil ağaçların süslediği bahçeleri seyrederek ada sokaklarını arşınlamaktır. Bu sokakları ilk kez gezen herkes burada bir evi olduğunun, bu güzel ve sakin sokaklarda yaşadığının hayalini kurar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Prens Adaları’nın en büyüğü olan Büyükada’nın en çok ilgi gören yapıları, Aya Yorgi Kilisesi ve şu anda boş olan Rum Yetimhanesi’dir. Aya Yorgi Kilisesi’ne çıkan zorlu yokuşu tırmanan ziyaretçiler burada dilek dileyip, ağaçlara dilek kurdelesi bağlar, kilisenin yanındaki restoranda dinlenip manzaranın tadını çıkarır. Rum Yetimhanesi ise dünyanın en büyük yekpare ahşap binası olarak bilinmektedir. Büyükada’daki Nizam Plajı ve Aşıklar Kır Gazinosu da ziyaretçilerin yoğun ilgisini çeker.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Adalar’ın tek Bizans Kilisesi olan Kamariotissa, ikinci büyük ada olan Heybeliada’da bulunur. Ünlü edebiyatçımız Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın yaşadığı ev de müzeye çevrilmiş ve ziyaretçilere açılmıştır. Heybeliada’nın sahil kesiminde yer alan sıra sıra restoranlar, adanın arkasındaki Çam Limanı’nda bulunan sanatoryum adanın ilgi çeken yönleri arasındadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Burgazada ise Sait Faik Abasıyanık ile tanınır. Ünlü hikâyecimiz burada yaşamıştır ve anısına kurulan Sait Faik Müzesi de burada bulunur. Kalpazankaya, güzel plajıyla Marta Koyu, sanatoryum Burgazada’ya has güzelliklerdir. Çam ormanları ve ahşap köşkler de Burgazada’nın en çok ilgi gören yönleri arasındadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Surp Krikor Lusavoriç Ermeni Kilisesi ve Hristos Manastırı, Kınalıada’nın gezilecek yapıları arasındadır. Diğerlerinden daha küçük ve sakin bir ada olan Kınalıada’nın özellikle arka kısmında bulunan koylar denizin tadını çıkarmak için çok uygundur, burada hem özel hem de halk plajları bulunur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]

    Sedef Adası’nın büyük bir kısmı özel mülk olduğu için bu adada yapılabilecekler sınırlı. Ama İstanbul’a en uzak ve sakin ada olan Sedef Adası’nda güzel bir doğa yürüyüşünün tadını çıkarabilir, daha sonra ister halk plajında ister özel plajda gün boyu güneşlenip denize girebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”10#” title_font_size=”13″]

    Güzel doğası ve şehre yakın ama uzak konumuyla adalar birçok sanatçıya ev sahipliği yapmıştır. Kültür ve sanat hayatımızı renklendiren birçok eser adalarda üretilmiştir. Mehmet Akif Ersoy, Orhan Veli Kanık, Necip Fazıl Kısakürek, Reşat Nuri Güntekin, Yahya Kemal Beyatlı bu sanatçılar arasındadır. Adaların kültürel zenginliğini keşfetmek için, Büyükada Reşat Nuri Güntekin Evi, Heybeliada İnönü Müze Evi gibi merkezleri de ziyaret edebilirsiniz.

  • Marmara Denizi’nin Kalbine Yolculuk

    Marmara Denizi’nin Kalbine Yolculuk

    Büyükada, Heybeliada, Burgazada, Kınalıada ya da Sedef Adası… Adalar’a seyahat hayatın sıradanlığını bozan bir etkinlik, bir terapidir adeta. Daha adımınızı attığınız anda pamuk gibi yumuşamaya başlarsınız. Fonda martı ve dalga sesleri, teninizde rüzgârın ılık dokunuşu, damağınızda lezzetler ve dost sohbetleri… Marmara Denizi’nin kalbindeki Adalar’da şehirde uzaklaşmak istediğiniz ne varsa geride kalırken, yakınlaşmak istediğiniz şeyler fora yelken rotanıza girer…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ada sahilleri…” title_font_size=”13″]

    Yaz sıcaklarında İstanbullulara denize girme imkânı sunan en güzel mekânlardır ada sahilleri. Sakin bir plaj mı istersiniz yoksa bir plaj partisi mi? Plajınıza yürüyerek veya bisiklet sürerek mi ulaşmak istersiniz yoksa deniz motoruyla mı? Adalarda her seçenek mevcut. Yüzmek, güneşlenmek ve hafif kızarmış yanaklarla pazartesi iş başı yapmak, yani günübirlik yazlıkçı olmak, Adalar’da insanı bekleyen güzelliklerin sadece bir kısmıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sokaklarda bulunan huzur…” title_font_size=”13″]

    Adalar’ı görülmeye değer kılan özelliklerden biri de estetik algınızı besleyen, doyuran, huzur veren sokaklarıdır. Rengârenk ağaç ve çiçeklerle, tarihi köşklerle ve farklı kültürlere ait dini yapılarla dolu ada sokaklarını yürüyerek veya bisikletle turlayabilirsiniz. Sakın ola bunları yaparken fotoğraf makinenizi yanınıza almayı unutmayın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Edebiyatın izinde…” title_font_size=”13″]

    Fotoğrafta gördüğünüz usta öykücü Sait Faik birçok hikâyesini Burgazada’da annesiyle yaşadığı köşkte kaleme aldı. Çok sevdiği bu köşk günümüzde müze olarak ziyaretçilere açık ve yazarın vasiyeti üzerine girişi ücretsiz. Zaten Burgazada adımınızı attığınız anda sizi meydandaki Sait Faik heykeliyle karşılamaya hazır. Adalar deyince akla gelen başka bir edebiyatçı Hüseyin Rahmi Gürpınar da 32 yıl boyunca Heybeliada’da yaşamış, yine Reşat Nuri Güntekin Büyükada’da üç katlı pembe pervazlı güzel evde ailesiyle birlikte kalmıştı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Şarkılar seni söyler…” title_font_size=”13″]

    Adalar, yazarlarımıza ilham olduğu gibi beste ve güftecilerimize de ilham olmuş, içinden Adalar geçen şarkı ve türküler hafızalarımızda yerini çoktan almıştır. İlgili bestelere bakıldığında genellikle Yesari Asım Arsoy ismi dikkat çeker. Çünkü Yesari Asım Bey, evlenmelerine izin verilmeyen Suzan Hanım’ı yıllar boyunca adada ziyaret etmiş, bestelerinin çoğunu da Suzan Hanım için yapmıştır. “Biz Heybeli’de her gece mehtâba çıkardık…” şarkısı da onlardan biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ahşap evleri, konakları, köşkleri…” title_font_size=”13″]
    ahşap ev

    Sokaklardaki muazzam güzellikteki ahşap evler, konaklar ve köşkler geçmişteki tanıklıklarıyla Adalar’a ayrı bir bellek katar. Farklı kültürlerdeki insanlar Adalar’ı mesken tutmuş, göçüp gittiklerinde geriye bu sessiz tanıklar kalmıştır. Örneğin 1880 yılında Midilli doğumlu Con Paşa tarafından yaptırılan Büyükada’daki Con Paşa Köşkü… Çatı kuleler, ahşap süslemeler ve ahşap sütunlu balkonlarla donatılan köşk göz alıcı güzelliktedir. Yine Büyükada’daki Bedros Keresteciyan Köşkü, Mazlum Bey Köşkü, Agopyan Köşkü ziyaretçilerin her daim odağındadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Köpekleri, kuşları, kedileri…” title_font_size=”13″]

    Adalar’daki huzur ikliminin dokusuyla özdeşleşmiş vazgeçilmez birer parçası olmuş canlılar arasında kuşlar, kediler, köpekler de vardır. Sanıyoruz ki bir kedi ile köpeği, bir kuşla kediyi yan yana dostane tavırlar içinde ancak Adalar’da görebilirsiniz. Hatırlatması bizden; insana mutluluk veren bu ev sahiplerine ilgi göstermeyi de unutmayın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Dinlenmek ya da eğlenmek, hepsi mümkün…” title_font_size=”13″]

    Anlayacağınız Adalar’da tarih ve kültür gezisinden sportif faaliyetlere, eğlenceden dinlenceye yapabileceğiniz o kadar çok etkinlik var ki… Doğaya kaçmak, yürüyüş yapmak, bisiklete binmek, piknik yapmak için özellikle yaz aylarında tercih edilen yerlerin başında doğal olarak Heybeliada’dan Büyükada’ya Adalar geliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yavaş yemeğin en iyi adresleri…” title_font_size=”13″]

    Adalar gezinizde güne kahvaltı restoranlarında başlayabileceğiniz gibi akşam yemeğinizin tadını da dostlarınızla birlikte bir balık restoranında çıkarabilirsiniz. Denizin orta yerindeki bu mekânlarda asma yaprağında sardalyadan uskumru dolmasına, palamut pilakiden torik lakerdaya balık mutfağının en çeşitli lezzetlerini bulabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Peki ya iskele?” title_font_size=”13″]
    ada iskelesi

    Tüm adalar gibi bizim Adalar’ın da ilk karşılayanı ve son uğurlayanı iskelelerdir. Tam da Oktay Rıfat Horozcu’nun dizeleri gibidir; “Denize baksam/Kayığın hatırı kalır/Ağaca baksam/Bulutun/Peki ya iskele?” Özellikle 1800’lerin sonunda tasarlanıp 1915’te tamamlanan kurşun kubbeli, sekizgen yapılı Büyükada’daki iskele tüm İstanbul’un kıymetlisidir.