Etiket: hardal

  • DÜNYANIN LEZZETİNİ ARTIRAN SOSLAR

    Ait oldukları ülkelerden çıkıp dünyaya yayılan ya da anonim olup dünyaca sevilip kullanılan soslar, yemeklerin ve damakların tadına tat katmayı sürdürüyor. O soslardan bazılarını aşağıda görebilirsiniz. Kimileri damak tadınızla uyumsuz gibi gelse de denemeden karar vermemekte fayda var.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Dünyanın en popüler ortak lezzetlerinden olan ketçabın günümüzdeki hammaddesi domates. Hâlbuki ilk zamanlarda hamsi ketçabı, ceviz ketçabı, istiridye ketçabı gibi çeşitleri varmış, sonraları mantar ketçabı çıkmış. Hâlâ farklı ülkelerde farklı hammaddelerle kullanılabilen ketçap, domates içeriğiyle ülkemizde en çok hamburger, patates kızarması, ızgara et, köfte, makarna yanında kullanılıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Meze ve salataların içinde kullanılabilen, patates kızartması, köfte, tavuk gibi yiyeceklere eşlik eden mayonez, Fransa’da kullanılan ve içinde sarımsak da olan “aioli bo” isimli eski bir sostan türetilmiş. Adını da İspanya Minorka’daki Mahon limanından aldığı söylenmekte. Mayonez, çiğ yumurta sarısının bitkisel sıvı yağ ile çırpılıp tuz, limon, sirke eklenmesiyle elde ediliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Hamburger ve sandviçlerde, sebze yemeklerinde, patatesli tariflerde kullanılabilen hardal sos özellikle kırmızı ve beyaz et yemeklerine olan uyumuyla biliniyor. Ana maddesi hardal bitkisinin tohumları olmakla birlikte içinde limon, sirke, tuz ve bazen zerdeçal barındırabiliyor. Şayet hardal tozu su ile karıştırılarak yapılmışsa İngiliz hardalı, sirke ile karıştırılmışsa continental hardal ismiyle adlandırılıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Salatadan bifteğe, makarnadan sandviçe çok fazla kullanım alanı olan ranch sosun anavatanı Amerika’dır. Cipslerin yanında dip sos olarak da rağbet gören ranch, içinde çok sayıda malzeme bulunduran zengin bir sostur. İçeriği genel olarak yayık altı denilen süt ürünü, maydanoz dereotu gibi otlar, hardal tozu karabiber gibi baharatlar, soğan, sarımsak, mayonez, tuzdan oluşur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Japon mutfağının ünlü yemeği suşi yanında kullanılan ve bu sayede dünyada da ünlenen wasabi aslında bir çeşit Japon turbu. Özgün acı bir tadı olan, makarna, pilav gibi yemeklerde de kullanılabilen lezzetin orijinal hali havuca benzeyen bir kök şeklindedir ve rendelenerek kullanılır. Ne var ki bu bitki büyük miktarlarda yetişmediği için marketlerde satılan wasabi sosların içinde gerçek wasabi bitkisi olup olmadığı tartışma konusudur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Doğu ve Güneydoğu Asya’nın en çok kullandığı soslardan olan soya sosu, haşlanmış soya fasulyesi, kavrulmuş tahıllar, su ve tuz ihtiva eden fermente bir sostur. Salataların içinde, sebze yemeklerinin pişirme aşamasında, makarna için hazırlanan sos tariflerinde kullanılan soya sosu en çok tavuk yemeklerine yakışır ve özellikle tavuk marine etmede kullanılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Uzak Doğu’dan çıkıp dünyaya yayılan soslardan biri de tatlı ekşi sostur. Tavuk yemeklerinin, patates kızartmasının uyumlu eşlikçilerinden olan sosun muhteviyatı, adının neden tatlı ekşi olduğunu anlamaya yetiyor… Çünkü buğday nişastası, ananas suyu, pirinç sirkesi, şeker, ketçap, soya sosu gibi malzemeler bir arada tatlı ekşi sos yapımında kullanılıyor.

  • SOFRALARIN SARI YILDIZI

    Hardal otu, yüzyıllardan beri Anadolu’da bilinen ve kullanılan bir bitkidir, pek çok yörede sevilerek yenir. Kendine has kokusuyla ön plana çıkan hardal hakkında merak ettiğiniz her şey yazımızda…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Turpgiller familyasından Akdeniz kökenli Sinapsis bitkisinin tohumu olan hardal, keskin ve aromatik tadı ile ön plandadır. Hardal tohumları, gastronomide çeşni olarak veya aynı adı taşıyan hardal sosu yapmak için kullanılan küçük tanelerdir. Bütün, ezilmiş veya öğütülmüş hardal tohumlarının yenilebilir hâle gelmesi için önceden su, sirke, limon suyu, tuz ve diğer baharatlar ile harmanlanması gerekir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Dünya üzerinde 40’tan fazla hardal çeşidi olsa da besin olarak kullanılan başlıca dört türü vardır. En çok bilinen ve tüketilen çeşitleri beyaz, sarı, kahverengi ve siyah hardaldır. Yüzyıllardır Asya ve Avrupa’da yetiştirilen hardalın ülkemizde siyah, sarı ve beyaz türleri bulunmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Beyaz ve sarı hardal acı tadıyla ön plana çıkmasına rağmen en az baharatlı olanlarıdır. Bu tohumlar Kuzey Afrika, Orta Doğu, Akdeniz ve Avrupa gibi bölgelerde üretilir. Özellikle Hint mutfağı gibi egzotik tatlara sahip mutfak kültürlerinde kendine yer bulan siyah hardal ise; ABD, Arjantin, Brezilya ve ülkemizde yetişir. Kahverengi hardal Asya ülkelerinde; Hint, Japon ve Çin mutfağında görülür. Özetle keskin ve daha aromatik tatları sevenler siyah ve kahverengi hardalı; daha hafif lezzetlerden hoşlananlar ise sarı ve beyaz hardalı tercih eder.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    A, K, C ve B grubu vitaminlerin kaynağı olan hardalda; kalsiyum, çinko, selenyum, magnezyum, potasyum, demir ve fosfor mineralleri bulunur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Sosisli sandviçin vazgeçilmezi olan hardal, ayrıca birçok yemeğin sosunda ve marinasyonunda da kullanılır. Salata soslarından kızartmalara pek çok şekilde tüketilen hardalın keskin tadı ise piştikçe kaybolur.

  • BAHARATLAR HAKKINDA BİLGİLER

    Yemeklere lezzet katan baharatlar, yalnızca aroma olarak değil tarih boyunca bir şifa kaynağı olarak da kullanıldı ve günümüzde popülerliğini korumaya devam ediyor. Tarihte ilk olarak M.Ö. 5000’li yıllarda Uzak Doğu’da ortaya çıkan baharatın kullanımı, insanların yiyeceklerini ateş ile pişirmeyi keşfettiği döneme denk gelmektedir. Tarihte altın kadar değer görmüş baharatın Çin’den Batı’ya uzanan hikâyesi Hindistan, Mısır, Anadolu ve İtalya’ya uzanan rotasıyla tarihi Baharat Yolu’nun ortaya çıkmasına bile neden olmuştur. Şeflerin yanı sıra alternatif tıp ile ilgilenenlerin de gözdesi olan baharatlar hakkında ilginç bilgileri sizler için derledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Sıcak ve kuru yaz rüzgârlarının estiği yarı kurak iklimleri seven safranın en çok yetiştiği bölgeler Akdeniz ülkeleri ve Kuzey Amerika’dır. Soğuk kış koşullarında kar altında bile hayatta kalabilse de kurak dönemlerde muhakkak sulama istediği için yetiştirilmesi zor bir türdür. Dünyanın gelmiş geçmiş en pahalı baharatlarından biri olan safranın bir kilogram maliyeti neredeyse birkaç bin doları buluyor. Üretimi de oldukça zor olan safradan yaklaşık yarım kilo elde etmek için ortalama 20 saatlik iş gücüne ihtiyaç duyulmakta ve yine yarım kilo safran için binlerce safran çiçeğinin hasat edilmesi gerekmektedir. Uygun ölçüde katıldığında yemeklere eşsiz bir lezzet veren safranın aşırı kullanımının da vücudumuz için tehlikeli olabileceğini belirtmekte fayda var.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Bir diğer ismi Hint cevizi olan Muskat’ın anavatanı Endonezya’nın batısında bulunan Banda Adaları. Banda Adaları tarihte baharat yetiştiriciliğinin önemli merkezlerinden bir tanesi ve konumu gereği sadece Asyalıların değil, Arap ve Venedikli tüccarların da sıkça ticaret yapmak için uğradığı bir ada. Tropik bir ağaç cinsinin meyvesi olan muskat yemeklere verdiği farklı aromayla mutfaklarda yerini alırken, yetiştiği bölgelerde hiç alışık olmadığımız tariflerine rastlamak da mümkün. Kremalı yemeklerden kek ve kurabiyelere kadar oldukça geniş bir kullanım yelpazesi bulunun bu baharatın geçmişte reçeli bile yapılıyormuş. Kendine özgü tadı ve kokusuyla salatalara da lezzet katan muskatın çok keskin bir tadı olduğu için, az miktarda kullanılması tavsiye edilmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Anavatanı Güney Asya olan zerdeçalın en çok yetiştiği ülkeler Hindistan, Bangladeş, Pakistan ve Çin. Bugün pek çok hastalığın şifası olarak görülen ve Hint safranı olarak da bilinen zerdeçalın diğer isimlerinden birkaçı safran kökü, sarıboya, zerdeçavdır. İpek kumaşlar ve ince derilerin boyanmasında da kullanılan zerdeçalın son yıllarda yapılan tıbbi çalışmalarla popülerliği giderek artmış ve baharat olarak kullanımı gittikçe yaygınlaşmaya başlamıştır. Zerdeçalın içerisindeki kurkumin adlı bileşen, cilt sağlığından bağışıklık sistemine birçok farklı alanda olumlu etkilere sahip. Genellikle yemeklerde baharat olarak kullanılan zerdeçalın ismini farklı çay tariflerinde de sıkça duymanız mümkün.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Turpgiller familyasından olan hardalın esasen tohumları baharat olarak kullanılmaktadır. Tahminen 1700’lü yıllarda Kuzey Amerika’dan geldiği ve oradan tüm dünyaya yayıldığı düşünülüyor. Tohumu Kuzey Amerika’dan gelse de yetiştirildiği ilk yer Akdeniz ülkeleri olan hardalı baharat olarak yemeklerde ilk kullananlar da Fransızlar olmuş. Acılığı ile bilinen bir baharattır ancak bu acılık bitkinin ezilmesinden sonra ortaya çıkar. Bitkinin hücreleri ezildiğinde yapısında bulunan iki madde birleşir; bu maddeler dilde acımsı bir tada neden olan bir diğer üçüncü maddenin ortaya çıkmasına sebep olur ve böylelikle hardal acımsı, sert ve keskin bir aroma haline gelir. On taneden fazla çeşidi olan hardalın en çok kullanılan çeşitleri ise beyaz, siyah ve kırmızı hardal olmak üzere üç tanedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Güneşi çok seven, kurak topraklarda bile kolayca hayat bulan kekik, çoğu Akdeniz ülkesinde yetişmektedir. Fransa, İtalya ve İspanya dâhil olmak üzere yaklaşık 70 türü bulunan kekiğin ülkemizde de 38 türü bulunmakta. Tıpkı adaçayı, biberiye, fesleğen, lavanta ve nane gibi Ballıbabagiller familyasına mensup olan kekiğe güzel kokusu veren maddeler ise timol ve karkavoldur. Hemen hemen her yemeğin olmazsa olmazı kekik, yalnızca taneleri ile değil suyuyla da şifa kaynağı. Kekiğin bileşenlerinden biri olan timol maddesi antiseptik, antibakteriyel, antioksidan özellikler taşır bu da vücutta enfeksiyonların, bakterilerin ve mantarların giderilmesini sağlar. Banyo suyuna 1-2 bardak kadar ilave edilen kekik suyunun ağrı ve spazmlara iyi geldiği belirtiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Safrandan sonra dünyanın en pahalı baharatının vanilya olduğunu biliyor muydunuz? Anavatanı Güney Amerika olan vanilya, tarihte 19. yüzyıla kadar sadece Meksika ve çevresinde yetişen bir orkide türü olarak karşımıza çıkıyor. İspanyol denizcilerinin harika kokan bu çiçek türünü Avrupa’ya getirmesiyle artık bir gıda ürünü olarak kullanılmaya başlanıyor. İlk önce çikolata yapımında yardımcı madde olarak mutfaklarda yer bulmaya başlayan vanilya, daha sonrasında Fransızların dondurmada  ana madde olarak vanilyayı kullanmasıyla hem ticareti hem de popülerliği giderek artıyor. Kokusunun kaygı giderici ve stres atıcı özelliği vardır. Antioksidan bakımından zengin, solunum yollarını rahatlatıcı ve ruh halini sakinleştirici yapısıyla aromaterapistlerin gözdesi olan vanilyanın içeriğinde kalsiyum, demir, sodyum gibi mineraller bulunuyor.