Etiket: güneydoğu

  • GÜNEYDOĞU’NUN GÜZEL ŞEHRİ: BATMAN

    Komşuları Diyarbakır, Mardin, Siirt, Bitlis, Muş olan Batman, doğunun turistik açıdan ilgi gören şehirleri arasında bulunmaktadır. Zengin kültürel mirası ve doğal güzellikleriyle adından söz ettiren ilimizin nüfusu 600 binin üstündedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Sason, Kozluk, Beşiri, Gercüş, Hasankeyf ve Merkez ilçelerinden oluşan şehir, adını Batman çayından almaktadır. Akdeniz ikliminin görüldüğü Batman’ın geniş platolarının tadını çıkarabilmek için en uygun ziyaret dönemi Mayıs ile yaz aylarıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    1900 kilometre uzunluğundaki Dicle’nin 523 kilometresi ülkemiz topraklarını sulamaktadır. Birçok kolu bulunan Dicle Nehri’nin önemli bir kolu da Batman sınırları içindedir. Nehir kenarında yapılan yürüyüşler bu şehirdeki en güzel aktivitelerden biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Batman denince akıllara gelen ilk yer Dicle kıyısındaki Hasankeyf’tir. Bu tarihî ilçenin geçmişi 12.000 yıl önceye kadar gitmektedir. Artuklu Hamamı, İmam Abdullah Zaviyesi, Er-Rızık Camisi ve minaresi, Zeynel Bey Türbesi, Eyyubi (Kızlar) Camisi gibi eserler bölgede ziyaret edilebilecek mekânlardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Batman sahip olduğu 3000 civarındaki mağara ile özel bir coğrafyadır. Pertukan Kalesi, Beksi Kalesi gibi tarihî yapılar, Mor Kiryakus ve Mor Aho Manastırları gibi eserler şehirde görülmesi gereken önemli adreslerden sadece birkaçıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Artuklu Dönemi’nden kalan ve Diyarbakır sınırlarına dâhil olan Malabadi Köprüsü, Silvan-Bitlis yolunda ve Batman Çayı üzerinde yer alır. Evliya Çelebi’nin Ayasofya’nın kubbesini içine alabilecek kadar büyük bir kemere sahip olduğunu söylediği Malabadi, Batman’da mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerlerden biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Otantik çorbalarıyla, et yemekleri ve börekleriyle meşhur Batman mutfağında sac ekmeği, sac tavası, içli ve çiğ köfte, dolma çeşitleri ve yayla çorbası yöresel tariflerle tadabileceğiniz lezzetler arasında bulunmaktadır.

  • GÜNEYDOĞU’NUN TADI ÜNÜYLE YARIŞAN LEZZETLERİ

    GÜNEYDOĞU’NUN TADI ÜNÜYLE YARIŞAN LEZZETLERİ

    Urfa, Mardin, Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep gibi yemek kültürü zengin şehirlerimizi içine alan Güneydoğu Bölgesi sadece ülkemizde değil dünyada da fark yaratmış durumda. Neden derseniz, Gaziantep 2015 yılında UNESCO tarafından gastronomi dalında Yaratıcı Şehirler Ağı Listesi’ne dâhil edilmişti. Gerçekten de Güneydoğu Anadolu Bölgesi çeşitlilik açısından neredeyse içinde yok yok olan bir mutfak. Haydi hemen görüntüsü bile heyecanlandıran örneklerine geçelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Haşlandıktan sonra minik minik didilmiş kuzu incik, pirinç, baharatlar, sarımsak, tereyağı ve işte karşınızda Gaziantep’te özellikle kahvaltılarda içilen beyran çorbası. Siz bir cümlede anlattığımıza bakmayın, yapımı saatler süren ve üzerine limon sıkılarak da içilebilen bu çorba özellikle soğuk algınlığına karşı geliştirilmiş bir kalkan gibi. Yapımı meşakkatli ama artık İstanbul’dan İzmir’e pek çok mekânda beyran çorbası bulmak da mümkün.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Güneydoğu’nun güzel şehri Urfa’nın adıyla anılan meşhur kebap zırh kıymasından oluşur. Yani Urfa kebap makineden çekilen kıymayla değil, iyi bilenmiş bir zırhla ince ince kıyılan et ile yapılır. Ona çok benzeyen Adana kebaptan ise acısız olması ile ayrılır. Ülkemizin her tarafında bulup afiyetle yiyebileceğiniz Urfa kebabın en uyumlu eşlikçileri bulgur pilavı, yoğurt, kıvırcık ve maydanoz gibi yeşillikler, közlenmiş biber ve domatestir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Çiğ köfte Güneydoğu Anadolu’nun kadim şehri Adıyaman’la anılan ve yine ülkenin genelinde ün yapmış bir yemektir. Bir hikâyeye göre çiğ köftenin tarihi 4 bin yıl önceye dayanır. Rivayet o ki Kral Nemrut zamanındaki ateş yakma yasağı yüzünden, bir avcı yakaladığı geyiğin etini ince ince kıyıp bulgur ve baharatla yoğurarak yenebilecek hale getirir. Bu şekilde ortaya çıkan çiğ köfte günümüzde de aynı usulle yapılıyor ve lezzetini bol acısından alıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    İncecik açılmış hamur üstüne kıyma, soğan, sarımsak, maydanoz ve çeşitli baharatlardan oluşan karışımın yayılması, sonrasında taş fırında pişirilmesi ile yapılan lahmacun Güneydoğu’nun geleneksel lezzetlerinden biridir. Adı Arapçada “etli ekmek” anlamına gelen lahmacunu acılı ya da acısız yemek tercihe bağlıdır. Soğan ya da sarımsak kullanmak da bölgenin illerinde farklılık gösterir. Yerken tadının tam olarak alınabilmesi için ise içine sadece limon sıkılması ve maydanoz konulması önerilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Hem Güneydoğu hem de çevresindeki illerde sıkça yapılan içli köftenin aslen bir Arap yemeği ve o kültürdeki adının kibbe olduğu biliniyor. Yapımı zahmetli olan bu enfes lezzet, hamur haline getirilen ince bulgurun içi harç ile doldurularak elde ediliyor. Harç ise genellikle kıyma, soğan, maydanoz, salça ve baharat karışımının kavrulmasıyla yapılıyor. Mekik şeklinde hazırlanan içli köfteler kimi yörelerde kızartılırken kimi yörelerde haşlanıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Gaziantep’in yaratıcı lezzetlerinden biri de alinazik. Yemeğin ilk aşamasını, dana kuşbaşı etin soğan ve baharatlar eşliğinde kavrulması oluşturuyor. İkinci aşama, közlenmiş patlıcanın yoğurt, sarımsak ve baharatla birlikte püre haline getirilmesi. Etli harç püre üstüne konulduğunda ise tadı damaklarda kalacak alinazik servise hazır olmuş oluyor. Kebap olarak nitelendirilen bu lezzet aslında ana yemek ama zaman zaman soğuk halde meze olarak da servis ediliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Antep’in çarşılarını rengârenk bir atmosfere sokan görüntülerden biri baharatlara aitse diğeri de dizi dizi iplere asılmış kuru dolmalıklardır. Patlıcan başta olmak üzere biber gibi sebzelerin kurularından oluşan bu dolmalıkları ister etli ister zeytinyağlı yapın ama Antep usulü ekşili dolmaya dönüşmesi için mutlaka iç harcında yöreye ait nar ekşisi ve sumak kullanın. Bu yemeğin en güzel eşlikçisinin de süzme yoğurt olduğunu ekleyelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Bölgenin mutfağı yemekleri kadar tatlılarıyla da ünlü. Özellikle Gaziantep mutfağı fıstıklı sarmadan şöbiyete, cevizli baklavadan leblebili helvaya parmakları ısırtan lezzetlere sahip. Bu tatlıların yapımları her aşamasında nesilden nesile geçen bir geleneksellik barındırıyor ve bu şekilde özgünlüklerini korumaya devam ediyorlar. Ama özellikle baklavalık yufka, Antep fıstığı, şeker, tereyağı ve kaymakla yapılan katmeri şimdiye kadar tatmadıysanız listenize mutlaka almanızı tavsiye ederiz.