Etiket: güneş

  • Ayçiçeklerinin Güneşe Poz Verdiği Manzaralar

    Ayçiçeklerinin Güneşe Poz Verdiği Manzaralar

    Çekirdeklerini yerken böyle düşünmeyiz belki ama ayçiçeklerinin o kadar güzel ve gösterişli çiçekleri vardır ki Vincent van Gogh bile defalarca resmetmekten kendini alamamıştır. Ressamın natürmort serisini oluşturan 11 resim bugün Almanya, Hollanda, İngiltere başta olmak üzere farklı ülkelerdeki müzelerde sergilenmekte… Listemizde, ayçiçeklerinin güneşe bakan hâlleriyle ancak tarlalarda, dağ eteklerinde görülebileceğiniz 8 fotoğrafına yer veriyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    sunflower

    Ayçiçeklerinin çiçekleri gün içinde Güneş’i takip eder ve batıdan doğuya dönerler, geceleri ise batıya doğru dönerek o sabahki ilk hâllerini alırlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    sunflower

    Yüzlerini güneşe dönen çiçekler için farklı dillerde, “sunflower”, ”sonnenblume” gibi içinde “güneş” geçen isimler kullanılırken sadece Türkçede “ayçiçeği” denmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    sunflower

    Ülkemizde halk arasında ayçiçeğine günebakan, günçiçeği, gündöndü, günâşığı gibi isimler de verilmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    sunflower

    Ayçiçekleri iklimi ılıman olan pek çok yerde yetişse de anavatanı Meksika’dır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    sunflower

    Türkiye’de en çok Marmara Bölgesi’nde, özellikle Trakya’da yetiştirilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    sunflower

    Bu güzel çiçeklerin çekirdekleri fabrikalarda işlenerek önümüze gelir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    sunflower

    Tohumları, yağ bakımından zengin olan kabuklu ve kuru bir meyvedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    sunflower

    Ayçiçekleri özellikle Türkiye, Mısır ve Hindistan’da yağı için yetiştirilir.

  • EVREN YERİNDE DURMUYOR!

    2022 yılı dünyamızda, her yıl olduğu gibi, birçok değişikliğin ve yeniliğin gerçekleştiği bir yıl oldu. Bireysel yaşamımızda, aldığımız kararları uygulayabildiğimiz zamanlar oldu, kararlarımızın dışında hareket ettiğimiz zamanlar da… Ancak evrenimiz bizden bağımsız olarak, kararlı bir şekilde, hareketine devam ediyor. Üzerinde yaşadığımız Dünya bizlere her gün aynı durağanlıkta gelse de aslında gezegenimiz Güneş’in etrafında 107.000 km/saat hızla dönmeye devam ederken, içinde bulunduğumuz galaksi sistemi 720.000 km/saat hızla hareketine devam etti. Evrendeki tüm cisimlerin hız kesmeden yol aldığı bu sonsuz uzayda 2022’de gerçekleşen rakamları listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
  • GÜNEŞ’İN EN GÜÇLÜ GÜNÜ: YAZ GÜN DÖNÜMÜ

    Yılın en uzun günü, gecenin en kısa hâli… Gökyüzünde Güneş zirveye ulaşır; yeryüzü, en güçlü ışıkların içinde parlar. Yaz gün dönümü yalnızca bir astronomi olayı değil; aynı zamanda doğanın, insan ruhunun ve kültürlerin ortak bayramıdır. Antik Mısır’dan Vikinglere, Maya piramitlerinden Anadolu’nun kadim topraklarına uzanan bu evrensel ışık şöleni hem bilimsel hem de ruhsal anlamlar taşır. Peki, 21 Haziran neden yılın en uzun günüdür? Gelin, kültürel yaşam açısından büyük önem taşıyan bu özel günü bilimsel yönleriyle birlikte keşfedelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Kuzey yarım kürede her yıl 21 Haziran’da yaz gün dönümü yaşanır. Bu tarihte Güneş ışınları, Yengeç Dönencesi’ne dik açıyla gelir ve Güneş, gökyüzünde yılın en yüksek noktasına ulaşır. Bu nedenle gündüzler yılın en uzun, geceler ise en kısa hâline gelir. Örneğin, İstanbul’da 21 Haziran’da gündüz süresi yaklaşık 15 saattir. Oysa kış gün dönümünde, gündüz süresi yalnızca 9 saat civarındadır. Bu belirgin fark, Dünya’nın ekseninin eğik olması ve Güneş etrafındaki yörüngesinin elips şeklinde olmasından kaynaklanır. Yaz gün dönümünde, Güneş gökyüzünde daha uzun süre kaldığı için kuzey yarım kürede gündüzler daha uzun yaşanır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Dünya hem Güneş’in etrafında hem de kendi ekseni etrafında yaklaşık 23,5 derece eğik bir açıyla döner. Bu eksen eğikliği nedeniyle Güneş ışınları yıl boyunca Dünya’nın her yerine aynı açıda ulaşmaz; bazı dönemlerde daha dik, bazı dönemlerde ise daha eğik gelir. İşte bu farklılık, mevsimlerin oluşmasına neden olur. Güneş ışınları bir yarım küreye daha dik geldiğinde o bölgede yaz mevsimi yaşanırken, diğer yarım kürede kış mevsimi görülür. 21 Haziran, kuzey yarım küre için yaz mevsiminin başladığı gündür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Bitkiler için uzun gündüzler, fotosentez hızının artmasına ve büyüme döneminin zirveye ulaşmasına olanak tanır. Hayvanlar ise göç ve üreme döngülerini bu döneme göre ayarlar. Örneğin; leylek, turna, sığırcık ve ibibik gibi kuş türleri, yaz gün dönümünde daha uygun sıcaklık ve bol besin bulabilecekleri üreme alanlarına göç eder. İnsanlar da tarih boyunca yaz gün dönümünü, özellikle tarım ve hasat zamanlarını belirlemek için önemli bir rehber olarak kullanmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Yaz gün dönümünde, Güneş ışınlarının daha dik açıyla gelmesi ve günlerin uzun olması sayesinde güneş panelleri yılın en yüksek verimini sağlar. Bu durum, temiz ve yenilenebilir enerji üretimi açısından büyük avantajlar sunar. Güneş enerjisinin verimli kullanımı, fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltarak çevresel etkileri en aza indirir ve iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir rol oynar. Yaz gün dönümü, enerjinin doğayla uyum içinde kullanılabileceği bir dönemi simgeler ve sürdürülebilir yaşam için güçlü bir ilham kaynağı olur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Gözleme dayalı takvimlerin temelini oluşturan bu özel gün, birçok antik yapının tasarımında da kendini gösterir. Örneğin, İngiltere’de yaklaşık 5000 yıl önce inşa edilen Stonehenge Anıtı, yaz gün dönümünde Güneş’in doğuşuna göre hizalanmıştır. Maya uygarlığında, özellikle Chichén Itzá’daki El Castillo Piramidi’nde ekinoks dönemlerinde ortaya çıkan gölge oyunları, kutsal yılan tanrısı Kukulkán’ın yeryüzüne inişini simgeler. Antik Mısır’da ise Güneş tanrısı Ra’ya adanmış tapınaklar, Güneş’in gökyüzündeki hareketlerine göre özenle inşa edilmiştir. Tüm bu yapılar, yaz gün dönümünün yalnızca bilimsel bir olgu değil, aynı zamanda ruhsal ve kültürel bir olay olduğunu da gözler önüne serer. Bu yüzden gün dönümü, dünyanın dört bir yanında hâlâ coşkulu kutlamalarla karşılanır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Yaz gün dönümünden sonra, günler yavaş yavaş kısalmaya başlar. Bu, doğanın sonbahar ve kışa doğru hazırlık sürecine girdiğinin habercisidir. Gün dönümü aslında bir dönüm noktasıdır; doğa o anda en yüksek enerji seviyesine ulaşır ve ardından yavaş yavaş geri çekilmeye başlar.

  • GÜNEŞ DOĞMAYAN ŞEHİRLER

    Kış aylarında Kuzey Kutup Dairesi ve çevresindeki bazı şehirlerde “kutup gecesi” olarak adlandırılan etkileyici bir doğa olayı yaşanır. Bu durum, Dünya’nın eksen eğikliği nedeniyle Güneş ışıklarının belirli bölgelere birkaç gün ila birkaç ay boyunca ulaşamamasından kaynaklanır. Güneş’in doğmadığı bu dönem, şehirler doğal güzellikleri ve eşsiz atmosferleriyle ön plana çıkar. Büyüleyici manzaraları ve kuzey ışıkları gibi eşsiz görsel şölenleriyle bu şehirler, her yıl dünyanın dört bir yanından ziyaretçi çeker. İşte, kış aylarında Güneş’in doğmadığı ve kuzey ışıklarına ev sahipliği yapan bazı şehirler…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Longyearbyen, Norveç” title_font_size=”13″]

    Ekim ayının ortasından şubat ayının ortasına kadar, yaklaşık dört ay boyunca Güneş’in doğmadığı Longyearbyen, Norveç’in Svalbard takımadalarının başkentidir. Kutup gecesinin en uzun sürdüğü yerlerden biri olan Longyearbyen, Dünya’nın Kuzey Kutbu’nu çevreleyen Arktik bölgesinde yer alır ve buzul çölü ile vahşi doğasıyla tanınır. Kuzey Işıkları’nın büyüleyici manzaraları altında dört ay karanlıkta kalan Longyearbyen, yaklaşık iki buçuk ay boyunca gece ve gündüz arasında hiçbir fark olmadan tamamen karanlıktır. “Mavi saat” olarak adlandırılan bu dönemdeki kutup geceleri tüm gün süren muhteşem bir “alacakaranlık” ile başlar ve sona erer.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Qaanaaq, Grönland” title_font_size=”13″]

    Kasım ayının sonlarından şubat ayının ortasına kadar yaklaşık üç ay boyunca gece karanlığında kalan Qaanaaq, Grönland’ın kuzeybatısında, Dünya’nın en uzak yerleşim yerlerinden biri olarak bilinir. Kutup ayılarının doğal yaşam alanlarına oldukça yakın olan Qaanaaq, yaz aylarında Güneş’in beş ay boyunca batmadığı, kış aylarında ise hiç doğmadığı eşsiz bir coğrafyaya sahiptir. Kutup gecesi, kasaba halkı için önemli bir dönemi temsil eder. Güneş’in geri dönüşü olan 17 Şubat, yerel halk tarafından “Kaperlak” adıyla büyük bir coşkuyla kutlanır. Kasım ve şubat arasındaki bu karanlık dönem, aynı zamanda Kuzey Işıkları’nı izlemek için en uygun zamanlardan biridir. Qaanaaq, bu eşsiz doğa olaylarına tanıklık etmek isteyen ziyaretçiler için de büyüleyici bir destinasyondur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Utqiaġvik, Alaska, ABD” title_font_size=”13″]

    Alaska’nın ve Dünya’nın en kuzeyindeki yerleşim yeri olan Utqiaġvik (eski adıyla Barrow), kutup gecesinin en uzun yaşandığı bölgelerden biridir. Kış boyunca karanlık hâkim olurken, yaz aylarında “gece yarısı güneşi” adı verilen doğa olayı gözlemlenir. Utqiaġvik’te, 18 Kasım’dan 23 Ocak’a kadar Güneş hiç doğmaz. İki aydan uzun süren bu kutup geceleri, aynı zamanda Kuzey Işıkları’nı izlemek için eşsiz bir fırsat sunar. Alaska’nın diğer şehirleriyle karayolu bağlantısı olmayan Utqiaġvik, denize yakın konumu sayesinde balina, kutup ayısı ve fok gibi hayvanların doğal yaşam alanı olarak dikkat çeker.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ivalo, Finlandiya” title_font_size=”13″]

    Finlandiya’da, Kuzey Kutup Dairesi’nin hemen kuzeyinde yer alan Ivalo, kasım ayının sonundan ocak ayının ortasına kadar yaklaşık 50 gün süren kutup gecesi dönemine ev sahipliği yapar. Sakin atmosferi ve Kuzey Işıkları ile tanınan Ivalo, bu eşsiz doğa olayını izlemek için Dünya’nın en iyi konumlarından biri olarak kabul edilir. Kutup gecesi döneminde sıklıkla görülen Kuzey Işıkları, özel olarak tasarlanmış cam iglolarda ya da açık gökyüzü altında yapılan safari turlarıyla izlenebilir. Ayrıca, bu dönemde beyaz kar örtüsü, karanlık günleri aydınlatarak bölgeye büyüleyici bir atmosfer kazandırır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Murmansk, Rusya” title_font_size=”13″]

    Rusya’nın kuzeybatısında, Kuzey Kutup Dairesi’nin hemen kuzeyinde yer alan Murmansk, Dünya’nın en büyük kutup şehri olarak bilinir. II. Dünya Savaşı sırasında stratejik bir liman olarak büyük önem kazanan şehir, sert kış iklimine rağmen etkileyici bir doğaya sahiptir. Murmansk’ta kutup gecesi dönemi genellikle 2 Aralık’tan 11 Ocak’a kadar sürer ve yaklaşık 40 gün boyunca devam eder. Ancak bu süre boyunca hava tamamen karanlık değildir; özellikle öğle saatlerinde kısa bir alacakaranlık yaşanır. Bu esnada gökyüzü mavi ve kırmızı tonlarda büyüleyici renklere bürünerek doğanın adeta bir sanat eseri sunmasını sağlar. Murmansk, kış aylarında sunduğu çeşitli aktivitelerle de dikkat çeker. Husky köpekleriyle kızak turları, Khibiny Dağları’nda kar motosikleti gezileri gibi etkinlikler turistlere unutulmaz deneyimler sunar. Ayrıca, Kuzey Işıkları’nı izlemek için de ideal bir lokasyon olarak öne çıkar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kiruna, İsveç” title_font_size=”13″]

    İsveç’in kuzeyinde, madenleriyle ünlü Kiruna’da kutup gecesi dönemi yaklaşık bir ay sürer. Aralık ayında başlayıp ocak ayında sona eren bu dönemde, turistler Kuzey Işıkları’nı izlemek ve buz otellerde konaklamak için bölgeyi ziyaret eder. Ayrıca, Kiruna’nın Dünya’nın en büyük yeraltı demir madeni olan LKAB ile olan bağlantısı, şehri endüstriyel ve turistik açıdan da özel kılar. Şehir aynı zamanda 40 yıldır düzenlenen Kiruna Kar Festivali’ne ev sahipliği yapar. Bu festival kapsamında kar heykel yarışmaları, kızak yarışları ve yerel kültürü tanıtan eğlenceler düzenlenir. Doğa ve kültürle harmanlanan bu etkinlikler, ziyaretçilere Arktik kuşak yaşam tarzını yakından tanıma fırsatı sunar.

  • Disko Topu Işıklarıyla Renklenen Gökyüzü

    Disko Topu Işıklarıyla Renklenen Gökyüzü

    Disko topu deyince hemen aklımıza üstündeki küçük ayna parçacıklarıyla etrafa yansıttığı rengârenk ışıklar gelir. Aslında, dünyanın da bir disko topuna benzediğini düşünebiliriz. Uzaya rengârenk ışıklar yayan, mutlu eden, umutlandıran, eğlendiren… Neden mi? Aşağıdaki fotoğraflara bir bakın lütfen. Kutup ışıklarını görünce siz de böyle düşünmekten kendinizi alamayacaksınız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kutup ışıkları adı üstünde, kutuplara doğru gidildikçe gökyüzünde görülen ışımalara deniyor.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Güneş’ten gelen yüklü parçacıklar yeryüzünün manyetik alanı ile etkileşince bu ışımalar oluşuyor…” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kuzey yarımkürede oluşanlar kuzey ışıkları, güney yarımküredekiler güney ışıkları olarak anılıyor.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bir başka adı da “aurora” -ki bu kelime Roma’da “şafak tanrıçası”na karşılık geliyor…” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”…Ve kimi toplumlar bu ışımalara “ruhların dansı” diyor.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bu muhteşem görüntüyü nerede yakalayabiliriz diye merak mı ediyorsunuz?” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Norveç, Finlandiya, İsveç, İzlanda ve Kanada’nın kuzey bölgeleri özellikle tercih edilebilir.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Auroraları kar keyfiyle birleştirmek isterseniz doğru zamanlama ve planlama yapmayı unutmayın!” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yeşil, mavi, kırmızı… Düşünebiliyor musunuz? Bu renkler bazı bölgelerde gecenin rengi! ” title_font_size=”13″]
  • GÜN IŞIĞIYLA GÜZELLEŞEN FOTOĞRAFLAR

    Dünyadan 149,597 milyon kilometre uzakta olan yıldızımız Güneş, uçsuz bucaksız evrende bilimsel olarak sıradan bir gök cismi olsa da yaşadığımız gezegen ve bu gezegendeki tüm canlılar için derin anlamlar taşıyor. Bazen bir fotoğraf karesinde süzülen güneş huzmesi o anı eşsiz kılarken, bazen şairlerin derin hislerinin tercümanı olmak için ilham ışınlarını yansıtıyor. Yazımızda güneş ışığıyla güzelleşen fotoğrafları ve büyük şairlerin dizelerini okuyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Süzülen yelkenler var enginde,

    Dalgalar var, güneş var.

    Güneş ayna ayna, güneş pul pul

    Güneş saçlarınla oynar

    Omzundan tutar giydirir seni,

    Sırtında tül olur belinde kemer

    Boynunda inci

    Ve dişlerinin zâlim çocuk sevinci

     

    Ahmet Hamdi Tanpınar

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Güneş, daldan dala sıçrayarak yürüyor
    Bir neden var mı mutlu olmamam için?
    Daha ne kadar yaşadım ki şunun şurasında
    Adını biliyor muyum bütün çiçeklerin?

     

    Ahmet Erhan

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Bir ağaç sürüsünün üstünden

    Çok ağaçlı bir ağaç sürüsünün üstünden

    Kesilmiş limon dilimleri gibi düşüyor güneş…

     

    Edip Cansever

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Akan suyu severim ben

    Işıldayan karı severim

    Bir yeşil yaprak

    Bir telli böcek

    Yeşeren tohum

    Güneşte görsem

    Sevinç doldurur içime

    Bir günü

    Güzel bir günü

    Güneşli bir günü

    Hiçbir şeye değişmem

     

    Necati Cumalı

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Sanma ki derdim güneşten ötürü;
    Ne çıkar bahar geldiyse?
    Bademler çiçek açtıysa?
    Ucunda ölüm yok ya.
    Hoş, olsa da korkacak mıyım zaten
    Güneşle gelecek ölümden?
    Ben ki her Nisan bir yaş daha genç,
    Her bahar biraz daha aşığım;
    Korkar mıyım?
    Ah, dostum, derdim başka…

     

    Orhan Veli Kanık

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Rüzgârın esintisiyle, sallanırken eskiden,

    Boynu bükük çiçekler, bilinmiyor neden,

    Hiç bir el değmemiş, kuytu ücra köşeden,

    Bir demet gül topladım, güneş doğarken…

     

    Ramazan Kocapınar

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Güneşi topladım

    yaprak yansımalarından

    gözlük camlarında biriktirip

    gecemi aydınlatmak için

    kıvılcımlı karanfil kokuyordu.

     

    Attila İlhan

  • BUZ VE TOZUN DANSI: KUYRUKLU YILDIZLAR

    Kuyruklu yıldızlar hem bilimsel açıdan hem de görsel olarak etkileyici ve gizemli cisimlerdir. Güneş Sistemi’nin oluşumundan kalan ilkel materyalleri içerir, bu nedenle bilim insanları için çok değerlidir. Kuyruklu yıldızların hareketleri ve özellikleri, Güneş Sistemi’nin ve evrenin dinamik doğasını anlamamıza yardımcı olur. Yazımızda uzay çalışmaları ile gün yüzüne çıkan kuyruklu yıldızların doğası ve yapısı hakkındaki bilgileri listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Adlarına rağmen kuyruklu yıldızlar aslında yıldız değildir. Güneş Sistemi’nin küçük cisimleridir. Kuyruklu yıldızlar buz, toz ve kayalardan oluşur. Katı merkezi olan çekirdekleri ise genellikle birkaç kilometre çapındadır ve Güneş’e yaklaştıkça ısınarak gaz ile tozdan oluşan bir koma (bulutsu baş) oluşturur.  Ünlü kuyrukları, çekirdekten uzaklaşan toz ve gaz bulutunun yani komanın bir parçasıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Kuyruklu yıldızların çekirdekleri çoğunlukla su, amonyak, metan gibi donmuş gazlardan ve tozdan oluşur. Güneş’in ısısı, kuyruklu yıldızın çekirdeğindeki buz halindeki bu gazları buharlaştırarak iki tür kuyruk oluşturur: İyon kuyruğu (güneş rüzgarıyla etkileşen iyon yüklü parçacıklardan oluşur) ve toz kuyruğu (çekirdekten çıkan toz parçacıklarından oluşur). Bu kuyruklar her zaman Güneş’ten uzağa doğru uzanır ve genellikle Güneş’in ışığını yansıttığı için de parlak görünür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Kuyruklu yıldızların yörüngeleri oldukça eliptiktir ve bu nedenle Güneş’e olan uzaklıkları çok değişkendir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Boyutları birkaç metreden kilometrelerce genişliğe kadar değişebilir. C/2014 UN271 (Bernardinelli-Bernstein) kuyruklu yıldızı, yaklaşık 150 kilometre çapıyla şimdiye kadar keşfedilen en büyük kuyruklu yıldızlardan biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Kuyruklu yıldızların çoğu, Güneş Sistemi’nin uzak bölgelerinde bulunan iki büyük rezervuardan gelir: Oort Bulutu ve Kuiper Kuşağı. Oort Bulutu, Güneş’ten yaklaşık 50.000 astronomik birim uzaklıkta, sferik bir bulut olarak kabul edilirken, Kuiper Kuşağı, Neptün’ün yörüngesinin ötesinde yer alır. 2I/Borisov, Güneş Sistemi’nin dışından geldiği doğrulanan ilk kuyruklu yıldızdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Kuyruklu yıldızlar, Dünya’ya çarptıklarında büyük etkilere sebep olabilir. Bazı bilim insanları, Dünya’daki suyun bir kısmının kuyruklu yıldız çarpmalarıyla geldiğini öne sürmektedir. Ayrıca, 60 milyon yıl önce, 15 kilometre genişliğindeki bir asteroidin gezegenimize çarpması, dinozorların yok olmasının sebebi olarak gösteriliyor. Bu büyük çarpışmayla oluşan Chicxulub Krateri, Meksika’daki Yukatan Yarımadası’nda yer alıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Kuyruklu yıldızlar, genellikle keşfeden kişinin adıyla veya keşfedildikleri yıl ve sıra numarasıyla adlandırılır. Örneğin, 1P/Halley, Halley Kuyruklu Yıldızı’nın resmi adıdır, burada “1P” birinci periyodik kuyruklu yıldızı ifade eder. Halley ise, bu kuyruklu yıldızı 17. yüzyılın sonlarında keşfeden İngiliz astronom Edmond Halley’den almıştır. Halley Kuyruklu Yıldızı, aslında antik çağlardan beri çeşitli kültürler tarafından gözlemlenmiş ve kayıt altına alınmıştır. M.Ö. 240 yılında Çinliler tarafından kaydedilen gözlemler, bilinen en eski kayıtlardan biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Kuyruklu yıldızlar, çıplak gözle izlenebilecek kadar parlak olduklarında, gece gökyüzünde muhteşem manzaralar oluştururlar. Güneş Sistemi’ne yaklaşık 4,2 milyar yıllık bir yörüngede dolaşarak gelen Hale-Bopp Kuyruklu Yıldızı 1997 yılında, Neowise Kuyruklu Yıldızı ise 2020 yılında gökyüzünde etkileyici bir görüntü oluşturarak dünya çapında büyük ilgi görmüştür.

  • GEZEGENLERDE YILLAR VE GÜNLER NE KADAR SÜRER?

    Gezegenlerin kendi ekseni etrafında tam bir dönüşü tamamlamasıyla gün; Güneş etrafında tam bir tur dönmesi ile de yıl oluşur. Güneş sisteminde bulunan, yaşadığımız Dünya dâhil 8 gezegenin her birinde geçen gün ve yıl süreleri birbirinden farklıdır. Güneş’ten uzaklaştıkça yıllar uzun sürerken, Güneş’e yakın gezegenler turlarını hızlı bir şekilde tamamladığı için yıllar neredeyse bir solukta geçer. Yazımızda Güneş’e olan uzaklıklarına göre gezegenlerin gün ve yıl sürelerini listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Güneş’e en yakın ilk gezegen Merkür’ün kendi ekseni etrafında tam olarak dönmesi, yani bir gününü tamamlaması Dünya zamanıyla 58 gün sürmektedir. Merkür’ün Güneş’in etrafında tam tur atması, yani bir yılı ise yine Dünya zamanıyla 88 gündür. Bu da demek oluyor ki Merkür’de yaşasaydık çok hızlı yaşlanacaktık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Güneş’e en yakın ikinci gezegen olan Venüs’te günler Dünya ile kıyaslandığında oldukça uzun. Venüs’te bir gün, 243 Dünya günü iken; Güneş’in etrafında tam turu 225 gündür. Yani Venüs, Güneş etrafındaki tam turunu kendi ekseninden daha erken tamamlar. Bir başka deyişle Venüs’te bir gün bir yıldan daha uzundur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Yuvamız Dünya, Güneş’e uzaklık bakımından üçüncü sıradadır ve bu sıra, yaşamın oluşması için muhteşem bir konumdur. Dünya’da bir gün 24 saat sürerken, bir yıl 365 gündür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Mars’ta bir gün 24 saat 39 dakika ve 35 saniyedir. Mars, Güneş’e olan uzaklığı sebebiyle bir yılını gezegenimize göre daha uzun bir zamanda tamamlar ve bir Mars yılı 687 Dünya gününe eşittir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Jüpiter kendi etrafındaki tam bir turunu 9 saat 55 dakikada tamamlar. Dev bir gaz topu olan Jüpiter, kendi etrafında çok hızlı dönerken, Güneş’in etrafındaki turunu ise oldukça uzun bir sürede bitirir. Güneş’ten uzaklaştığı için katetmesi gereken mesafe arttığından bir yılını 4332 günde tamamlar, bu da 12 Dünya yılına eşittir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Halkasıyla ünlü Satürn’de bir gün 10 saat 14 dakikadır. Satürn’de bir yıl 29 Dünya yılına eşittir. Yani Satürn’ün Güneş etrafındaki tam turu 10 bin 760 gün sürmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Güneş’e yakınlığı bakımından yedinci sırada bulunan Uranüs’te bir gün 17 saat sürerken, bir yıl 30 bin 681 günde tamamlanır. Yani Uranüs’te bir yılın geçmesi için Dünya zamanıyla 84 yıl gerekir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Güneş’e en uzak gezegen olan Neptün, bu uzaklıktan nasibini alır ve günler hızla geçerken bir yılın tamamlanması için neredeyse iki ömür gerekir. Çünkü Neptün’de bir gün 16 saat 7 dakika iken bir sene 165 Dünya yılına eşittir.

  • BİR ZAMANLAR STATÜ SEMBOLÜ ŞEMSİYENİN İCAT SERÜVENİ

    Günümüzde yağmurda ıslanmamak amacıyla kullanılan şemsiyelerin 4 bin sene önce güneşten korunmak için tercih edildiğini biliyor muydunuz? Dilimize Arapça “güneş” anlamına gelen “şems” kelimesinden geçen ve “güneşlik” anlamını taşıyan şemsiyenin icat serüvenini yazımızda okuyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Arkeolojik bulgular ilk şemsiye kullanımına ilişkin bilgilere Mezopotamya’da rastlar. Asur İmparatorluğu’na ait kabartmalarda ve oyma eserlerde kralların şemsiye ile korunduğunu betimleyen antik bulgular şemsiyenin atası olarak bu uygarlığı ve dönemi gösterir. M.Ö. 704-681 yılları arasında Asur Kralı Sanherib’e ait rölyeflerde şemsiyenin kullanımına dair kayıtlar bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Daha sonraki yıllarda Antik Mısır medeniyetlerinde şemsiye yine seçkin devlet insanları ve din adamları tarafından güneşten korunmak amacıyla kullanılır. Bir çubuğa bağlı palmiye yaprağı veya papirüslerden yapılan bu şemsiyeleri taşımak ise hizmetlilerin görevidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Uzunca bir süre otorite sembolü olarak kullanılan şemsiye, Çin topraklarına ulaştığında güneşten korunmak için değil, yağmurda ıslanmamak amacıyla kullanılır. Yağlı kâğıdı dayanıklı olması için su geçirmez bir materyal olan balmumu ile kaplayan Çinlilerin şemsiyesi ise hem ağır hem de dayanıksızdır. Zamanla daha sağlam şemsiyeler kullanan Çinliler; çatı kısımları deriden, çıtaları balina kemiğinden, sapları ise ahşaptan yapılan şemsiyeler üretirler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Uzun bir dönem varlıklı kesimler tarafından kullanılan şemsiyeler, 16. yüzyılda Avrupa’da özellikle Fransa’da moda olur. Kadınlar 18. yüzyıla kadar güneşten korunmak amacıyla küçük, zarif ve renkli şemsiyeleri aksesuar olarak kullanır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    18. yüzyılda Faslı gezgin ve yazar Janas Hanway, Londra’da kullanılan şemsiyelere “Hanway” ismini verir ve şemsiye bu isimle anılır. 1750’lerde İngiltere sokaklarında erkeklerin de kullandığı bir aksesuar haline gelen şemsiye, İngiliz Samuel Fox’un 1852’de çelik iskelete sahip, hafif ve kullanışlı bir şemsiyeyi tasarlamasıyla yaygınlaşır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    1928’de ise Alman Hans Haupt, Fox’un tasarımını geliştirerek katlanabilen ve çantada taşınabilen ilk portatif şemsiyeyi tasarlar. Farklı renk ve tasarımlarla şemsiye, yağmur esnasında ıslanmamızı engelleyen ya da çok güneşli günlerde bizleri güneşe karşı koruyan, taşınması oldukça kolay bir eşya olarak günümüzde de çoğu kişi tarafından tercih ediliyor.

  • 8 Fotoğrafta Yaz Yağmuru Güzelliği

    8 Fotoğrafta Yaz Yağmuru Güzelliği

    Size bir soru! Güneşle ısındığımız, hafif giysilerle rahatladığımız yaz günlerinde savunmasız yakalandığımız, hatta ne yöne gideceğimizi şaşırdığımız ama bırakın bundan şikâyetçi olmayı varlığına şükran duyduğumuz doğa olayı hangisidir?

    Tabii ki aniden bastıran, hızla yağan ve aynı hızla sonlanan yaz yağmuru!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]