Etiket: fatih

  • FATİH GEZİ REHBERİ

    Fatih; başlı başına “İstanbul” denebilecek bir ilçe. Üzerine bir gezi rehberi oluşturmaya kalktığınızda ufak bir kitapçık hazırlamanızı gerektirecek kadar büyük ve çok yönlü bir yerleşim… Sadece aşağıda sıraladığımız yerler bile onun nasıl bir tarihi ve kültürü sırtladığını anlatmaya yeterli…  Olabilecek en hızlı Fatih turuyla karşınızdayız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Fatih ilçesinin önemli bir kısmı kentte ilk yerleşimin olduğu bölgelere yani Eski İstanbul’a karşılık gelmekte. Burası Roma’nın, Bizans’ın ve elbette Osmanlı’nın izlerini sürebileceğiniz Tarihi Yarımada’dır ve bu coğrafyanın dünyaca ünlü mekânlarından biri Topkapı Sarayı’dır. Dolayısıyla Fatih’i gezmeye Tarihi Yarımada’dan, bilhassa 600 yıllık Osmanlı İmparatorluğu’nun 400 yıl boyunca yönetim merkezi olmuş Topkapı Sarayı’ndan başlamak düşünülebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Topkapı Sarayı’ndan geçiş yapılacak adres ise 10 dakika yürüyüş mesafesinde olan Gülhane Parkı olabilir. Osmanlı döneminde sarayın dış bahçesi olan, 1912 yılında park haline getirilerek halka açılan mekân, ağaçların arasından yürüyerek Boğaz’a kadar inmeye ve dünyanın en güzel manzaralarından biriyle buluşmaya fırsat verir. Ayrıca parkın içinde yer alan İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi de mutlaka görülmelidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    17.yüzyıl Osmanlı’sından günümüze kalan, Batılıların Blue Mosque yani Mavi Camii olarak bildiği ve yine Tarihi Yarımada’da konumlanmış Sultanahmet Camii sadece Fatih’in değil İstanbul’un simge yapıları arasında yer alır. Sedefkâr Mehmed Ağa tarafından yapılan cami aslında bir külliyenin parçasıdır ve bu külliye, arastası, çeşmesi, sebili, türbesi, imarethanesi, hamamı ile şehrin en büyük tarihi yapılarından biridir. Adını camiden alan Sultanahmet Meydanı ve çevresi de gezi güzergâhı içine dâhil edilmelidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Tarihi Yarımada’yı hakkıyla gezebilmek için birkaç günün bu geziye ayrılması yerinde olacaktır. Çünkü dünyanın göz bebeği Ayasofya bile tek başına birkaç saatinizi alabilir. Buraya kadar gelmişken güney batısındaki Bazilika Sarnıcı ya da bilinen adıyla Yerebatan Sarayı görülmeden geçilmemelidir. 6. yüzyılda Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından yaptırılan yeraltı sarnıcı içindeki devasa sütunlar ve sütun başlıkları ile fantastik bir mekân görüntüsü çizmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Tarihi Yarımada’nın içlerine doğru girildikçe Beyazıt semti ve bu semtte gezilebilecek pek çok nokta karşımıza çıkar.  Beyazıt Camii, Nuruosmaniye Camii, Beyazıt Kulesi, Sahaflar Çarşısı… Tabii ki bu semtin en ünlü yapısı dünyanın da en eski kapalı çarşısı olarak ün yapmış olan Kapalıçarşı’dır. Binlerce dükkân barındıran ve bu dükkânlarda satılan ürünlerle rengârenk bir dünya oluşturan Kapalıçarşı yerli ya da yabancı turistlerin tek bir tatilde birkaç kere uğradığı ender mekânlardandır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    İstanbul şehrinin siluetini çizen camilerin başında Süleymaniye gelir. 16. yüzyıl eseri olan bu cami hem şehre hâkim konumu hem de mimarisi ile göz kamaştırır. Kanuni Sultan Süleyman tarafından Mimar Sinan’a yaptırılan Süleymaniye Camii dört başı mamur Süleymaniye Külliyesi’nin en nadide parçasıdır. Mimar Sinan’ın “kalfalık eserim” dediği yapı, usta mimarın kendi türbesi ile Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan’ın türbelerine de ev sahipliği yapmaktadır. Fatih’teki Süleymaniye semti adını içinde yer alan bu eserden almaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    “Kimse, Patrike tahakküm etmesin, kim olursa olsun hiçbir kimse kendine ilişmesin…” diye devam eden sözler Fatih Sultan Mehmet’in çıkardığı fermanda geçmekte ve fermana konu olan mekân İstanbul Rum Ortodoks Patrikhanesi’ne karşılık gelmektedir. Bir Fatih gezi rehberinde olması gereken yerler arasında hem bu kilise hem de içinde yer aldığı Fener semti mutlaka yer almalıdır. Fener’le iç içe geçmiş Balat semti de listede olması gereken diğer tarihi yerleşimlerden biridir.

  • İSTANBUL’UN EN ESKİ SARAYLARINDAN: TEKFUR

    Ülkemizin hatta dünyanın dört bir yanından, tarihi ve kültürel değeri yüksek yapıları karşınıza getirmeye devam ediyoruz. Şimdi de Fatih ilçesinin Edirnekapı semtinde, önemli bir kültürel miras olarak ayakta duran Tekfur Sarayı’ndayız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bizans imparatorlarını ağırlayan Yüksek Saray…” title_font_size=”13″]

    Blaherne Sarayı, Bizans döneminde 500’lü yıllarda inşa edilen ve imparatorluk ikametgâhı olan büyük bir saray kompleksiydi, fakat günümüze kadar ulaşmayı başaramadı. Tekfur Sarayı’nın, bu kompleksin bir parçası olduğu düşünülmekte ve Bizans mimarisinin önemli taşıyıcılarından biri olduğu kabul edilmektedir. 13. yüzyıl sonları ile 14. yüzyıl başlarında inşa edilen Tekfur Sarayı, bulunduğu konumdan dolayı bazı kaynaklarda “Yüksek Saray” ifadesiyle de tanımlanmıştır. Saray duvarlarının farklı mimari özellikler sergilemesi, birinci ve ikinci katının farklı dönemlerde yapıldığını düşündürmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Tekfur, aslında yöneticilere verilen bir unvan…” title_font_size=”13″]

    Taç taşıyan anlamındaki takavor kelimesi, dilimize geçtiği haliyle tekfur, Bizans döneminde vali düzeyindeki yöneticilere verilen unvan iken, Osmanlı döneminde Hıristiyan yöneticiler için kullanılan unvandı. Bizans İmparatorluğu yıkılana kadar varlıklarını koruyan tekfurlardan Osmanlılar ile yakın iletişimde olanlar, hatta evlilik yoluyla akrabalık bağı kuranlar da olmuştu. Tekfur Sarayı’nın ise 17. yüzyıldan itibaren bu isimle anılmaya başlandığı bilinmektedir. İstanbul’un fethedilmesiyle Osmanlı idaresine giren Tekfur, bu dönemde imparatorluk ikametgâhı olarak kullanılmamıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Çini atölyesi olarak kullanılan bir saray…” title_font_size=”13″]

    15. ve 16. yüzyıllarda farklı işlevler gören Tekfur Sarayı’nın, 18. yüzyılın ortalarına doğru Sadrazam İbrahim Paşa’nın kararıyla avlusuna fırınlar, değirmenler yaptırılmış ve İznikli ustaların işlettiği bir çini atölyesine dönüştürülmüştü. Hatta burada yapılan çiniler III. Ahmet Çeşmesi’nde, Kasım Paşa Camii’nde ve Hekimoğlu Ali Paşa Camii’nde kullanılmıştır. Sonraki yüzyılda ise sarayın bir bölümü cam fabrikası olarak kullanılmış ve bu faaliyet 1955 yılına kadar sürmüştür. Daha sonra Ayasofya Müzesi Müdürlüğü’ne bağlanan tarihi mekân günümüzde İBB’ye bağlı bir müze olarak hizmet vermektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kaşıkçı Elması’nın bulunduğu yer de burası…” title_font_size=”13″]

    Günümüzde Topkapı Sarayı’nda sergilenmekte olan Kaşıkçı Elması’nın, 1955 yılından sonra çeşitli tadilatlardan geçen Tekfur Sarayı’nda bulunduğu rivayet edilir. 2005-2014 yılları arasında büyük bir restorasyondan geçirilen Tekfur, hafta içi ve pazar günleri sabah 9 ile akşam 6 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor, cumartesi günleri ise öğleden sonra 4’e kadar ziyarete açık durumda.

  • 8 Madde İle Tarihi Yarımada ve Sultanahmet

    8 Madde İle Tarihi Yarımada ve Sultanahmet

    Türkiye’nin en turistik yeri tartışmasız Tarihi Yarımada ve Sultanahmet’tir. Tarih boyunca dünyanın en büyük ve en önemli şehirlerinden biri olan İstanbul’un en eski bölgesi olan Tarihi Yarımada ve bölgenin yıldızı Sultanahmet Meydanı’nı listemizde 8 madde ile ağırlıyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    kuş bakışı fatih, istanbul, haliç

    MÖ 685 yılından beri bir yerleşim merkezi olduğu düşünülen Tarihi Yarımada, şehrin her dönem en önemli merkezi olmuştur. Şehrin merkezini düşmanlardan korumak için çevresi surlarla örülmüştür ve Tarihi Yarımada özellikle de Osmanlı Devleti’nin hâkimiyetine girdikten sonra “Sur İçi” olarak da adlandırılmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    kuş bakışı fatih, istanbul, haliç

    Burada ilk yerleşimin Delf Kâhini’nin Megaralılara bölgeyi önermesiyle oluştuğu düşünülür. Bizans Devleti’nin de başkenti olan İstanbul, dünyanın tüm krallarının, imparatorlarının hayallerini süslemiştir. İstanbul’un uzun tarihine eşlik eden Tarihi Yarımada, Fatih Sultan Mehmet’in şehrin anahtarını aldığı yerdir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    fatih, eminönü

    İstanbul’un bin yıllara yayılan tarihini deneyimlemenin en güzel yolu Tarihi Yarımada’yı özellikle de Hipodrom Meydanı olarak da bilinen Sultanahmet Meydanı’nı ziyaret etmektir. Günümüzde Eminönü ve Fatih’i içine alan Tarihi Yarımada’yı her gün binlerce yerli yabancı turist ziyaret eder.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    istanbul

    Osmanlı Sultanlarına ev sahipliği yapmış olan Topkapı Sarayı, bölgenin kesinlikle görülmesi gereken yapılarından biridir. Fatih Sultan Mehmet’in yaptırdığı Topkapı Sarayı’nın en önemli bölümlerinden biri, Osmanlı Padişahlarının her Ramazan ayında ziyaret ettiği Kutsal Emanetler Dairesi’dir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    ayasofya, tarihi yarımada

    Bizans İmparatoru I. Jüstinyen’in 532 yılında yaptırdığı Ayasofya ilk başta bir katedral olarak inşa edilmiş, Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u aldıktan sonra camiye dönüştürülmüştür. İki büyük dine ev sahipliği yapan, dünya mimarisi açısından büyük önem taşıyan Ayasofya, Sultanahmet’in en çok ilgi çeken tarihi miraslarından biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    sultanahmet camii içi

    Osmanlı Padişahı I. Ahmet’in emriyle Sedefkâr Mehmet Ağa’ya yaptırılan Sultanahmet Camii, 1935 yılından beri şehrin ana camisidir. Heybetiyle her göreni büyüleyen ihtişamlı yapı 20.000’i aşkın İznik Çinisi ile süslenmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    fatih

    Bölgedeki su ihtiyacını karşılamak için 500’lü yıllarda yapılan Yerebatan Sarnıcı’na 52 merdiven ile inilir. Bu dev sarnıcın içinde 9 metre yüksekliğinde 336 adet sütun bulunur. Bu sütunların iki tanesinin altında Roma dönemi şaheserlerinden iki adet Medusa Başı bulunmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8# ” title_font_size=”13″]
    tarihi yarımada

    Osmanlı zamanında spor müsabakalarının ve eğlencelerin düzenlendiği Gülhane Parkı aynı zamanda Tanzimat Fermanı’nın okunduğu yer olarak da tarihimizde önemli bir yere sahiptir. 1912 yılından beri park olan Gülhane, İstanbul’un eşsiz manzarasının tadını çıkarabileceğiniz harika bir konuma sahiptir.

  • İstanbul’u İstanbul Yapan İlçe Fatih

    İstanbul’u İstanbul Yapan İlçe Fatih

    Sitemizde ülke gibi şehirlere yer verdiğimiz çok oldu… Zengin tarihi mirasa, kozmopolit bir yapı ve kültürel çeşitliliğe sahip birçok şehri ekranlarınıza getirdik ama ilk kez şehir gibi bir ilçeyi taşıyoruz sayfamıza… O olmasa İstanbul olmazdı diyebileceğimiz yapılanmasıyla Fatih ilçesi Kültür ve Yaşam’da…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    fatih, osmanlı, fetih

    Fatih ilçesi adını dolaylı olarak İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet’ten almıştır. Padişah, 1453 yılındaki fetihten 10 yıl sonra Fatih Camii’ni ve külliyesini yaptırmaya başlamış, civardaki halk da bölgeyi zamanla külliyenin ismiyle anmaya başlamış.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    istanbul

    Günümüzde ise tam 57 mahalleden oluşan büyük bir ilçe Fatih. Yedikule’den Eminönü’ne, Aksaray’dan Cerrahpaşa’ya, Cibali’den Balat’a, Beyazıt’tan Alemdar’a, Tahtakale’den Topkapı’ya… Anlayacağınız İstanbul’u İstanbul yapan ilçe deyişimiz boşuna değil…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Sulukule’den Kumkapı’ya, Karagümrük’ten Çarşamba’ya farklı kültürel yapıları barındıran, en az İstanbul kadar kozmopolit bir yerleşim aynı zamanda Fatih. Birbirinden farklı kimliklerin birbirine çok yakın mesafelerde yaşamasına izin veren bilge bir ilçe.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    İstanbul denince akla gelen ilk beş yapıyı sorsak, verilen cevaplardan en az üç tanesinin Fatih’te olduğunu görebiliriz. Ve sadece İstanbul’un da değil Türkiye’nin en değerli yapıları bunlar… Sultanahmet Camii, Beyazıt Kulesi, Çemberlitaş Sütunu, Sirkeci Garı, İstanbul surları ve sair…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Bu önemli yapılar içinde öyle mabetler bulunuyor ki İstanbul’un herkesi kucaklayan bilge hali biraz da oralardan kaynaklanıyor. Süleymaniye Camii, Yeni Camii, Sultanahmet Camii, Zeyrek Camii, Şehzade Cami, Pertevniyal Valide Sultan Camii… Hepsi Fatih ilçesi sınırları içinde yer alıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    tarihi yarımada

    Bizans’ı, Osmanlı’yı, Cumhuriyet’i daha hızlı ve yakından tanıyabileceğiniz birbirinden ihtişamlı müzeler de burada… İstanbul Arkeoloji Müzesi’nden Türk ve İslâm Eserleri Müzesi’ne, Büyük Saray Mozaikleri Müzesi’nden Karikatür ve Mizah Müzesi’ne… Düşünün ki Osmanlı İmparatorluğu’nun 400 yıl boyunca yönetildiği Topkapı Sarayı da, 6’ıncı yüzyılda yapılmış Bizans eseri Ayasofya da Fatih’te…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    istanbul üniversitesi

    Tıpkı mahalleler, mabetler, müzeler, kuleler gibi Türkiye’nin en köklü eğitim kurumlarından olan İstanbul Üniversitesi de Fatih’te… Sınırları içindeki onlarca lisenin içinde Pertevniyal Anadolu Lisesi, Fener Rum Erkek Lisesi, Vefa Lisesi, Cağaloğlu Anadolu Lisesi, İstanbul Lisesi gibi köklü okullar bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    tarihi yarımada

    Bütün bunların dışında İstanbul’a gelen yerli yabancı turistlerin İstanbul’a gelir gelmez görmek için gittiği popüler yerler vardır… Örneğin Mısır Çarşısı… Gülhane Parkı ya da Eminönü balık ekmekçileri gibi… Burada saatler geçirmek İstanbul’u tanımanın, İstanbul’u yaşamın en iyi yollarından biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]

    Sizin anlayacağınız buraya kadar saydığımız ve sayfamıza sığdıramadığımız onlarca tarihi mekânın bulunduğu Fatih, kuzeyden Haliç, güneyden Marmara Denizi, doğudan İstanbul Boğazı, güneybatıdan Zeytinburnu ve kuzeybatıdan Eyüp Sultan ile çevrili olan, 1562 metrekare yüzölçümüne, 400 binden fazla nüfusa sahip en özel yerleşimlerden biridir.