Etiket: fasulye

  • Besleyici, Doyurucu Baklagiller Familyasından Yemek Çeşitleri

    Besleyici, Doyurucu Baklagiller Familyasından Yemek Çeşitleri

    Baklagiller demek yaklaşık 400 cins ve 10 bin çeşit ürün demek. Topraklarımızda yetişip sofralarımıza gelenlerin sayısı ise oldukça sınırlı. Buna rağmen vitamin değerleri ile güçlendiren, doyurucu özelliği ile uzun süre tokluk hissi veren baklagilleri ve malzeme olabilecekleri yemek çeşitlerini sizin için listeliyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Ülkemizin hemen hemen her yerinde yetişen ve onlarca farklı tarifle sofralarımızın vazgeçilmezlerinden olan fasulye aslında bir Orta Amerika ürünüdür. Yeşil fasulyenin çekirdeklerinin kurutulmasıyla elde edilen kuru fasulyenin en özel tariflerinden biri soğan, maydanoz, sumak hatta haşlanmış yumurta ile karıştırılarak yapılan piyazdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Baharatı bol, sıcacık bir kırmızı mercimek çorbasına kim hayır diyebilir ki? Baklagiller familyasının Asya menşeili üyesi çoğunlukla Güneydoğu ile İç Anadolu Bölgelerimizde yetiştirilir ve yaz-kış ekimi yapılabilir. Haşlanarak soğan, salça ve çeşitli baharatlarla köfte şekli verilen kırmızı mercimek ise özellikle misafirlere sunulan tabakların en lezzetli üyelerindendir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Barbunya, dış kabukları ayıklanarak ve genellikle pilakisi yapılarak tüketilen bir baklagil çeşididir. Pilaki ise içine soğan, sarımsak, maydanoz, havuç gibi malzemeler katılarak zeytinyağı ile pişirilen yemeklere denir. Dış kabukları gibi kendisi de benekli olan barbunya İzmir-Ödemiş başta olmak üzere ülkemizin orta ve batısındaki birçok yerde yetiştirilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    İç Anadolu ve Akdeniz’de yoğun olarak yetiştirilen nohutun etli ya da etsiz yapılan sulu yemeği geleneksel lezzetlerimizden biridir. Bu besleyici yemeği yaparken dikkat edilmesi gereken nokta ise öncesinde 12 saat kadar suda bekletilen nohutun ilk haşlama suyunu kullanmamak ve tazesiyle değiştirmektir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Mercimeğin yeşil versiyonu olan bu baklagil tam bir vitamin ve lif deposudur. Kırmızı mercimeğe oranla daha uzun sürede pişen besinin çorbası, yemeği ve hatta salatası bile yapılabilir. Kaynatıldığında koyulaşan suyu genellikle dökülür fakat uzmanlarca bunun vitamin kaybına neden olduğu da ifade edilmekte.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Börülce, göbeğindeki koyuluk olmasa görüntü açısından neredeyse beyaz fasulyenin aynısıdır. Özellikle Ege’de yoğun olarak tüketilen bu baklagil de kuru fasulye ya da nohut gibi suda bekletilir ve ilk haşlama suyu dökülür. Zeytinyağlıda, çorbada kullanılabilen börülcenin salatası hem lezzetli hem de en doyurucu salatalardan biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Ve işte baklagillere adını veren besin, bakla. Protein, mineral ve karbonhidrat açısından zengin olan yiyecek taze kabuklu olarak da, ayıklanıp içi çıkarılarak da tüketilebilir. Taze bakla zeytinyağlı yapıldığında tadına doyum olmaz iken iç bakla en çok da Ege ve Akdeniz Bölgelerinde haşlanıp ezilerek yapılan bir meze olarak tüketilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Sebze mi yoksa baklagil mi olduğu konusunda tartışmalar süre dursun biz bezelyeyi sayfamıza aldık bile. İlkbahar ve yaz olmak üzere iki kere hasadı yapılan besini en çok salata ya da pilav gibi lezzetlerin içinde garnitür olarak görmeye alışığız. Sulu yemeği de yapılabilen bezelyenin diğer baklagillere göre daha fazla C vitamini barındırdığını da ekleyelim.

  • FASULYE ÇEŞİTLERİ VE LEZZETLİ TARİFLERİ

    Sindirim sistemine faydaları saymakla bitmeyen fasulye hem taze hem kuru formuyla sofralarımızda sıkça yer bulan oldukça sağlıklı bir besin. Ülkemizde de kolaylıkla üretilen fasulyenin ana vatanı cinsine göre değişse de genetik çalışmalar Orta ve Güney Amerika bölgelerinden dünyaya yayıldığını göstermektedir. Baklagiller familyasına ait, güçlü antioksidan kaynağı olan fasulyenin kanserli hücreleri onarmada da faydaları biliniyor. İçeriğindeki K vitamini vücudumuzu kansere karşı korurken, beyin ve sinir sistemine etkisiyle bilişsel işlevlere de katkı sağlıyor. Folat ve folik asit bakımından da oldukça zengin olan bu süper besinin kemikleri güçlendirmesi ve protein zenginliği gibi faydaları sebebiyle haftada en az iki öğün tüketilmesi tavsiye ediliyor. Yazımızda sıkça kullanılan fasulye çeşitlerini ve bu fasulyelerle hazırlayabileceğiniz pratik tarifleri okuyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Yaz aylarında tüketilen taze fasulye, henüz yeşilken dalından toplanarak elde edilir ve bu durumda toplananlara “Çalı” ya da “Boncuk” fasulye denir. Çalı fasulyesi daha uzun ve yassı olurken, boncuk fasulyenin içindeki taneler daha iri olur ve her ikisi de tanelerini çıkarmadan yeşil kabuğuyla tüketilebilir. Çalı fasulyesi ayrıca konserve için de uygundur. Taze fasulye ile hazırlayabileceğiniz pratik tarifimiz için fasulyenin varsa önce kenarlarındaki kılçıklar ayıklanmalıdır. Ayıkladıktan sonra dikine olacak şekilde ikiye kesilen fasulyeler zeytinyağı ile karıştırılarak 180 derece ısıtılmış fırında üzeri kızarana kadar ortalama 15 dakika pişirilir. Derin bir kapta sarımsak, dört beş adet ufak parçalara bölünmüş ceviz ve ezilmiş sarımsak hazırlanır. Yarım çay bardağı zeytinyağı tavada kızdırıldıktan sonra derin kaptaki malzemelerin üzerine eklenir. Fırından çıkan fasulyelerin üzerine arzu edilen miktarda yoğurt, yoğurdun üzerine de zeytinyağlı karışım ekledikten sonra servis edebilirsiniz. Bu tarifi meze olarak da tüketebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Lif ve protein açısından oldukça zengin olan kuru fasulye; B6, demir, potasyum, selenyum, folat ve tiamin kaynağıdır. Pişirmeden önce bir süre suda bekletilen kuru fasulyenin midede gaz yapan şeker içeriği de azalmaktadır. Kabuğundan taneleri ayrılarak elde edilen kuru fasulyenin birçok türü bulunur. Düzenli tüketildiğinde sindirim sistemini güçlendiren, kemik yapısını geliştiren fasulyenin pek de alışık olmadığımız tatlı tarifini denemek isterseniz gerekli olan malzemeler şöyle: Bir su bardağı haşlanmış kuru fasulye, bir yumurta, bir çay bardağı süt, iki adet olgun muz, iki yemek kaşığı tereyağı ya da Hindistan cevizi yağı, yarım su bardağı bitter çikolata ve bir paket kabartma tozu… Muzu ve haşlanan kuru fasulyeleri rondodan geçirdikten sonra derin bir kabın içine yumurta, süt ve rondodan geçirilen malzemeler eklenir; yağ, çikolata ve kabartma tozu ilave edilir ve güzelce karıştırılır. 180 derece ısıtılmış fırında ortalama yarım saat pişirilmesinin ardından üzerine dondurma ya da çikolatalı sos ekleyerek servis edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Popülaritesi son günlerde giderek artan maş fasulyesinin ana vatanı Hindistan’dır ve çoğunlukla Asya ülkelerinde yetişmektedir. Yüksek oranda demir, lif, protein, potasyum, magnezyum, manganez ve fosfor içeren maş fasulyesinin diğer fasulye türlerinden en önemli farkı gaz yapmamasıdır. Kas sağlığı için de oldukça faydalı olan maş fasulyesi aynı zamanda iyi bir folat kaynağıdır. Antioksidan ve antiaging özelliği ile dikkat çeken maş fasulyesini çimlendirerek salatalarda kullanmak da mümkün. Rengârenk ve oldukça faydalı bir maş fasulyesi salatası için gerekli malzemeler: Bir çay bardağı haşlanmış maş fasulyesi, bir çay bardağı haşlanmış mısır, her biri bir adet olacak şekilde domates, kırmızı soğan, havuç, limon ve bir tatlı kaşığı nar ekşisi, yarım çay bardağı zeytinyağı, dereotu, maydanoz ve arzuya göre baharatlar… Tüm malzemeleri mümkün olduğunca incecik doğrayıp, karıştırıp, soslamanız yeterli olacaktır. Dilerseniz ceviz de ekleyebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Farklı dillerde “Borlotti” ya da “Roma” fasulyesi olarak geçen barbunya fasulyesi; A, B5, B9 ve C vitamini içermektedir. Kalsiyum, demir ve magnezyum mineralleri açısından da oldukça zengin olan barbunya, protein açısından neredeyse kırmızı et ile yarışmaktadır. Lifli yapısıyla tok tutan, kan şekerini düşüren, böbreklerdeki kum ve taşın dökülmesinde etkili olan barbunyanın kalp sağlığına faydaları saymakla bitmez. Cilt bariyerini güçlendiren yapısı nedeniyle cildi yumuşatır ve gençleştirir. Türk mutfağında sıkça yer alan barbunyanın pek de alışık olmadığımız barbunya köftesi tarifi için, iyice haşlanmış barbunya, soğan, galeta unu, yumurta ve maydanoz yeterli olacaktır. Püre hâline getirilen barbunyaya arzu edilen baharatlarla birlikte diğer malzemeler eklenir ve iyice yoğrulur. Buzdolabında en az bir saat dinlendirdikten sonra galeta ununa bulanarak kızgın yağda kızartılır. Barbunya falafeli hazır…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Doğu Asya kökenli olan soya fasulyesi ile Batı dünyasının tanışması 20. yüzyılı bulmuştur. Hayvansal proteine alternatif olan soya fasulyesini tüketmek kanser riskini azaltmaktadır. Asya mutfağında; soya sosu, miso, tempeh ve nattö gibi fermente edilmiş formları sıkça tüketilirken, özellikle vegan beslenenler için süt ürünleri ve tofu peyniri en çok tüketilen formlarının başında gelmektedir. Soya fasulyesi sıklıkla salatalarda kullanılsa da yazımızda tofu peyniri tarifini tercih ettik. Tofu peyniri tarifi için; 500 gram soya fasulyesi, 250 ml limon suyu ve üç buçuk litre içme suyu gerekmektedir. Altı saat suda bekletilen soya fasulyesi blender ile ezilir. Geniş bir tencerede gerilen tülbentin üzerine ezilen püre dökülür ve suyu iyice süzülür. Tülbentin üzerinde kalan posaya “okara” denir ve bu posa protein açısından oldukça zengindir. Tencerenin içinde biriken su, kısık ateşte 10 dakika kaynatılır ve ılıması için bırakılır. Derin bir kap içerisine eklenen limon suyunun üzerine yüksekten ılık soya suyu dökülür ve kesilmemesi için kesintisiz bir şekilde karıştırılır. İyice karıştırılan ve kıvam alan karışım tekrar temiz bir tülbent ile süzülür. Ortalama yarım saat sonra kontrol edilen tofu kıvam almışsa buzdolabında bekletilir. Omega-3 bakımından oldukça zengin peynirinizi artık dilediğiniz tarifte kullanabilirsiniz.