Etiket: ev

  • Evde Verimli Vakit Geçirmenin 8 Yolu

    Evde Verimli Vakit Geçirmenin 8 Yolu

    Yeteri kadar olduğu sürece uyumak ve hiçbir şey yapmadan dinlenmek de iyi ve gereklidir ama fazlası kişiyi çeşitli sıkıntılara sürükleyebilir. Oysa evde vakit geçirirken kendiniz ve çevreniz için verimli olmaya devam edebilirsiniz. Eğer siz de biraz evde kalınca vakit geçmiyor diye şikâyete başlıyor ve az önce söylediğimiz verimliliği yakalamak istiyorsanız lütfen ekranınızı aşağı doğru kaydırın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Spora başlamanın tam zamanı” title_font_size=”13″]

    Çoğumuz için spor yapmak bir türlü başlanamayan diyet gibidir. “İşlerim çok yoğun.”, “Tek başıma gitmek istemiyorum.”, “Havalar biraz düzelsin başlayacağım.” gibi bir bahaneler daima hazırdır. Evde kalınan vakitler ise kendi kendinizi spora teşvik etmek için eşsiz bir olanak sunar. Egzersiz hareketleri ile başlamanız yeterli. Emin olun bu hareketlerin hissettirdiği duygu günden güne ritminizi artıracak sonrasında spor yapmaktan sizi kimse alıkoyamayacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Çiçekler ne zamandır ilgi bekliyor” title_font_size=”13″]

    Dekoratif amaçlı ya da evimizin havasını temizlesin diye aldığımız bitkilere günlük rutinler içinde sadece su verir kenara çekiliriz. Oysa bulunduğu yerin ısısı ve ışığı ile mutlu mu, budanması gerekli mi, saksı değişimine ihtiyacı var mı gibi konular sırada beklemektedir. Elbette bu güzel canlılar için evde kalmayı beklemeden harekete geçilmelidir fakat madem böyle bir fırsat var, ilk iş ne zamandır ihmal edilen bitkilerle ilgilenmek olmalıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Aşçılığınızı geliştirmek istiyordunuz” title_font_size=”13″]

    Televizyonlarda moda konularının önüne geçen yemek programları, adrenalin dolu yemek yarışmaları, restoran menülerindeki dünya mutfağı derken yemek yapmak günümüzde kadın-erkek herkes için çekici bir hâl aldı. Siz de ne zamandır farklı şeyler denemek istiyor ama bir türlü vakit bulamıyordunuz öyle değil mi? Ya da ilk denemelerinizi yapma niyetindeydiniz… İşte, tam sırası!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Genel kültür için film izlemek” title_font_size=”13″]

    Evde olduğumuz zamanlarda film izlemek 7’den 70’e belki de en çok yaptığımız ve sevdiğimiz etkinlik. Ama dünya ve ülkemiz sinemasını bir yönetmenin, bir senaristin ya da bir oyuncunun izinde takip etmek bu keyifli saatleri genel kültürünüzü artırdığınız çok daha verimli saatlere de dönüştürebilir. Hatta, örneğin bir yönetmene ait filmi izleyip diğerine geçmek üzereyken, o araya eleştirmenlerin film hakkındaki görüşlerini içeren makaleleri okumayı da sıkıştırabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kağıtla kalemle haşır neşir olmak” title_font_size=”13″]

    Kitap okumak zihnimizin en önemli besin kaynaklarından biri… Günlük rutinlerimizde zaten olması gereken bir konu… Fakat öncelik verip okuduklarınızla güne devam ederken hanginiz “Ah şu klasikleri tekrar elime alsam.” demediniz ki? Haydi o zaman, klasikleri tekrar okumanın zamanı geldi. Evde geçirecek bol vakit olduğunda kâğıt ve kalem de her zaman en dinlendirici yöntemdir. Bu iki aracı çizim yapmak ya da günlük tutmak için kullanabilir, bu şekilde de zihninizi boşaltabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Evde tek başınayken bile paylaşmanın yolu” title_font_size=”13″]

    Ne zamandır giymediğiniz kıyafetleri ayırmak, dolabınızda yer açmak istiyordunuz. Kıyafetlerinize tek tek bakmak, neyi giyip giymeyeceğinize karar vermek ve kullanmadıklarınızı ihtiyacı olanlara ulaştırmak üzere katlayıp ayırmak için harika bir dönem. Bu davranışınız sizi her şeyden önce manevi yönden besleyecek ve elbette üstünüze üstünüze gelen dolapta da büyük bir ferahlama yaratacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Herkes için bakım zamanı” title_font_size=”13″]
    kedi, köpek

    Hazır bahar da gelmişken ince bir temizlik yapmak yerinde olabilir, hem de hiç acele etmeden… Evcil hayvanlarınızı sık sık tarayıp diğer hijyenik bakımlarını yapabilir, kendinize de evdeki doğal malzemelerle yapacağınız cilt maskelerini uygulayabilirsiniz. Aslına bakarsanız evde vakit geçirirken sıkılıp sürekli yemek yemek yerine bu tür temizlik ve bakım işleriyle ilgilendiğinizde, dışarı formunda ve pırıl pırıl çıkmanız kaçınılmaz olur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ve bilgisayarla yapılabilecek onlarca şey” title_font_size=”13″]

    Bilgisayar uzun zamandır evdeki yol arkadaşlarımızdan biri ve vakit geçirmek için onun aracılığı ile yapabileceğiniz çok şey bulunuyor. Örneğin, eğer sosyal medya mecralarından geri kaldığınızı düşünüyorsanız buralarda bir keşfe çıkmayı düşünebilirsiniz. Ya da fiziksel olarak gidemeyeceğiniz durumlar için birçok müzenin sanal ziyaret imkânları bulunuyor, bu müzeleri evinizde iken gezip fikir sahibi olabilirsiniz. Elbette Kültür ve Yaşam’ın her gün çıktığı yeni içerikleri görmek için sitemizi ziyaret etmek de yapabilecekleriniz arasında. 🙂

  • EVDEKİ KAHVE KEYFİNİZE KEYİF KATMANIN YOLLARI

    EVDEKİ KAHVE KEYFİNİZE KEYİF KATMANIN YOLLARI

    Bu hayatta bir çaycılar vardır bir de kahveciler… Çaysız yapamayanlar demin kokusunu değil koklamak, çaya uzaktan bakarak bile alırlar. Kahvecilerin durumuysa biraz daha karmaşıktır, çünkü farklı kahve çeşitlerinden birkaçına bağlı olma ihtimalleri yüksektir. Eğer kahvenin her türlüsüne varım diyor ve evdeki kahve keyfinizi renklendirmek istiyorsanız sayfayı hemen aşağı doğru kaydırmaya başlayabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    evde kahve yapımı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    evde kahve yapımı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    evde kahve yapımı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    evde kahve yapımı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    evde kahve yapımı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    evde kahve yapımı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    evde kahve yapımı
  • EVDE ÇOCUKLARINIZLA BİRLİKTE YAPABİLECEKLERİNİZ

    EVDE ÇOCUKLARINIZLA BİRLİKTE YAPABİLECEKLERİNİZ

    Çocuklarınızla paylaştığınız her saniyenin sizin için ne kadar özel olduğunu biliyoruz. Bütün o anların daha da keyifli bir hale bürünmesi için evde bulunduğunuz zamanlarda birlikte yapabileceklerinizin bir listesini çıkardık. Bir kısmı oldukça hareketli saatler geçirmenizi bir kısmı da bir şeylerle uğraşırken beraberce sakinleşmenizi sağlayacak. Ve ortaklaşa yapacağınız bütün bu aktivitelerle hem çok eğlenecek hem de çocuklarınızın anılarına sevgiyle hatırlayacakları kareler ekleyeceksiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Katladığınız kâğıtlarla minik sanat eserleri üretin” title_font_size=”13″]

    Kâğıtları katlayarak yapacağınız kuğular, kurbağalar, tavşanlar, çiçekler yani kâğıt katlama sanatı origami sayesinde çocuklarınızla kaliteli vakit geçirebilir, onların hayal gücünü ve yaratıcılığını geliştirebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Çarşaflarla çadır kurmak için salonun ortasında buluşun ” title_font_size=”13″]

    Masanın altı koltuğun arkası gibi kuytu köşelerde ev içinde ev yapmak çocuklar için en çekici oyunlardan biridir. Hep birlikte evinizdeki çarşafları kullanarak yapacağınız çadırdan bir evi ise asla unutmayacaklardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Pratik tarifleri birlikte yaparak lezzetli dakikalar geçirin” title_font_size=”13″]

    Mutfağı dağıtmasından, yemek yapım süresinin uzamasından kaygılanmadan onlarla birlikte eğlenceli yemekler yapın. Pizza, meyve salatası, çikolatalı kek, renk renk kurabiye… Dikkat etmeniz gereken tek şey çocukları tehlikeli araçlardan uzak tutmak.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Renk renk ve çeşit çeşit makarnalarla nesneler üretin” title_font_size=”13″]

    Birlikte suluboya ya da guaj boya ile boyayarak elde ettiğiniz rengârenk makarnalardan ister kolye, toka, bileklik gibi takılar yapın isterseniz boyalı makarnaları bir kâğıda yapıştırarak ortak bir resim yapın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Toprakla uğraşmanın keyfini yaşayın ve yaşatın” title_font_size=”13″]

    Bahçeniz varsa bahçenize, yoksa saksılara veya küçük kasalara çiçek dikmeyi veya minik sebzeler ekmeyi deneyin. Hatta limon çekirdeklerini ekin ve aylar sonra çocuklarınızla birlikte yetişen limon ağacınıza bakarak gururlanın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Albümünüzdeki fotoğrafları birlikte tekrar hatırlayın” title_font_size=”13″]

    Fotoğraflara giren güzel zamanlarınızı ve ailenizin diğer bireylerini çocuklarınızla birlikte hatırlamak için albümünüzü ortaya çıkarın. Hep birlikte fotoğraflara bakarken onlara geçmişteki eğlenceli hikâyelerinizi anlatın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Salonunuzu tiyatro sahnesine çevirin” title_font_size=”13″]

    Bir çocuk hikâyesi seçin ve birlikte onu canlandırmaya çalışın. Tabii önce rollere girmek için evdeki eşyalarla kostümlerinizi hazırlamalısınız. Ve hem kostüm hazırlarken hem de oyunu sahnelerken bolca eğlenin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Karton kutulardan oyuncaklar yapın” title_font_size=”13″]

    Oynamaları için onlara karton kutulardan oyuncaklar yapın ve bu sırada çocuklarınızın sizi seyredip yardım etmesine izin verin. Model konusunda internetten yardım alabilir ve en kolayından başlayıp zoruna doğru korkusuzca ilerleyebilirsiniz.

  • YAŞINIZ KAÇ OLURSA OLSUN EVDE AİLECEK OYNAYABİLECEĞİNİZ OYUNLAR

    YAŞINIZ KAÇ OLURSA OLSUN EVDE AİLECEK OYNAYABİLECEĞİNİZ OYUNLAR

    Bu oyunlar hem zihninizi çalıştıracak hem evde bir heyecan dalgası yaratacak, hem de keyifli zaman geçirmenizi sağlayacak türden. Kaç kişi olursanız olun, yaşınız kaç olursa olsun, ister kelimelerden ister sayılardan isterseniz stratejiden hoşlanın, aralarında mutlaka kendinize göre bir oyun bulacaksınız. Şimdiden iyi eğlenceler…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Kızmabirader üzerine nostalji üretilebilecek bir masa oyunu çünkü bir dönem evlerin vazgeçilmez eğlence araçlarından biriydi. Bu oyunla keyifli dakikalar geçirmek için iki ya da dört kişi olmanız yeterli. Unutmayın, seçtiğiniz renge ait dört piyonunuzu oyun tahtasının ortasındaki aynı renk alanına taşımak için sadece şansa değil doğru hamlelerde bulunmaya da ihtiyacınız olacak.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Evde tek başına ya da ailece bir arada olabilirsiniz. Zihninizi hem çalıştıracak hem de rahatlatacak bir oyun olarak, altından kalkabileceğiniz büyüklükte bir puzzle almaya ne dersiniz? Altından kalkabileceğiniz diyoruz çünkü parçaları birleştirerek fotoğraf ya da resmi tamamlamaya dayalı bu oyunun 100 parçalısı da var, 1.000, 3.000, hatta 10.000 ve 20.000 parça olanı da!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Dama, genellikle 64 kareden oluşan bir tahta üstünde, farklı iki renge ait taşlar ileri sürülerek oynanan bir oyun. Anladığınız üzere oyun iki kişiliktir ve bu kişilerden taşlarını kaybetmeden ilerlemeleri için doğru stratejiler geliştirmeleri beklenir. Kökleri Eski Mısır’a kadar dayanan damanın teknikleri bilindiği takdirde oyunun rakibiniz için daha zor ve hepiniz için çok daha keyifli hale geleceğini söylemeliyiz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Dünyada bir spor dalı olarak kabul edilerek turnuvaları düzenlenen satrancı evinizde oynamaya ne dersiniz? İki kişilik bu masa oyununu öğrenmeniz belki biraz zaman alabilir… Ama bir kere başladığınızda, karşı tarafın şahını mat etmek için zihninizi çalıştırarak geçireceğiniz dakikalar, hatta saatler bu çabaya fazlasıyla değecektir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    İşte nostaljik bir oyun daha, isim-şehir. Aynı zamanda hiç eskimeyecek, ne zaman oynansa aynı tadı verecek bir oyun. İhtiyacınız olan sadece birer kalem ve kâğıt. Katılımcı sayısında sınır bulunmuyor. Önce kâğıtlar İsim, Şehir, Bitki, Hayvan, Eşya, Ülke kategorilerine ayırılıyor, sonra bir harf seçilerek bütün kategoriler bu harfle başlayacak şekilde dolduruluyor. İki önemli nokta: Birbirinizden kopya çekmemelisiniz ve süre sınırlı olmalı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Go, kökeni Çin’e ve oldukça eskiye dayanan, hatta dünya üstünde oynanan en eski oyun olduğu iddia edilen iki kişilik bir strateji oyunu. Uzakdoğu kökenli olunca haliyle oyunda öğrenci, usta, profesyonel gibi kategoriler olması da kaçınılmaz olmuş. Siyah ve beyaz renkteki taşlarla, özel tahtası üstünde alan ve hâkimiyet kurma amacı güdülen oyun oldukça basit kurallara sahip ama bitirip bırakması o kadar kolay değil.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Tavlanın ülkemizde en çok oynanan oyunlardan biri olduğu biliniyor. İki farklı renkteki taşlar ve bir çift zar ile özel kutusu üstünde oynanıyor. Zar atıldığında ortaya çıkan kombinasyonların Hep Yek, Dü Beş, Penc-ü Se, Şeş Beş gibi isimleri dilimize Farsça’dan geçmiş. İçinde şans da barındıran tavla elbette olasılıkları iyi hesap etmeye ve stratejiye de dayanıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Ve çeşit çeşit bulmacalar… İster tek başınıza kelime avı bulmacası ya da sudoku çözün (bu arada sudoku adını Japon dilinde “sayı tek olmalı” tümcesinin baş harflerinden alıyor), isterseniz okuyup ev halkından cevaplar bekleyeceğiniz kare bulmaca. Hepsinin ortak yanı zihninizi açarak iyi zaman geçirmenizi sağlayacak olması.

  • 8 Fotoğraf İle Sadelikle Şıklığı Bir Araya Getiren Minimalist Ev Tasarımları

    8 Fotoğraf İle Sadelikle Şıklığı Bir Araya Getiren Minimalist Ev Tasarımları

    “Sadecilik” ya da “sadelik” olarak Türkçeleştirebileceğimiz minimalizmin sanat ve felsefede birçok derin anlamı olsa da gündelik hayat temelinde baktığımızda, minimalizm sadece ihtiyacımız olduğu kadarına sahip olmak anlamına gelir. Hayatınızda amacı olmayan hiçbir ayrıntıya yer vermeyerek, gereksiz detaylardan kurtularak, daha sade bir yaşamı tercih ederek kendinizi minimalizmin güvenli kollarına bırakabilirsiniz. İşte karşınızda minimalizmi hayat tarzı edinen ellerden çıkmış 8 ev…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Minimalizm Evinizin Her Odasına Konuk Olabilir, İlk Başta İmkânsız Gibi Gelse De Çocuk Odalarına Bile…” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Gereksiz Aksesuarlar Yerine Renkleri Özgürce Kullanarak Evinizin Dekorasyonunu Farklılaştırabilirsiniz.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ya Da Karışık Desenler Yerine Düz Çizgilerin Uyumundan Faydalanabilirsiniz.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Hayatınızdaki Lüzumsuz Ayrıntıları, Evinize Yeni Bir Soluk Katacak Bitkilerle Değiştirebilirsiniz.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Tasarımında İşleve Odaklanılmış Sade Mobilyalarla Düzenli Bir Ortam Yaratabilirsiniz.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Eşyaları Farklı Amaçlarla Kullanarak Gereksiz Alışverişlerden Kaçınabilirsiniz.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Misafirlerinizi Ağırlarken De Sade Bir Şıklığı Tercih Edebilirsiniz.” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Dekorasyonda Kullanacağınız Sanat Eserlerinde De Tercihinizi Sadelikten Yana Kullanabilirsiniz.” title_font_size=”13″]
  • YENİ TREND: TINY HOUSE (KÜÇÜK EV)

    Son yılların popüler akımlarından biri olan tiny house dilimize pek çok farklı şekilde çevrilebilir; küçük ev, mikro ev, tekerlekli ev bunlardan birkaçıdır. Minimal yaşam tarzını benimseyenlerin tercih ettiği bu akım özellikle 2000’li yıllardan itibaren daha da popüler bir hale geldi. Ünlü mimar ve konuşmacı Sarah Susanka’nın 2007 yılında yayımladığı “The not so big house” (O kadar büyük olmayan ev) kitabının, bu akımın başlangıcı olduğu düşünülür. Tiny house hakkında bilinmesi gereken detayları sizin için listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Tiny house genellikle 10 ilâ 30 metrekare arasında tekerlekli ya da sabit olarak tasarlanan evlerdir. Ülkemizde gittikçe yaygınlaşan tiny house akımı ilk olarak ABD’de başladı. Alternatif bir yaşam arayanların tercihi olan bu küçük evler sayesinde istediğiniz yerde konaklayabilir ve “seyyar” bir tatil deneyimleyebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    İsminden de anlaşılacağı üzere minimal ve taşınabilir bir tasarıma sahip olan tiny house’lar tercihe göre her şekil, form ve boyutta olabilir. Her ne kadar “minimalist” bir yaklaşım benimsenmiş olsa da evin satın alma noktasında ciddi bir maliyet olduğunu da belirtmek gerekir. Doğada yaşam sürmek pek çok bakımdan şehre kıyasla daha ekonomiktir ancak evin türü, özellikleri gibi kavramlar devreye girdiğinde masraf kalemi de direkt olarak artacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Küçük ve taşınabilir bir eve sahip olmak pek çok bakımdan ilgi çekicidir ancak ödeme yapmanız gereken tek bedel evin satın alması olmayacaktır; imar yasaları, ev sigortası, karayolu prosedürleri, konaklama ve benzeri gibi masraflar da söz konusu olabilir. Normal boyutta bir eve göre her ne kadar daha hesaplı olsa da mimarisi, tasarımı derken aslı yüzünden pahalıya gelebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Bazı minik ev modellerinin taşınabilir olması, evinizi özgürce dilediğiniz yere götürmenize olanak sağlar; bu sayede ev konforu her zaman sizinle olur. Bu noktada elektrik ve su tesisatının olduğu bir alan seçilmesi önemlidir aksi halde bu doğal yaşam bir süre sonra kâbusa dönüşebilir. Doğal yaşam her zaman cazip gibi gelse de özellikle şehir hayatına alışkın olanlar için bir süre sonra zorlayıcı olabilir. Tiny house’un size uygun olup olmadığını deneyimleyebilmek için direkt olarak satın almak yerine kiralama yoluna gidebilirsiniz bu sayede vazgeçme ihtimaliniz cep yakmayacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Tiny house’lar genellikle prefabrik olarak inşa edilir; aynı zamanda tekerlekli bir yapıya sahip oldukları için römorka takılarak bir noktadan başka bir noktaya taşınabilir. Burada dikkat edilmesi gereken uzun süreli park alanı bulmaktır çünkü bu her zaman o kadar kolay olmayabilir. Seyahate çıkmadan önce nerelere park edeceğiniz konusunda bir yol haritası çıkarmanızda yarar olacaktır. Bu arada eğer ev tekerlekli değilse bu durumda bir yerde kalıcı olarak konaklamak için imar izni alınması gerektiğini de belirtelim.

  • MAYASIZ EKMEK, EKMEKSİZ DÜNYA OLMAZ!

    MAYASIZ EKMEK, EKMEKSİZ DÜNYA OLMAZ!

    Bunu biz söylemiyoruz, insanlığın 8 bin yıldır ekmeksiz geçmeyen tarihi söylüyor. Baksanıza, Eski Mısırlılar bu kadim kültürü duvarlara işleyecek kadar önemsemiş, ekmek konusundaki bilgilerini günümüze kadar ulaştırmayı görev bilmişler. Ne var ki bizim şu anki konumuz ekmeğin tarihçesi değil. Bizler, endüstriyel ekmek üretiminin içine doğmuş kuşaklar olarak evde ekmek yapmak fikri ile daha yeni yeni tanışıyoruz bile diyebiliriz. O halde daha fazla vakit kaybetmeden ekmek yapımı ve olmazsa olmazı mayalama süreci hakkındaki detaylarla konuya hemen giriş yapalım.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Klasik ekmek yapımı çok kolay ama az da olsa sabır isteyen bir tarife sahip. Kolay diyoruz, çünkü tarif az sayıdaki malzemeleri karıştırıp fırına vermeye dayanıyor. Sabır istiyor diyoruz, çünkü fırına vermeden önce bir süre beklemeyi gerektiriyor. Tarif araştırmasına girdiğinizde birbirinden farklı ölçülerden oluşan birçok tarifle karşılaşacak olmanız ise bu işin handikabı!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    İşin doğrusu ise herkesin kabına, fırınına, arzusuna göre ölçülerini şekillendirip kendi tarifini oluşturabileceği… Size tavsiyemiz ilk denemenizde mükemmel bir sonuç hedeflemekten kaçınmanız. Eksik veya fazla bulduğunuz noktaları bir sonraki denemenizde telafi etmek üzere hareket ederseniz, birkaç denemeden sonra kendi tarifinizin netleşeceğine emin olabilirsiniz.

    ekmek, maya
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Genel bir çerçeve olarak şu tariften faydalanabilirsiniz: Bir paket kuru mayayı 1,5 su bardağı ılık suda eritin ve geniş bir kabın içine koyduğunuz 4 bardak una ilave edin. Bir tatlı kaşığı tuzu da ekleyerek hamur haline gelene kadar karıştırın. Karıştırmak için mikser kullanabileceğiniz gibi ellerinizi de kullanabilir, hamurunuzu elinize yapışmayacak kıvama gelene kadar yoğurabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Hamurun üstünü bir bezle örtüp 40 dakika mayalanması için bekletin. Süre sonunda hamurunuzdan iki yuvarlak beze yapın ve bu bezeleri de iyice örtüp 10 dakika daha bekletin. Sonra, bezeleri elinize yapışmaması için çok az un serperek tek tek elinizle biraz açın. Daha sonra somun şeklini vererek yağlı kâğıt serilmiş fırın tepsisine yerleştirin ve üstünü örtüp 40-50 dakika kadar daha bekletin. Önceden 200 derecede ısıttığınız fırına vererek 30 dakika pişirin.

    ekmek, maya
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Çavdar, yulaf, kepek, mısır, buğday unu… Kullanacağınız un ekmeğinizin de çeşidini belirler. Ve unutmayın ki ekmek yapımındaki büyük rollerden biri unda ise diğeri mayadadır. Eski Mısır’dan beri ekmek yapımında kullanıldığı düşünülen maya, besinin kalitesini belirlemede de ana etkenlerden biri. Tek hücreli bir mikroorganizma olan maya ile hamurun kabarması ise unun içindeki şekerle karışınca karbondioksit gazının oluşması sayesinde gerçekleşiyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Ekmek yapımında kullanabileceğiniz farklı maya çeşitleri de bulunuyor. Asırlardır kullanılan ve bağırsak florasına çok iyi geldiği bilinen ekşi maya, paketi açıldıktan sonra fazla bekletilmemesi gereken ve yüzde 70’i sudan oluşan yaş maya, tanecikli haliyle önce ılık suda çözünüp aktifleşmesi icap eden kuru maya, ondan daha ince tanecikler halinde olan ve önce suda çözünmesi gerekmeyen instant kuru maya bu çeşitlerden bazıları.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Bu mayaların her biriyle ekmek yapabilirsiniz fakat bildiğiniz ölçülerin hatta tarifin değişeceği bilgisi de aklınızda bulunsun, çünkü ekşi maya ile yapılan ekmeğin tarifi kuru mayaya göre oldukça farklı olacaktır. Eğer evde ekmek yapımını geliştirmekte kararlıysanız, bir adım ilerisinde de evde kendi mayanızı yapabilirsiniz. Hele de sağlık açısından en çok önerilen ekşi mayayı kendi mutfağınızda yapabilirseniz siz artık bu işin piri olmuşsunuz demektir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Son olarak ekmek yapımıyla ilgili şu birkaç püf noktayı ekleyelim: Kullanacağınız unu elekten geçirmek ekmeğinizin daha kıvamlı ve lezzetli olmasını sağlar. Hamuru yoğururken kullanacağınız su sıcak ya da soğuk değil ılık olmalı ki mayalanma işlemi sağlıklı gelişsin. Mayalanma süresini ne kadar uzatırsanız o kadar kabarık bir ekmek elde edersiniz. Pişirme esnasında fırına içi su dolu bir kap koyarsanız ekmeğin nem dengesini sağlayabilir, böylece dışı çıtır içi yumuşacık bir ekmek elde edebilirsiniz.

  • DOĞA DOSTU EKOLOJİK EVLER

    Modern dünyada hızla artan çevresel sorunlar, bireyleri ve toplulukları daha sürdürülebilir yaşam çözümleri aramaya yönlendiriyor. Ekolojik evler, bu arayışın somut bir yansıması olarak, doğayla uyumlu bir yaşamın kapılarını aralıyor. Doğal kaynakları en verimli şekilde kullanmak, karbon ayak izini azaltmak ve çevreye minimum zarar vermek amacıyla tasarlanan bu sürdürülebilir yapılar giderek daha sık karşımıza çıkıyor. Enerji tasarrufu, doğal malzeme kullanımı ve düşük karbon salınımı gibi özellikleriyle ekolojik evler hem çevreye duyarlı yaşam alanları hem de ekonomik ve sağlıklı bir yaşam biçimi sunuyor. Yazımızda, başlıca ekolojik ev tiplerini ve özelliklerini okuyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Karbon Negatif Ev” title_font_size=”13″]

    Karbon negatif ev, çevreye zarar vermeyen hatta çevreye olumlu katkı sağlayan sürdürülebilir bir yaşam alanıdır. Bu tür yapılar, atmosfere yaydıkları sera gazlarından daha fazlasını ortadan kaldıracak şekilde tasarlanır. Enerji üretimi, yapı malzemesi ve günlük enerji tüketimi gibi alanlarda çevresel etkileri minimuma indirmek için tasarlanmıştır. Bu evler enerji ihtiyacını karşılamak için güneş panelleri, rüzgâr türbinleri veya jeotermal enerji gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından faydalanır. Üretilen enerji ihtiyacın üzerine çıktığında fazlası şebekeye aktarılır, bu da karbon negatif statüsüne katkı sağlar. Yüksek yalıtım, ısı kaybını ve enerji tüketimini azaltırken; pasif tasarım unsurları (güneş ışığından maksimum fayda sağlama, doğal havalandırma gibi yöntemler) enerji ihtiyacını minimumda tutar. Bazı karbon negatif evler, havadaki karbonu yakalayan teknolojiler ya da bitkisel sistemlerle donatılır. Örneğin; yeşil çatı sistemleri ve karbon emici yapılar bu amaçla kullanılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Pasif Ev” title_font_size=”13″]

    Pasif ev, yüksek verimli enerji tasarrufu sağlayan bir yapı tasarımıdır. Son derece iyi yalıtım, hava sızdırmazlığı, enerji geri kazanım sistemleri ve doğal ısıtma-soğutma yöntemleri kullanarak minimum düzeyde enerji tüketir. Temel amaç, dış ortamdan gelen ısıtma ve soğutma ihtiyacını en aza indirerek enerji kullanımını önemli ölçüde azaltmaktır. İlk olarak 1990 yılında Almanya’da geliştirilen bu konsept, sürdürülebilir ve çevre dostu yapıların öncüsü olmuştur. Ancak pasif evler hâlâ dışarıdan enerji (elektrik, gaz, vb.) alabilir; bu nedenle genellikle karbon negatif değil, düşük karbon ayak izine sahip yapılar olarak değerlendirilir. Geleneksel binalara kıyasla %75-90 oranında daha az enerji tüketen pasif evlerde ısıtma ve soğutma için gereken enerji, çoğu zaman yalnızca bir saç kurutma makinesinin harcadığı kadar düşüktür. İç mekân sıcaklığı yıl boyunca sabit kalır; kışın soğuk hava, yazın ise sıcak hava içeriye nüfuz etmez.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Earthship Evleri ” title_font_size=”13″]

    Earthship evleri, atık malzemeler ve doğal kaynaklar kullanılarak inşa edilen sürdürülebilir yapılardır. Lastik, cam şişe, teneke kutu gibi geri dönüştürülmüş malzemelerle yapılır; yağmur suyu toplama, güneş enerjisi ve doğal ısı yalıtımı gibi çevre dostu sistemler içerir. Bu konsept, ilk olarak 1970’lerde mimar Michael Reynolds tarafından Taos’ta (ABD) geliştirilmiştir. Earthship evlerinin amacı, doğal çevreyi korurken konforlu bir yaşam alanı sunmaktır. Örneğin; toprakla doldurulmuş lastikler duvarların temelini oluşturur, bu da doğal yalıtım ve ısı depolama sağlar. Tasarımı, güneş ışığından maksimum düzeyde faydalanacak şekilde yapılır. Enerji ihtiyacı, güneş panelleri ve rüzgâr türbinleri gibi yenilenebilir kaynaklarla karşılanır. Aküler, bu enerjiyi depolayarak gece ve bulutlu günlerde kullanım imkânı sunar. Ayrıca, toprağın termal kütlesi kullanılarak evin içindeki sıcaklık yıl boyunca sabit tutulur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Saman Balya Evleri ” title_font_size=”13″]

    Saman balya evlerin ana yapı malzemesi, sıkıştırılmış saman balyalarıdır. Kolay erişilebilir, yenilenebilir ve doğa dostu bir malzeme olan saman, çevreye zarar vermeden konforlu yaşam alanları oluşturma imkânı sunar. Doğru şekilde inşa edildiğinde oldukça dayanıklıdır. Yüksek yoğunluğu sayesinde hava geçirmez bir yapıya sahiptir; bu da yangın riskini azaltır. Saman balyalarının üzeri kireç ya da toprak gibi koruyucu sıvalarla kaplandığında dış etkilere karşı dayanıklılığı artar. İnşaat sırasında düşük enerji tüketildiği için karbon ayak izi önemli ölçüde azalır. Ayrıca saman, doğadaki karbonu emdiğinden karbon nötr bir malzeme olarak kabul edilir. Bu evlerin inşaat maliyetleri genellikle diğer ev türlerine göre daha düşüktür. Kimyasal madde içermediğinden alerji riskini azaltır. Duvarların “nefes alabilir” yapısı, nem dengesini korur ve küf oluşumunu engeller. Mimari açıdan esnektir hem modern hem de geleneksel tarzlarda tasarlanabilir. Ancak saman balyaları nemli ortamlarda zarar görebileceğinden yapının iyi yalıtılması ve suya karşı korunması gerekir. Ekolojik evlerde saman balyası ilk kez 19. yüzyılın sonlarında, ABD’nin Nebraska eyaletinde kullanılmaya başlanmıştır. Bölgedeki ağaç kıtlığı nedeniyle saman balyaları yapı malzemesi olarak tercih edilmiştir. Günümüzde çevre dostu inşaat tekniklerine artan ilgiyle birlikte bu evler yeniden popüler hâle gelmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kubbe Evler ” title_font_size=”13″]

    Kubbe evler, yuvarlak ve kubbe şeklindeki tasarımlarıyla estetik, işlevsel ve çevre dostu bir mimari konsept sunar. Geleneksel yapı anlayışından farklı olarak hem modern hem de sürdürülebilir yaşam alanları oluşturmayı hedefler. Kubbe formu sayesinde bu yapılar; enerji verimliliği, dayanıklılık ve düşük çevresel etki gibi birçok avantaj sağlar. Rüzgâr ve diğer doğal kuvvetlere karşı dirençli oldukları için fırtına, kasırga ve deprem gibi afetlere karşı dayanıklıdır. Hava akımını etkili şekilde yönlendirerek iç mekânın ısıtılması ve soğutulmasını kolaylaştırır. Aynı zamanda kubbe yapısı basınca karşı oldukça dayanıklıdır. İnşaatta genellikle beton, toprak, kerpiç, fiber kompozitler veya ahşap gibi malzemeler kullanılır. Kerpiç, çamur veya geri dönüştürülmüş malzemelerle de inşa edilebilir. Kubbe tasarımı, ışığın iç mekânda eşit dağılmasını sağlar. Genellikle tepeye yerleştirilen pencereler sayesinde doğal ışık kullanımı artar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kerpiç Evler” title_font_size=”13″]

    Kerpiç evler; binlerce yıldır kullanılan, doğayla uyumlu, ekonomik ve çevre dostu yapılardır. Sürdürülebilir mimarinin en eski örneklerinden biri olan bu yapılar, günümüzde hem kırsal alanlarda hem de modern yaşam projelerinde popülerdir. Kerpiç; kil, su, saman ve lif gibi doğal malzemelerin karışımından elde edilir. Hazırlanan karışım kalıplara dökülür ve güneşte kurutularak sağlam yapı bloklarına dönüştürülür. Doğal bir yalıtkan olan kerpiç, sıcak bölgelerde serinlik, soğuk bölgelerde ise sıcak tutar. Duvarlar gündüz ısıyı emip gece yayarak doğal bir termal denge oluşturur. İnşaatta genellikle yerel toprak kullanıldığı için ulaşım kaynaklı karbon emisyonları da azalır. Kerpiç evler doğal hava geçirgenliğine sahiptir; bu da iç mekânda nemin dengelenmesine ve küf oluşumunun önlenmesine yardımcı olur. Doğru tekniklerle inşa edildiğinde kerpiç yapılar yüzyıllar boyunca dayanabilir. Özellikle düzenli bakım yapıldığında uzun ömürlü olur. Ancak suya karşı hassas olduklarından iyi bir çatı sistemine ve su yalıtımına ihtiyaç duyarlar. Yağışın yoğun olduğu bölgelerde sıva ve kaplama gibi koruyucu önlemler düzenli olarak yenilenmelidir. Mezopotamya, Mısır ve Anadolu gibi uygarlıklarda görülen kerpiç evler, MÖ 7000’lere kadar uzanan, köklü bir yapı geleneğinin ilk örnekleridir.

  • ATAMIZDAN MİRAS KALAN EVLER

    Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, büyük devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk, Türk halkına pek çok değerli miras bıraktı. Çağdaş uygarlık düzeyine erişmiş her toplumun gözü gibi koruduğu sanat ve kültür eserleri de gelecek nesillere emanet edilen en önemli miraslardan biri. Millî Mücadele, Cumhuriyet’in ilanı ve genç Türkiye’yi büyütmek amacıyla verdiği tüm uğraşlar süresince Anadolu’yu karış karış gezen Atamız, görev yaptığı birçok şehirde misafir edildi, karargâhlar kurup savaşlar yönetti. Bugün Anadolu’nun birçok şehrinde onun anısını taşıyan mekânlar bulunmaktadır. Eşyalarıyla birlikte yeniden düzenlenerek halka açık müzeler hâline getirilen bu yapılardan bazılarını Atamızın hayata veda ettiği 10 Kasım’da hatırlamak istedik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Atatürk, 1924’ten 1937’e kadar Trabzon’a gerçekleştirdiği ziyaretlerinde bu köşkte ağırlanır. Çok beğendiği köşkteki son konaklamasında “Mal ve mülk bana ağırlık veriyor. Bunları milletime bağışlamakla ferahlık duyacağım. İnsanın serveti kendi manevi kişiliğinde olmalıdır. Ben büyük milletime daha çok şeyler vermek istiyorum,” diyerek mal varlığının bir listesini hazırlayıp gereğinin yapılması için başbakana göndermiştir. Rönesans mimarisinin etkilerini taşıyan köşk, 19. yüzyıl başlarında Konstantin Kabayanidis tarafından yazlık ev olarak yaptırılmış, daha sonra Atamıza, Atamız da Türk halkına armağan etmiştir. Müze olan Köşk, 1943 yılından günümüze ziyaretçilerini ağırlamaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Mustafa Kemal Atatürk’ün 1925’teki Silifke ziyaretinde ilk kez misafir edildiği konak, Atamızın ilerleyen günlerde gerçekleştirdiği diğer üç ziyaretinde de kullanılmıştır. 1912’de inşası tamamlanan iki katlı Hacı Hulusi Konağı, günümüzde müze olarak kullanılmaktadır. O dönemin yaşam tarzını yansıtan etnografik eserlere yer verilen müzede; üzerinde “Gazi M. Kemal” ibaresi bulunan Atatürk’e ait tabanca ile çiftlik ve kooperatifle ilgili belge ve fotoğraflar da sergilenmektedir. Atatürk’ün doğumunun 100. yıl dönümü dolayısıyla 1981 yılında binanın “Atatürk Müzesi” hâline dönüştürülmesi tasarlanmıştır. 1987’de ziyarete açılan müze, 1999 yılından bu yana Atatürk Evi ve Etnografya Müzesi olarak hizmete açılmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Millî Mücadele’nin başladığı 1919’da Sivas Kongresi sonrası gerçekleştirdiği Kayseri ziyaretinde Atamızın iki gün konakladığı konağın mimarisi, 19. yüzyıl Geç Osmanlı döneminin en güzel örneklerinden biri. İki katlı yapı, Kayseri’ye has kesme taşlarla ve ahşap malzemeyle inşa edilmiştir ve ikinci katı tamamen cumbalı odalardan oluşmaktadır. Atatürk’ün Kayseri’de yayımladığı beyannamenin, burada yaptığı incelemeler sırasında çekilen ve 1. dönem Kayseri milletvekillerine ait fotoğrafların da yer aldığı yapıda ziyaretçilerin en ilgi gösterdiği oda, Atatürk’ün yatak odası ile çalışma odası olarak düzenlenen alanlardır. Atamızın balmumu heykelinin de bulunduğu konak, 1983 tarihinde Atatürk Evi olarak ziyarete açılmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Millî Mücadele döneminde pek çok önemli kararın alındığı taş yapı, ilk olarak 27 Aralık 1919’da Atamızı misafir etmiştir. 1890 yılında Almanlar tarafından inşa edilen, önceleri “Direksiyon Binası” olarak bilinen ev, Kurtuluş Savaşı yıllarının hatıralarıyla dolu… TBMM’nin kurulmasına bu binada karar verilmiş ve Atatürk, “Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir!” sözünü ilk defa burada söylemiştir. Köşeleri taş dekorlu, giriş katı “Demiryolları Müzesi” olarak düzenlenmiş olan iki katlı yapının ikinci katında ise, Atatürk’ün konuk kabul odası, çalışma odası, yatak odası ve banyosu bulunmaktadır. Kendisine ait özel eşyalarla o günün özelliklerini taşıyan mobilya takımı olduğu gibi korunmaktadır. Ayrıca Atatürk’ün 1935-1938 yıllarında yurt gezilerinde kullandığı özel vagonu da müzenin yanında raylar üzerinde sergilenmektedir. Ulaştırma Bakanlığına bağlı olan bina, 24 Aralık 1964’te müze olarak ziyarete açılmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    1881’de dünyaya geldiği ve çocukluk yıllarının geçtiği pembe boyalı baba evinde Atamız; 1907’de Selanik’teki 3. Orduya atanmasından sonra ailesiyle birlikte yine bu evde oturmuştur. Atatürk Evi, 1870’ten önce Rodoslu müderris Hacı Mehmet tarafından yaptırılmıştır. Müze olarak kullanılan yapının birinci katında misafir odası, sandık odası, Zübeyde Hanım’ın yatak odası vardır. İkinci katta ise Atamızın doğduğu oda ve yatak odası bulunmaktadır. Atamızın kullandığı bazı eşyalar ve aile fotoğraflarının da bulunduğu müze evinin dış duvarında Cumhuriyet’in onuncu yılı olan 29 Ekim 1933’te “Türk Milletinin büyük müceddidi ve Balkan ittihadının müzahiri burada dünyaya gelmiştir…” yazılı bir levha asılmıştır. Ev için gerekli eşya, İstanbul’daki Dolmabahçe ve Topkapı Sarayı’ndan seçilerek Selanik’e gönderilmiştir. Evin bütün odaları orijinaline yakın olarak düzenlenmiştir.

  • Evinizdeki Tüm Karışıklıkları Çözecek 7 Çekmece Düzenleme Önerisi

    Evinizdeki Tüm Karışıklıkları Çözecek 7 Çekmece Düzenleme Önerisi

    Düzenli dolaplar ve iyi organize edilmiş çekmeceler, her şeyin uyum ve düzen içinde olduğu, huzurlu, derli toplu bir evin olmazsa olmazlarından… Çekmecelerinize ve evinize düzen getirecek, eşyalarınızı kolayca bulmanızı sağlayacak önerilerimizle huzurlarınızdayız…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Çekmece düzenlemeye başlarken ilk başta tüm eşyaları boşaltmanızı öneriyoruz. Böylece çekmecenin içindeki tüm eşyaları bir arada görüp hangilerinin fazlalık olduğuna, hangilerini saklamanız gerektiğine karar verebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Çekmecelerinizi düzenlemek kadar onları kullanırken dağıtmamak da önem taşıyor. Aceleyle bir şeyler ararken karışan çekmeceler evinizin dağılmasına sebep olabilir. Farklı eşya türlerini farklı çekmecelerde saklayarak bu durumun önüne geçebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Ne yazık ki her tür eşya çekmecede saklanmaya uygun değildir. Örneğin çok yer kaplayan kazaklarınızı, pantolonlarınızı başka dolaplarda muhafaza ederek, çekmecelerinizi daha küçük eşyalara ayırabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Çekmeceleri verimli şekilde kullanabilmeniz için eşyalarınızı yerleştirme şekliniz de önem taşıyor. Tişörtlerinizi düzgün bir şekilde katlayarak, çekmeceye dikine yerleştirmek pratik bir çözüm olacaktır. Hem böylece aradığınız tişörtü bir bakışta bulabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Çekmecelerinizden en verimli şekilde yararlanmak için pratik çekmece separatörlerini kullanabilirsiniz. Hatta separatörleri evinizde basit malzemelerle kendiniz de yapabilirsiniz. Böylece tam olarak ihtiyacınız olan boyutlarda çekmece bölmelerine sahip olursunuz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Çekmecelerinizde ufak eşyaları muhafaza edecekseniz, onları minik bölmelerde saklamak en iyisi olacaktır. Özellikle takılar, küçük objeler çekmecelerin içinde kaybolma potansiyeli taşırlar. Böyle durumlarda kek kapları kullanarak ufak eşyaların kaybolmasını engelleyebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Çekmecelerinizi düzenli ve temiz tutmak için kaymayan örtülerden yardım alabilirsiniz. Böylece eşyalarınızın kayarak çekmecenin derinliklerinde kaybolmasının önüne geçebilirsiniz.