Etiket: eskişehir

  • İç Anadolu’nun Genç ve Dinamik Şehri

    İç Anadolu’nun Genç ve Dinamik Şehri

    Ülkemizin büyükşehir yapısına sahip illerinden Eskişehir, çok sayıda öğrenci barındıran genç ve dinamik karakteriyle öne çıkar. Kalabalık bir nüfusa ve büyük bir yüzölçümüne sahip kenti beş dakikada kısaca tanımak için okumaya devam edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    448 km uzunlukla Sakarya Nehri’nin en uzun koludur Porsuk Çayı… Eskişehir’in tam da içinden geçen haliyle kente yeni gelenlerin ilgi odaklarından biridir aynı zamanda… İki tarafında restoranların, kafelerin, otellerin sıralandığı Porsuk’ta gondollarla yapılan bir tura katılmak, şehir hakkında özet bir bilgi edinmenizi sağlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Eskişehir’in otantik adreslerinin başında Odunpazarı semti geliyor. Osmanlı mimarisini günümüze taşıyan Odunpazarı Evleri de bu semtte. Büyük bölümü restore edilen evleri mesken edinen de var, kültürel ve turistik amaçlı işleten de… Şehre özgü hediyelik eşyaları kolaylıkla bu semtte bulabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Odunpazarı semtinde yer alan önemli yapılardan biri Kurşunlu Camii ve Külliyesi… 16. yüzyılda inşa edilen ibadethane adını kurşunla kaplı kubbesinden almış. Külliyenin kapladığı geniş alanda kervansarayı, şadırvanı, hatta bir zamanlar işlevsel olan medreseyi, sıbyan mektebini ve aşevini de görebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Tarihine ve kültürel birikimine sahip çıkan bir kent Eskişehir; bunu ziyarete açtığı müzelerle ispat ediyor. Cam Sanatları Müzesi, Eskişehir Kurtuluş Müzesi, Ahşap Eserler Müzesi, Havacılık Müzesi, Arkeoloji Müzesi ve yerli-yabancı ünlülerin balmumu heykelleriyle Madame Tussauds Müzesi’ni andıran Balmumu Müzesi çokça ziyaretçi ağırlıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Park dediğimize bakmayın! Sazova Parkı tam 400.000 metrekarelik bir alana kurulu bilim, sanat ve kültür alanı… Amfi tiyatrodan konser salonuna, gözlemevinden oyun alanlarına, masal şatosundan uzay evine, korsan gemiden yapay gölete yok yok! Rahatlıkla, Eskişehir’de 7’den 70’e eğlenceli ve öğretici saatler geçirmenin yolu Sazova Parkı’ndan geçiyor diyebiliriz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Eskişehir’le özdeşleşen en sevimli şeyi soracak olursanız duraksamadan “çoban köpeği Akbaş” cevabını veririz. Anadolu’nun pek çok yerinde yetişen bu sadık dost, özellikle Sivrihisar’la anılır. Beyaz gövdesiyle siper olduğu ailesine çok bağlı, zeki ve çeviktir. Ülkemizin en değerli canlılarından olan Akbaşlar ABD’de de “En İyi Sürü Bekçi Köpeği” ödülünü almıştı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    eskişehir taşı

    Elinizde gerçek lületaşından yapılan bir aksesuar varsa, muhtemelen Eskişehir’in lületaşı yataklarından çıkarılıp işlenmiştir. 5000 yıllık bu maden çıkarılması zor işlenmesi kolay bir yapıya sahip. Birbirinden şık, el emeği göz nuru objeleri bulabileceğiniz yer ise yine Odunpazarı semti…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Eskişehir mutfağını merak edenlere kentin çok eskiden beri “Anadolu’nun buğday ambarı” olarak kabul edildiği bilgisini verelim. Şehrin yemek kültüründe hamur işleri, börekler çeşit çeşit tariflerle yerini alırken, haşhaş önemli bir yer tutuyor. Sadece çiğ börek servis eden mekânların da kısa aralıklarla karşılaşabileceğiniz yerler arasında olduğunu söylemeden geçmeyelim.

  • Tarihi Odunpazarı İlçesi ve Meşhur Evleri

    Tarihi Odunpazarı İlçesi ve Meşhur Evleri

    “…Eşraf ve sipahisi çoktur… Şehir 17 mahalledir. Evleri bağlı, bahçeli ve mamurdur… Dört çevresi gül, gülistan, bağ ve bostan dolu olup hububatı çok bir şehirdir…”

     

    Odunpazarı günümüzde, eşraf ve sipahisi başta olmak üzere bu cümlede geçtiği gibi değil tabii ki. Ne de olsa bu gözlemi bize aktaran kişi Evliya Çelebi, yani haber verdiği yıl 16. yüzyıl… Geçmişi bu kadar eskiye giden ve ünlü seyyahın övgüyle bahsettiği yerleşim yerinden bakalım günümüze neler ulaşabilmiş.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    İç Anadolu Bölgesi’ndeki Eskişehir’in ilk yerleşim yeri Odunpazarı imiş ve adını, bölge halkının dağlardan getirdiği odunu bu civarda satması ile almış. Bugün adından söz ettirme, çok sayıda turist çekme nedeni ise Osmanlı döneminden kalma evlerin kâh başı dik kâh biraz boynu bükük biçimde günümüze ulaşması.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Kıvrımlı dar sokaklarda çoğunlukla bitişik nizam yapılan bu evlerin alt katı depo, kiler, mutfak olarak kullanılırken üst katları yaşam alanıymış. Hâlâ çoğunlukla konut olarak kullanılan evler öte yandan geçmişin gündelik yaşamı ile kültürel kodlarını bize ulaştıran birer köprü görevi de üstlenmişler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Örneğin; ayırt edici detaylardan biri olarak cumbalar evin baş odasının, yani misafirlerin kabul edildiği en önemli odasının -bugünkü adıyla salonun- yerini dışarıdan görünür kılarmış. Cumbanın büyüklüğü ise ev sahibinin ne kadar varlıklı olduğunu gösterirmiş.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Konak tipindeki evlere bahçe kapısını ve bahçeyi aşarak girilirken, daha mütevazı evlerin dış kapıları direkt sokağa açılırmış. Bütün bu detayları görmek hâlâ mümkün.  Ahşap ya da demirden olan kapılar kadar, farklı estetik anlayışlarla yapılmış kapı kollarını ve tokmaklarını gözlemlemek bile başlı başına bir keyif.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Kimi kutu gibi görünen kimi oldukça görkemli olan rengârenk Odunpazarı evlerinden sanat galerisine dönüşen de var, kafe olarak hizmet veren de, hediyelik eşya satan da. Odunpazarı semtindeki yapıların birçoğu restore edilmiş ve bölge “Tarihi ve Kentsel Sit” olarak koruma altına alınmış durumda.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Bu tarihi semtin orta yerinde bulunan Kurşunlu Külliyesi de ilgi gören yerlerin başında geliyor. Sıbyan mektebi, şadırvanı, camisi, kervansarayı ile 1500’lü yılların başında yapılan külliyenin bazı bölümleri

    Lüle Taşı Müzesi, Ahşap Eserler Galerisi olarak ziyarete açık bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    2019 yılında açılan Odunpazarı Modern Müze ise hem bulunduğu bölgenin hem de içinde gerçekleşen sergilerin mesajını taşıyor. Geleneksel sanatların yanı sıra çağdaş sanat sergilerine de ev sahipliği yapan mekânın dış cephesi ahşaptan oluşuyor.

  • 8 Madde İle Eskişehir’in Beyaz Altını Lületaşı

    8 Madde İle Eskişehir’in Beyaz Altını Lületaşı

    Eskişehir… Birçok kültürel mirasa ev sahipliği yapan, nüfusu genç ve dinamik, kültür-sanat etkinlikleriyle ön planda olmayı başarmış bir şehir. En önemli değerlerinden biri ise, lületaşı… Ustadan çırağa, babadan oğula uzanan bir sanat. Dünyada lületaşı rezervinin yarısından fazlasını bünyesinde bulundurur Eskişehir. Aynı zamanda turistler tarafından da oldukça ilgi çeken dünyanın ilk ve tek lületaşı müzesine sahiptir. Bizler de Eskişehir’in simgesi haline gelmiş lületaşını sizler için araştırdık ve 8 maddeyle listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    lületaşı yapımı, eskişehir taşı

    Bir kayaç tipi olarak bilinen lületaşı, kimyasal bileşimine bakıldığında yapısında bulunan doğal magnezyum ve silisyumdan oluşmaktadır. Taşın içerdiği mineraller belli noktalarda yoğunlaşma gösterir ve kristallerinde de düzensiz bir görüntü vardır. Varlığı ilk olarak Viyana kuşatması sırasında yeniçeriler tarafından Avusturyalılara tanıtılmış.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    lületaşı yapımı, eskişehir taşı

    Lületaşı, yerkabuğunun yaklaşık 300 metre derinliğinde bulunur. Oldukça yumuşak, hafif bir yapıya ve ince gözeneklere sahiptir. Rengi, genelde beyaz ya da beyazın tonlarında olur. Birçok ismi bulunan lületaşı ‘‘Eskişehir taşı’’ olarak da bilinir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    lületaşı yapımı, eskişehir taşı

    Anadolu’da ‘’beyaz altın’’ olarak anılan lületaşının neredeyse tamamı Eskişehir’de çıkarılmaktadır. ‘‘Denizköpüğü’’ ise sık kullanılan bir diğer ismi… Eskişehir’in Sepetçi köyünde ve civarında yer alan yaklaşık 400 adet lületaşı ocağı bulunuyor. Merdiven halatlar vasıtasıyla kuyulara iniliyor ve bol su ile dolu olan bir bölgeye tüneller açılıp zorluklarla çıkarılıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    lületaşı yapımı, eskişehir taşı

    Lületaşı yapısal özelliklerinden dolayı kolay işlenip, biçimlendirilebilir. Havayla teması sonucu sertleşen taş işlenerek genelde dekoratif süs eşyalarına dönüştürülüyor. Ustalığın ön planda olduğu bu süreç sonucunda tespih, kolye, bileklik, anahtarlık, biblo, broş ve benzeri ürünler ortaya çıkıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    lületaşı yapımı, eskişehir taşı

    Lületaşı, özellikle pipolar için eşsiz bir malzeme… Güzelliği ve estetiğiyle en göze çarpan pipo modeli ‘‘Türk başı’’, günümüzde bilinen en eski modeli ise ‘‘Fesli’’… Lületaşı pipolarının Eskişehir’le beraber farklı ülkelerde de birçok modeli bulunuyor ve tüm dünyada büyük ilgi gören süs eşyaları olarak vitrinlerde yerini alıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    lületaşı yapımı, eskişehir taşı, eskişehir

    Lületaşı, ustalık ve incelik isteyen birçok süreçten geçer. Genel olarak ustaların her biri kendi elleriyle yaptığı aletlerle işlemini sürdürür, böylece kendine has bir çalışma ortamı oluşturur. Usta ellerde lületaşına hayat veren aletler; ince ve detay çalışmalar için kullanılan ‘‘iş bıçağı’’, ikinci kademe uygulamalarının yapıldığı ‘’sıyrığ’’ ve ilk dokunuşların temel aparatı ‘‘kaba bıçağı’’…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    lületaşı yapımı, eskişehir taşı

    Lületaşı’nın ilk ‘‘Kral’’ı da Ali Osman Denizköpüğü olarak bilinmektedir. 1920’li yılların ortasında, Eskişehir’in Erkekler Hamamı Sokağı’nda, küçük bir atölyede başlamış çalışmalarına… Bugün Eskişehir’de pipo ustası denildiğinde akla ilk onun ismi gelir. Yetenekli birçok pipo ustasının yetişmesini sağlamış, sergilerde Eskişehir ve lületaşını yan yana getirmiş… ‘‘Denizköpüğü’’ lületaşında bir milat olup, kentin altın imzaları arasında yer alıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    lületaşı yapımı, eskişehir taşı

    Zeminin derin bölgelerinden çıkarılan bu taşların insan üzerinde oldukça etkili ama pek bilinmeyen faydaları da vardır. Lületaşının insan sağlığına fiziksel ve ruhsal açıdan kuvvet kattığı bilinmektedir. Hafıza kuvvetlendirdiği söylenir, böylece pozitif ve etkili düşünmeye de olanak sağlar. Bununla beraber bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olduğu, eklem ağrılarına iyi geldiği, cildi güzelleştirdiği, Alzheimer riskini azalttığı düşünülür… Eskişehir için önemli turizm kaynaklarından biri olan lületaşı, bugün hala yerli yabancı pek çok turistin ilgi odağındadır.