Etiket: ege

  • 9 Madde İle Keşfedilmeyi Bekleyen Şehir Uşak

    9 Madde İle Keşfedilmeyi Bekleyen Şehir Uşak

    Uşak’ı Türkiye haritası üzerinde bir çırpıda gösterebilir misiniz? Peki, Uşak’la ilgili aklınıza gelen ilk üç şey nedir diye sorsak? Bunlar şehri tanıyanlar için oldukça kolay sorular ama cevap vermekte zorlananlar için yardım alabilecekleri keyifli bir liste hazırladık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Komşuları Kütahya, Afyon, Denizli ve Manisa olan Uşak, Ege Bölgesi’nde yer alır. İç Anadolu Bölgesi’ne de yakın konumuyla iklimi ılıman değil daha çok karasaldır, yani yazları sıcaktır ama kışları da bir o kadar sert geçer. Uşak’a gidip de görmeden dönülmemesi gereken yerlerin başında ise Burma Camii gelir. Şehir merkezinde mimarisiyle ilgi çeken eserin 16. yüzyılda yapıldığı düşünülüyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Büyük İskender’in Anadolu’yu ele geçirmesinden sonra bölgeye yerleşen insanların kendilerine Makedonyalı Blaundus adını verdiği rivayet ediliyor. Blaundus Antik Kenti’nin adı işte o tarihten miras… Uşak’a 40 km mesafedeki yerin varlığı 1845 yılında fark edilmiş… 2018 yılında ise saklı kalıntıları gün yüzüne çıkarmak ve bölgeyi canlandırmak için kazı çalışmaları başlatıldı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Uşak Arkeoloji Müzesi tadilat nedeniyle bir süredir kapalı fakat şehrin akılda tutulması gereken yerlerinden biri olduğu için listemizde yer veriyoruz.  Özellikle, 60’lı yıllarda Amerika’ya kaçırılan, Kültür Bakanlığının peşini bırakmayıp dava açtığı ve 1993’te ülkemize geri getirilen namıdiğer “Karun Hazineleri”nin de burada sergilendiğini söylemeliyiz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    45 kilometre uzunluğundaki Ulubey Kanyonu bir ana kanyon ile ona bağlı onlarca kanyondan oluşuyor. İçinden dereler, çaylar geçen doğa harikası kanyonu 2015 yılında açılan cam seyir terasından seyretmek mümkün.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Frigyalılardan, yani 2500 yıl önceden günümüze ulaşan, 24 metre uzunluğundaki Clandras Köprüsü Uşak’a 46 km mesafede. Köprü sadece mimarisiyle değil çevresindeki doğa ile de göz kamaştırıyor. Bölgeyi geliştirmek ve turizme kazandırmak için gönüllü çalışmalar da yapılmakta.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    30’dan fazla erkek cirit kulübünün bulunduğu Uşak’ta, aynı zamanda ilk kadın cirit kulübünün kurulduğunu da biliyor musunuz? Ata sporumuzu büyük bir coşkuyla sürdüren şehirde her yıl nisan ayında ulusal cirit müsabakaları düzenleniyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Uşak deyince akıllara gelmesi gereken bir başka konu da dokumacılık olmalıdır. Çeşit çeşit dokumanın yapıldığı şehir özellikle halı ve kilim dokumalarıyla yüz yıllar öncesinde nam salmıştır. Türkiye’nin ilk halı müzesi de tarihi bir Uşak evi restore edilerek yine bu şehirde kurulmuştur. Diğer taraftan tıpkı dokumacılık gibi deri işçiliğinde de Uşak büyük bir birikime sahip; şehrin tabakhanelerinde dünyanın en iyi deri ürünleri üretiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Ülkemizdeki battaniye üretiminin yüzde 95’i de Uşak’ta gerçekleşmektedir, özellikle yün battaniyeler… Evimizde bizlere konfor sağlayan battaniyeler bazı insanlar için ev sıcaklığını hissedebileceği bir araç olabiliyor ve Uşak’ta, göçmenlerle çevre ülkelerdeki savaş mağdurları için milyonlarca battaniye üretiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]

    Uşak mutfağında Ege ve İç Anadolu’nun mutfak kültürü harmanlanmış… En çok yapılan yemekler arasında yumurta sızdırması, keşkek, pazı yaprağı ile yapılan sarma, ciğerli bulgur bulunuyor. Ama tarhana çorbasının ülkemizdeki özel birkaç adresinden biri de bu şehirdir. Eskiden “dar hane”lerin çorbası olduğu düşünülen lezzet bugün her sınıf için tadına doyum olunmayan bir lezzet. Fakat takdir edersiniz ki Uşak usulü hakiki bir tarhana çorbası içmek isterseniz Ege’nin bu mütevazı şehrine bir yolculuk yapmanız gerekir.

  • Efsanelerden Festivallere 8 Madde ile Enginarın Hikâyesi

    Efsanelerden Festivallere 8 Madde ile Enginarın Hikâyesi

    Eskiden enginar için “kralların yiyeceği” denirmiş. Osmanlı mutfağında da ilgi gören besin ne yazık ki günümüzdeki mutfak kültürümüzde çok yaygın değil… İklimsel uygunluğu nedeniyle de daha çok Ege, Akdeniz, Marmara’da yetiştirilir ve bilinir. Ama biz bu listemizde enginarın son derece sağlıklı olan lezzetine değil onun bilinmeyen hallerine de yer veriyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Enginarın papatyagiller familyasından bir çiçeğin tomurcuğu olduğunu söylesek şaşırır mıydınız? Evet, enginar aslen mavi-mor renkte çiçekler açan bir bitkidir. Yemek olarak kullanılan kısmı ise çiçekleri açmadan hatta olgunlaşmadan önce oluşan baş kısmıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Orijinal adı cynara scolymus olan enginarın bu ismi bir efsaneden aldığı anlatılır. Efsaneye göre Zeus, güzelliğiyle ünlenmiş Cynara ile birlikte yaşamak için onu Olimpos dağına götürür. Cynara ilk zamanlar bu durumdan hoşnuttur fakat zamanla eski dünyasını özlemeye başlar. Bir gün Zeus’tan gizlice yaşadığı yeri ziyarete gider. Bunu öğrenen Zeus o kadar sinirlenir ki Cynara’yı bir enginara dönüştürerek gerisin geriye Dünya’ya fırlatır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Enginarın ilham verdiği kullanım alanları arasında mimari ve süsleme sanatları da bulunur. Yunan ve Romalılar döneminde yapılan sütun başlıklarında enginar motiflerine sıkça rastlamak mümkün iken, Osmanlı döneminde de enginar yaprağı tıpkı karanfil, gül, lale gibi süsleme sanatında kullanılan bitkisel motifler arasına girmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Karaciğer dostu olarak bilinen enginar düşük kalorili, kolesterol düşürücü, bağışıklık sistemini güçlendirici haliyle sağlıklı beslenmek isteyenlerin yemek listesinde genellikle ilk sıralardadır. Yine de mineral zengini, lifli bu değerli besinin bazı kişiler için alerjik etkilerinin olabileceğini de akılda tutmak gerekir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Zeytinyağlısından dolmasına, çorbasından salatasına, yemeğinden böreğine enginarla yapılacak türlü türlü tarifler bulabilirsiniz. Enginarın sağlık saçan etkisinden daha iyi yararlanmanız için ise fazla pişirmemenizi, içindeki A vitamininin daha etkili olabilmesi için zeytinyağı ile birlikte yemenizi, antioksidan etkisini koruması için buharda pişirmenizi tavsiye ederiz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Enginarın nasıl seçilmesi gerektiği ise başlı başına bir konudur. Örneğin baş kısmındaki yaprakları açmış bir enginarı almamanız gerekir. Çünkü bu onun artık olgunlaştığını ve çiçek açmaya yaklaştığını gösterir. Yaprakları sıkı sıkıya kapalı, tok, ağır ve ezik olmayan bir enginarı ise gönül rahatlığıyla alabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Uzun bir sapın ucunda duran görüntüsü o kadar estetiktir ki dekorasyon amaçlı hatta gelin çiçeği olarak kullananlar bile olabilmektedir. İsterseniz siz de enginarları su dolu vazoya koyarak evinizin havasını değiştirebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Enginarla ilgili ilginç bir bilgiyle bitirelim listemizi… Kaliforniya’da “Dünyanın enginar merkezi” olarak bilinen Castroville’de her yıl enginar festivali düzenlenir. Bu festivalde de bir enginar kraliçesi seçilir. Tarihteki ilk enginar kraliçesi ise Norma Jean isimli genç kadın olmuştur. Norma Jean o günlerde henüz ünlü değildir ve adını Marilyn Monroe olarak değiştirmemiştir.

  • Ege’ye ve Egeliye Has 8 Kelime

    Ege’ye ve Egeliye Has 8 Kelime

    Dil zenginliğinin kültür zenginliğine bağlı olduğu söylenir, böyle bakınca biz zenginliği ile adından söz ettirecek topraklarda yaşıyoruz. Bu zenginlik en iyi Anadolu’da farklı köy kahvelerine gittiğimiz zaman hissedebileceğimiz bir zenginliktir… Yabancı gelen kimi kelime bizim kültürümüzün tam da özüne aittir. Bakın bakalım listelediğimiz Egelilere has kelimeler size ne kadar yabancı gelecek?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    ege ağzı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    ege ağzı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    ege ağzı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    ege ağzı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    ege ağzı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    ege ağzı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    ege ağzı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    ege, ege şivesi
  • 8 Madde İle Ege’nin Sakin Cenneti Gökçeada

    8 Madde İle Ege’nin Sakin Cenneti Gökçeada

    Gökçeada için kimileri “saklı cennet” diyor, hâlbuki o Ege Denizi’nin kuzeyindeki konumu ve bütün güzelliğiyle açık seçik ortada… Türkiye’nin 13 “sakin kent”inden biri olan adaya arabalı feribot ya da deniz otobüsüyle rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Peki, bu yeryüzü cennetine ulaştığınızda nerelere gidebilir neler yapabilirsiniz? Hepsi Kültür ve Yaşam’ın 8 maddelik listesinde!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Gökçeada Türkiye’nin en büyük adası… Sadece denize kıyısı olan bu kara parçasının farklı fotoğraflar veren sahilleri ise tatil için tercih edilmesinde başrolü oynuyor. Profesyonel sörf tutkunları ya da bu spora yeni başlayanlar için rüzgârın bile farklı şiddetlerde eserek desteklediği suları uluslararası bir üne sahip. Adanın en popüler sahili ise 1200 metre uzunluğundaki Aydıncık Plajı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Gökçeada ile anılan bir diğer spor da dünyada “kitesurf” olarak bilinen uçurtma sörfüdür. Bir uçurtma ve bir board ile su üstünde yapılan spor için özellikle Bulgaristan’dan turistler adaya geliyor ve köylerde kiraladıkları evler ya da tesislerde konaklayarak bütün sezonu adada geçiriyorlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Burada Türk ve Rum köyleri iç içe… Sokaklarında dolaşırken yolunuza çıkan bir köy kahvehanesine rahatlıkla girebileceğiniz, hikâyesini yerli halkından dinleyebileceğiniz sıcaklıkta köyler var Gökçeada’da… Tepeye kurulmuş ve adanın balkonu denen Bademli Köyü, merkeze yakın Eşelek Köyü, en hareketli köylerden Zeytinli, geçmişi antik zamanlara uzanan Kaleköy bunlardan birkaçı…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Gökçeada’da dalış yapabileceğiniz hatta balık tutabileceğiniz çok sayıda koy ve burun var, Kaşkaval Burnu, Mavi Koy, Yıldız Koy… Bununla birlikte Türkiye’nin ilk ve tek “su altı milli parkı” Gökçeada’da bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Yıldız Koyu’nda deniz suyunun şekillendirdiği taşlar adeta devasa heykellerin donattığı açık hava müzesine çeviriyor ada sahillerini… Yine Yıldız Koyu ve Kaleköy arasındaki bölgedeki ilginç jeolojik oluşumlar ve Peynir Kayalıkları Gökçeada’ya gittiğinizde görmeniz gereken özel yerler arasında bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Tatiliniz boyunca alabildiğine huzur yükleneceğiniz Gökçeada’nın koyları, köyleri, sahilleri dışındaki alametifarikalarından biri de orman içinde 40 metre yüksekten dökülen Marmaros Şelalesi’dir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Gökçeada’da bademli kurabiyenin, sakızlı muhallebinin, dibek kahvenin özgün tatlarını bulabilir ya da Ege kıyılarına özel Türk ve Rum mutfaklarının yemeklerinden tadabilirsiniz. Hatta sebzeden meyveye köylülerin yetiştirip satışa sunduğu lezzetlerden alıp evinize götürebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Türkiye’de güneş en son Gökçeada’da batar, çünkü burası Türkiye’nin en batı ucu… Tepebaşı veya Yıldız Koyu ise adadaki günbatımını rüya gibi izleyebileceğiniz yerler…

  • EGE BÖLGESİ’NDEN ZAMANA MEYDAN OKUYAN KALELER

    Kimi sosyal yaşamın göbeğinde kimi atıl durumda… Hangi durumda olurlarsa olsunlar… Asırlar geçmiş, devirler açılıp kapanmış ama bu kaleler ayakta kalmayı başarmışlar. Tıpkı inşa edildikleri dönemde olduğu gibi heybetleriyle göz kamaştırmayı, saygı uyandırmayı sürdürüyorlar. Tarihin güçlü bekçileri, günümüzün ise kültür abideleri olan kaleleri bölge bölge karşınıza getirmeye devam ediyoruz; şimdi sıra Ege Bölgemizde…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    “Denizin kilidi” anlamına gelen Kilitbahir Kalesi, Çanakkale Boğazı’nın Avrupa Kıtası’ndaki kıyısına, Fatih Sultan Mehmet tarafından 1452 yılında, yani İstanbul kuşatması sırasında inşa ettirilmiş kaledir. Tepeden bakıldığında üç yapraklı yoncaya benzeyen kalenin bazı kısımları Kilitbahir Kale Müzesi adı altında ziyarete açıktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Bozcaada’da denizle burun buruna bir kale… Ne zaman, kim tarafından inşa ettirildiği bilinmiyor ama Fenikelilerin, Cenevizlilerin, Venediklilerin kaleyi kullandıkları, tarihindeki en önemli onarımların ise Osmanlılar devrinde yapıldığı biliniyor. İçinde yer alan etnografik temalı müze ziyaret edilerek, kalenin mimari yapısı da çok daha yakından incelenebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Ne zaman inşa edildiği bilinmeyen Çandarlı Kalesi’nin bazı duvar taşları incelendiğinde farklı dönemlere ait olduğu görülmüş, hatta içlerinde MÖ 2. yüzyıla kadar gidenler bile bulunuyor. Bugünkü mimarisinin büyük bir bölümü ise 15. yüzyılda Osmanlı devlet adamı Çandarlı Halil Paşa tarafından yaptırılmış.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    İzmir’de, dünyanın göz bebeği bölgelerinden biri olan Selçuk’ta, Ayasuluk Ören Yeri’nin tepesinde bir taç gibi yükselen bu tarihi kalenin iç duvarları, Selçuklu ve Osmanlı izleri taşımaktadır. Yapılan kazı çalışmalarıyla tarihe ışık tutması beklenen kalenin sınırları içinde bir cami, hamam ve sarnıçlar yer almaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    İzmir’in Seferihisar ilçesinde, Sığacık Limanı’na oldukça yakın bir konumda bulunan kalenin, Selçuklular tarafından yapıldığı tahmin ediliyor. Sığacık Kalesi, içinde yaşam bulunan ve kapısından girildiğinde rengârenk bir dünyayla karşılaşacağınız nadir kalelerden biridir. Hatta kale içi, daracık sokaklarında beyaz boyalı kutu gibi ev ve kafelerin sıralandığı en popüler turistik bölgelerimizdendir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Ege Bölgesi’nin en ünlü kalelerinden olan Bodrum Kalesi, St. Jean Şövalyeleri tarafından Osmanlılardan korunmak için 1402 yılında inşa edilmiş, 1523 yılında ise Osmanlıların egemenliği altına girmiştir. Kale; Fransız Kulesi, İtalyan Kulesi, Alman Kulesi ve İngiliz Kulesi gibi farklı ülke isimleri taşıyan öğeleriyle de dikkat çeken bir yapıdır. 1960 yılından beri ise Sualtı Arkeoloji Müzesi olarak kullanılmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Kalenin ilk temelleri MÖ 2000’li yıllara kadar uzanmaktadır. Büyük İskender tarafından Marmaris’in fethedilmesinin ardından inşa edildiği de günümüze ulaşan bilgiler arasındadır. Görüntüsü kadar tarihi de ihtişamlı olan Marmaris Kalesi, Kanuni Sultan Süleyman tarafından da yeniden inşa ettirilmiştir. Kale, içindeki Marmaris Arkeoloji Müzesi ile ziyarete açık durumdadır.

  • Ege’de Yaşamış 7 Filozof

    Ege’de Yaşamış 7 Filozof

    Medeniyetlerin birleşme noktası Anadolu’dan o medeniyetlerle birlikte adını tarihe yazdırmış nice insanlar gelip geçmiş… Özellikle Ege felsefenin filizlendiği yer olarak kabul ediliyor. Listemizde düşünceleri, teori ve kuramlarıyla insanlığa yön vermiş Egeli filozoflara yer veriyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Thales’ten günümüze herhangi bir yazılı belge ulaşmamıştır, onu Antik dönem yazarlarının aktarımlarından tanıyoruz. Metafizik, matematik, etik ve astronomi alanında fikirler ortaya koyan Thales’in MÖ 620’lerde Aydın civarında, o dönemdeki adıyla Milet’te doğduğu düşünülmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Günümüzde İzmir-Değirmendere’yi içine alan bölgede, Antik dönemdeki adıyla Kolophon’da doğan Ksenophanes’in İranlılar Anadolu’yu işgal edince İtalya’ya gittiği ve Elea’da öldüğü düşünülmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Thales’in öğrencisi Anaxagoras ise Klazomenai, yani İzmir Urlalıdır. Servetini bilimsel araştırmalar için harcadığı rivayet edilen Anaxagoras, ilerleyen yaşlarında Atina’ya yerleşmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Maddenin ilk öğesi su diyen Thales gibi, maddenin ilk öğesi hava diye Anaksimenes de Miletlidir. Milesian okulunun en genç bireyi olan düşünür, Miletoslu üç düşünürün sonuncusudur: Thales, Thales’in öğrencisi Anaksimandros, Anaksimandros’un öğrencisi Anaksimens.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    MÖ 610 yılında Milet’te, yani Aydın’da doğup MÖ 546 yılında Aydın’da ölen Anaksimandros’un öğretilerini kaleme alan ilk filozof olduğu kabul edilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Bergama’da doğan filozof Galen aynı zamanda Antik Roma’nın ünlü doktorlarından biridir. Bergama’daki Galenos Caddesi’ne adını veren kişidir ve Cumhuriyet Meydanı’nda bir de heykeli bulunur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Hierapolis Frigya’da köle olarak doğduğu, sonra azat edildiği ve ileriki yaşlarında Nicopolis’te bir felsefe okulu açtığı düşünülen filozof da Epiktetos’tur. Isparta’da bulunan Yazılı Kanyon’un duvarlarında yazan “Hür İnsan Üzerine Bir Şiir”in de kendisi tarafından yazıldığı düşünülmektedir.