Etiket: edip cansever

  • 7 Maddede İkinci Yeni Şairleri

    7 Maddede İkinci Yeni Şairleri

    İkinci Yeni Şiiri 1950’li yıllarda ortaya çıkmış, ilk örnekleri Pazar Postası’nda yayınlanmış, Cemal Süreya’nın çıkardığı “Üvercinka” isimli kitabıyla doğuşunu ilan etmiştir. Hayal gücü ve duyguları imgelerle, çağrışım ve soyutlamalarla birleştiren bu akımı öncü şairleri anlatıyor…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    1931 yılında doğmuş ve 70 yıl yaşamış şairimiz Ece Ayhan, İkinci Yeni’nin gerekliliğini bir röportajında şöyle açıklar: “Yeni ozan yeni müteşebbistir. Toplum içinde halen var olan ya da var olması istenilen gereksinmeleri duyar, sezer, piyasaya gelir, üretime başlar. Yeni gereksinmeleri karşılayacak olan müteşebbisin üretimi, en az halen var olan gereksinmeleri karşılayan müteşebbisin üretimi denli -belki de daha çok- önemlidir.”

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    İkinci Yeni denince akla gelen ilk isimlerden biridir Cemal Süreya. 1931-1990 yılları arasında yaşayan şairimiz konuyla ilgili şu ifadeleri kullanmıştır: “İkinci Yeni bir akım olarak doğmadı. Bir programı, ortak bir bildirisi olmadı. Şairlerin çoğu birbirini tanımıyordu bile. Yazışmıyorlardı da. Sözgelimi ben Edip Cansever’le 1956’da, Turgut Uyar’la çok daha sonra tanıştım. İlhan Berk’le çok çok daha sonra. Sanırım metinlerin tanışması oldu. Ancak çok kişinin de katılmasıyla şiirsel bir devinim doğdu.”

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    2008 yılında 90 yaşında hayata veda eden İlhan Berk İkinci Yeni’nin savunucularındandı: “Her gün Muzaffer Erdost‘la beraberiz. Ona da bir dergi verdiler. Zaten Cemal de onun arkadaşıydı. O da bir şiirini bir dergiye yazmıştı, ama biz görmemiştik, duyduk… O şiir hemen bizim kulağımıza geldi. Bizim dediğimiz Turgut Uyar ve ben. Ankara‘da iki kişiydik. O şiiri de hani ‘Ha ha ha‘ diye başlayan şiiridir. Bizim ilgimizi çekti. Bu arada bir gün dergiye ‘Elişi Tanrısına Mektup‘ diye bir şiir gelmiş. Muzaffer‘e bu şiirin kime ait olduğunu sordum, bilmediğini söyledi. Şiir Ece Ayhan‘a aitmiş. İşte dediğim gibi yerden bitercesine çoğaldı. Sonra ben bu işin savunmasına geçtim.”

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    1928-1986 yılları arasında yaşayan şairimiz Edip Cansever de İkinci Yeni öncülerindendir. 1957 yılında çıkardığı “Yerçekimli Karanfil” kitabında bu akımın en güzel örnekleri bulunur. İşte bunlardan biri… Şiirin adı Kesin.

    Gözlerim bir balığın onu tutma denizlerinde,
    Gözlerim bir balığın.
    Bir balık ellerimde
    Balıktan bir göz ellerimde;
    Kirpiksiz, tuzlu, kesin
    Bakışları günlerce.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Cemal Süreya ve Ece Ayhan’ın okul arkadaşı olan Sezai Karakoç da bir İkinci Yeni şairidir ve en çok bilinen şiiri Mona Roza’dır.

    Açma pencereni perdeleri çek.
    Mona Roza seni görmemeliyim,
    Bir bakışın ölmem için yetecek.
    Anla Mona Roza, ben bir deliyim,
    Açma pencereni perdeleri çek…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    1925 ile 1985 yılları arasında yaşayan ve İkinci Yeni’nin öncülerinden olan Turgut Uyar kendi şiirindeki değişimi şöyle anlatmıştır: “Arz-ı Hal yayınlandığında yirmi yaşındaydım. Arabistan yayınlandığında ise otuz iki. Okuduklarım değişmişti, mekânım değişmişti. Türkiye’de yeni bir toplumsal-siyasal yapı oluşuyordu. Ben de bu yapı içindeydim. Değişmeler etkiliyordu ister istemez. Hazır bulduğumuz şiir belki yetmiyordu bu yeni oluşum içindeki insana. Yani bu değişim bir bakıma zoraki bir değişim değildi. Tam tersine kendini zorlayan bir eğilimdi. Yeni insana, daha doğrusu değişen insana yeni anlatım olanakları aramak çabasıydı.”

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    İkinci Yeni Şiiri’nin yaşayan son şairlerinden Ülkü Tamer’i 2018 yılında kaybettiğimizde 81 yaşındaydı. Cemal Süreya’nın öncülük ettiği ve İkinci Yeni şiirlerinin en güzel arşiv kaynağı olacak Papirüs Dergisi’nin başlangıç hikâyesini şöyle anlatmıştı: “Papirüs’ü çıkaracağız, Cağaloğlu’nda küçücük bir handa ufacık bir oda tuttuk. Dergi 1500 liraya mal olacak, toplasanız ikimizde 50-60 lira ya var ya yok. Ne yapacağız diye düşünüyoruz. Yazılar hazır bekliyor, matbaaya verecek para yok. Evden küçük külüstür bir halı getirip sermişiz, bir tahta masa var ortada. Edip Cansever geldi bir gün sohbet ediyoruz. Bu halı iyi bir parça olabilir dedi, anlıyordu bu işten antikacı dükkânı vardı çünkü. Daha iyi anlayacak kişiyi çağırdı, o da, siz bu halıya basıyor musunuz deyip rulo yapıp götürdü. Sonra Kapalıçarşı’dan başka bir tanıdıkları gelip 2000 lira verdi bize. Derginin parası böylece çıktı.”

  • 7 Ünlü İsmin Pek Bilinmeyen Meslekleri

    7 Ünlü İsmin Pek Bilinmeyen Meslekleri

    Yazdıklarıyla, söyledikleriyle, filmleri, şarkıları, şiirleriyle hayatımıza damga vurmuş ünlülerden bazıları hayatının bir döneminde ya okuduğu okul ya hayat şartları gereği farklı mesleklerde de bulunmuşlar. Örneğin, usta romancı Orhan Kemal’in bir dönem matbaa işçiliği yaptığını ya da büyük oyuncu Tuncel Kurtiz’in İETT’de ışık kontrolörü olduğunu biliyor muydunuz? Bakın listemizde daha hangi ünlüler var…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Zihinlerimizdeki o görkemli koca çınar, yani Yaşar Kemal, ırgat kâtipliğinin de içinde olduğu çeşitli işlerde çalışmış. İETT’de sayaç okuma memurluğu yapmak da bu işler arasında ve büyük yazar röportajlarından birinde burada yaptığı gözlemlerin romanlarında nasıl işe yaradığından söz eder.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Şair Edip Cansever, babasından kalan antikacı dükkânında turistik eşyalar ve halı ticaretiyle uğraşmıştır. Kapalıçarşı’daki bu dükkânda 26 yıl çalışmış ve asma katındaki küçük çalışma odasında 9 kitap üretmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Ailesinde yaşanan bazı talihsizlikler sonucu Mehmet Akif Ersoy okuduğu Mülkiye İdadisi’ni bırakarak ilk sivil veteriner yüksekokulu olan Ziraat ve Baytar Mektebi’ne kaydolur ve bu okulu birincilikle bitirir. Okulu bitirdikten hemen sonra da 20 yıl sürecek memuriyet hayatına veteriner müfettiş yardımcısı olarak adım atar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    40’ın üstünde şiiri bestelenen Gülten Akın’ın bir şiirini de Sezen Aksu seslendirmiş ve içinde bulunduğu albüme o şiirin adını vermişti: Deli Kızın Türküsü. Gülten Akın aslında Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirmiştir ve kaymakam olan eşinin de işi dolayısıyla Anadolu’nun çeşitli yerlerinde avukat olarak çalışmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Unutulmaz bestelerin sahibi Fikret Kızılok İstanbul Diş Hekimliği Yüksekokulu‘nu bitirmiş ve bir süre okuduğu mesleği icra etmiştir. Buraya kadar listelediğimiz isimleri düşününce gerçekten rüya gibi bir dünya! Dişçiniz Fikret Kızılok, veterineriniz Mehmet Akif Ersoy, her ay uğrayan sayaç memurunuz Yaşar Kemal…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Şener Şen meslek hayatına aslında tiyatrocu olarak adım atmış fakat daha da öncesinde 1964-1966 yıllarında, Muş’un uzak köylerinden Fenek’te köy öğretmenliği yapmıştı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    En güzel sevda sözlerinin sahibi şair Cemal Süreya, 1955 yılında sınavına girerek kazandığı işi yapmaya başlamıştı: Maliye müfettiş yardımcılığı… İşe ilk başladığında müfettişin kendisinden talebi ise şöyle olmuştu: “Asık suratlı ol ve hemen bir fötr şapka al!” Ünlü şair bir süre sonra da maliye müfettişi olmuştu.

  • ŞİİRLERDE OLGUNLAŞAN MEYVELER

    ŞİİRLERDE OLGUNLAŞAN MEYVELER

    Tadı, rengi, şekli, kokusu, çekirdeği, kabuğu, sertliği, yumuşaklığı ve sair… Meyvelerin duyguları aktarırken, tasvir ya da benzetme yaparken kullanabileceğimiz ne çok özelliği var hiç fark ettiniz mi? Tüm bunların fazlasıyla farkında olan şairlerimiz bakın meyve isimlerini şiirlerinde nasıl geçirmişler?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Behçet Aysan, Bir Eflatun Ölüm” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Orhan Veli Kanık, Kızılcık” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bedri Rahmi Eyüboğlu, Deli mi Ne?..” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İlhan Berk, Ne Böyle Sevdalar Gördüm” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yaşar Miraç, Düşçe” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ahmet Erhan, İlk Vasiyet” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Edip Cansever, Yaz Mutluluğu” title_font_size=”13″]
  • 8 Maddede Şiirlerinden Alıntılarla Edip Cansever

    8 Maddede Şiirlerinden Alıntılarla Edip Cansever

    Şiir dünyamızın en üretken şairlerinden biriydi Edip Cansever; hatta usta şair Cemal Süreya bile kendisi için şu dizeleri yazmıştır: “Yeşil ipek gömleğinin yakası / Büyük zamana düşer. / Her şeyin fazlası zararlıdır ya, / Fazla şiirden öldü Edip Cansever.” 1928 ile 1986 yılları arasında yaşayan şair çok da dillendirilmeyen, anlatmakta zorluk çekilen duyguları dizelerine taşımıştır. Şiirlerinden alıntıladığımız duygu yüklü dizeleri Kültür ve Yaşam sayfasından okuyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    türk edebiyatı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    türk edebiyatı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    türk edebiyatı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    edip cansever şiirleri
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6# ” title_font_size=”13″]
    türk edebiyatı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    türk edebiyatı
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    türk edebiyatı
  • SEVGİLİLER GÜNÜNE ÖZEL AŞK ŞİİRLERİ

    SEVGİLİLER GÜNÜNE ÖZEL AŞK ŞİİRLERİ

    Dünya üstünde yazılan şiirlerin çoğunun aşk üzerine olduğu söylenir. Bu durumu erkek şairlerin daha fazla olmasına bağlayanlar da yok değil. Fakat şu da iyi bilinen bir gerçek ki şiir yazıldıktan sonra artık şaire değil okuyucuya aittir. Aşk şiirlerinden yaptığımız alıntıları okurken de önemli olan şairlerin yazarken neler hissettiği değil sizin hissettikleriniz olacaktır. Ya da konuyu bu kadar derinleştirmeden okuyun ve geçin. Zaten şiir biraz da ünlü Fransız şair Paul Valery’nin dediği gibi “sesle anlam arasında o uzayıp giden kararsızlık” değil midir?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Orhan Veli Kanık” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Necati Cumalı” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Özdemir Asaf” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Cahit Sıtkı Tarancı” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İlhan Berk” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Edip Cansever” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ümit Yaşar Oğuzcan” title_font_size=”13″]