Etiket: deyimler

  • Bembeyaz Kardan Türeyen Rengârenk Deyimler ve Atasözleri

    Bembeyaz Kardan Türeyen Rengârenk Deyimler ve Atasözleri

    Kültür ve Yaşam’da Türkçedeki kelimeler, deyimler, atasözleri ile ilgili çok sayıda içerik bulabilirsiniz. Hem eğlenceli hem bilgilendirici bu sayfalarda vakit geçirmeyi sevdiğinizi biliyor ve şimdi de sizi şu soğuk günlerde zihninizi ısıtacak kar ile ilgili deyim ve atasözleriyle baş başa bırakıyoruz. Tabii suluboya kar manzaraları eşliğinde…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Kış bol karlı geçerse, yazın bol ürün alınır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Kar yağdığında toprak altındaki tohum daha iyi gelişir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Kıskançlık duyarak üzülmek.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kimsenin sezemeyeceği biçimde gizli iş çevirmek.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Mevsiminde bol olan şey, mevsimi geçince yok olur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Bir duyum almak.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Yarar beklediği kimse, yer veya şeyden iyilik gelmemesi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Saçı aklaşmaya başlamak.

  • Sık Sık Kullandığımız 7 Deyimin Çıkış Hikâyesi

    Sık Sık Kullandığımız 7 Deyimin Çıkış Hikâyesi

    Deyimler, bazen onlarca cümle ile ifade etmekte zorlandığımız derdimizi bir çırpıda anlatmamızı sağlayan söz topluluklarıdır. Türkçemiz de deyimler konusunda oldukça yaratıcı ve zengin bir dil… Biz de bunlardan 7 tanesini seçtik ve ortaya çıkış hikâyelerini derledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Balık kavağa çıkınca, “hiçbir zaman” anlamında kullanılıyor. Deyimin hikâyesinde geçen balık bildiğimiz balık ama kavak bildiğimiz kavak ağacı değil; hikâyedeki kavak Boğaz’ın karşılıklı kıyılarına kurulmuş Anadolu ve Rumeli Kavakları’na karşılık geliyor. Hikâyenin tamamı ise şöyle: Karadeniz’e açılan bu bölgede bir zamanlar balık avlamak o kadar zormuş ki ucuza balık alıp yemek ancak şehirde balık bollaştığında ve balıklar Kavaklar’a getirildiğinde mümkün olurmuş. O dönemler dışında pahalı satılan balığa müşteri itiraz edince de satıcılar “Sizin dediğiniz fiyat balık kavağa çıkınca!” dermiş.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Rivayet o ki ateş yakmak için araç bulmakta zorlanılan zamanlarda komşular birbirinden kürekle ateş alırmış, kürekteki ateş sönmesin diye de hızlıca evine gidip kendi ateşini yakarmış. Kapıdan içeri girmeyen misafirlere “Ne acelen var, ateş almaya mı geldin?” denmesi işte tam da bundan.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Deyimin hikâyesinde bahsedilen Dingo aslında oldukça iyi biri… Yine deyimde geçen ahır da Dingo Bey’in sahibi olduğu Taksim’deki ahırı… Atlı tramvayların İstanbul’daki Şişhane yokuşunu çıkmakta zorlanması, yorulan, hatta Azapkapı’dan desteğe getirilen atların Dingo Bey’in ahırında sık sık dinlenmeye çekilmesi, daha doğrusu atların Dingo’nun ahırına istediği gibi girip çıkması bu deyimi doğurmuş.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Fazla meraklandırmadan hemen açıklayalım: Dirhem ve çekirdek tartılarda kullanılan çok hassas birer ağırlık birimi imiş. İki dirhem bir çekirdek ise dönemin en kıymetli para birimlerinden Osmanlı altınının tartıdaki karşılığına denk gelirmiş. Baştan aşağı şık ve zarif giyinmiş insanlara “İki dirhem bir çekirdeksin…” denilerek kıymetine ve güzelliğine iltifat edilirmiş.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    1. Mahmut döneminde resmi başlık kabul edilen fesin farklı modelleri içinde püsküllü olanlar rüzgârlı havalarda sahibini epey uğraştırırmış. Ya kalıbı bozulur ya püsküller birbirine karışırmış. İşte, “büyük sıkıntı veren şey” anlamında kullanılan “püsküllü bela” deyimini ortaya çıkaran hikâye de böyle gelişmiş.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Pabucu dama atılmak, Osmanlı döneminden yadigâr bir söz… Günümüzde “gözden düşmek” anlamında kullandığımız deyimin kökü gerçek anlamda pabuçların dama atılmasına dayanıyor! Şöyle ki; ilkeleri ve bu ilkelere bağlılıklarıyla nam salmış Ahilik teşkilatında, bir kunduracının tamir ettiği pabuçtan müşteri şikâyet ederse teşkilat her iki tarafı da dinler, eğer kunduracı haksız bulunursa pabuçlar kunduracının damına atılırmış… Böylece yeni müşteriler en fazla pabucun dama atıldığı kunduracıları görüp tercihini yaparmış. Unutmadan ekleyelim, ayakkabıların sahibine de ayakkabılarının bedeli ne ise illa ki ödenirmiş.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    “Üsküdar’da sabah oldu” deyiminin hikâyesi Osmanlı döneminde bu semtteki müezzinlerin sabah ezanlarını Beşiktaş’taki camilerin müezzinlerinden erken okumasına dayanıyor. Öyle ki o dönemde Beşiktaş halkı Üsküdar’daki Valide Sultan Cami ve Mihrimah Sultan Camisi’nden okunan ezanla uyanırlarmış. Bu nedenledir ki deyimi bugün “geç kaldın” ya da “fırsatı kaçırdın” anlamında kullanıyoruz.

  • Aslını Bilmeyerek Kullandığımız Kalıplaşmış 8 Söz

    Aslını Bilmeyerek Kullandığımız Kalıplaşmış 8 Söz

    Atasözleri ya da deyimler yaşamın içinden doğar ve genellikle onları ortaya çıkaran hikâyeleri vardır. Zamanla değişen, bambaşka anlamlara gelecek biçimde aslından uzaklaşan bir özlü sözün de değişim nedenine dair bir hikâyesi olabilir. Biz şimdi o kadar derinlere inmeden, 8 maddeyle günlük hayatımızda sıkça kullandığımız ama aslında çıkış noktası bambaşka olan kalıplaşmış sözleri karşınıza getiriyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]