Etiket: dekorasyon

  • AYNANIN KISA TARİHİ

    Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler masalındaki kötü kalpli cadının aynaya sorduğu tek bir soru vardır: “Ayna, ayna! Söyle bana. Var mı bu dünyada benden daha güzeli?”. Ayna, kötü kalpli cadıdan korkmadan, çekinmeden ona cevap verir; “Evet kraliçem Pamuk Prenses bu dünyanın en güzel kadınıdır”. Masalda da geçtiği üzere aynalar yalan söylemez. Bakan kişinin vereceği tepkinin, statüsünün ve gücünün hiçbir önemi yoktur. Kişiye kendi beden algısının farkındalığını sağlayan ayna, geçmişten günümüze tüm toplumlarda önemli bir yere sahiptir. Bundan 400 sene önceye kadar ayna altından daha değerliydi. İnce tabaka halinde cam dökmenin henüz yeni yeni yapılmaya başlandığı dönemde görkemli katedrallerin ve sarayların süslemeleri için kullanılan aynalar bir servet değerindeydi. Sanattan mitolojiye, dekorasyondan bilime kadar birçok alanda kullanılan; toprak altından çıkıp uzayın derinliklerine kadar uzanan hikâyesini yazımızda okuyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    İnsanoğlunun kendisiyle ilk karşılaşması sudaki yansıması ile olmuştur. Ancak insanoğlu ilk ayna olarak, volkanik patlamalar sonucu lavın soğumasıyla ortaya çıkan obsidyen taşını kullanmıştır. 2006 yılında Dr. Jay Enoch’un yaptığı araştırma sonucunda Anadolu topraklarında 8 bin yıl önce topraktan ve cilalı obsidyenden ayna kullandıklarını ortaya koymuştur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Arkeolog James Mellaart tarafından Çatalhöyük’de M.Ö. 6000 yılında ait bilinen en eski ayna bulunmuştur. Yaklaşık 3000 yıl sonra Mısırlılar değerli metallerin yanı sıra son derece parlak bakır ve bronzdan metal aynalar yapmışlardır. Mezopotamyalılar, Yunanlılar, Çinliler ve Romalıların da bronz ve bakırdan yapılmış aynalar kullandıkları belirlenmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Aynanın eski medeniyetlerde ve mitolojilerde önemli bir yeri vardır. Sümerlere ait Gılgamış Destanı’nda ayna kurtarıcı bir öğe olarak yer alır. Eski Mısır’da ölümsüzlüğün ve güzelliğin sembolü, Güney Amerika’daki İnka mitolojisinde savaşlarda fetihleri müjdeleyen ve savaşçılara doğru yolu gösteren bir sembol olarak yer alır. Yunan mitolojisinde ise ayna Narkissos’un sudaki yansımasında kendi siluetine âşık olduğu hikâyede geçer.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Günümüzde kullandığımız aynaların bugünkü halini almasında Venediklilerin rolü büyüktür. Cam üretme tekniklerinde kendilerini oldukça geliştiren Venedikli zanaatkârlar, cıva ve kalayın karışımıyla elde ettikleri sırlama tekniğini geliştirmişlerdir. Kalayın ince bir tabaka haline getirilmesinden sonra üzerini cıva ile kaplayarak önce bir kâğıt, kâğıdın üzerine de cam levha koyduktan sonra kâğıdı aradan sökerek oluşturdukları alaşımdan ayna üretmeyi başaran Venedikliler o dönemin en değerli meslek kolunu oluşturmuşlardır. Hatta bu zanaatkârlar, formüllerini diğer ülkelere öğretmesinler diye özel kalelerde çalıştırılmış, izole bir hayat yaşamak zorunda kalmışlardır. Bu teknikleri öğrenmek isteyen Fransa, ayna ustalarına kendi ülkelerinde üretim yapması karşılığında yüklü meblağda paralar ve hatta soyluluk unvanı vermeyi teklif etmişlerdir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Venediklilerin tüm çabalarına karşın birçok ayna ustası Fransa’nın teklifine karşı koyamamış ve formülleriyle birlikte Fransa’ya göç etmişlerdir. Fransa da, Venedikliler gibi ayna yapım tekniklerinin gizli kalması için çabalasa da, Avrupa’nın diğer ülkelerinde ayna yapımı hızla çoğalmıştır. Cıvanın sağlığa zararları ortaya çıktıkça üreticiler farklı üretim teknikleri geliştirmeye başlamışlardır. 1835’te Alman kimyacı Justus von Liebig ayna yapımında gümüşü kullanarak yeni bir kaplama yöntemi geliştirmiş ve bugün bildiğimiz aynaların üretimine başlanmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Toplumların gelişmesinde önemli yer tutan ayna, bilimsel gelişmeler için de özel bir yere sahip. 1668 yılında teleskopun yan tarafına monte ettiği göz merceğini yansıtmak için düz bir diyagonal ayna kullanan Newton, yeni gezegenlerin ve uzayın keşfedilmesi için atılan adımın fitilini ateşlemiştir. Bu icattan çok kısa bir süre sonra 1672 yılında Laurent Cassegrain, aynalı teleskopu geliştirerek reflektörün tasarlanmasına öncülük etmiştir. İnsanın kendi suretini keşfetmesini sağlayan aynanın serüveni devam ediyor ve ötegezegenlerin, bilinen evrenin keşfi için de insanlığa ışık tutuyor.

  • DEKORASYONDA YASTIK MUCİZESİ

    Ev dekorasyonunuzda sadece yastık kullanarak yapabileceğiniz değişimlerin sihirli değnek etkisi yaratacağına ve bir anda bambaşka bir atmosfere geçeceğinize emin olabilirsiniz. Konuyla ilgili tek ihtiyacınız biraz hayal gücü ve yaratıcılık olacaktır. Dekorasyonu bu şekilde dönüştürmek pratik olduğu kadar ekonomik bir yöntemdir de… Yani yastıkların gücünü yadsımamak gerekir. Ve işte birkaç öneri…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • EN POPÜLER DEKORASYON AKIMLARI

    Moda artık hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Sadece kıyafet ve aksesuarlarda değil, dekorasyonda da hâkim olan trendler yaşam alanlarımızda kendini gösteriyor. Farklı tarzları ve estetik anlayışları temsil eden her akım, kültürel etkilerle ortaya çıktı ve dönemin ruhunu yansıttı. Yazımızda geçmişten günümüze popülerliğini koruyan dekorasyon akımlarını ve karakteristik özelliklerini listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Minimalist Stil ” title_font_size=”13″]

    “Az, aslında çoktur!” felsefesinin yaşam alanlarımızdaki yansıması olan minimalist çizgilerdeki dekorasyon tarzı, sadelikten ilham alıyor. Minimalist stil; az, basit ve işlevsel olarak tanımlanabilir. Renk paleti genelde tek renk ve tonlarından oluşur; renk geçişleri yumuşaktır. Sahip olduğunuz gereksiz eşyayı azaltarak, mobilya seçiminizde daha yumuşak renkleri tercih ederek ve aydınlatmanın gücünden faydalanarak ev dekorasyonunuzda minimalist bir çizgi yakalayabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İskandinav Stili ” title_font_size=”13″]

    İskandinav ülkelerindeki gösterişten uzak yaşam tarzının dekorasyondaki yansıması olan bu tarz, doğallığı kapsıyor. Basit ve sade olmasına rağmen sanat eserleri, bitkiler ve dekoratif süsler ile minimalist çizgilerden uzaklaşan İskandinav tarzının olmazsa olmazı ise gün ışığı. Ferah ve minimal alanlarda kullanılan büyük pencereler ve bol güneş ışığı, beyaz ya da yumuşak pastel tonlarla birleşiyor. İskandinav tarzının bir diğer özelliği de doğal malzemelerin kullanılması. Ahşabın sıcaklığı ve doğal dokusuna eşlik eden yün, keten ve pamuk gibi malzemelerden oluşan kilim, perde ve yatak takımları bu dekorasyonun vazgeçilmez parçaları.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Rustik ” title_font_size=”13″]

    Rustik stilde doğanın çekiciliğinden ve güzelliğinden ilham alınarak mekâna hem sıcak hem rahat bir ortam kazandırılır. Kırsal yaşamın sadeliğini ve özgünlüğünü sevenlerin tercih ettiği rustik tarzın temel unsurları arasında aşırı cilalanmamış veya işlenmemiş ahşap, taş ve metaller gibi doğal malzemeler vardır. Mobilya ve aksesuarlar genellikle yıpranmış veya eskimiş gibi görünür. Antika ya da vintage parçalar ve objeler bu stilin olmazsa olmazları arasında yer alır. Renk paletinin favorileri kahverengi, bej, gri, yeşil ve mavinin yumuşak tonlarıdır. Açık tuğla veya kaba yontulmuş ahşap gibi tamamlanmamış dokular bu tarzda yaygın olarak görülür. Bu dokular mekâna derinlik ve şıklık katar. Rustik dekorasyonda detaylara inildiğinde döşeme, perde ve kırlentlerde ekose, çizgili, çiçekli desenler göze çarpar. Doğal malzemelere verilen önem, eskitilmiş yüzeyler, sıcak renkler ve rahat dokularla hiçbir zaman modası geçmeyen, zamansız bir tasarım trendidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Endüstriyel ” title_font_size=”13″]

    Endüstriyel dekorasyon akımı, fabrika binaları, depolar ve atölyeler gibi endüstriyel yapıların estetik özelliklerini iç mekânlara taşımayı hedefler. Bu dekorasyonun temel özelliği, açıkta kalan yapı elemanlarının ve malzemelerinin kullanılmasıdır. Örneğin; tuğla duvarlar, beton zeminler, metal borular ve açık tavanlar endüstriyel dekorasyonun vazgeçilmez unsurlarıdır. Mobilyalar genellikle sade ve işlevseldir. Metal sandalyeler, ahşap masa ve raflar, endüstriyel tarzın karakteristik örnekleridir. Renk paleti genellikle nötr tonlardan oluşur. Gri, siyah ve metalik renkler en çok tercih edilendir. Bu renkler mekânlara sakin ve sofistike bir atmosfer katar. Aydınlatmada açıkta kalan ampuller, büyük ve sade avizeler tercih edilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bohem ” title_font_size=”13″]

    Bohem dekorasyonun özgür ruhlu ve sanatsal bir tarzı vardır. Bu akım, renkli ve canlı bir atmosfer oluşturmayı hedefler, rahatlık ve özgünlüğe odaklanır. Tercih edilen renkler turuncu, kırmızı, mor, yeşil gibi enerjik tonlardır. Etnik desenler bohem tarzın vazgeçilmez parçasıdır. Kullanılan mobilyalar genellikle vintage veya geri dönüşüme uygun olan ahşap parçalardır. Bambu ve hasır gibi doğal malzemelerin kullanıldığı mobilyalar rahatlık ve doğallık hissi verir. Aksesuarların da önemli bir rol oynadığı bu tarzda rahat minderler, renkli kumaşlar, dökümlü perdeler, renkli yastıklar, kilimler, duvar süsleri, bitki ve çiçek gibi detaylar ile el yapımı seramikler görülür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Eklektik Stil ” title_font_size=”13″]

    Eklektik dekorasyon, farklı tarzları ve dönemleri bir araya getirerek kişisel bir tasarım oluşturmayı hedefleyen akımdır. Bu tarz, farklı kültürlerden, dönemlerden ve stillerden esinlenerek çeşitli ögeleri bir araya getirir. Kişisel ifadenin önemli olduğu bu akımda renkler ve desenler canlıdır. Farklı renklerin ve desenlerin bir araya gelmesiyle enerjik ve dinamik bir ortam oluşturulur. Örneğin; parlak sarılar, turuncular, mavi tonları ve geometrik desenler sıkça tercih edilir. Mobilyalar genellikle farklı parçaların bir araya gelmesiyle oluşur; modern, vintage, rustik veya endüstriyel tarzda mobilyalar bir arada kullanılabilir. Ahşap bir masa, metal sandalyeler ve renkli kumaşlarla kaplanmış bir koltuk eklektik tarzın karakteristik örnekleridir. Aksesuarların da önemli rol oynadığı eklektik tarzda dekore edilen alan, kişisel zevklerin harmanlanması ile belirgin hâle gelir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Hollywood Glam Stili ” title_font_size=”13″]

    Hollywood Glam stili, Hollywood’un altın çağından ilham alan lüks ve gösterişli dekorasyon akımıdır. Bu tarz, 1930’lar ve 1940’lar döneminde Hollywood film endüstrisinin zirvesindeki ihtişamı yansıtmayı hedefler. Siyah, beyaz, altın, gümüş ve kırmızı gibi renkler tercih edilir. Cam, ayna ve cilalı metaller mekânlara görsel bir hava katar. Mobilyalar zarif ve şık tasarımlardan oluşur; kadife, ipek veya saten gibi lüks kumaşlarla kaplanmış mobilyalar tercih edilir. Yumuşak hatlara sahip koltuklar, şık masalar ve büyük aynalar tarzın karakteristik örnekleridir. Kristal avizeler, büyük ve gösterişli şamdanlar, parlak vazolar, sanatsal tablolar bu stilin vazgeçilmez detaylarıdır.

  • 8 Madde ile Aydınlatmadan Dekorasyona Hayatımızın Her Alanında Mum

    8 Madde ile Aydınlatmadan Dekorasyona Hayatımızın Her Alanında Mum

    İnsanın hayatında bu kadar uzun süredir kullandığı, bu kadar farklı kullanım alanı olan nadir nesne vardır. Aslında muma nesne deyip geçmek de haksızlık olur ki o çağlar boyunca ışığı evimize, masamıza getirendir. Biz de bu listemizde mumu ve kullanım alanlarını derliyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    mum çeşitleri

    Çoğumuz mumla dört gözle beklediğimiz doğum günlerimizde üfleyip dilek dilerken tanışırız. Doğum gününde mum yakma geleneği ise asırlar öncesine dayanıyor. O eski zamanlarda pasta üzerindeki mumun ay ışığını simgelediğine inanılırmış.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    mum çeşitleri

    Birçok renkte üretilebilen, kolayca ulaşılabilen hatta kendi imkânlarınızla yapabileceğiniz bir aksesuar olması nedeniyle mum çok uzun zaman önce insan hayatının bir parçası olmuş.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    mum çeşitleri

    Mumları içine yerleştirerek yaktığınızda hoş gölgeler oluşturan, sıcak bir atmosfer yaratan mumluklar da mumun sıcak ışığına eşlik etmiş ve çağlardır aydınlatma için kullanılmış.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    mum çeşitleri

    Elektriğin evlere girmesinin 20. yüzyıla denk geldiği düşünülürse mum sadece dekoratif amaçlı kullanılmamış. Asırlar boyunca mektuplar mum ışığında yazılmış, kitaplar bu titrek ışıkta okunmuş…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    mum çeşitleri

    Tabii sadece okuyup yazarken değil, yemek masalarının ve odaların aydınlatmasında da şık şamdanlar içindeki mumlara başvurulmuş. Günümüzde özellikle kuzey ülkelerinde mumun yaydığı sıcak tonlu ışıktan faydalanmak için hâlâ yemek masalarında mum yakılıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    mumluk

    Mumu ister odanızın ister sofranızın dekorasyonunda kullanmak üzere siz de kişiselleştirebilir, zevkinize göre süsleyebilirsiniz. Özellikle kokulu mumlar odalarda hoş bir atmosfer yaratmak için tercih ediliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    mum çeşitleri

    Mumlar geçmişte olduğu gibi şimdi de özel günlerde dekoratif amaçla kullanılmaya devam ediyor. Çağlardır devam eden gelenekler sürecinde iyi dileklerle bağdaşan mum; düğünlerde, kutlama partilerinde değişmez bir aksesuar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    mum çeşitleri

    Mumun tüm bunların yanı sıra rahatlatıcı bir etkisi de var. Yaydığı ışığın renk tonundan mıdır, kendine has rayihasından mı bilinmez ama biraz gevşemek için mum yakmak da çoğumuzun uyguladığı bir alışkanlık.

  • EVİNİZDE YAPACAĞINIZ MİNİK DEĞİŞİKLİKLERLE HAYATINIZI RENKLENDİRİN

    EVİNİZDE YAPACAĞINIZ MİNİK DEĞİŞİKLİKLERLE HAYATINIZI RENKLENDİRİN

    Hayata renk katmak veya zaten renkli olan bir hayatı daha da renkli hale getirmek için her zaman sıra dışı eylemlerde bulunmak gerekmeyebilir. Giyim tarzınızda yapacağınız küçük farklılıklar ya da hayatınıza katacağınız ufak tefek rutinlerle de kendinizi yenilenmiş hissedebilirsiniz. İşte sözünü ettiğimiz o yöntemlerden biri de ev içinde yapabileceğiniz minik değişiklikler…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Birkaç eşyanın yeriyle oynayabilirsiniz” title_font_size=”13″]

    Salonunuzda masa ve koltukların birbirine açısını ya da kullandığınız aksesuarların yerini değiştirmenin hayatınıza getireceği taze enerjiye şaşıp kalabilirsiniz. Bu değişikliği başta yadırgayabilirsiniz ama kendinize biraz zaman tanırsanız yenilenmenin tadını da çıkarabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ortamı minderlerle renklendirebilirsiniz” title_font_size=”13″]

    Kanepenin ya da yatağın üzerine sıralayacağınız kırlent ve minderlerle evinizdeki renk yelpazesini genişletebilirsiniz. Hatta kırlentlerinizin kumaşını gündem olan renk ve desenlerden seçerek dönemin modasını evinize kolayca taşımanız da mümkün.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Aydınlatmayı gözden geçirebilirsiniz” title_font_size=”13″]

    Eğer evinizin aydınlatmasında beyaz ışık kullanıyorsanız bunu tekrar değerlendirmenizi öneririz, çünkü beyaz ışığın göz yorduğu ve uyku problemlerine yol açtığı bilinmekte. Buna karşılık sarı ışığa geçiş yaparak daha sıcak bir yansıma elde edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Aynaların gücünden faydalanabilirsiniz” title_font_size=”13″]

    Hangi güç mü? Örneğin duvara asacağınız büyük bir ayna ile odanızın olduğundan daha büyükmüş gibi algılanmasını sağlayabilirsiniz. Ya da küçük ama birden çok aynayı yan yana asarak renk oyunları yapabilir, ortama çok daha dinamik bir hava katabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Mobilyaları boyayarak başkalaştırabilirsiniz” title_font_size=”13″]

    Birkaç kutu mobilya boyası ile yıllardır sahip olduğunuz ama artık sıkıldığınız eşyalarınızı yepyeni bir görüntüye kavuşturabilirsiniz. Böylece hala kullanışlı olan eşyalarınızı değerlendirmiş olursunuz. Hatta klasik mobilya renklerinin dışına çıkarak rengârenk eşyalar elde edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Duvar renginde özgürleşebilirsiniz” title_font_size=”13″]

    Duvarlarınızın renginden hoşnut olsanız bile sadece tek duvar üstünde yapacağınız değişiklik ile evinizde taptaze bir hava estirebilirsiniz. Bu renkler normalde bütün duvarlarınızı boyamaktan çekineceğiniz etkisi büyük bir renk olabilir, örneğin lacivert, turuncu, mor gibi…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Duvarlarınızı çerçevelerle doldurabilirsiniz” title_font_size=”13″]

    Tabii ki boş çerçevelerle değil… Hazır fotoğraflarla da yapabilirsiniz ama en güzeli ve özeli aile fotoğraflarınızı ya da kendi çektiğiniz fotoğrafları çerçeveleterek evinizin bir duvarına asmak ve böylece renkli, dekoratif, nostaljik bir görüntü elde etmek olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Evdeki dünyanızı da yeşillendirebilirsiniz” title_font_size=”13″]

    Çiçekli ya da sadece yapraklı bitkilerle dekorasyon yapmak doğanın renklerini ve mucizesini eve taşımanın en güzel yoludur. Bu dekorasyonu ister açık ya da kapalı teraryumlarla, isterseniz klasik biçimde saksılarla yapabilirsiniz. Ve sadece zeminlerinizi değil farklı asma aparatlarıyla duvarlarınızı da bitkilendirebilirsiniz.

  • İÇ MEKÂNDA DUVAR KÂĞIDI KULLANIMI İLE İLGİLİ ÖNERİLER

    İÇ MEKÂNDA DUVAR KÂĞIDI KULLANIMI İLE İLGİLİ ÖNERİLER

    14. Yüzyıl’da İspanya’nın kraliyet saraylarını süsleyen duvar kâğıtları oradan dünyaya yayılmış, geçen zaman içinde bazen modanın zirvesine yerleşip bazen gözlerden düşmüştü. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte üretimi çeşitlenen ve daha kolay temin edilir hale gelen duvar kâğıtları dekorasyon alanında yeniden gündemde. Siz de aşağıda verdiğimiz birkaç öneriden yola çıkarak ev ve ofislerinizi duvar kâğıdı ile renklendirmeyi düşünebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Duvar kâğıdı satın alırken kalınlığına dikkat edilmeli. Kâğıt esaslı olanlar ince ve güneş ışığına dayanıksız olabiliyor. Vinil duvar kâğıtları ise daha kalın olduğu için dayanıklılığı da fazla oluyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Tek veya birkaç hammaddenin birleşiminden meydana gelen tekstil duvar kâğıtları ise hem daha maliyetli hem de özel bakım istiyor. Buna karşılık güçlü bir dokuya sahip olduğu için uzun ömürlü.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Duvar kâğıdının silinebilir olması önemli bir detay. Satın alacağınız sırada silinebilir olup olmadığını, deterjanla temas ettiğinde renklerin bozulup bozulmayacağını mutlaka sorgulamalısınız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Çocuk odasına seçeceğiniz duvar kâğıdı sağlıklı olduğu için kâğıt esaslı olabilir. Fakat unutmayın, bu tip duvar kâğıtları ıslak bezle değil zarar görmemesi için nemli bezle silinmeli.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Duvar kâğıdını odanızın dekorasyonuyla bütünleştirmek için özelleştirmeniz de mümkün. İstediğiniz görseli istediğiniz ebatta bastırabilir, duvarlarınızı tamamen kendiniz dekore edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Boyanabilir duvar kâğıtları olduğu da aklınızda bulunsun. En büyük artısı, renginden sıkıldığınızda sizi kâğıtları sökme zahmetinden kurtarması, aynı desenin üstünü farklı bir renge boyayabilmeniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Duvar kâğıdı yapıştırmak ve sökmek bir miktar özen ve çaba isteyen işlemlerdir. Fakat ufak bir araştırma ile gerekli malzemeleri temin edip bu işlemleri ustaya ihtiyaç olmaksızın kendiniz de yapabilirsiniz.