Etiket: çorba

  • SOĞUK GÜNLERİN KAHRAMANLARI: TASTEATLAS’IN EN İYİ 10 ÇORBASI

    Kahvaltıdan davet sofralarına, hastalık günlerinden kış akşamlarına kadar çorba, Türkiye mutfağında her anın vazgeçilmez eşlikçisi. Dünyanın farklı mutfaklarını ve geleneksel tatlarını kayıt altına alan gastronomi platformu TasteAtlas, 2025 için “Dünyanın En İyi 100 Çorbası Listesi”ni açıkladı. Bu yılki sıralamada Türkiye, Gaziantep’in güçlü lezzeti beyran ve sofraların klasiği mercimek çorbasıyla ilk 10’da iki farklı çorbayla yer aldı; listede ayrıca domates ve kelle paça çorbası da dikkat çekiyor.  İşte TasteAtlas’a göre dünyanın en iyi 10 çorbası…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bori Bori (Vorí Vorí) – Paraguay” title_font_size=”13″]

    Bori bori, Guarani dilinde “vorí vorí” diye telaffuz edilir; asıl adı “vorí vorí de pollo”dur. Çorbanın içindeki kök sebzeler mevsime ve bölgeye göre değişse de olmazsa olmaz malzemeler tavuk, mısır unu ve peynirdir. Adını da yemeğin yıldızı olan elde yuvarlanmış küçük peynir toplarından alır. Tavuk suyunun ortasındaki peynir topları, en soğuk günlerde bile iç ısıtan, doyurucu bir lezzet sunar. Yüksek protein içeriği sayesinde Paraguay Savaşı sırasında yiyeceğin kıt olduğu dönemlerde halk için gerçek bir kurtarıcı olmuş; az malzemeyle çok kişiyi doyurmayı başarmıştır. Kökeni tam olarak bilinmese de bori bori, bugün hem ev sofralarında hem de şık davetlerde köklü bir Paraguay klasiği olarak yerini alır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Beyran Çorbası – Türkiye” title_font_size=”13″]

    Gaziantep, Orta Doğu’nun ticarette, kültürde ve mutfakta adı en çok anılan şehirlerinden biri; beyran da bu köklü mutfağın yaklaşık 500 yıllık mirası. Kayıtlara göre Gaziantep çarşısındaki ilk beyran dükkânı 1885’te açılmış. O günden bu yana şehirde beyran, sabahın erken saatlerinde, işe gitmeden önce içilen bir çorba olarak bilinir. Kuzu eti, bol sarımsak, sirke ve baharatla hazırlanan beyran, bedeni toparlayan bir lezzet olarak bilinir. Akşamdan kısık ateşte pişirilen kuzu kolu kemikten ayrılır, eklenen pirinç nişastası eriyene kadar haşlanır; ilk hasattan hazırlanan özel pul biber ise beyranın asıl lezzetini verir. Yemeğin servisi, kaynar hâlde yapılır ve mutlaka bakır sahan kullanılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yokohama Usulü Ramen – Japonya” title_font_size=”13″]

    Yokohama usulü ramen, kökeni Yokohama Bölgesi’ne uzanan, Japonya’da günlük hayatın vazgeçilmezlerinden biri hâline gelen bir erişte çorbasıdır. Ucuz, doyurucu ve her köşe başında bulunabilmesi onu cazip kılar. Çorbanın suyu bölgeden bölgeye değişerek farklı etlerle hazırlanabilir; asıl yıldız ise buğdaydan yapılan eriştesidir. Servis edilir edilmez yenmesi gerekir çünkü eriştesi çabuk yumuşar. Japonya’da ramen yerken şapırdatmak ayıp sayılmaz; aksine erişteyi soğutmaya ve tadını daha iyi almaya yardımcı olur. Yoğun tuzluluğu nedeniyle pek çok kişi yalnızca erişteyi ve içindeki malzemeleri bitirir; çorbanın tamamını içmek zorunlu değildir ancak kâsenin boş olması çok beğenildiğini gösteren sessiz bir iltifat olarak kabul edilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Soto Betawi – Endonezya ” title_font_size=”13″]

    Soto Betawi, Jakarta’ya özgü, Hindistan cevizi sütüyle hazırlanan zengin ve kremamsı suyuyla tanınan bir çorbadır. Baharatlarla pişirilen dana eti ya da sakatat, süt ve Hindistan cevizi sütünün birleştiği bu yoğun suda yumuşak bir lezzet kazanır. Üzerine eklenen taze domates, yeşil soğan ve emping krakerleri çorbaya hem ferahlık hem de hafif bir çıtırlık katar. Adını Betawi halkından alan bu çorba, sokak tezgâhlarından lokantalara kadar Jakarta’nın en sevilen tatlarından biri olarak ününü korur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Tonkotsu Ramen – Japonya” title_font_size=”13″]

    Tonkotsu ramen, Japonya’nın Fukuoka kentinde doğar; 20. yüzyılın ortalarında sokakta, hızlı ve hesaplı bir yemek olarak tanınır. Zamanla ünü yayılır, sofralardaki yeri değişir ama iddiası hep korunur. Taze erişte, yumuşak kıvamlı yumurta ve uzun süre kaynayan yoğun et suyuyla öyle doyurucudur ki çoğu zaman tek başına bir öğün sayılır. Üzerine taze soğan, bambu filizi, nori deniz yosunu ve tatlı mısır eklenir; mayu (kavrulmuş susam veya sarımsak yağı) dokunuşuyla tadı biraz daha koyulaşır. Bazı tariflerde bu yoğunluğun sırrı, et suyunun 12 saatten uzun süre kısık ateşte sabırla pişirilmesine bağlanır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Tom Kha Gai – Tayland” title_font_size=”13″]

    Tom kha gai, Tayland mutfağını sevenlerin favori çorbalarından biridir. “Tom” kaynatmayı, “kha” galangalı, “gai” ise tavuğu ifade eder; yani başrolde galangal aromalı bir tavuk çorbası vardır. Hindistan cevizi sütü işin gizli kahramanı olarak çorbada yerini alır. Dünyanın dört bir yanındaki Tay restoranlarında kolayca bulunan bu çorba, evde de kolayca yapılabilmesiyle akşam yemeklerinde sıklıkla görülür. Klasik tarif tavukla hazırlanır ama Tayland’da balık ve deniz ürünleriyle yapılan versiyonları da vardır. Glutensiz olması, yakıcı bir acılığa kaçmaması ve istenirse vegan hâle gelebilmesi sayesinde tom kha gai, kalabalık sofralarda risksiz bir çorba tercihi olarak öne çıkar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Lanzhou Lamian – Çin” title_font_size=”13″]

    Lanzhou lamian, Çin’in Lanzhou kentinde ortaya çıkar ve bugün ülkenin en sevilen çorbalarından biri olarak anılır. “Lamian” sözcüğü, adını hamurun elde çekilerek uzatılmasından alır. Kökeni Tang Hanedanlığı’na kadar uzanır; 19. yüzyılda Hui Müslüman satıcı Ma Baozi sayesinde ününün yayıldığı düşünülür. Hamur ustanın elinde çekilir, katlanır, uzatılır; her hareketle biraz daha ince, biraz daha diri bir hâl alır. Bu erişteler, soya sosu eklenmeden hazırlanan berrak ama lezzetli bir et suyunda pişer. Üzerine ince dilim dana eti eklenir; beyaz turp, yeşil kişniş ve kırmızı acı biber yağıyla “beş renk” tamamlanır. Gösterişten uzak ama emeği bol bu kâse, lezzetiyle akılda kalır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Lohikeitto – Finlandiya” title_font_size=”13″]

    Lohikeitto, Finlandiya’nın uzun ve soğuk kışlarında sofraları ısıtan klasik çorbalarından biridir. Finlandiya’nın göl ve nehirlerle çevrili coğrafyasında somon, yüzyıllardır mutfağın temel gıdalarından olmuştur. Adı da oldukça nettir: Fincede “lohi” somon, “keitto” ise çorba demektir. Patates, havuç ve pırasayla pişen somon, krema eklendiğinde çorbaya dolgun bir kıvam kazandırır; taze dereotu ise aromayı tamamlar. Finlandiyalılar bu çorbayı çoğunlukla taze çavdar ekmeği ve limon dilimleriyle servis eder.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sinigang – Filipinler” title_font_size=”13″]

    Sinigang, Tagalog dilinde “güveç yemeği” anlamına gelen, Filipinler mutfağına özgü bir çorbadır. Geleneksel olarak domates, acı biber, patlıcan, kang kong (su ıspanağı), bamya, taze fasulye ve gabi (taro) gibi sebzelerle hazırlanır. Çorbanın asıl belirleyicisi, çorbaya ekşiliğini veren maddedir. Bu ekşilik genellikle meyvelerden gelir ve en bilinen örneği demirhindidir. Bu yemekte etin kalitesi ve doğru pişirilmesi de ekşiliği kadar büyük önem taşır. Et yumuşayana kadar sabırla pişirilir. Çünkü iyi bir sinigang, yalnızca ekşiliğiyle değil, etin yumuşaklığıyla da hatırlanır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Mercimek Çorbası – Türkiye” title_font_size=”13″]

    Yaklaşık 10 bin yıllık geçmişiyle mercimek, Mezopotamya’dan Akdeniz sofralarına uzanan en eski temel gıdalardan biridir; çorbası da bu uzun yolculukta yüzyıllar boyunca sofralardan hiç eksik olmaz. Evlerde sık yapılmasının sebebi aslında çok nettir: Az malzemeyle yüz güldürür. Et ya da tavuk suyu eklendiğinde lezzeti derinleşir, bir kaşık un kıvamını toparlar. Kimyon hem tadını güzelleştirir hem de kolay sindirimi sağlar; limon sıkıldığında ise çorba ferah bir hâl alır. Vejetaryen ve vegan beslenenler için uygun, diyet yapanlar için dengeli olan mercimek çorbası bu yüzden bugün de pek çok lokantada hâlâ ilk sırada yerini alır.

  • Anadolu’nun Güneşinden Sofralara

    Anadolu’nun Güneşinden Sofralara

    Rivayete göre bu eşsiz çorbanın ismi “dar hane” iken zamanla “tarhana”ya evrilmiş. Dar hanelerin yokluk içinde ürettiği çorbanın dertlere deva, hastalara şifa niteliği anlaşılınca da sultan sofralarında aranan bir ürüne dönüşmüş. Orta Asya’dan gelip Anadolu’nun güneşiyle olgunlaşan tarhanayı Kültür ve Yaşam sayfasına taşıyalım ki bu kez de gönülleri ısıtsın istedik. 🙂

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Yoğurt, buğday unu, kurutulmuş nane, kırmızıbiber ve soğan geleneksel tarhananın ana malzemeleri. Tabii yörelere göre domates, irmik, kızılcık, mısır hatta nohut ilave edenler de bulunmakta. Yapımı ise gerçekten emek işi. Öncelikle bütün malzemeler yoğurulup harmanlanarak hamur haline getiriliyor ve mayalanıp kabarması için bir hafta kadar bekletiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Tarhananın ekşi ya da tatlı olması işte bu bekleme süreciyle ilgili. Uzun süre bekletilmesi ekşi, kısa süre bekletilmesi tatlı olmasını sağlıyor. Sonraysa mayalanan hamurdan koparılan parçalar temiz bir örtünün üstüne serilip kurumaya bırakılıyor ve kuruyunca da elle ufalanarak toz haline getiriliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Ne var ki bütün bu işlemler yöreden yöreye de değişiyor. Kastamonu’da kurutulmadan yapılan yaş tarhana, Antalya’da bol fesleğenle hatta bazı bölgelerinde yoğurtsuz ama yabani erik eklenerek yapılan ekşi tarhana, Denizli’de keçi yoğurdu ile yapılan çerez tarhanası gibi… En geleneksel halinde bile biberli, domatesli ya da sade çeşitleri bulunabiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Üretim süreci bu kadar ilgi ve emek isteyen tarhana eğer evinize kadar geldiyse yapabileceğiniz en pratik çorbalar arasında bulunur. Hazırlanışı çok kolay: Tereyağında kavurduğunuz salçaya sıcak su ilave edip içine yarım kâse tarhana koyarak karıştıra karıştıra pişireceksiniz. Ve işte çorbanız hazır! Dilediğiniz kadar tuz ilave etmeyi de unutmayın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Ama arzu ederseniz pişirme konusunda da farklılıklar yaratabilirsiniz. Örneğin salça kullanmayıp, sıcak suda karıştırarak pişirdiğiniz tarhana için terbiye yapabilir, yani bir kâse yoğurda yumurta kırarak kaynayan çorbaya ilave edebilirsiniz. İsteğe göre içine birkaç diş sarımsak da katabilirsiniz ki bol yoğurtlu bir tarhana çorbasının antibiyotik yerine geçtiği annelerimiz tarafından sık sık dillendirilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Genellikle kuruduktan sonra toz haline getirilen tarhana farklı şekiller verilerek de kurutulabilir. Kuruduktan sonra ise uzun süre bozulmadan saklayabilmenin koşullarını iyi bilmek gerekir. Tarhana saklamada en çok tercih edilenler -aralıklarla havalandırmak ve nemli olmamasına dikkat etmek koşuluyla- küf tutmayan bez torbalar ya da cam kavanozlardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Tarhananın farklı biçimlerde kurutulabildiğinden söz etmiştik, bunlardan biri de atıştırmalık olarak yenen ve artık büyük market zincirlerde de bulunabilen cips tarhanadır. Anadolu’da cips şekli verilip henüz cips gibi kıtır kıtır olmadan toplanan türü de var ki buna firik deniyor. İçine ceviz, fıstık gibi yemişler koyup sarılarak tüketilen bu tarhana, damaklara çorbasından çok farklı bir tat sunar.

  • 5 HAFİF YAZ ÇORBASI

    Yazın sıcak günlerinde canımız bazen hiçbir şey yemek istemez; normalde çok sevdiğimiz tencere yemekleri bile ağır gelir. İşte böyle durumlarda devreye hafif ve bunaltmayan yaz lezzetleri girer. Bu yazımızda sıcak yaz günlerinde rehaveti alan ve tadı ile damaklarda nefis tatlar bırakan yaz çorbalarını listeliyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Domates, yeşilbiber, soğan ve salatalık gibi sebzelerin pişirilmeden harmanlandığı, İspanyol mutfağının sevilen lezzetlerinden biri olan gazpacho çorbası, sevilen soğuk çorbalardan biridir. Adı farklı olsa da malzemeleri “bizden” olan gazpacho artık ülkemizde de adını sıkça duyurmaya başladı. Yaz akşamlarına yakışan bu lezzet aynı zamanda pratik tariflerden de biri.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Kış mevsiminde kış sebzeleriyle, yaz mevsiminde yaz sebzeleriyle adeta yeniden doğan sebze çorbası sıcak yaz gününü hafifleten çorbalardandır. İçine tamamen damak tadına bağlı olarak ekleyeceğiniz sebzelerle leziz bir sebze çorbası yapabilirsiniz. Kahvaltıda bile içebileceğiniz sebze çorbası aynı zamanda diyet yapanlar için de düşük kalorili bir alternatif sunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Vücuda pek çok faydası olduğu bilinen ısırgan otu ile lezzetli ve hafif bir yaz çorbası yapmaya ne dersiniz? Rengi ve kokusu ile sofralara bambaşka bir tat katan çorba, özellikle sarımsak ve nane ile birleşince imza tabaklardan biri haline gelir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Ayran aşının olmadığı bir yaz sofrası düşünülemez! Türk mutfağında soğuk çorba dendiğinde tartışmasız en iyi lezzetlerden biri ayran aşıdır. Evde hazırlanan koyu bir ayranın içine haşlanmış nohut ve buğday eklenir; üzerine nane ve pul biber ilave edilir ve ortaya hafif ve serin bir yaz çorbası çıkar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Yaz aylarının olmazsa olmazı mısır ile harika bir yaz çorbası hazırlayabilirsiniz. Mısır çorbası yapmak için önce mısırlar haşlanır, bir tencerede bekletilir. Ardından margarin eritilmiş başka bir tencereye, domates, çarliston biber ve tercihe bağlı soğan eklenir. Tüm malzemeler karıştırıp üzerine baharatlar da eklenince ortaya nefis bir yaz çorbası çıkar.

  • Her Kıtadan Her İklimden Sıcacık Çorbalar

    Her Kıtadan Her İklimden Sıcacık Çorbalar

    Hem akşam hem öğlen yemeklerinin hatta bazıları için kahvaltının bile en sevilen yiyeceği çorbalar… Bizim mutfağımızda tarhanadan düğün çorbasına, mercimekten domatese tadı da yeri de ayrı birçok lezzetli tarif var ama başka mutfaklarda da durum farklı değil. Dünyanın dört bir yanından rengârenk ve sıcacık çorba çeşitleri listemizde…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İtalya’nın Renkleriyle Minestrone” title_font_size=”13″]
    dünya mutfağı

    Minestrone birçok ülkenin mutfağında bulunan ve evdeki sebzeleri değerlendirme fırsatı sunan çorba çeşitlerinden biri. İtalyan kültürünün alametifarikalarından makarna ise bu çorbayı başka ülkelerdeki bol sebzeli tariflerden ayırt ediyor. Bir minestrone çorbasında karşılaşma ihtimalinizin en yüksek olduğu malzemeler ise fasulye, soğan, kereviz, havuç ve domates.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Japonya’nın Doyurucu Çorbası Miso Ramen” title_font_size=”13″]
    dünya mutfağı

    Çin mutfağının meşhur eriştesi “noodle” ile soyadan elde edilen Japon baharatı “miso”nun bir kâsede birleştiği miso ramen tek başına öğün yerine geçebilen çorbalardan… Balık ya da tavuk suyu, miso, kurutulmuş yosunlar, mısır taneleri, ince doğranmış yeşil soğan ve yumurtaya bazen de ince et dilimlerinin eşlik ettiği miso ramen en tanınmış Japon yemeklerinden biri.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bu Çorbanın Sırrı Bamya” title_font_size=”13″]
    dünya mutfağı

    Amerika Birleşik Devletleri’ne özellikle de Louisiana eyaletine ait bir tarif olan gumbo da protein ve sebzelerin bir araya geldiği çorbalara bir örnek. Malzemeleri ise koyu bir et suyu, bölgenin favori sebze üçlüsü olan yeşilbiber-kereviz-soğan, midye ya da karides gibi deniz ürünleri ve çorbanın yıldızı olan bamya.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Patatesin de Çorbası Olur” title_font_size=”13″]
    dünya mutfağı

    Ana malzemesi patates olan bu kremamsı çorbaya da mevsimine göre dilediğiniz sebzeyi eklemeniz mümkün ama en çok tercih edilenleri kereviz, havuç ve soğan. Et suyu ile pişen sebzeler genellikle blenderdan geçiriliyor ve Alman-Avusturya mutfağının başrol oyuncularından sosis çeşitleri ilave ediliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Süper Besleyici Ezogelin Çorbası” title_font_size=”13″]
    türk mutfağı

    Efsanevi bir karakter olan Ezo Gelin’in ismini taşıyan bu geleneksel çorba Güneydoğu Anadolu’ya ait. Kırmızı mercimek, bulgur, pirinç gibi oldukça doyurucu malzemeler içeren ezogelin çorbasının karakteristik tadı ise salça ve baharatlardan kaynaklanıyor, üzerine bir de limon sıkılınca kışa da hastalığa da deva oluyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Çavdar ve Etin Birlikteliği ” title_font_size=”13″]
    dünya mutfağı

    Tüm Slav ülkelerinde ana besinlerden biri olan çavdar unu geleneksel çorbalar halinde de karşımıza çıkıyor. Polonya’nın zurek örneğinde, et suyu ve çavdar ununa et parçaları ve ülkenin hangi bölgesinde olduğunuza göre değişen haşlanmış patates ya da yumurta eşlik ediyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Vietnam’ın Sokak Yemeği Pho” title_font_size=”13″]
    dünya mutfağı

    Vietnam’ın en popüler sokak yemeklerinden birinin bir çorba olduğunu biliyor muydunuz? Et suyu, köfte ya da et parçacıkları ve pirinç eriştesinin bir araya geldiği pho, et yerine tavukla da hazırlanabiliyor. Yeşil soğan, fesleğen, kişniş gibi yeşillerle süslenen pho, limon sıkılarak içiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Soğanın En Gösterişli Hali” title_font_size=”13″]
    dünya mutfağı

    Soğan gibi oldukça temel bir ana malzemeye sahip olan Fransız soğan çorbası, lezzeti ve görüntüsüyle şaşırtabilecek bir tarif, üstelik bu tarifin kökleri Roma zamanına dek uzanıyor. Tereyağında uzun süre karamelize edilen soğanların tadını çorbanın üzerine eklenen kızarmış baget ekmeği ve erimiş gravyer peyniri tamamlıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Pancarlı Doğu Avrupa Lezzeti” title_font_size=”13″]
    dünya mutfağı

    Başta Ukrayna olmak üzere Kuzey Asya ve Doğu Avrupa’nın birçok bölgesinde sık tüketilen bir çorba borscht… Çok geniş bir bölgede yapıldığı için birçok versiyonu bulunuyor ama en meşhuru pancarlı kırmızı borscht çorbası. Fermente pancar suyu, başta pancar olmak üzere sote edilmiş sebzeler, et parçacıkları ve et suyundan meydana geliyor.

  • İşten Dönünce Hemen Hazırlayabileceğiniz Yemekler

    İşten Dönünce Hemen Hazırlayabileceğiniz Yemekler

    Çalışan nüfusun sık sık karşılaştığı, bazen yorgun argın tüm akşamı mutfak tezgâhı başında geçirten, bazen “Amaann boşver söyleriz bir şey” dedirten soru: “Akşama ne yiyeceğiz?” Hem dinleneceğiniz saatleri mutfakta geçirmenize sebep olmayacak hem de vicdan azabı çektirmeyecek yemekler neler olabilir araştırdık ve küçük önerilerle listemizde bir araya getirdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Dolu Dolu Çorba” title_font_size=”13″]

    Çorba deyip geçmeyin, eğer doğru malzemelerle hazırlanırsa tek başına bir öğün olabilir. Biraz bulgur, mercimek, hatta elinizi korkak alıştırmadan evde bulunan tüm sebzeleri doğrayarak hazırlayacağınız bir çorba size hem zaman hem de bol bol besin kazandıracaktır. Buzluğunuzda doğranmış sebzeler, tahıllar bulundurarak çorbanızda çeşitlilik sağlayabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Hızlı Ama Lezzetli Izgaralar” title_font_size=”13″]

    Izgara çeşitleri işten döndükten sonra hemen hazırlayabileceğiniz bir alternatif… Tavuk, balık, et hangisini tercih ederseniz edin ufak hamlelerle lezzetlendirebilirsiniz. Hardal, zeytinyağı ve taze baharatlarla oluşturacağınız marine içinde 10 dakikalık bir bekleme süresinin bile yemeğe ne kadar lezzet katacağına inanamayacaksınız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İlla Fast Food Diyenlere De Çare Var” title_font_size=”13″]

    Sağlıklı beslenmek hepimizin hedefi ama zaman zaman canımızın pizza, pide gibi yiyecekler çektiği de bir gerçek. Neyse ki bu durum için de bir önerimiz var: eve gelirken fırına uğrayarak ekmek hamuru satın alın, üstüne dilediğiniz malzemeleri yerleştirerek fırına verin… Dışarıdan sipariş edilmiş kadar hızlı hazırladığınız diler pizzanın diler pidenin tadını çıkarın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Soteleme Sanatına Giriş” title_font_size=”13″]

    En meşhurları Uzakdoğu mutfağında olsa da lokantalarda sık sık sipariş ettiğimiz, hemen her mutfağın tanışık olduğu sotelenmiş tarifleri gözünüzde fazla büyütmeyin. Genişçe bir tava, biraz zeytinyağı ve pişme hızına göre sırayla tavaya atıp çevirerek pişireceğiniz et, tavuk, sebze ve hatta meyve çeşitleri ile dakikalar içinde akşam yemeğiniz hazır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bildiğiniz Tencere Yemeği” title_font_size=”13″]

    Tamam, akşam eve gelip hünkârbeğendi yapın demiyoruz ama bazı tencere yemeklerini gerçekten çok kısa sürede hazırlayabilirsiniz. Mesela bezelye, mesela taze fasulye, hatta hepsini karıştırıp yapacağınız türlü… Hele bir de düdüklü tencere sahibiyseniz, tencere yemeğiniz dakikalar içinde sofrada.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Diyet İçin Değil Doymak İçin Tahıl Salatası” title_font_size=”13″]

    Salata her zaman az yemek, diyet yapmak anlamına gelmek zorunda değil. Hem besleyici hem de doyurucu salatalar da mümkün… Nasıl mı? Tabii ki canınızın çektiği tahılları en sevdiğiniz sebze-meyvelerle bir araya getirerek! Örneğin kinoa, domates, avokado, nar bir araya gelmiş, kötü mü olmuş?