Etiket: cemre

  • Baharın Müjdecisi 3 Cemre

    Baharın Müjdecisi 3 Cemre

    Bir çeşit ısıtıcı gücün havaya, suya, toprağa düşerek sıcaklığı yükselttiği inanışı özellikle Anadolu’da çok yaygındı. Sizin de büyüklerinizin “Hele bir cemre düşsün de…” diyerek yaptığı konuşmaları duymuşluğunuz vardır mutlaka… Günümüzde de cemrelerin düştüğüne inanılan tarihler baharın müjdecisi kabul ediliyor. Peki, bu cemreler nereye, ne zaman düşüyor? Dahası cemre ne demek? Gelin listemizdeki 3 maddeyle hem cevapları bulalım hem de havanın, suyun, toprağın uyanışını birlikte kutlayalım.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Havaya” title_font_size=”13″]

    Cemrelerin ilkinin 19-20 Şubat tarihlerinde havaya düştüğüne yani ilk önce havanın ısındığına inanılıyor. Fakat meteorolojide durum biraz farklı. Çünkü güneş ışınlarının ilk önce toprağı ısıttığı, buradan yansıyan ışınlarla havanın ısındığı bilinmekte… Geleneksel inanış bilimsel verilere zıt gibi görünse de, bu durum, cemrelerin düşme tarihlerinin Nevruz ve Hıdırellez kutlamaları için temel alınmasını değiştirmiyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Suya” title_font_size=”13″]

    Geçmişte yaşamış insanlar bir yılı ikiye bölerek, bu bölümleri Kasım günleri ve Hızır günleri şeklinde tanımlamışlar. 179 gün süren Kasım günleri miladi takvime göre 8 Kasım-5 Mayıs arasını kapsıyor. Hızır günleri ise 186 gün sürüyor, yani miladi takvime göre 6 Mayıs-7 Kasım arasını kapsıyor. Ve bu takvimden doğan inanışa göre ikinci cemre, 26-27 Şubat tarihlerinde suya düşüyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Toprağa” title_font_size=”13″]

    Son, yani üçüncü cemrenin 5-6 Mart tarihlerinde düşerek ısıttığı yer ise toprak oluyor. “Cemre” Arapça kökenli bir kelime ve “kor halindeki ateş” anlamına gelmekte… Siz hiç daha önce “cemreviyye” kelimesini duymuş muydunuz? Osmanlı’da Divan şairlerinin cemre dönemlerinde yazdığı ve genellikle önemli kişilere methiyeler içeren şiirlere denirmiş. Bir cemreviyye örneği olarak 17. yüzyıl şairlerinden Bosnalı Sabit’in kasidesini verebiliriz. Aynı dönem yaşamış Şeyhülislam Paşmakçızade Seyyid Ali Efendi için yazdığı kasidenin bir beyitinde bakın ne diyor Bosnalı Sabit:
    Kalmaz bu feyz-i cemre ile nev-bahâra dek
    Her nahl-i köhne tâze ve her şeyh şâb olur
    “İlkbahara kalmaz cemrenin bu harareti ile her kuru fidan canlanır, her yaşlı gençleşir.”

  • Yeniden Gelen Bahar

    Yeniden Gelen Bahar

    Bedri Rahmi Eyüboğlu, baharı ve bizi ne güzel anlatmış: “Yılda bir kere çıldırır ağaçlar sevincinden, / Rabbim ne güzel çıldırır. / Yılda bir kere uzatır avuçlarını yaprak; / Sevincinden titreyerek.” Hiç düşündünüz mü; sizin hayatınıza baharla birlikte yeniden neler girecek?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Havada, suda ve toprakta sıcaklığı yükselttiği düşünülen cemre, en son mart ayında toprağa düşer. Her ne kadar atalarımız “Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır.” demişlerse de baharla birlikte güneş daha fazla göz kırpmaya, içimize dolmaya, yavaş yavaş ısıtmaya başlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Parlayıp duran güneşe yağmurlar da eşlik edince coşar toprak… Papatyalar, çiğdemler, laleler, anemonlar, lavantalar yeniden renklendirir yeryüzünü ve ortalığı çiçek kokuları kaplar. Zaten bahar demek en çok da buram buram çiçek kokusu demektir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Canlanan doğa vitamin deposu ürünler yetiştirir; erik, çağla, çilek, dut ağaçlardan yeniden soframıza düşer. Hemen her mevsim görüyor olsak da enginar, bakla, patlıcan, semizotu, domates, salatalık aslında bahar aylarının sebzeleridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Şehir yaşamını bizler için daha eğlenceli kılan canlılar kış gelirken daha sıcak yerlere göçüp gitmiştir. Baharla birlikte leylekler, kırlangıçlar yeniden aramıza döner. Gökyüzü gittikçe şenlenirken sokak hayvanları için de daha çok oyun zamanı gelmiş demektir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Baharla birlikte rutinlerimiz değişir. Spora başlamak, açık havada yürüyüşler yapmak için kararlar verdirir insana bu mevsim… Masa-sandalye balkona taşınırken giysilerimiz gittikçe hafifleşir. Bahar muhabbetleri artırmanın, daha derin nefesler almanın, görmenin değil bakmanın mevsimidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Ümitlerin yeniden tazelendiği bu aylar yeni şarkılar, yeni yerler, yeni eğlenceler keşfetme zamanıdır. Aslında tam olarak şairin dediği gibidir bahar: “Ben her bahar âşık olmam ama / Her bahar gitmek isterim. / Gittiğim olmadı hiç. / Ama olsun… istemek de güzel.”