Etiket: cağ kebabı

  • DOĞU ANADOLU’NUN EN SEVİLEN LEZZETLERİ

    DOĞU ANADOLU’NUN EN SEVİLEN LEZZETLERİ

    Doğu Anadolu Bölgemiz o kadar renkli bir mutfağa sahip ki “en sevilen lezzetler” başlığını atarken “küçük bir kısmı” notunu da düşmeliydik aslında… Et türlerinden kurutulmuş sebze yemeklerine, tatlı çeşitlerinden hamur işlerine, çeşit çeşit baharat ve otla lezzetine lezzet katılan yemekler saymakla bitmez… En iyisi hemen, yoğurdun büyük önem taşıdığı mutfağa ayranlı bir çorbayla giriş yapalım.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Bol bol süt ürünü üreten Doğu Anadolu’da yoğurt olmazsa olmaz bir yiyecektir ve yoğurtlu ya da ayranlı çorbalar hemen hemen her ilde sofraların açılış yemeğidir. Ayran aşı çorbası ise aşurelik buğday ile nohuttan yapılan ve yabani nane ilave etmek şartıyla ister sıcak ister soğuk tüketilebilen enfes bir tariftir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Doğu Bölgemizde köfte kültürü yaygındır ama Malatya söz konusu olunca sayısı 100’ü geçen köfte çeşidinden söz edilebilir. Analı-kızlı köfte, sumaklı köfte, sıkma köfte, elmalı köfte, hırçıkli köfte, glikli köfte derken liste uzayıp gider. Ve bu saydıklarımızın çoğu etsiz tariflerdir. Akdeniz’de karşımıza çıkan bulgur köftesi de bölgenin en sevilen köfte çeşitlerinden biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Burası her şeyden önce en sağlıklı ve leziz etlerin yendiği bölgedir. Hayvancılığın geliştiği Doğu Anadolu’da et yemeklerini yiyip de vazgeçebilen görülmemiştir, hele de Erzurum’da cağ adı verilen şişlere takılarak odun ateşi üzerinde pişirilen cağ kebabını… Yanında soğan, domates ve sivri biberle servis edilen cağ kebabı şehirdeki çoğu mekânda vakit öğlen olmadan tükenir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kaz eti de özellikle Kars’la özdeşleşmiş bir lezzet ve tamamen doğal yollardan beslenmiş kazlar, Karslıların protein kaynağı kış yiyeceğidir. İlk kar yağdığında kesilen hayvanların eti salamura edilerek saklanır ve soğuk kışlar geçene kadar tüketilir. Güvecini yapan da bulunur, tandırda ya da fırında pişiren de. Söylemeliyiz ki kurutulması ve yemeğinin yapılması emek, bilgi ve marifet isteyen bir iştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Tandır, yemek pişirmek için kullanılan basit bir düzenek ve icadı asırlar öncesine dayanıyor. Erzurum başta olmak üzere bölgenin evlerinde tandır ocak görmek gayet normal bir durum. Düzenek basit ama burada et pişirmek oldukça çaba ve marifet istiyor. Gerçi kuzu tandır gibi yemekler artık evlerdeki fırınlarda da yapılabiliyor ama tandırda pişen ve lokum kıvamını alan etin yerini tutması mümkün değil.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Süt ürünlerinden olan peynir çeşitleri de Doğu Anadolu’nun alametifarikalarıdır. Kars gravyerinin, Erzincan tulumunun, Van otlu peynirinin dünyada alternatifi zor bulunur. Bu peynirler eşliğinde dört başı mamur bir kahvaltı yapmak için ise adres kesinlikle Van şehridir. Kavut, kaymak, murtuğa, yayık tereyağı derken öğlene kadar vaktin sofrada nasıl geçtiği anlaşılmaz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Sütü, eti, yoğurdu bol Doğu Anadolu, yemeğin yanına katık yapılan ekmek çeşitleri ve hamur işleriyle de birkaç adım öndedir. Kars’ta kavrulmuş un ve ev yapımı tereyağı ile yapılan kete, Erzurum’da tandır ocaklarında pişirilen tandır ekmeği, hemen her evde yapılan sac yufka, lavaş ya da pide bolca tüketilen ekmek çeşitleridir. Özellikle Malatya’da çayın yanında tüketilen etli kömbe de tadılması gereken özgün lezzetlerden bir diğeridir.

  • Bu Şehir Tarihin İlk Yerleşim Yerlerinden

    Bu Şehir Tarihin İlk Yerleşim Yerlerinden

    Zaten Anadolu böyle bir coğrafya… Bölgenin neredeyse tamamı başlıkta söylediğimiz gibi insanlığın ilk yerleşim yerleri arasında geçiyor ve Erzurum da bundan payını fazlasıyla almış tarihi, köklü bir şehir. Binlerce yıllık yaşanmışlığın sosyolojik ve kültürel izlerine doğal güzellikler de eklenince listelere sığmayacak bir coğrafya çıkıyor karşımıza. Ama sizin için birkaçını sayfamıza taşımayı ihmal etmiyoruz elbette…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Erzurum Evleri her ne kadar turistik bir mekânı işaret etse de, 18. yüzyıl sonrası konut mimarisi, dekorasyonu ve kültürel öğeler hakkında önemli bilgiler edinmemizi sağlıyor. Eski Erzurum evlerinden 13 tanesinin birleştirilmesiyle oluşturulan mekân çok sayıda turist ağırlıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    13. yüzyıl sonlarında Selçukluların inşa ettiği Çifte Minareli Medrese Erzurum’un önemli tarihi yapılarından biri. Osmanlı zamanında tophane, kışla, Cumhuriyet sonrası ise müze olarak kullanılan iki katlı medrese günümüzde müze ve sergi salonu olarak hizmet veriyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    erzurum

    Anadolu’daki en güzel anıt mezarlar arasında gösterilen Üç Kümbetler konum olarak Çifte Minareli Medrese’nin arka tarafında yer alıyor. Kümbetlerden en büyüğü 12. yüzyıla tarihlenirken Emir Saltuk’a ait olduğu düşünülüyor, diğer kümbetlerin ise kime ait olduğu bilinmiyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Fotoğrafta görmüş olduğunuz bina Alman Konsolosluğu ve valilik makamı olarak hizmet vermiş, Erzurum Kongresi için gelen Atatürk’ün 52 gün kaldığı, sonraları Kolordu ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından kullanılmış ve günümüzde Atatürk Evi Müzesi olarak ziyarete açık bulunan tarihi bir yapı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Güney ucunda bir kuş cenneti bulunan, fazla sularının Tav Vadisi’ne döküldüğü yerde Tortum Şelalesi’nin oluştuğu, mesire alanlarıyla çevrili, üstünde sandalla seyahat edebileceğiniz doğa harikası Tortum Gölü de Erzurum’da bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Birçok tesis ve kayak merkeziyle ülkemizdeki kış sporlarının vazgeçilmez adreslerinden biri de Palandöken’dir. Erzurum’un 3.125 rakımlı bu dağı her seviyeye uygun kayak pistini barındırırken, ülkemizdeki en uzun pist de bünyesinde bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Oğlak ya da kuzu etinin özel bir karışımla hazırlandıktan sonra 24 saat bekletilip odun ateşinde pişirilmesiyle yapılan cağ kebabı Erzurum’a gidenlerin yemeden dönmediği bir lezzettir. Kebabın adı ise servis edildiği “cağ” şişlerinden gelmekte.