Etiket: brokoli

  • Kış Bitmeden Ağız Tadı ve Gönül Rahatlığı İle Tüketebileceğiniz Besinler

    Kış Bitmeden Ağız Tadı ve Gönül Rahatlığı İle Tüketebileceğiniz Besinler

    Günümüzde neredeyse tüm sebze ve meyveleri her mevsim görmek ve tatmak mümkün. Mümkün ama bu ne kadar doğru? Hem kendi sağlığımız hem doğanın sürdürülebilirliği için elbette tüm besinleri doğa koşullarının desteklediği dönemde tüketmek en doğru olanı. Çünkü mevsimi olmayan dönemde üretilen besinlerin yetişmesi için kimyasal ürünler kullanılıyor ve bu süreçte de yüksek oranda karbon ayak izi oluşuyor. Ne var ki mevsim sebze ve meyveleri tüketerek bu sorunu rahatlıkla aşabilirsiniz. Fakat sıraladığımız besinlerin güz ve kışa ait olduğunu, kış bitimine de günler kaldığını unutmayın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Kat kat yapraklarını ister doğrayarak yemek yapın ister haşlayarak dolma sarın ama sonbahar ve kış sebzesi olan lahanayı zamanı geçmeden mutlaka tekrar tadın demek isteriz. Çeşitlerinden Brüksel lahanası, kırmızı ve beyaz lahana da apayrı tatlarda olup kış aylarında bolca yenmesi gereken sebzeler…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Karnabahara ön yargıyla yaklaşan insanlardansanız şu iki tarifi denemeden kesin kararınızı vermemenizi öneririz: Birincisi, fırında beşamel soslu karnabahar; ikincisi ise üstüne dökülen sarımsaklı yoğurt ile servis edilen karnabahar kavurması. Ama bu tarifleri uygulayabilmek için kış bitmeden harekete geçmelisiniz!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Kök ve yaprakları yenebilen kerevizi haşlayarak, dolma yaparak, zeytinyağlı olarak, salatada veya çorbada tüketebilirsiniz. Tarih boyunca ilaç olarak faydalanılmış besinin o kadar çok faydası bulunuyor ki şimdiye kadar tanışmadıysanız bile geç kalmış sayılmazsınız… Ne zaman kış biter, işte o zaman gecikmiş olabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Akdeniz bölgesinin vitamin deposu kırmızı pancarın yumru yumru köklerini turşu olarak tüketebileceğiniz gibi suyunu çıkararak içebilirsiniz de. Sporcular tarafından özellikle tercih edilen besin düşük kalorili olduğu için diyet programlarının da vazgeçilmez bir ögesi; ta ki kış ayları bitene kadar…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    İtalya’dan Amerika’ya ihraç edildikten sonra popülerleşen brokolinin Avrupa’daki tarihi aslında oldukça eski. Minyatür ağaçlara benzeyen bu sebzenin antioksidan niteliği ise sağlık için sık sık tüketmeyi zaruri kılıyor. Aklınızda bulunsun, özelliğini kaybetmemesi için brokolinin haşlanmayıp buharda pişirilmesi tavsiye ediliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Yemeklerin ve salataların en renkli garnitürlerinden olan havucun suyu da oldukça faydalı ve lezzetlidir, hatta havuç-portakal suyu karışımını denemenizi özellikle öneririz. İçerdiği A vitamini ile de göz sağlığının önemli koruyucularından olan besini kış bitmeden bol bol tüketmemek ise yapılacak en büyük hatalardan biri olsa gerek.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Dilim dilim doğranmış turpları çatır çutur yemek kadar, rendeleyip soslayarak salata şeklinde tüketmek de oldukça lezzetlidir. Turp, kalorisi az ama vücudumuza kattığı değerler bir çırpıda sayılamayacak kadar çok olan bir besin. Hem unutmayın, dilimize pelesenk olan “Turp gibiyim!” deyimi de boşuna türememiş!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Mandalina, portakal, greyfurt… Onlarsız bir dünyanın ne kadar eksik olacağını düşünsenize… Mesela; tatlarından, kokularından mahrum kaldığımızı! Kış aylarının olmazsa olmazı bu enfes meyveler, her birimize vitamin desteği vermek için bekleyen birer dost gibiler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]

    Sadece sağladığı vitaminler için değil, bütün aileyi etrafında toplayan işleviyle de kestanenin yeri apayrı. Kim bilir kaç kere ateş üstünde kebap yaptığınız ya da suda haşladığınız kestanelerin tadına doyamadan yenip bitirildiğine şahit olmuşsunuzdur. Kışın şu son günlerinde de bol bol tüketin, nasıl olsa tadı yine damağınızda kalacak.

  • Soğuk Kış Günlerinde Lezzetine Rengine Gücüne Sığınabileceğimiz Sebzeler

    Soğuk Kış Günlerinde Lezzetine Rengine Gücüne Sığınabileceğimiz Sebzeler

    Yeşil, sarı, beyaz, kırmızı, mor… Vitamin değerleri yüksek, koruyucu, besleyici, güçlendirici… Çorbadan ana yemeğe, garnitürden mezeye, salatadan böreğe… Soğuk gün ve gecelerde sadece dilinizi damağınızı değil, duygu ve düşüncelerinizi de ısıtacak kış sebzelerini ve kullanım alanlarını listeliyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Brokoli sizin gündeminize ne zaman girdi bilmiyoruz ama Roma döneminden kalma kayıtlarda bile adının geçtiği iddialar arasında. Bu sağlık dostu yumru yumru yeşil bitkinin popülerleşmesi ise 20. yüzyılın başlarına denk gelmiş. Adı İtalya’yla anılan brokoli Sicilyalı göçmenler sayesinde önce ABD’ye intikal etmiş oradan da bütün dünyaya. Haşlamasından sebze gratenine, salatasından yemeğine birçok tarif var ama bizim favorimiz kremalı tadıyla kışa yaz havası getirebilecek brokoli çorbası.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Asya’nın orta bölgelerinden İran aracılığıyla İspanya’ya ve oradan Avrupa’ya taşınan ıspanak sebzesinin ülkemizde en çok yemeği yapılagelir ama börekler için de hatırı sayılır şekilde rağbet gösterilir. Siz de böyle düşünüyorsanız bu kez bir değişiklik yapmanızı ve salatasını denemenizi öneriyoruz. Ve cevizin, peynirin en çok yakıştığı sebzelerden olduğunu iddia ediyor, fotoğrafta gördüğünüz gibi portakal dilimleri serpiştirmeyi unutmayın diyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Nedendir bilinmez, pırasanın seveni çok sever sevmeyeni hiç yemez, oysa Roma ve Mısır uygarlıkları yıkılana dek pırasa en çok tüketilen sebzelerden biri olmuş. Elbette o bizim bildiğimizden biraz daha farklı bir tür, yabani pırasaymış. Bu sebzenin yüzden fazla çeşidi bulunuyor ve bizim ülkemizde yetişen türünden zeytinyağlısını da salçalı yemeğini de, böreğini ya da kavurmasını da yapmak mümkün. Peki, siz daha önce sarımsaklı sirkeli bir pırasa çorba içmiş miydiniz?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Fransa mutfağının yaygın tüketim malzemelerinden olan kerevizin maydanozgiller ailesinden olduğunu biliyor muydunuz? Homeros’un İlyada’sında bile kendine yer bulmuş, kuzey ve batı Avrupa’nın bu çok faydalı bitkisinden dolma da yapabilirsiniz zeytinyağlı da veya haşlayıp et yanında garnitür olarak da servis edebilirsiniz. Yapraklarından çorba da pişirebileceğiniz kerevizi rendeleyerek yoğurtlu ya da soslu salatasını da yapabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Kan kırmızısı içiyle karaciğerin en iyi dostlarından olan kırmızı pancarın turşusunu yemeye doyamayanlardan mısınız? Yine sofralarımızda bir değişiklik yapalım diyor, Akdeniz’in bu renkli ve güçlü sebzesini peynirli makarna haline getirmenizi tavsiye ediyoruz. Hatta pancarın gövdesini fırında pişirerek makarna haline getirebileceğiniz gibi pancar saplarını da ekleyerek yemeğinize ekstra vitamin katabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Vitamin deposu havucun 50-60 kadar çeşidi bulunsa da ülkemizde turuncusu başta olmak üzere mor ve siyah türü tüketiliyor. İster çiğ olarak salatasını yapın ya da suyunu sıkın, ister haşlayıp yoğurtla soslayın, isterseniz yaptığınız yemeklerin içine renklendirmek amacıyla katın. Nasıl tüketirseniz tüketin sonbahar aylarında topraktan çıkarılarak sofralarımıza kadar gelen havucu kış menülerinizden eksik etmeyin. Bizim önerimiz ise çayın yanında afiyetle yemek için yapabileceğiniz havuçlu bir kek.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Adına da tadına da yavaş yavaş alışmaya başladığımız Brüksel lahanası Avrupa ve ABD’de yaygın şekilde kullanılmasına rağmen anavatanı bilinmeyen bir sebze. Yani zannettiğiniz gibi Belçika’dan çıkmış bir ürün değil. İsim hikâyesi oldukça eğlenceli; rivayete göre Avrupa’nın göbeğindeki başkentlerden Brüksel’in mini mini hali nedeniyle bu şehrin adıyla anılmış. Diğer adı Frenk lahanası. C vitamini deposu olan besini haşlamak ya da buharda pişirmek zengin vitamin değerlerini daha çok koruyor ama peynir sosuyla fırında yapılan tarifine de kim hayır diyebilir ki?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Yunanistan’dan Japonya’ya dünyanın pek çok yerinde yetiştirilen turp ülkemizde salataların en özgün eşlikçilerinden biridir. Kabuğunu yıkayıp soyduktan sonra dilimlemek ya da rendelemek tercihinize kalmış. Bu sebzeyi acı bulduğu için tüketemeyenlere ise bir püf noktasından söz edelim: Turp dilimlerini birkaç tatlı kaşığı tuzla karıştırıp beş dakika sonra yıkayın, ardından biraz limon suyu ile harmanlayarak aynı işlemi yapın. Turpun acısından eser kalmadığını göreceksiniz.