Etiket: böcek

  • Böceklerden Korunmanın 9 Organik Yolu

    Böceklerden Korunmanın 9 Organik Yolu

    Havaların ısındığı bahar ve yaz aylarında böcekler, sinekler her türlü haşerat ortaya çıkar ve bazen hayatımızı zorlaştırabilirler. Onları evlerimizden uzak tutmanın kimyasal yöntemleri bulunsa da, hem bizlere hem de aslında hiçbir suçu bulunmayan haşeratlara zarar vermeyecek yöntemleri tercih etmek her zaman en güzeli, en doğrusu… Yaşam alanlarımızı böcek ve sineklerden korurken kimseye zararı olmayacak organik yöntemleri listemizde derledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Bodrum evlerinde kapı ve pencerelerin kenarındaki mavi çizgiler göze güzel göründüğü için değil, evlere akrep girmesini engellemek için kullanılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Balkonunuza, bahçenize ekeceğiniz minik yapraklı bir fesleğen, sinekleri uzak tutmanın en doğal yollarından biri…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    İkiye kesilmiş limonun özellikle de yeşil limonun içine karanfil saplayarak da sivrisinekleri uzak tutabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Hem yiyecek olarak hem de temizlik malzemesi olarak birçok kullanım alanı olan sirke, haşeratları uzaklaştırmak için de en büyük yardımcılarınızdan biri…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    İnsanların kokusunu en sevdiği bitkilerden biri olan nane konusunda haşeratlar bizim gibi düşünmüyor olmalı ki, nane bitkisi ve nane yağı böceklerden korunmanın yolları arasında bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Yaz kış, hava koşullarına aldırmaksızın hayatta kalabilen nadir bitkilerden biberiye, kendine has kokusuyla böcek ve sinekleri doğal yollarla kaçırmak için yararlanabileceğiniz bir alternatif.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Mis gibi kokusu ile insanın içine ferahlık veren lavantayı evinizde bulundurmak için bir neden de kokusuyla böcekleri uzak tutması…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Yoğun kokusuyla içimizi açıp şekerlemelere, pastillere bile eklenen okaliptüs, böcekleri de kaçırmanın etkili bir yolu…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]

    En sevdiğimiz içeceklerden biri olan kahvenin telvesi karıncaların uzak durmayı tercih ettiği maddelerden biri…

  • MİLYONLARCA YILIN TANIKLARI: FOSİLLER

    Bir dinozor fosilinin önünde durduğunuzda ondan neler öğrenebileceğinizi hiç düşündünüz mü? Dahası, fosillerin karadan çok sulak alanlarda oluştuğunu ve bu yüzden çoğunun eski göl, nehir ya da deniz yataklarında bulunduğunu biliyor muydunuz? Milyonlarca yıl öncesinden bize yaşamın sırlarını taşıyan fosillerle ilgili en ilgi çekici detayları yazımızda listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    “Fosil” kelimesi, Latincede “kazılmış” anlamına gelen “fossus” sözcüğünden türemiştir. Bu ad, fosillerin kaya, toprak ya da kehribar içinde korunmuş geçmiş yaşam kalıntıları olduğunu ifade eder. Çoğu zaman bu kalıntılar, bir organizmanın kemik veya kabuk gibi sert kısımlarından oluşur. Ancak nadir durumlarda yumuşak dokuların da fosilleştiği görülmüştür. Korunma biçimleri çeşitlilik gösterdiği için bilim insanları farklı fosil türleri tanımlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Çoğu fosil, bir bitki veya hayvanın yaşamını yitirdikten sonra hızla çamur, kum veya volkanik kül gibi tortularla kaplanıp gömülmesiyle oluşur. Yumuşak dokular genellikle ayrışır, sert kemikler veya kabuklar ise korunur; nadir durumlarda yumuşak dokular da taşlaşabilir. Zamanla üzerine biriken tortular kayaya dönüşür ve erozyonla açığa çıktığında milyonlarca yıl öncesinin canlıları taşların içinden bize görünür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Fosiller, oluşum ve korunma biçimlerine göre çeşitlenir: Taşlaşmış fosiller minerallerin sert dokuları doldurmasıyla, baskı fosilleri kalıntı boşluklarını doldurmasıyla, kehribar fosilleri reçineye hapsolan canlılarla, iz fosilleri ayak izi veya dışkılarla, yumuşak doku fosilleri ise özel koşullarda deri ve organların korunmasıyla oluşur. Örneğin, 40.000 yıllık bebek mamut “Lyuba” buzda mükemmel korunmuş bir yumuşak doku fosilidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Peki, bir dinozor nasıl fosil olur? Dinozor öldüğünde etli kısımları çürür ama sert kemikleri gölün dibinde kalır. Üzerine tortu birikir ve bu tortular kemikleri korur. Zamanla yer altı suyundaki mineraller kemiklerin boşluklarını doldurur ve kemikler taşa dönüşür; buna permineralizasyon denir. Üstteki tortular sıkışıp kaya hâline gelir ve kemikler, erozyonla ortaya çıkana veya paleontologlar tarafından bulunana kadar kaya içinde saklanır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Paleontologlar, geçmişte yaşamış hayvan, bitki, mantar, bakteri ve tek hücreli canlıların fosil ve kalıntılarını inceleyen bilim insanlarıdır. Fosillerin yaşını belirleyerek, geçmiş ekosistemler ve yaşamın dönüşümü hakkında bilgi edinirler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Fosil bulmak; sıkı çalışma, şans ve doğru yerleri bilmenin birleşimidir! Çoğu fosil kısmen açığa çıkar ve laboratuvara götürülmeden önce tek tek veya blok hâlinde özenle çıkarılır. Arka plan araştırmaları, bilim insanlarının hangi tortul kayaçları kazacağını belirlemesine yardımcı olur; ancak birçok fosil, doğa yürüyüşçüleri, inşaat işçileri, madenciler veya çiftçiler tarafından tesadüfen de keşfedilebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Çoğu fosil sahada yalnızca kısmen açığa çıkar. Tek tek veya blok hâlinde çıkarılır ve laboratuvara taşınmadan önce genellikle alçı kılıflarla korunur. Saha çalışması, fosillerin bulunduğu bağlamı korumak için haritalama, fotoğraflama, kayıt altına alma ve kaya örnekleri toplama gibi adımları içerir. Böylece kalıntıların nasıl ve ne zaman gömüldüğü, hangi ekosistemlerde yaşadığı ve aynı dönemde hangi bitki ve hayvanlarla bir arada bulunduğu anlaşılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Bir dinozorun ne zaman yaşadığını bilmek, onu biyolojik soyağacına yerleştirmemizi sağlar ve türlerin ne zaman ortaya çıkıp tükendiğini anlamamıza yardımcı olur. Fosillerin, mutlak tarihleme yöntemleriyle gerçek yaşları yıl olarak belirlenir; göreceli tarihleme yöntemleri ise hangi fosilin diğerinden daha eski veya genç olduğunu gösterir. Genellikle birkaç yöntem bir arada kullanılır ve sonuçlar titizlikle doğrulanır.