Etiket: bisiklet

  • HER ADIMDA DAHA TEMİZ BİR DÜNYA: SÜRDÜRÜLEBİLİR ULAŞIM

    Sürdürülebilir ulaşım; karbon salımını azaltan, fosil yakıt kullanımını en aza indiren çevre dostu yöntemleri kapsar. Daha temiz bir çevrede yaşamak, sağlığımızı korumak ve bütçemizi zorlamamak için bu adımı atmak hepimizin sorumluluğu. Gelin, birlikte sürdürülebilir ulaşım seçeneklerine bakalım.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kısa Mesafelerde Pedala Basın, Adım Atın ” title_font_size=”13″]

    Kısa mesafelerde yürümek hem sağlığınıza hem de çevreye iyi gelir.  Karbon ayak izini azaltır, temiz hava solumanızı sağlar ve enerji tasarrufu yaptırır. İş veya okul mesafesi arabaya binmeyi gerektirmeyecek kadar yakınsa bisiklet, elektrikli scooter veya kaykay gibi araçları tercih edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Toplu Taşıma ve Raylı Sistemler” title_font_size=”13″]

    Yoğun trafikte zaman kazanmak ve çevreyi korumak için toplu taşıma en iyi seçeneklerden biridir. Otobüs, metro, tramvay ve hafif raylı sistemlerle güvenle hedefinize ulaşabilirsiniz. Eğer gitmek istediğiniz yere hem motorlu araç hem de metro ile ulaşabiliyorsanız metroyu tercih etmek daha çevreci olur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Paylaşımlı Mobilite ve Elektromobilite” title_font_size=”13″]

    Paylaşımlı araçlar, araç sahibi olmadan ihtiyaç duyduğunuz süre boyunca başka bir aracı kullanmanızı sağlar. Trafikteki araç sayısını azaltır, kısa mesafeli yolculukları ekonomik ve çevreci hâle getirir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Elektrikli Araçlar” title_font_size=”13″]

    Mini elektrikli araçlar ve paylaşımlı elektrikli araçlar, sürdürülebilir ulaşımın pratik ve eğlenceli seçeneklerindendir. Şehir içi ve şehirler arası ulaşımda çevreci bir seçenek oluşturur. Yaygınlaştıkça temiz enerji kullanımı artar ve yenilenebilir enerji kaynaklarının önemi daha da belirginleşir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Hibrit Araçlar” title_font_size=”13″]

    Hibrit araçlar hem elektrikli hem benzinli motoru bir araya getirerek yakıtı akıllıca kullanır. Sıkışık trafikte elektrikle sessizce ilerlerken aracınız için ekstra güç gerektiğinde benzinli motor devreye girer. Uzun yolculuklarda ve altyapının yetersiz olduğu bölgelerde hibrit araçlar, sürdürülebilir ulaşımın en güçlü destekçilerinden biridir.

  • Hem Sağlıklı Hem Özgür Bisikletli Hayatın 9 Güzelliği

    Hem Sağlıklı Hem Özgür Bisikletli Hayatın 9 Güzelliği

    Bisiklet her geçen gün gündelik hayatımızın daha önemli bir parçası hâline geliyor. Yediden yetmişe birçok bisiklet sevdalısı, hem spor yaparken eğlenmek ve gezmek hem de daha dinamik bir hayat tarzına sahip olmak için bisikletli bir yaşamı tercih ediyor. Bisikletli hayatın 9 farklı güzelliğini sizin için listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Fark Etmeden Her Gün Spor Yaparsınız” title_font_size=”13″]
    bicycle

    Bisikletli hayatın en büyük avantajlarından biri ekstra çaba harcamadan düzenli olarak spor yapmanızı sağlamasıdır. Her gün pedal çevirmek formunuzu korumanıza yardım eder daha dinamik bir hayat yaşamanızı mümkün kılar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Oksijene Doyarsınız” title_font_size=”13″]

    Bisiklet dostu bir hayat sürerseniz arabada, otobüste geçireceğiniz saatleri bisiklet üzerinde, açık havada geçirirsiniz ve sağlıklı bir yaşamın en önemli koşullarından biri olan bol oksijenin tadını çıkarırsınız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Trafik Derdine Son” title_font_size=”13″]
    bicycle, car

    Bisikleti toplu taşıma amacıyla kullanmak sizi çağımızın en büyük sorunlarından biri olan trafik derdinden de kurtaracaktır. Üstelik bireyler araba ya da toplu taşıma araçlarını daha çok tercih etmeye başladıkça trafik sorunu da azalır, şehirlerimizde yaşam güzelleşir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Doğaya Zarar Vermediğinizi Bilmenin Hafifliği” title_font_size=”13″]
    bicycle

    Bisiklet kullanırken doğada karbon izi bırakmazsınız. Bir yerden bir yere seyahat etmenin çevreye en az zarar veren yöntemi bisiklet kullanmaktır. Bir doğa dostu olarak, bisikletinizle seyahat ettiğiniz sürece ekolojik sisteme zarar vermediğinizi bilirsiniz ve bunun mutluluğunu yaşarsınız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bisiklet Dostları Bir Araya!” title_font_size=”13″]
    bicycle

    Yaşadığınız şehirdeki, kasabadaki diğer bisiklet sevdalıları ile bir araya gelerek etkinlikler düzenleyebilir, yeni bir sosyal ortamda spor ve doğa dostu arkadaşlar edinebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Küçüklerinize Örnek Olun” title_font_size=”13″]
    bicycle, kid, family

    Çocuğunuza, kardeşinize bisiklet kullanmayı öğreterek onların da bu güzel alışkanlığı kazanmasını sağlayabilir, daha sağlıklı bir hayatla tanışmalarını mümkün kılabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Her Yaşa Uygun Bir Aktivite” title_font_size=”13″]
    bicycle, bicycle drivers

    Bisikletin en güzel yanlarından biri de her yaşa uygun bir aktivite olmasıdır. Minikler üç tekerlekli bisikletleri kullanabilecekleri gibi yaşlılar da kasalı modelleri tercih edebilirler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ekonomik Bir Seçenek” title_font_size=”13″]
    bcycle, natural, tree

    Ulaşımınızı bisiklet ile sağlayarak tasarrufta bulunabilirsiniz. Arabanızın benzinine, toplu taşımaya harcayacağınız parayı biriktirebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bisiklet Rotalarıyla Farklı Bir Tatil Deneyimi” title_font_size=”13″]
    bicycle

    Bisikletinizle tatile de çıkabilirsiniz. Bisiklet severler için oluşturulmuş birçok tatil rotası arasından size çekici geleni seçebilir, bisikletinizle yeni maceralara atılabilirsiniz.

  • Kolayca Tasarruf Etmenizi Sağlayacak 8 Püf Noktası

    Kolayca Tasarruf Etmenizi Sağlayacak 8 Püf Noktası

    Tasarruflu olmak sadece maddi kaynaklarımızı korumamızı değil, dünyanın sınırlı doğal kaynaklarını gelecek kuşaklara bırakmamızı da sağlar. 31 Ekim Dünya Tasarruf Günü bu konuda farkındalık yaratmak amacıyla 1924 yılından beri kutlanıyor. Biz de Kültür ve Yaşam olarak tasarruf bilincine gereken önemi veriyor ve bu önemli günde uygulaması en kolay tasarruf yöntemlerini listeliyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Bulaşık yıkarken, dişlerinizi fırçalarken suyu açık bırakmamak, damlayan muslukları onarmak.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Sevdiklerinize hediye satın almak yerine kendi ellerinizle hediyeler yapmak.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Evinizin iyi şekilde yalıtıldığından emin olmak.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Güneşli havalarda perdeleri açmak, soğuk havalarda evin perdelerini örtmek.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Ev aletlerinin kullanılmadığı zaman fişten çekmek ve uyku modunda bırakmamak.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Bozulan eşyalarınızı atıp yerine yenisini almak yerine onarmak.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Yakın mesafelere bisikletle veya yürüyerek gitmek.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Para biriktirme alışkanlığını çocuklarınıza da kazandırmak.

  • Bisiklet Dostu Bir Sayfa

    Bisiklet Dostu Bir Sayfa

    Yüklediği ağırlık ve maliyetle insanı zorlamayan, üstüne bir de eğlenceli dakikalar geçirmesini sağlayan bisiklet için hazırladığımız sayfadasınız… Lütfen ekranınızı aşağı doğru kaydırın…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    bisiklet

    Bisikletin tarihinin 12. yüzyıla ve Çin’e kadar gittiği söylense de günümüzdeki formunun icadı aslen 18. yüzyıl Avrupa’sına dayanıyor. Pedalsız bir araç olarak Fransa’da doğan bisiklet Alman ve Fransız mucitler tarafından geliştirilmiş, adını ise 1860’da Fransa’da almış.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    bisiklet tarihi

    Osmanlı topraklarına 19. yüzyıl sonlarında giren bu iki tekerlekli hafif araç, sonraları posta teşkilatından polis teşkilatına hatta orduda kullanılmaya başlanmış… İstanbul’daki bisikletler belediye tarafından 1907 yılında kayıt altına alınmış ve Galata Köprüsü’nden alınan geçiş ücreti 1914 yılında bisiklet kullanıcıları için de geçerli olmuş.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Otomobilin kullanımından daha erken ve yaygın biçimde kullanılmaya başlanan bisikleti 20. yüzyılda etkin biçimde kullanan şehirlerin başında ise Kuzey İtalya şehri Ferrara geliyor. Nüfusunun yüzde 30’u bisiklet kullanan şehirde bisikletliler için taksi ve otobüs de bulunuyor. Yine Kopenhag, Amsterdam, Strazburg dünyanın bisiklet dostu şehirleri arasında gösteriliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    bisiklet gezisi

    Başlarda zor gelen, yürütmekte ve denge kurmakta zorlandığımız ama bir kere karşıya bakıp da pedal çevirmeyi başardığımızda üstünde kolay kolay dengesizlik yaşamadığımız bisiklet sürücülüğü şöyle bir deyime bile dönüşmüştür: “Bir kere öğrendiğinde bir daha unutmazsın!” Çocuk yaşlarda öğrenmeye çalışmaksa bu işi çok daha kolaylaştırır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    bisiklet gezisi

    Şehir planı uygun yerlerde ulaşım için bisiklet kullanmak hem sürücünün yaşam kalitesi için hem de çevre sağlığı için oldukça faydalıdır. Kişinin yaşam kalitesini artırır çünkü egzersiz imkânı sunduğu gibi trafik ya da park yeri bulma stresi yaşatmaz. Çevre sağlığını korur çünkü enerji tasarrufu sağlayarak karbon ayak izinizi azaltır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Basit ve hafif bir araç olduğu doğru ama bisiklet sürmenin de kuralları var. Örneğin caddenin sağından sürmek, kavşaklarda durmak ve bisikletten inerek bisikleti yürütmek, dönüşlerde el ile sinyal vermek ama diğer zamanlarda mutlaka iki elle kullanmak gibi…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    bisiklet gezisi

    Grup ile bisiklete binerken de dikkat edilmesi gereken bazı detaylar bulunuyor. Öndeki sürücü ile aranıza en az 30 santimetre mesafe koymak, ani hareketler yapmamak, yoldaki engeller konusunda ekibi uyarmak, öndeki sürücüyü geçerken sağında ya da solunda olduğunuzu ifade etmek bu detayların bir kısmı…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    lamberto maggiorani, enzo staiola

    Bisikletin de rol aldığı bazı unutulmaz filmlerle listemizi sonlandıralım… Bunların başında şüphesiz Yeni-Gerçekçilik akımının en iyi örneği olan, Vittorio De Sica’nın yönettiği İtalyan yapımı “Bisiklet Hırsızları” gelir. Antonio’nun Roma sokaklarında 10 yaşındaki oğlu ile birlikte çalınan bisikletini aradığı bu film sinema tarihinin unutulmazları arasındadır.

  • DOĞANIN İÇİNDE KAYBOLACAĞINIZ EN UZUN BİSİKLET ROTALARI

    Keşfetme ve macera tutkusunu fiziksel dayanıklılıkla buluşturan bisiklet parkurları, zorlu doğa koşullarını aşarak unutulmaz manzaralar eşliğinde kilometrelerce sürecek bir yolculuğa çıkmak isteyen bisikletçilerin vazgeçilmez adresidir. Dağların zirvelerinden ormanların derinliklerine, çöllerin çorak arazilerinden görkemli sahillere kadar pedal çevirme imkânı sunan dünyaca ünlü bisiklet rotalarını yazımızda listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Pan-Amerikan Bisiklet Rotası” title_font_size=”13″]

    Pan-Amerikan bisiklet rotası, dünyanın en uzun ve en zorlu parkurlarından biri olarak kabul edilir. 30.000 kilometreden fazla uzunluğa sahip olan bu rota, Alaska’nın Prudhoe Körfezi’nden başlayarak Arjantin’in güney ucundaki Ushuaia kentine kadar uzanır. Kuzey, Orta ve Güney Amerika boyunca ilerleyen bu yolculukta bisikletçiler; dağlık alanlardan çöllere, yağmur ormanlarından kıyı yollarına kadar oldukça çeşitli doğa koşullarıyla karşılaşır. Rota, Rocky Dağları, And Dağları ve Patagonya gibi dünyanın en etkileyici doğal güzelliklerine sahip bölgelerden geçer. Ancak bu güzelliklerin yanı sıra, bazı parkurlar fiziksel ve zihinsel dayanıklılık gerektiren zorluklar da barındırır. Özellikle Panama ile Kolombiya arasında yer alan Darién Gap, yoğun tropik bitki örtüsüne sahip, geçişin bisikletle imkânsız olduğu bir bölgedir. Bu nedenle bisikletçiler, bu kısmı genellikle uçakla ya da deniz yoluyla aşarak rotalarına devam ederler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Tour d’Afrique ” title_font_size=”13″]

    Dünyanın en zorlu ve en uzun mesafeli bisiklet rotalarından biri olan Tour d’Afrique, Afrika kıtasını kuzeyden güneye geçerek baştan sona kateden eşsiz bir parkurdur. 2003 yılında bu güzergâhta düzenlenen bir bisiklet turuyla ün kazanan rota, Mısır’ın başkenti Kahire’den başlar ve Güney Afrika’nın yasama başkenti Cape Town’da sona erer. 9.000 kilometrelik bu rotanın Kahire’den Sudan’a uzanan bölümünde bisikletçiler, Nil Nehri boyunca ilerler; antik piramitlerin gölgesinde ve eski medeniyetlerin izleri arasında pedal çevirme deneyimi yaşarlar. Sudan’a ulaşıldığında ise Sahra Çölü’nün kavurucu sıcakları ve sert kum fırtınalarıyla karşılaşılır. Rotanın devamında Etiyopya’nın sarp dağları, Tanzanya’nın vahşi doğası, Zambiya, Botsvana ve Namibya gibi ülkelerin sunduğu farklı iklim ve coğrafi yapılar bisikletçileri bekler. Namib Çölü’nün uçsuz bucaksız arazileri geçildikten sonra bu zorlu ama büyüleyici yolculuk, Cape Town’un eşsiz manzarasıyla sona erer.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Trans-Sibirya Yolu” title_font_size=”13″]

    Trans-Sibirya bisiklet rotası, Rusya’nın uçsuz bucaksız topraklarını bir baştan bir başa katederek bisikletçileri Moskova’dan Vladivostok’a uzanan destansı bir yolculuğa çıkarır. Bu rota, ünlü Trans-Sibirya Demir Yolu ile aynı güzergâhı takip ederek Avrupa ile Asya kıtalarını birbirine bağlayan benzersiz bir parkur sunar. Aşılması güç hava koşulları, binlerce kilometrelik uzunluk ve değişken coğrafi yapılar bu parkuru son derece zorlu hâle getirir. Yolculuk boyunca, dünyanın en derin gölü olan Baykal Gölü gibi doğa harikalarının çevresinde pedal çevirme fırsatı da sunar. Bazı bisikletçiler bu rotayı, Japon Denizi’ni geçerek Japonya’ya kadar genişletmeyi tercih eder. Sibirya’nın soğuk ve kırsal bölgelerinde, özellikle izole alanlardaki çamurlu yollar ve Uzak Doğu’daki ormanlık alanlar, fiziksel olduğu kadar zihinsel dayanıklılığı da sınar. Öte yandan geniş ve düz asfalt yollar, zaman zaman rota üzerinde avantaj sağlayarak sürüşü daha kolay hâle getirir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”EuroVelo 12 Kuzey Denizi Bisiklet Yolu” title_font_size=”13″]

    EuroVelo 12, sekiz ülkeyi kapsayan ve Kuzey Denizi boyunca dairesel bir hat izleyen, dünyanın en uzun işaretlenmiş bisiklet rotalarından biridir. Yaklaşık 6.000 kilometrelik bu eşsiz rota; İngiltere, İskoçya, Norveç, İsveç, Danimarka, Almanya, Hollanda ve Belçika gibi ülkeleri birbirine bağlayarak bisikletçileri hem doğayla hem de kültürel mirasla buluşturur. Norveç’in sarp yamaçlarında fiyort manzaraları, İskoçya’nın tarihî kaleleri, İngiltere’nin kırsal köyleri, Almanya’nın pastoral kıyı şeritleri ve Belçika’nın kanallarla bezeli şehirleri, bu rotayı sadece bir fiziksel aktivite değil aynı zamanda bir kültür ve keşif yolculuğuna dönüştürür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”EuroVelo 13″ title_font_size=”13″]

    EuroVelo 13, Avrupa bisiklet ağının en uzun ve en tarihî rotalarından biridir. Bu etkileyici rota, Soğuk Savaş Dönemi’nde Avrupa’yı kuzeyden güneye ayıran Demir Perde Hattı’nı takip eder ve bisikletçilere kıtanın yakın tarihini pedal çevirerek keşfetme fırsatı sunar. Norveç’ten başlayarak Baltık ülkeleri, Orta Avrupa, Balkanlar ve son olarak ülkemizin Karadeniz kıyılarına kadar uzanan bu rota, 20 Avrupa ülkesinden geçer ve 10.000 kilometreden fazladır. Tarihî hatıralar kadar doğal güzelliklerle de bezenmiş olan EuroVelo 13; kıyılar, ormanlar, dağlık bölgeler ve kırsal manzaralar eşliğinde çok katmanlı bir doğa deneyimi yaşatır. Sürüş için en ideal dönem, kuzey bölgeler için yaz ayları, güney kesimler için ise bahar ve sonbahar mevsimleridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Büyük Divide Dağ Bisikleti Yolu” title_font_size=”13″]

    Macera Bisikletçileri Derneği (Adventure Cycling Association) tarafından 1998 yılında oluşturulan Büyük Divide rotası, yaklaşık 4.500 kilometrelik zorlu bir güzergâha sahiptir. Kanada’daki Banff Ulusal Parkı’ndan başlayarak ABD’nin vahşi doğası boyunca ilerler; Montana, Wyoming, Colorado gibi yüksek dağ geçitlerini aşıp New Mexico çölünde sona erer. Rotanın en dikkat çekici noktalarından biri, bisikletçilerin Rocky Dağları boyunca sürüş yaptıktan sonra Kuzey Amerika’nın su ayırım hattı olan kıta bölünmesi (Continental Divide) üzerine ulaşmasıdır. Bu doğal sınır, rota boyunca tam 30 farklı noktadan geçer. Yalnızca dayanıklılık sınırlarını zorlamak isteyen profesyonel bisikletçilere değil, aynı zamanda uzun mesafe bisiklet sürüşü meraklılarına da hitap eden rotanın tamamını veya bir kısmını deneyimlemek isteyen bisikletçiler her yıl bu zorlu güzergâha akın ediyor.

  • ÜLKEMİZDEKİ EN İYİ BİSİKLET PARKURLARI

    8 Kasım günü Dünya Şehircilik Günü olarak kutlanıyor. Sanayi Devrimi’nden sonra kalabalık yerleşim alanlarına dönüşen kentler, iklim krizinin konuşulduğu şu günlerde doğal kaynakları ve ekosistemleri koruyacak yeni projelere ev sahipliği yapıyor. Kendi kendine yetebilen kentlerin önemi artık daha da konuşulur hâle gelirken, şehirdeki kalabalık nüfusun yarattığı olumsuz koşulları en aza indirecek projeler hayata geçiyor. Bu vesile ile Dünya Şehircilik Günü’nü kutlarken, şehirlerde bisiklet ulaşımının önemini vurgulamak amacıyla ülkemizdeki en iyi kent içi bisiklet parkurlarını listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Tamamı 7 bin 785 metrekare olan Konya Selçuk’taki bisiklet parkurunda bin 485 metrekare yeşil alan bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    2018 yılında The ECO Trails adıyla hayat bulan Köyceğiz-Ortaca-Dalaman bisiklet rotası; Köyceğiz’de beş, Ortaca’da dört ve Dalaman’da beş olmak üzere 14 güzergâh ve bunları birbirine bağlayan ara bölgelerle birlikte toplam 700 km rota uzunluğuna sahip.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Kadıköy’den başlayıp Pendik’e kadar uzanan 27 km uzunluğundaki sahil parkurunda sadece bisikletlilerin kullanabildiği şeritler bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    İzmir sahil şeridindeki bisiklet yolu, birçok lokasyonu birbirine bağlayarak kent içi ulaşıma alternatif olurken; İzmir Körfez bölgesindeki parkurun tamamı pedal çevirerek tamamlanabiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Ülkemizin en çok bisiklet kullanılan şehirlerinden olan Eskişehir’deki 22.5 km bisiklet parkuru hem doğada hem de kent içerisinde bisiklet ile ulaşımı oldukça kolaylaştırıyor.

  • BİSİKLETİN ZAMANDA YOLCULUĞU

    Çevre dostu, masrafsız, sağlıklı bir ulaşım aracı olan bisiklet; çocukluktan yetişkinliğe her dönem hayatımızda… Çocukken eğlenmek, yetişkinlikte ulaşım aracı olarak, bazı durumlarda da spor olsun diye kullanılan bisikletin farklı koşullar için farklı modelleri bulunuyor. Dağ bisikleti, şehir bisikleti, tandem gibi modelleri olan bisikletlerin ortaya çıkması için birçok mucit kafa yormuş, bugünkü hâlini alması pek de kolay olmamış. Kolay sürüşü olan, hafif ve konforlu bisikletlerin üretilmesi için neredeyse iki yüzyıl uğraşılması gereken bisikletin tarihini sizler için listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Bisikletin icadı konusunda tarihçiler arasında tam bir fikir birliği bulunmamaktadır. Ancak 18. yüzyılda ilk tasarımlarını gördüğümüz bisiklet için tek bir mucit tarafından icat edilmiştir demek doğru olmayacaktır. Her tasarımın üzerine yeni bir materyal koyarak bugün bildiğimiz konforlu ve kolay sürüş imkânı tanıyan bisikletler üretilmiş, farklı mucitlerin çabalarıyla bugünkü hâlini almıştır. Sıkça bilinen bir yanlışı da sırası gelmişken düzeltelim: Leonardo da Vinci’ye ait olduğu ileri sürülen 1492 tarihli bir bisiklet karalamasının, 1960’larda da Vinci’nin 12 ciltlik çizimleri ve yazılarından oluşan Codex Atlanticus’a sonradan eklenmiş sahte bir çizim olduğu ortaya çıkmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Günümüzdeki tasarıma en yakın bisiklet ilk kez Fransa’da 1790’lı yıllarda Comte de Sivrac tarafından icat edildi. “Celeripede” olarak adlandırılan bu bisiklet; iki tekerlek ve sert ahşap çerçeveden oluşuyor, pedalı bulunmuyordu. Pedalsız olan bu bisikletin sürüşü ise ayakların hareket ettirilmesiyle sağlanıyordu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    1817’de Alman mucit Baron Karl Von, Sivrac’ın ürettiği bisiklete bir gidon ve bir sele yerleştirerek “draisienne” adını verdiği bisikleti tasarladı. Ortalama 22 kg ağırlığındaki bu bisikletin demir tekerlekleri, ahşap çerçevesi, jantları ve freni olsa da tıpkı Sivrac’ın tasarımında olduğu gibi pedalı bulunmuyordu. Bu tasarım için de kullanıcı dostu demek yanlış olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    1839’da İskoç Kirkpatrick Macmillan, bisikletin göbeğine demir çubuklarla sürüş kolaylığı sağlayacak olan pedalları eklemeyi akıl etti ve öncekilere göre daha hızlı ve kolay yol alabilen bir bisikleti üretmiş oldu. Sürücüler, krank miliyle ön tekerleğe bağlanan pedalları ayağıyla öne ve arkaya sallayarak sadece arka tekerleği hareket ettirebilir hâle geldi. Ancak bu bisikletin de ağırlığı ve denge problemi vardı. Önceki tasarımlara göre daha kullanışlı olsa da yine de sürülmesi zor bir model olan bu bisikletlere denge sağlaması için ilerleyen yıllarda üçüncü ve dördüncü tekerlek eklense de tekerleklerin sürtünme sorunu yüzünden bu model de yaygınlaşmadı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    1860’larda Fransız Pierre Michaux, oğlu ile birlikte geliştirdiği Türkçeye de velespit olarak geçen “velocipede”i tasarladı. Bu bisiklette pedallar ön tekerleğe sabitti, bu sayede sürücüler hızlı bir şekilde pedal çevirebilir hâle geldi, sürüş mesafesi uzadı ve hızlandı. Ancak ağır demir iskeleti ve demir çerçeveli tekerlekleri yüzünden bu model de yoldaki her çukur ve tümsekte sarsılıyor, konforlu bir sürüş keyfi yaşatmıyordu. O dönem bu bisiklet için “kemik titreten” diyenler bile oldu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    1868’de Fransız Traffault, nihayet tekerlekleri kauçuktan üretme fikrini buldu ve tekerin tamamı kauçuk ile kaplanan bisiklet modeli ile daha kolay bir sürüşe imkân veren bisikletini tanıttı. 1870’lerde İngiliz James Starley daha hızlı hareket edebileceği düşüncesiyle ön tekerleği arka tekerleğe oranla hayli büyük olan bir bisiklet üretti. Oldukça büyük ön tekerleği ve küçük bir arka tekerleği bulunan bu bisiklete dönemin en büyük ve en küçük İngiliz metal paralarına verilen isimden ilham alınarak “penny farthing” denildi. Herhangi bir kaza durumunda yaralanma riski hayli yüksek olan bu model de çok tutmadı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Günümüzde kullanılan zincirli, gidonlu ve seleli bisiklet 1885’te İngiliz John Kemp Starley tarafından üretildi. Bu bisiklet “velocipede”e göre çok daha rahat, ön tekerleği büyük olan “penny farthing”e göre ise daha hızlı, güvenli ve manevra kabiliyeti yüksek bir bisiklet oldu. Hızla tüm dünyaya yayılan bisikletin günümüzde milyarlarca kullanıcısı bulunuyor, bazı şehirler bisiklet şehri olarak anılıyor. Sağlığa faydaları ve doğaya zarar vermemesi gibi konular bisikleti bildiğimiz bütün ulaşım araçları arasında en masumu ve en faydalısı yapıyor.

  • KÜLTÜR VE YAŞAM’DA 2019 YILININ ENLERİ

    KÜLTÜR VE YAŞAM’DA 2019 YILININ ENLERİ

    Geçen yılın Aralık ayında 2018’in enlerini hazırlamış, “Halkbank Kültür ve Yaşam web sitesi yayın hayatına 2017 yılının Haziran ayında başladı” diyerek söze başlamıştık. Görsellerimiz ve sözlerimizle sizin için renklendirmeye çalıştığımız bir yılı daha geride bıraktık. 2019’un sonunda, olanların üstüne yüzlercesini daha kattığımız içeriklere davet ediyoruz sizi… İşte, sizin için seçtiklerimiz…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Benim hayatım her yönüyle roman diyen biriyseniz sitemizin edebiyat serisinden “en” olarak seçtiğimiz Oğuz Atay dosyası tam size göre. Olmadı değil mi? Bir eksiklik var siz de hissettiniz. Doğrusu şöyle: Oğuz Atay’ın konuk olduğu bu sayfa edebiyat seven herkese göre… Kitaplarından derlediğimiz o alıntılar 2020’nize edebiyatın güzelliğini getirsin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Sinemasız bir dünya düşünebiliyor musunuz? Oysa sadece bir yüzyıl öncesine kadar insanlığın gündeminde konusu bile yoktu. Hayatımıza kattığı renklere bakınca icat edenlere, emek verenlere 2019 boyunca şükranlarımızı sunmuş olmamızdan daha doğal ne olabilir ki? Bu yılın sinemadaki eni çocukluğumuzla özdeşleşen Ayşecikler, Ömercikler oldu, yani “Yeşilçam’ın Küçük Yıldızları”.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Sanatın yedi dalından, spor dünyasından, bilim alanından çok isim ağırladık 2019’da. Hazırladığımız portrelerde yaşamlarından detaylara, yetenek ve üretimlerine yer verdik. Kültür ve Yaşam’da 2019’un en iyi portresi olarak “Zamanı Aşabilen Şarkıların Sahibi” başlığıyla anlattığımız, aşka dair söylenmemiş söz bırakmayan Sezen Aksu’yu seçtik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Yakın ve uzak tarihlerde şekillenmiş gelenek-göreneklerimiz Kültür ve Yaşam sitesinin ana başlıklarından biridir. Hele de kuşaktan kuşağa aktarılması gereken kültürel değerlerimiz en çok içerik ürettiğimiz konuların başında gelir. 2019 yılının bu alandaki eni ise “Türklerden Dünyaya Armağan Dede Korkut Hikâyeleri”ydi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Gezi sayfalarımızda, konu ettiğimiz coğrafi bölgelerin simgesel unsurlarının, tarihi ve doğal güzelliklerinin özetini sunuyoruz. Bu yıl da bazen Doğu Ekspresi ile Kars’a götürdük sizi bazen saklı kalmış İstanbul köylerine bazen de yabancı ülkelerin farklı şehirlerine… 2019’un en özel gezi konularından biriyse “Bu Şehir Büyük Mirasların Sahibi” dediğimiz Kayseri’ydi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Dünyanın ve ülkemizin dört bir yanından doğa harikalarını sık sık ekranlarınıza taşıyoruz ki evrenin hayranlık uyandıran, hayrete düşüren güzellikleri içinizi ısıtıp sevincinizi büyütüp umudunuzu artırsın. Uzak Doğu’dan Amerika’ya farklı bölgelerden seçtiğimiz “Dünyanın En Güzel ve Gözde Adaları” 2019’un enleri arasında… Bu arada fotoğrafta gördüğünüz Cousine Adası Seyşellerden…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Onlar Dünya’mızı hatta dünyamızı paylaştığımız en masum dostlarımız… İster bizden kilometrelerce uzakta yaşıyor olsunlar ister evimizdeki koltuğun bir köşesinde uyusunlar. Onlarsız bir kültür, onlarsız bir yaşam düşünmek imkânsız. Kültür ve Yaşam sitesinin devamlı sakinleri sevimli hayvanlardan 2019’un eni olanlar “Pofuduklukta Sınır Tanımayanlar”.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    İlk kez bizde görün, bizimle öğrenin, bizden duyun istediğimiz konular da oluyor tabii… “Nasıl yani? Gerçekten mi?” dedirtecek tatta ilginç bilgiler… Örneğin, doğum günü pastası neden illa ki yuvarlaktır ya da kolonya adının Köln şehriyle ilgisi nedir gibi… 2019’un en ilginç dosyası ise Karadeniz’de kuş dili ile anlaşan insanlardan söz ettiğimiz “Doğanın Alfabesi Kuş Dili” oldu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]

    Kültür ve Yaşam sayfalarında kelimelerin önemi büyüktür, daima güzel olanı, iyi hissettireni, fayda vereni seçmek önceliğimizdir. Ama ara sıra da Oğuz Atay’ın yazdığı gibidir, yani kelimeler bazı anlamlara gelmez… Zihnimizi çalıştırması yeterlidir. Söylenmesi zor kelimeler, palindromlar, bağlı kelimeler ve daha nicesi. 2019’u temsilen sizin için seçtiğimiz ise “Çoğul Kelimeler”…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”10#” title_font_size=”13″]

    Teknolojiden modaya, günlük aktivitelerden ev dekorasyonuna onlarca lifestyle içeriği internet dünyasında okuyucunun dikkatine sunduk. Her biri “enler” arasına girebilecek iken biz bol bol temiz hava alın, egzersizlerinizi aksatmayın düşüncesiyle içinden “Bisiklet Dolu Bir Sayfa”yı çekip çıkardık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”11#” title_font_size=”13″]

    TDK tarafından “geçmişte kalan mutlu günlere özlem” diye tanımlanan nostalji bu sitenin vazgeçilmez bir parçası… Evet, mutlu günleri özlemle yâd etmek sevdiğimiz bir iş ama şimdi ve gelecek için mutluluklar oluşturmak asıl önceliğimiz. Ve şu anınıza mutluluk katsın diye 2019’un en iyi nostaljisine bir göz atmanızı öneriyoruz: TRT’de Yayınlanmış 8 Unutulmaz Yayın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”12#” title_font_size=”13″]
    sandviç

    Mutfak kültürü dünyanın bazı coğrafyalarında öyle öne çıkar ki adeta bütün insanlık oralardan beslenir. Biz de kendi mutfağımızın zengin ve lezzetli yiyecekleri yanında dünyanın farklı bölgelerindeki yemeklere sık sık yer veriyoruz. Dünyaları verseler değişmeyeceğimiz lezzetlerden döner başta olmak üzere sizin için seçtiğimiz “Farklı Mutfaklardan Farklı Sandviçler” 2019’un enlerinden oldu; okumaya ne dersiniz?