Etiket: balina

  • NEHİRLERDEN OKYANUSLARA YUNUS TÜRLERİ

    Okyanusların neşeli ve zeki sakinleri olan yunuslar; sosyal yapıları, gelişmiş iletişim becerileri ve karmaşık avlanma stratejileriyle hayvanlar âleminin en çok ilgi çeken türlerinden biridir. Dişli balinalar takımına ait olan yunuslar, genellikle sürüler hâlinde yaşar ve dünyanın farklı denizlerinde, hatta bazı tatlı su bölgelerinde bile görülebilir. Bazı yunus türleri akrobatik sıçrayışlarıyla ünlüyken, bazıları ulaştıkları devasa boyutlarla şaşkınlık uyandırır. Okyanusların engin derinliklerinden tatlı su nehirlerine kadar pek çok habitatta yaşayabilen yunus türlerini ve onları eşsiz kılan özelliklerini yazımızda listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Orka” title_font_size=”13″]

    Yunus ailesinin en büyük üyesi olan orkalar, namıdiğer “katil balinalar”, yalnızca bu türe özgü siyah-beyaz desenleri ve devasa sırt yüzgeçleriyle tanınır. Ortalama 8 metre uzunluğa ve 6 ton ağırlığa ulaşabilen orkaların bu desenleri, yukarıdan ve aşağıdan bakıldığında kamuflaj işlevi görür. Su yüzeyine yakın yüzdüklerinde görünen sırt yüzgeçleri, özellikle erkek orkalarda 2 metreyi bulabilir; bu da ortalama bir insan boyundan daha fazladır. Orkalar, tüm deniz memelileri arasında ispermeçet balinasından sonra ikinci en büyük beyne sahip türdür. Son derece zeki olan bu canlılar, karmaşık bir sosyal yapı içinde yaşarlar. Sürüleri dişiler yönetir. Aynı aileden gelen orkalar ömürleri boyunca birlikte kalır ve her zaman birbirlerini duyabilecek mesafede bulunurlar. Her sürünün kendine özgü çağrıları ve sesleri vardır; bu sesler bir tür lehçe gibi çalışır. Orkalar, gruplar hâlinde avlanır ve bunu iyi koordine edilmiş stratejilerle gerçekleştirirler. Avlarını izlemek ve yakalamak için çeşitli taktikler geliştirirler. Orkalar okyanuslarda yaşarlar. Ancak Pasifik ve Kuzey Atlantik’in daha soğuk sularında ve Antarktika’da nüfusları daha fazladır. “Katil balina” adları, sanıldığının aksine saldırgan doğalarından değil, diğer balina cinslerini avladıkları için balıkçılar tarafından onlara verilmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Şişe Burunlu Yunus” title_font_size=”13″]

    Şişe burunlu yunus, dünya genelinde en yaygın ve en iyi bilinen yunus türlerinden biridir. Zekâları, sosyal yapıları ve oyunseverlikleriyle tanınan şişe burunlu yunusların yetişkinleri, 2 ila 4 metre uzunluğa ve 150 ila 650 kilogram arasında bir ağırlığa sahiptir. Sırtları gri, karın kısımları ise açık gri ya da beyaza yakın renktedir. İsmini, kısa ve yuvarlak burun yapısından alır. Büyük beyinleri ve gelişmiş sinir sistemleri sayesinde ileri düzeyde problem çözme ve iletişim yeteneklerine sahiptirler. Ilıman ve tropikal denizlerde yaygın olarak yaşayan bu tür, genellikle kalabalık sürüler hâlinde; kıyı bölgelerinde, haliçlerde ve sığ sularda görülür. Ülkemizde; Akdeniz, Ege, Marmara ve Karadeniz’de de rastlanan şişe burunlu yunuslar, ıslıklar ve vücut hareketleriyle birbirleriyle iletişim kurarlar. İnsanlarla etkileşime açık olmalarıyla da bilinen nadir deniz memelilerindendir. Son derece zeki olan bu canlılar, yüksek farkındalık düzeyine sahiptir ve aynada kendini tanıyabilen ender hayvanlardan biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Amazon Nehir Yunusu” title_font_size=”13″]

    Amazon nehir yunusu, Güney Amerika’nın tatlı sularında yaşayan dünyanın en büyük nehir yunuslarından biridir. Yetişkinleri 2,5 metreye kadar büyüyebilir. En dikkat çekici özellikleri ise pembe renge sahip olmalarıdır. Bu renk, yaşlandıkça koyulaşan deri yapısı ve ince kılcal damarlarından kaynaklanır. Kafasını 90 derece döndürebilen tek yunus türüdür. Esnek vücut yapıları sayesinde sık ağaç köklerinin ve yoğun bitki örtüsünün bulunduğu alanlarda rahatlıkla manevra yapabilirler. Amazon nehir yunusları, yaşadıkları nehirlerin bulanık suları nedeniyle görme duyularını pek kullanamaz; bunun yerine son derece gelişmiş sonar yeteneklerine güvenirler. Sonar sistemi, yunusların ve bazı diğer deniz canlılarının çevrelerini algılamak ve avlanmak için kullandığı bir yön bulma yöntemidir. Yunuslar suya yüksek frekanslı sesler gönderir; bu ses dalgaları çevredeki nesnelere çarptığında geri yansır. Gelen yankıları işleyerek nesnelerin boyutunu, şeklini, uzaklığını ve hareket yönünü tespit edebilirler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ganj Nehri Yunusu” title_font_size=”13″]

    Ganj Nehri yunusu, Hindistan, Nepal ve Bangladeş’ten geçen Ganj ve Brahmaputra Nehirleri’nde yaşayan bir tatlı su yunusudur. “Kör yunus” olarak da bilinir; çünkü gözleri oldukça küçüktür ve yalnızca ışık ile karanlığı ayırt edebilir. Görme yetileri sınırlı olsa da sonar sistemleri son derece gelişmiştir ve avlarını bu yöntemle tespit ederler. Boyları 2 ila 2,5 metre uzunluğa, ağırlıkları ise 150 kilograma kadar ulaşabilir. Genellikle yalnız ya da küçük gruplar hâlinde yaşarlar. Ganj Nehri yunusları, yan yatarak yüzme eğilimindedir. Bu alışkanlık, nehir tabanındaki avları daha kolay bulmalarını sağlar. Diğer yunus türlerine kıyasla su yüzeyinde çok daha az vakit geçirirler. Nefes almak için yüzeye çıktıklarında, suyun üzerinde yalnızca 1 saniye kadar kalırlar. Bu kısa yüzey süreleri ve yaşadıkları suyun bulanık yapısı nedeniyle gözlemlenmeleri oldukça zordur. Bu yüzden davranışları hakkında hâlâ sınırlı bilgiye sahibiz. Hindistan’da kutsal kabul edilen bu yunuslar, yerel halk tarafından Ganj Nehri’nin ruhu olarak görülüyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Boz Yunus” title_font_size=”13″]

    Boz yunus, geniş alınlı kafası, gülümseyen ifadesi ve yaşlandıkça beyazlaşan vücuduyla dikkat çeken ilginç bir yunus türüdür. Yetişkin bir boz yunus, ortalama 4 metre uzunluğa ve 500 kilogram ağırlığa ulaşabilir. Gençken gri renkte olan vücutları, yaşlandıkça beyaz çizgilerle ve yara izleriyle kaplanır. Bu izler genellikle avlanma sırasında ya da diğer yunuslarla oyun veya çatışma esnasında oluşur. Derin sularda yaşayan bu türün burun yapısı, diğer yunuslardan farklı olarak belirgin değildir. Bu da onlara karakteristik ve ayırt edici bir yüz ifadesi kazandırır. Boz yunusların bir diğer ilginç özelliği ise oldukça sessiz olmalarıdır. Diğer yunuslar gibi sürekli ses çıkarmak yerine, sonar sistemlerini daha düşük seviyede ve daha az sıklıkla kullanırlar. Ilık ve tropikal okyanus sularında yaşayan bu yunuslar, mürekkep balıklarıyla beslendikleri için genellikle okyanus tabanına yakın bölgelerde dolaşırlar. Kıyıya yakın bölgelerde görülmeleri oldukça nadir olan boz yunusları, genellikle tüm okyanuslarda görülseler de nadiren İspanya, İtalya ve Yunanistan açıklarında da gözlemlenmişlerdir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Dönücü Yunus” title_font_size=”13″]

    Yunus ailesinin en çevik üyelerinden biri olan dönücü yunus, adını su yüzeyine fırlayarak havada defalarca dönmesinden alır. Havada 7 kez dönebilme ve 3 metreye kadar sıçrayabilme yeteneğine sahip bu zarif tür, yaklaşık 2 metre uzunluğa ve 80 kilogram ağırlığa ulaşabilir. Havada dönerek yaptıkları sıçramaların birçok nedeni vardır: Suya düşerken oluşan sıçrama sesiyle iletişim kurarlar, ayrıca bu hareket sayesinde vücutlarına yapışan parazitlerden arınırlar. Erkek dönücü yunuslar, dişilerin dikkatini çekmek için daha yüksek ve çok sayıda dönüş içeren sıçramalar sergiler. Yapılan araştırmalar, belirli yönlerde dönen yunusların bu hareketlerle sürüdeki diğer yunuslara avın konumu hakkında bilgi verdiğini de göstermektedir. İnsanlarla etkileşime açık olan bu oyunsever yunuslar, teknelerin oluşturduğu dalgalarda sörf yapmaktan da büyük keyif alır. Dönücü yunusların en yoğun bulunduğu bölgeler Hint Okyanusu, Pasifik Okyanusu ve Atlantik’in sıcak sularıdır. Genellikle mercan resiflerini ve açık deniz bölgelerini tercih ederler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Alaca Yunus” title_font_size=”13″]

    Güney Yarım Küre’nin soğuk ve ılıman okyanuslarında; Güney Amerika, Güneybatı Afrika açıkları ve Yeni Zelanda sularında yaşayan alaca yunuslar, isimlerini gövdelerinde bulunan siyah, gri ve beyaz renk kombinasyonundan alır. Dişileri en fazla 1,93 metreye, erkekleri ise 2,11 metreye kadar büyüyebilir. Sosyal ve çevik yapılarıyla tanınan alaca yunuslar sürekli hareket hâlindedir. Genellikle 20 ya da daha fazla yunustan oluşan gruplar hâlinde yaşarlar; zaman zaman bu sayı 500 ila 1000’i bile bulabilir. Grup içi iş birliği ile avlanırlar ve bu süreçte yaptıkları yüksek su sıçramaları sayesinde avlarının hangi yöne gideceğini belirlerler. Ancak sadece avlanmak için değil, katil balina ve bazı köpek balığı türlerinin avı olmamak için de kalabalık gruplar hâlinde yaşarlar.

  • ONLAR ZEKİ, SOSYAL VE ÇOK EĞLENCELİ… VEYA GERÇEKTEN ÖYLE Mİ?

    ONLAR ZEKİ, SOSYAL VE ÇOK EĞLENCELİ… VEYA GERÇEKTEN ÖYLE Mİ?

    İnsanları çok sevdiklerini, sürekli gülümsediklerini, oradan oraya yüzerken sadece eğlenmek istediklerini düşünüyoruz, hatta bütün yunusların birbirine benzediğini ve hepsinin çok ama çok mülayim canlılar olduğunu da… Birazdan okuyacaklarınız, bilgilerinizin bir kısmını doğrularken muhtemelen bir kısmını boşa çıkaracak.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    TRT ekranlarında 1996’da yayınlanan dizide başrol oyuncusu olarak büyük-küçük herkesin gönlünü kazanan yunus balığı Flipper’ı yaşı tutanlar hatırlayacaktır. Arkadaş canlısı Flipper, şişe burunlu olarak da bilinen afalina türünde bir yunustu. Şişe burunlular en sık rastlanan yunus türüdür fakat kısa burunlusundan siyah çenelisine, beyaz başlısından çizgilisine yunusların çok sayıda farklı türleri de bulunur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Yunuslar oldukça sosyal canlılardır. Mavi sularda bir yunusu tek başına dolaşırken görmek pek de mümkün değildir. Sayıları 12’ye varan gruplar halinde dolaşır ve birbirleriyle ses dalgaları ile iletişim kurarlar. Bilim adamları ıslık gibi çıkan bu sesin bizim ses tellerimizle çıkardığımız ses ile aynı mekanizmanın ürünü olduğunu söylüyorlar, diğer bir ifadeyle onlar da bizim gibi konuşuyorlar!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Büyük bir ihtimalle şu bilgi hoşunuza gitmeyecek! Çocukluğumuzdan bu yana gerçekten gülümsedikleri algısını taşıdığımız yunuslar gerçekte sadece ağız yapıları nedeniyle gülüyor gibi görünüyorlar. Yaşadıkları büyük tehlike anlarında ya da psikolojik olarak iyi olmadıklarında bile bu ağız yapısını değiştiremezler ama biz insanlar onları gülümsüyormuş gibi algılamaya devam ederiz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    İnsanlarla birlikte yüzen, onlarla suda eğlenip ellerinden balık yiyen ve insanlara yakın olmak için sadece kıyılarda gezinen yunus algısını özellikle filmlerle edinmişizdir. Oysa –içlerinde bu algıya yakın türler de bulunmakla birlikte, balinaların alt gruplarından olan yunuslar yırtıcı canlılardır ve hatta insanların “katil balina” olarak isimlendirdiği canlı da aslında bir yunustur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Yapılan bazı araştırmalar yunusların insan zekâsına en yakın canlı türü olduğunu ve bu konuda şempanzeleri geride bıraktıklarını ortaya koymuş. Şişe burunlu yunusların aynada kendilerini tanıyıp inceledikleri, bazı türlerin kendilerine balık verilmesi karşılığında balıkçılara avlanmalarında yardımcı oldukları, tecrübeli yunusların avlanma sırasında kullandıkları teknikleri genç yunuslara aktardıkları gözlenmiş.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Denizin ortasında havaya sıçrayıp muhteşem bir dalışla suya geri dönen yunuslara denk gelmenin keyfi tartışılmazdır. Merak edenler için hemen yazalım bir yunusun havaya sıçrayabileceği en yüksek mesafe 6 metre. Yunusların büyüklüğünü soracak olursanız, en küçük yunusun uzunluğunun 1 metre, okyanuslarda yaşayan iri bir yunusun ise 10 metreyi bulduğunu söyleyebiliriz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Yunusların uyuma biçimleri ise oldukça ilginçtir. Hem nefes almak için aralıklarla su yüzüne çıkmaları hem de av olmaktan korunmaları gerekmektedir ve bu nedenle beyinlerinin yarısı uyurken diğer yarısı daima uyanıktır. Yavaş dalga uykusu olarak isimlendirilen bu duruma yunusların gözleri de eşlik eder, yani biri açık iken diğeri kapanır. Kendilerine has biçimde uykuya dalan yunusların toplam uyuma süresi ise 8 saattir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Ortalama yaşam süreleri 17 yıl olan yunusların en uzun ömürlüsü vahşi doğada tespit edilen 48 yaşındaki bir yunus olmuş. Esaret altında olan en yaşlı yunus ise 50 yaşın üzerindeymiş. Ve bu muhteşem canlılar fiziki yapıları ya da davranış kalıplarıyla insanlara daima ilham vermiş. Bedenleri modellenerek yapılan concorde uçaklar, gemi pruvası, sonar cihazlar bunlardan birkaçı.