Etiket: balıkesir

  • BALIKESİR’İN KAHRAMANLARI TÜLÜTABAKLAR

    Tülütabaklar, Millî Mücadele Dönemi’nde Balıkesir’de yerel kahramanlar olarak öne çıkmış, düşman askerlerine korkutucu kostümleri ile direniş göstermiş deri ustalarıdır. Şehirlerinin işgaline karşı cesurca mücadele eden Tülütabaklar hakkındaki bilgiler yazımızda.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    “6 Eylül Balıkesir’in Kurtuluş Günü” etkinlikleri kapsamında gelenek hâline gelen Tülütabak gösterisinin geçmişi, kentin Yunan askerleri tarafından işgal edildiği 1920’li yıllara dayanıyor. İşgal yıllarında düşman askerlerini korkutmak için koyun ya da keçi postu giyen, kendilerini baca kurumu ve soba isiyle boyayan, at kuyruğu, çan ve değneklerle korkutucu bir görünüme kavuşan Tülütabaklar, vatan topraklarımızı cesurca korudular.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Özünde Tülütabaklar, 1900’lerde Balıkesir’in en yaygın mesleklerinden biri olan “debbağ”lar; yani deri ustalarıdır. Millî Mücadele yıllarında işgale 14 ay direnen Balıkesir halkı, sadece bu şehre özgü bir direniş yöntemi geliştirerek usta oldukları dericilik mesleği sayesinde kılık değiştip ürkütücü bir görüntüye ulaştılar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Tülütabaklar’ın asıl amaçları hedef şaşırtmaktır. Millî Mücadele yıllarında Balıkesir bölgesinde yapılan direniş yanlısı toplantılar, Yunan garnizon komutanının dikkatini çeker ve bunları engellemek için gece devriyelerini arttırır. Tülütabaklar da bu toplantıları engellemek için devriyeye çıkan Yunan askerlerinin karşısına ürkütücü kostümleri ile çıkıp geri kaybolarak onları korkutmaya çalışır. Geceleri korkunç yaratıklar gördüğünü söyleyen ve dışarıda rahatça dolaşamayan Yunan askerleri, orduları için büyük bir sorun hâline gelmeye başlar. Balıkesirli dericilerin bu kendine has yöntemleri sayesinde Millî Mücadele’nin devamlılığı sağlanır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Millî Mücadele’den beri, Balıkesir ve çevresinde düşman işgalinden kurtuluş gününde sokaklar “Tülütabak” kostümü giyenlerin gösterisine sahne olur. Zamanla bu gelenek, bir şenlik hâlini alır. Bugün “Tülütabak Şenlikleri”, Balıkesir’in kurtuluş gününde yeniden canlandırılmaktadır. UNESCO’nun Balıkesir’in somut olmayan kültürel miras listesinde yer alan Tülütabaklar, kente özgü bir gelenek olarak yıllardır temsilî de olsa varlığını sürdürmektedir.

  • İKİ DENİZE DE KIYISI OLAN GÜZEL BALIKESİR

    İKİ DENİZE DE KIYISI OLAN GÜZEL BALIKESİR

    “Ayva çiçek açmış yaz mı gelecek, gönül bu sevdadan vaz mı geçecek” türküsü Balıkesir çıkışlıdır. “İki de keklik bir kayada ötüyor, ötmede keklik derdim bana yetiyor” türküsü de öyle… “Çay benim çeşme benim, aman derdimi deşme benim. Hakikatli yar isen, aman önümden geçme benim” türküsü de… Entarisi Damgalı, Mendili Oyaladım, Edremit’in Gelini de Balıkesir’de üretilmiş türkülerdir. Ve bu sayfa da türküleriyle olduğu kadar doğası, tarihi, mutfağıyla da konuşacak çok şeyi olan Balıkesir’e ait.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Şehrin 20 ilçesi bulunmakta ve Bigadiç’ten Gönen’e, Bandırma’dan Burhaniye’ye ilçelerinin çoğu en az kendisi kadar tanınıp bilinmektedir. İlçeleriyle birlikte gelişen Balıkesir’in şüphesiz ki en ünlü ilçesi turizm açısından da en çok tercih edilen Ayvalık’tır. Ege Denizi’ne kıyısı bulunan Ayvalık 7 kilometre uzunluğundaki Sarımsaklı Plajı ile yaz aylarının gözde tatil yerlerinden biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Balıkesir hem Ege Denizi’ne hem de Marmara Denizi’ne kıyısı bulunan ayrıcalıklı şehirlerimizdendir. Hatta Marmara Denizi’ne kıyısı olan Erdek ülkemizin ilk yazlık mekânlarından biriydi. Ve Erdek ilçesinin kuzeyinde bulunan Marmara adaları da yine bu şehre bağlıdır ve adaların en büyüğü olan Marmara da Balıkesir’in bir ilçesidir. Anlayacağınız, mavinin en çok sevdiği yerlerden biridir bu memleket.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    kuş gölü

    Ve adını hepimizin bildiği Kuş Gölü, namıdiğer Manyas Kuş Cenneti de Balıkesir’indir. Bandırma ilçesinde yer alan gölde çok sayıda kuş çeşidi konaklar, yaşar ve ürer. Gölün kuzeydoğusundaki millî park ise uluslararası derecelendirmede övgüler almış bir doğa harikasıdır. Kuş gözlemciliği yapmak ve doğanın tadını çıkarmak için size mayıs ya da haziran aylarında gitmenizi tavsiye ederiz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Ege Denizi’nde, Ayvalık ilçesine bağlı 22 tane ada bulunuyor ve bunlardan en ünlüsü yazları sokakları rengârenk görüntülere sahne olan Cunda Adası’dır. Nostaljik evlerin sıralandığı daracık sokaklarda yürümek kadar, tarihî manastırları gezmek, restoranlarda balık ve Ege mezeleri yemek de bir o kadar keyiflidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Sadece mavi değil yeşil de Balıkesir’in hâkim renklerindendir. O yeşili biraz da Kaz Dağı, ya da bilinen adıyla Kaz Dağları verir. Yine adını buradan alan ve Edremit ilçesi sınırları içinde olan Kazdağı Millî Parkı da doğanın doyasıya hissedilebileceği yerlerdendir. Bu coğrafya oksijen seviyesinin ve temiz hava oranının yüksek olduğu yerler barındırır ve bunların başında Edremit’in Altınoluk beldesi gelir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Doğal güzellikler açısından yeryüzünün şanslı çocuklarından olan Balıkesir, arkeolojik açıdan da hatırı sayılır bir öneme sahiptir. Çok eski bir yerleşim olması nedeniyle şehir genelinde mağaralar, höyükler ve antik kalıntılar görmek mümkündür. Sınırları içinde bulunan 15 kadar antik kentten Antandros Antik Kenti, Daskyleion Antik Kenti, Kyzikos Antik Kenti özellikle öne çıkanlardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan Balıkesirliler saçaklı mantı, tirit, keşkek gibi Anadolu yemeklerini de sık tüketir fakat sebzeden süt ürünlerine, kırmızı etten balığa oldukça zengin bir mutfak geleneğine de sahiptir. Eğer Balıkesir’e yolu düşen bir turist iseniz, meşhur Ayvalık zeytini ve zeytinyağı, Bigadiç helvası, Ayvalık tostu, Susurluk ayranı tatmadan geçmemeniz lezzetlerindendir.

  • BALIKESİR’DE ZENGİN BİR UYGARLIK: ANTANDROS

    Antandros Antik Kenti, Balıkesir’in Edremit ilçesi sınırlarında yer alan önemli bir Troas kentidir. Çanakkale Boğazı’nın kuzeyinde Gelibolu Yarımadası, güneyinde ise Biga Yarımadası yer alır. Biga Yarımadası’nın antik ismi ise Troas’tır. Antandros’un kuruluşu, bazı araştırmacılara göre Troia Savaşı’nın öncesine kadar uzanmaktadır. M.Ö. 7. ile 8. yüzyılda kurulduğu düşünülen kentle ilgili bilgileri yazımızda okuyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Antik kaynaklarda Antandros ile ilgili bilgilere çok sık rastlanılmasa da kentin adı Atina ile Sparta arasında M.Ö. 431 yılında başlayan ve M.Ö. 404 yılında sona eren Peloponnessos Savaşları’nda sıkça geçer. PeloponnessosSavaşları’nda bu iki uygarlığın da Antandros’un ürettiği gemilere ihtiyacı vardır. Bu durum Antandros’u tarihinde hiç olmadığı kadar önemli hâle getirir çünkü Kaz Dağı’nın bereketli ormanından elde ettikleri keresteler ile gemi yapımında ünlenmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Antandros Antik Kenti’nin kazı çalışmaları ilk olarak 1842’de Alman arkeolog Heinrich Kiepert’in bölgedeki bir caminin duvarında Antandros isminin (Αντάνδρiων) geçtiği bir yazıtı keşfetmesiyle başlar. Antandros’taki arkeolojik kazılarda öne çıkan en önemli buluntu “Yamaç Ev” olarak adlandırılan Roma villasıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Toplamda 1100 m2’lik bir alanı kaplayan villa, özellikle taban mozaikleri ve freskoları ile dikkat çeker. İki kuşun Yunan kupasından su içerken betimlendiği zemin mozaiği günümüze ulaşmayı başarmıştır. Yazlık ve kışlık olmak üzere büyük iki alan dışında mutfak, tuvalet, sundurma, teras ve oldukça görkemli bir hamam; Yamaç Ev’i oluşturan diğer önemli mekânlardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Yapılan kazı çalışmalarında villanın M.S. 3. yüzyılın sonlarında inşa edildiği ve M.S. 7. yüzyıllara kadar kullanıldığı belirlenmiştir. Yamaç Ev’deki hamamın mozaik zemini günümüze ulaşırken, arkeologları şaşırtan bir başka buluntu da kanalizasyon sistemi olmuştur. Kazı ekibi tuvaletten kuzeye doğru giden bir hat keşfetmiş, gereğinden büyük ve sağlam olan bu hattın bölgede bu tarz başka evlerin varlığına işaret ettiğini belirtmiştir. Ayrıca M.S. 1. yüzyıla ait, aynı şekilde taban mozaikleri ile fresklerle süslenmiş başka varlıklı bir aileye ait olduğu düşünülen ev de önemli buluntular arasındadır ve bu tezi güçlendirir. Mitolojik metinlerde geçen dünyanın ilk güzellik yarışması yine bu topraklarda gerçekleşmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Tarihçi Herodot’un anlatımına göre Pers Kralı Xerxes, Yunanistan’a düzenlediği bir sefer sırasında konakladığı İda Dağı yani Kaz Dağı’nın eteklerinde üzerlerine düşen yıldırımlar ve şiddetli bora nedeniyle ordusunda ciddi kayıplar verir. Bu bölge Antandros’un ta kendisidir. Ayrıca M.Ö. 7 ile 2. yüzyılları arasında nekropol yani mezarlık olarak kullanılan arazide üst üste iki ve üç katlı lahit mezarlar bulunmuştur. Bu lahitlerden çıkarılan objeler Balıkesir Müzesinde sergilenmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Antandros, antik çağlarda özellikle Kaz Dağı’ndan elde edilen kereste sayesinde gemi yapımında başarı elde etmiş ve zenginleşmiş bir uygarlıktır. Kendi adına sikkesi bile bulunan kent, bu zenginlikleri elde etmek isteyen Atina, Sparta ve Pers İmparatorluğunun sıkça akınına uğramıştır. Orta Çağ’da, 5. yüzyıl ile 15. yüzyılı kapsayan dönemde, yerel halk bu akınlardan kaçmak için Antandros’u terk etmek zorunda kalmış; günümüzde Şahinkalesi olarak adlandırılan, oldukça korunaklı doğal bir kale görünümündeki tepeye göç ederek Antandros keşfedilene kadar, yani binlerce yıl, unutturmayı başarmıştır.

  • ŞEHİRLERİMİZLE DAHA DA GÜZELLEŞEN KÜLTÜR VE YAŞAM

    ŞEHİRLERİMİZLE DAHA DA GÜZELLEŞEN KÜLTÜR VE YAŞAM

    Edirne’den Ağrı’ya, Sinop’tan Hatay’a… İzmir’den Artvin’e, Çankırı’dan Mardin’e… Kültür ve Yaşam’da tek tek yer verdiğimiz şehirlerimiz… Sayfalarımızı doğa, tarih, kültür bakımından zenginleştiren en güzel içeriklerimiz onlar… Bu yolculuk 81 ilimiz tamamlanıncaya kadar devam edecek ve henüz yolun yarısındayız. Biz doğduğumuz, büyüdüğümüz, öğrendiğimiz, yaşadığımız şehirlerimizi anlatmayı sürdürürken, hâlâ görmediyseniz diye şimdiye kadar yer verdiklerimizden sizin için birer tadımlık hazırladık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    anadolu şehirleri

    Zeugma Antik Kenti’nden çıkarılan olağanüstü güzellikteki mozaiklerin sergilendiği müzeden Osmanlı döneminden kalma eserlere, yaratıcılık konusunda tescillenmiş mutfak kültüründen sürprizler barındıran coğrafyasına, Güneydoğu’nun en renkli şehirlerinden Gaziantep’i anlattığımız sayfaya buradan ulaşabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    anadolu şehirleri

    3.917 metre yüksekliğe uzanan Erciyes Dağı manzarasıyla büyüleyen bir şehir burası… Kalesini, saat kulesini, rengârenk çarşılarını, eski evlerini, tarihi cami ve kümbetlerini anlattığımız kısa bir tur da İç Anadolu’nun kalabalık kenti Kayseri’ye yapmıştık, şehri kısa bilgiler ve renkli fotoğraflar eşliğinde hazırladığımız içerikten tanıyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    anadolu şehirleri

    Akdeniz Bölgesi’nde sıcak havası ve sımsıcak insanlarıyla parlayan, festivaller şehri Adana’ya da uğramadan olmazdı. Şar Antik Kenti, Tarihi Tepebağ Semti, Varda Köprüsü, Kapıkaya Kanyonu, Yılan Kale ve daha niceleri… Bütün hücreleriyle yaşayan şehir Adana’nın mutfak kültürü de bambaşkadır. Detaylarıyla okumak isterseniz ilgili sayfamızı inceleyebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    anadolu şehirleri

    Yaylaların, plajların ve koyların, kanyonların ve mağaraların, dağların ve milli parkların, tarihi konakların, müze ve ören yerlerinin süslediği Kastamonu adeta saklı bir hazine gibi… Karadeniz’in dalgalarıyla daha da hareketlenen şehir ünlü edebiyatçılarımızın da çocukluk adresi… Daha fazla bilgi için sizi Kastamonu içeriğimize alalım.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    anadolu şehirleri

    Çifte Minareli Medrese’ye, Üç Kümbetler’e, Tortum Gölü’ne ve elbette örtüsü bembeyaz karlar olan Palandöken’e gitmek için Erzurum’da olmak gerekir. Bu kadim şehrimiz tarihi ve doğasıyla olduğu kadar misafirperver insanlarıyla da bilinir, sevilir. Peki, bu şehre gidildiği vakit illaki ne yemek gerekir? Öğrenmek için Erzurum sayfamızı inceleyebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    anadolu şehirleri

    Türküleriyle gönülleri şenlendiren, sevgiyi ve muhabbeti yücelten şehir Balıkesir, hem Marmara hem Ege Denizi’ne kıyısı bulunan şanslı illerimizden biridir. Ayvalık da buradadır Edremit de, Kaz Dağları ve Manyas Kuş Cenneti de… Şehir dokusunun doğayla uyum içinde olduğu bu güzel şehre üç dakikalık tur için davetlimizsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    anadolu şehirleri

    Aydın şehrimizin konumlandığı bölge için şöyle demiş ünlü tarihçi Heredot: “Bizim yeryüzünde bildiğimiz, en güzel gökyüzünün altı ve en güzel iklimin bulunduğu yer.” O dönemden bugüne de pek bir şey değişmemiş, Aydın yine aynı güzellikte bir şehir. Tatil beldeleri, nesilden nesile aktarılan folkloru ve tarihi değerleriyle Aydın da bu web sitesinde.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    anadolu şehirleri

    İki denize kıyısı olan bir şehrimiz de Tekirdağ’dır. Marmara Denizi’ne paralel uzanan plajları, Karadeniz’i selamlayan kıyılarıyla doğal güzelliklerin hâkim olduğu bir kent burası. İstanbul’un komşusu, Marmara Bölgesi’nin renkli şehri Tekirdağ’ın birbirinden güzel fotoğraflarını da buradan inceleyebilirsiniz.

  • Kuzey Ege’nin Yazlık İlçesi Ayvalık

    Kuzey Ege’nin Yazlık İlçesi Ayvalık

    Amacınız bütün yılın stresini maviliklere bakarak atmak, hayat koşturması içinde biraz sakin kalmak ve deniz-kum-güneş üçlüsünün tadını doya doya çıkarmaksa yolunuzu düşürmeniz gereken yer tam da burası…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Ayvalık Balıkesir sınırları içinde yer alıyor. Balıkesir ise hem Marmara hem Ege Bölgesi’nde toprağı bulunan, aynı zamanda hem Marmara hem de Ege Denizi ile kıyısı olan özel bir ilimiz. Özel diyoruz çünkü Türkiye’nin iki denize kıyısı olan sadece 6 ili var.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=” 2#” title_font_size=”13″]

    Denizine girmeden önce yapılması gereken ilk şey eski bir Rum yerleşimi olan Ayvalık’ın sokaklarında dolaşmak olacaktır. Koruma altına alınmış yüzlerce evin cumbaları, otantik kapıları, sarımsak taşından yapılmış duvarları arasından geçerken başka bir zamana gideceksiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Ayvalık’ta sakin sakin denize girebileceğiniz kıyılar da, kalabalıklarla su sporları yapacağınız popüler plajlar da bulabilirsiniz. Ormanlık bir alandaki Altınova Plajı, incecik kumuyla Armutçuk Plajı, kilometrelerce giden Sarımsaklı plajları ve eşsiz manzarasıyla Badavut Plajı bunlardan sadece birkaçı…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Bu küçük ilçenin tam 22 adası var ama içlerinde yerleşime açık tek ada Cunda Adası… Anakaraya köprüyle bağlı olan Cunda, sahilleri, Âşıklar Tepesi, Mevlana Caddesi, tarihi yapıları, sokak kedileriyle bütün tatilinizi geçirmek isteyeceğiniz bir yer…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Yunanistan’ın Midilli Adası’nın tam karşısına kurulu Ayvalık’ta ne yöne baksanız mavilikler içine düşersiniz. Ama güneşin batışını en güzel ilçe merkezinin 8 km güneyinde bulunan Şeytan Sofrası’ndan izleyebilirsiniz. Günbatımında insan akınına uğrayan bu yerden Midilli Adası manzarası da rahatlıkla görülebiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Çok net! Ayvalık’a gidip de zeytin ya da zeytinyağı almadan dönülmez. Özellikle Cunda’da halkın çoğunluğu zeytincilikle geçimini sağlıyor ve ülkemizin en lezzetli, doğal zeytinlerini yetiştiriyor. Tabii ünü ilçe sınırlarını aşan Ayvalık tostunu yerinde yemeyi de gezi sırasında yapılması gerekenlerin başında sayabiliriz.