Etiket: bal

  • ARILAR PETEKLERİNİ NEDEN ALTIGEN İNŞA EDER?

    Arılar, bal peteklerini altıgen şekilde inşa eder. Bunun nedeni, altıgenin kapladığı alanın verimli bir şekilde bölünebilmesidir. Binlerce yıldır üzerine düşünülen ve hesaplamalar yapılan bu geometrik bilgiyi arılar neden ve nasıl kullanıyor? İlginç detayları yazımızda listeledik…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Arılar bal peteklerini inşa ederken çok titiz ve özenli davranır, petekleri için kendi vücutlarındaki kaynakları kullanarak bal mumu üretir; karın halkaları arasından salgıladıkları yumuşak ve sarımsı madde ile balı depolamak için kullanacakları altıgen peteğin temelindeki çerçeveyi örer ve güvenli bir depolama alanı sağlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Bal petekleri doğadaki en güzel ve en verimli yapılardan biridir. Arıların bu yapıları inşa etme şekli, onların ne kadar zeki ve yetenekli olduğunun da âdeta bir göstergesidir. Altıgen petekler hem kullanılan alanın verimli hâle gelmesini hem de bu şeklin yer çekimi gibi kuvvetlere karşı dirençli olmasını sağlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Eğer arılar petekleri altıgen yerine silindir ya da beşgen prizma gibi farklı şekillerde inşa etselerdi aralarında kullanılmayan boşluklar ortaya çıkacak, bu sebeple de peteklerde daha az bal depolanacaktı. Ayrıca geometrik şekillerden kenarları en kısa olanı altıgendir. Dolayısıyla aynı hacme sahip olmasına rağmen altıgen hücreler için kullanılan malzeme, üçgen ve dörtgen gibi şekiller için kullanılan malzemeden daha az olur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Arıların peteklerini örerken şaşırtan bir diğer özelliği ise bu süreçte birbirleriyle kurdukları iş birliğidir. Tamamlanmış bir peteğe bakıldığında sanki tek bir blok halinde örüldüğü izlenimi oluşsa da arılar petekleri ayrı ayrı noktalardan başlayarak örer. Yüzlerce arı üç-dört farklı noktadan petekleri inşa ederek ortada birleşir. Birleşme yerlerinde uyumsuzluk veya hata bulmak imkânsızdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Arılar petek örerken petek gözlerinin birbirlerine olan açılarını da hesaplar. Sırt sırta duran petek gözleri mutlaka yere doğru 13 derece açıyla inşa edilir. Bu eğim, balın peteklerden akıp yere dökülmesini engeller. Dünyanın neresinde olursa olsun bal arıları bu olağanüstü mimariyi her defasında kusursuzca tekrar eder. Üstelik bu işlemi kovanlarında zifiri karanlık ortamlarda gerçekleştirir. Arılar petek yapımını ya da yön tayinini görerek öğrenmez, dünyaya gözlerini açtıkları andan itibaren bu işleri yapacak donanıma sahiptir. Dakikada 11.400 kez kanat çırparak uçabilen bu canlılar; gün içerisinde çiçek bulmak, bal toplamak ve yuvaya ulaştırmak gibi yüksek enerji isteyen görevlerini aksatmadan yerine getirir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Peki arılar bu inanılmaz matematik ve geometri bilgisini nasıl biliyor? Bilim henüz bu soruyu cevaplayacak bir bilgiye ulaşamasa da 2 bin yıldan daha uzun bir süre önce, M.Ö. 36’da Romalı matematikçi Marcus Terentius Varro, altıgenin bir yüzeyi eşit hücrelere bölen benzersiz geometrik şekil olduğunu hesapladı. Bal peteği varsayımı olarak bilinen Varro’nun varsayımı, 1999’da Amerikalı matematikçi Thomas Callister Hales tarafından da kanıtlandı.

  • 8 Maddeyle Doğanın Mucizesi Arı ve Bal

    8 Maddeyle Doğanın Mucizesi Arı ve Bal

    Bir arı tarafından başımıza gelecek tek acılı olaydır “arı sokması”… Ama o da arının kendi hayatını tehlikede hissettiği zaman, vızıldayarak çıkardığı sese kulak vermediğinizde, toplu halde vızıldamalarını ciddiye almadığınızda, hatta hızla size çarparak korkutmaya çalışmasının ciddiyetini fark etmediğinizde son çare olarak yaptığı bir eylemdir. Yoksa Einstein tartışılan teorisinde ne diyordu: “Arılar yeryüzünden kaybolursa insanoğlunun 4 yıl ömrü kalır.” Dünyamız için yaşamsal öneme sahip bu mucizevi canlılar ve ürettikleri bal hakkında 8 maddelik listemizde bilgiler bulabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Bal arıları kraliçe, erkek ve dişi arılardan oluşuyor. 50 bin ile 80 bin arasında arının yaşadığı bir kolonide birkaç yüz erkek arı bulunurken çoğunu dişi arılar oluşturuyor, her kolonide sadece bir tane olan ise kraliçe arı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Arıların, sadece 500 gram bal üretebilmek için 2 milyon çiçeğe konması gerektiğini biliyor muydunuz? Oysa bir bal arısı günde 2 bin çiçeğe konabilir ve hayatı boyunca bir çay kaşığı balın sadece 12’de 1’ini üretebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Böcek türleri içinde gıda olarak faydalandığımız tek tür arılardır ve onlardan bal, polen, arı sütü, arı zehiri, propolis gibi kimini besin maddesi kimini tıbbi amaçlı kullandığımız ürünler elde ederiz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    arıcılık

    Çiçeklerde nektar denen tatlı suyun arının vücudundaki salgı ve enzimlerle birleşmesiyle bal oluşur. Doğal koruyucular içermesi ve içinde bakteri yetişmemesi sayesinde uzun yıllar yenecek durumda kalabilmesini balın mucizevi özellikleri arasında sayabiliriz. Balın rengi ve tadını ise arıların ziyaret ettiği çiçeklerin türü belirler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    arıcılık

    Balın cilt üzerindeki olumlu etkilerinden mide korumasına kadar pek çok faydası var fakat şeker hastalarının ve bebeklerin bal yememesi konusunda da uzmanlar uyarıyor. Eğer yiyeceğiniz bal Karadeniz’in yüzlerce metre yüksekliğinde yetişen çiçeklerden elde edilmiş bir “acı bal” ise o zaman sağlıklı da olsanız çok küçük miktarda hatta doktor kontrolünde yemeniz öneriliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    arıcılık

    Sahte bal konusuna dikkat edilmesi gerektiğine yönelik haberlere rastlamışsınızdır siz de… Eğer arı, çiçeklerin nektarını alarak değil de insanlar tarafından kendisi için hazırlanan şekerli suyu yiyerek balını üretmişse, o zaman mucizevi özellikler barındırmayan bir baldan söz ediyoruz demektir. Sahte balı gerçek baldan ayırmanın en pratik yolu ise balı buzdolabına koyarak şekerlenip şekerlenmediğine bakmaktır. Gerçek bal şekerlenirken sahte bal görüntüsünü uzun süre bozmayacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    arıcılık

    Arıların dünyadaki geçmişleri neredeyse 300 milyon yıl öncesine dayanıyor, haliyle “arıcılık” mesleği de insanlık tarihi kadar eski. Arı kolonilerinin kovanlarda beslenmesi ve bakımı ile arı ürünleri elde etmeyi amaçlayan arıcılığın varlığı konusunda Eski Mısır’dan İspanya’ya dünyanın farklı yerlerinde binlerce yıl öncesine ait izler bulunuyor. Bugün ise Avrupa’da arıcılık ticari olduğu kadar hobi olarak da yaygın olarak yapılıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Türkiye iklim ve bitki örtüsünün çeşitliliği sayesinde arıcılık için çok elverişli bir bölge. Arıların neslinin tehlikede olduğu bilgisi dünyada olduğu gibi ülkemizde de karşılık buldu ve meslek edindirme kursları, devlet teşviki gibi desteklerle arıcılık teşvik ediliyor. Bakanlık tarafından koruma altına alınan arı ırkları bile bulunuyor. Örneğin Kırklareli’nin Yıldız Dağları’nda yaşayan Trakya Arısı koruma altına alınan arı ırkından… Arıcılık ülkemizde özellikle Ege, Akdeniz, Karadeniz, Güney ve Doğu Anadolu bölgelerinde yapılırken en çok bal üretimi Muğla, Ordu, Adana illerinde sağlanıyor.