Etiket: atatürk

  • Hayat Musikidir Diyen Atatürk’ün Sevdiği 8 Şarkı

    Hayat Musikidir Diyen Atatürk’ün Sevdiği 8 Şarkı

    Atatürk’ün müzikle olan ilişkisini anlamak için şu sözüne kulak vermek gerekir: “Hayatta musiki lazım değildir, çünkü hayat musikidir.” Müziği hayatın kendisiyle eşitleyecek kadar önemseyen liderin, Safiye Ayla’yı, Müzeyyen Senar’ı, Münir Nurettin Selçuk’u, tamburi Selahattin Pınar ve kemani Nubar Tekyay’ı canlı dinlemeyi çok sevdiği bilinir. Katıldığı ilk ve tek musiki konseri ise yine kendi organize ettiği, Ankara radyosu sanatçılarından Melek Tokgöz’ün verdiği konser olmuştur. Biz de sayfamıza Atatürk’ün sözlerini, nağmelerini dinlemekten keyif aldığı şarkıları taşımak istedik…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Vardar Ovası” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yanık Ömer” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Fikrimin İnce Gülü” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”İzmir’in Kavakları” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Havada Bulut Yok” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kimseye Etmem Şikâyet” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Çile Bülbülüm Çile” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Mani Oluyor” title_font_size=”13″]
    mani oluyor
  • 7 Maddede 30 Ağustos Zafer Bayramı

    7 Maddede 30 Ağustos Zafer Bayramı

    Kazanılan büyük bir zaferi o ordunun başkumandanından daha iyi kim anlatabilir ki? Atatürk zaferden iki yıl sonraki konuşmasında şöyle anlatmıştı: “30 Ağustos Zaferi, Türk tarihinin en önemli dönüm noktasıdır. Ulusal tarihimiz çok büyük, parlak zaferlerle doludur; ama Türk ulusunun burada kazandığı zafer kadar kesin sonuçlu, yalnız bizim tarihimize değil, dünya tarihine yeni bir akım vermekte kesin etkili bir meydan savaşı hatırlamıyorum. Besbelli ki yeni Türk Devleti’nin, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli burada sağlamlaştırıldı, ölümsüz yaşayışı burada taçlandırıldı.” Atatürk’ün Dumlupınar’da yaptığı bu konuşmasında şu sözü de tarihe geçecekti: “Umulan ve istenen başarı, işte burada kazanılan zaferdi.” Onlar, devam eden kuşaklara büyük bir onur duygusu bıraktılar… Bizden umulan ve istenense bu duyguyu yaşatmamız, sonraki kuşaklara aktarmamız… Bugün ve daima kutlu olsun!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    kurtuluş savaşı, 30 ağustos

    Meclis’te 20 Temmuz 1922’de Mustafa Kemal Paşa’nın Başkumandanlığı onaylandı; o dakikalarda bilinmiyordu ama Kurtuluş Savaşı’nın şanlı nihayetine çok az bir zaman kalmıştı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    kurtuluş savaşı, 30 ağustos

    Hazırlıklar çoktan yapılmıştı, Başkomutan’ın emriyle Büyük Taarruz başladı. Günler inanç ve cesareti, takvimler 26 Ağustos’u gösteriyordu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Karadan ve havadan sürdürülen savaş dört gün sürdü. “Umulan ve istenen başarı” dört günün sonunda elde edilmişti, 30 Ağustos zafere ulaşılan gün oldu. Kutlanacak gün işte bu gündü!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    kurtuluş savaşı

    Hepimizin bildiği Atatürk’ün tarihe geçen o emri de işte bu zafer yolunda verilmişti: “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!” Türk ordusu bu zaferle son 200 yıldır taarruz kazanamayan bir milletin makûs talihini değiştirmişti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Ölüm kalım mücadelesinde kazanılan zafer seneidevriyesinde kutlanamadı çünkü o yıl Cumhuriyet’in kuruluş hazırlıkları vardı. İlk kutlama hemen ertesi yıl, yani 1924’te “Başkumandan Zaferi” adıyla Afyon’da yapıldı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    30 ağustos

    1926 yılında ise 30 Ağustos kutlamalarına “Zafer Bayramı” denildi ve ondan sonra her yıl ulusal bir bayram olarak coşkuyla kutlandı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    2023 yılı, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 101. yıl dönümü… Ve 101 yıldır hissedilen duygular tam da şairin ifade ettiği gibi… “Ne var bu dünyada sana yakışan, Alnında bir zafer sabahı kadar…”

  • DÜNYANIN EN BÜYÜK ATATÜRK HEYKELİ

    Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’ün heykeli sadece ülkemizde değil, dünyanın birçok ülkesinde bulunuyor. Yalnız öyle bir heykel var ki dünyanın en büyük Atatürk heykeli olma özelliği taşıyor. 22 metre yüksekliği ve 60 ton ağırlığı ile Artvin’in eşsiz doğasında tüm ihtişamıyla görenlere gurur dolu anlar yaşatan bu heykel, 2012 yılında Atatürk’ün gençliğe armağan ettiği 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nda törenle açıldı. Artvin Atatürk Heykeli’nin özellikleri yazımızda…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Gürcü heykeltıraş Jumber Jikia tarafından yapılan heykelin kaidesi 500 m2 taban alanı kaplamaktadır. Bu bir heykel için oldukça büyük bir zemin alanı anlamına gelmektedir. Alanda Atatürk’ün özel fotoğrafçısı Etem Tem tarafından Atatürk’ün Afyon Kocatepe’de Büyük Taarruz’un emrini verdiği sırada çekilen fotoğrafının heykeli yer almakta ve heykel, Atatürk’ün Dumlupınar’da kayaların üzerinde yürüdüğü anı canlandırmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    On altıgen çelik çatısı olan bir yapının üzerine yerleştirilen bu devasa heykeldeki 16 rakamı tarihteki önemli 16 Türk devletini simgelemektedir. Bu devletleri ise Büyük Hun, Batı Hun, Avrupa Hun, Ak Hun, Göktürk, Avar, Hazar, Uygur, Karahan, Gazneliler, Büyük Selçuklu, Harzemşahlar, Altınordu, Timur, Babür ve Osmanlı İmparatorluğu oluşturmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Yapımında yaklaşık 100 kişinin çalıştığı heykelin inşası yaklaşık bir yıl sürmüştür ve heykeldeki Ata’mızın kıyafeti on iki parçanın bir araya gelmesiyle tasarlanmıştır. 50 ton ağırlığında 52 adet çelik borudan 1480 parça çelik konstrüksiyon yapılarak heykelin iç kısmı tamamlanmıştır. Heykelin bacaklarının ağırlığı 19, gövde ağırlığı 18, kafa ağırlığı ise 9 tondur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Heykelin yanında tabana 70 ton beton dökülerek 60 metre uzunluğa sahip bayrak direği mevcuttur ve 264 metrekarelik şanlı bayrağımız dalgalanmaktadır. Bayrağımız kilometrelerce öteden görülebilmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Yaklaşık 4 dönümlük arazideki alanda heykelin dev boyutlardaki prova kalıpları da sergilenmektedir. Atatürk Heykeli ve bayrağımızın bulunduğu Atatepe, Artvin turizmi için önemlidir. Çok sayıda yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Atatepe, Artvin’de en çok ziyaret edilen mekân olma özelliğine sahiptir.

  • 9 Madde ile 19 Mayıs 1919

    9 Madde ile 19 Mayıs 1919

    19 Mayıs, Türkiye Cumhuriyeti’nin doğumuna giden yoldaki dönüm noktalarından biri… 2025 Mayıs’ı ise Atatürk’ün gençlere armağan ettiği 19 Mayıs’ın “106. Yılı”… Tarihimizde büyük yeri olan bu günü, gençler ve Atatürk’ün ifade ettiği gibi “genç fikirli” olanlar için Kültür ve Yaşam’da kutluyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Mustafa Kemal, Samsun’da asayişi sağlaması için Osmanlı Sultanı VI. Mehmet tarafından görevlendirildiğinde ve hazırlıklarını tamamladıktan sonra 16 Mayıs 1919 tarihinde yola çıktığında 9. Ordu Müfettişiydi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Samsun’a deniz yoluyla gidilecek, bu yolculukta Mustafa Kemal’e 18 kişi eşlik edecekti. İçinde Refet Bele, Kazım Dirik, Hüsrev Gerede, Refik Saydam, Cevat Abbas Gürer’in de bulunduğu geminin dümeni kaptan İsmail Hakkı Durusu’daydı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    karadeniz, milli mücadele

    Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarını Samsun’a taşıyacak gemi ise 48 metre boyundaki Bandırma’ydı. İskoçya’da yük vapuru olarak inşa edilen gemi tam 41 yaşındaydı ve İstanbul limanına kaydedilip Türk bayrağı çekilene kadar birçok ülke gezerek farklı görevlerde bulunmuştu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Gemi 16 Mayıs Cuma günü öğle saatlerinde İstanbul’dan ayrıldı. Mustafa Kemal, halkın iradesini arkasına alarak mücadeleye geçmenin gerekliliğine inanıyordu ve aklındaki bu düşüncelerle binmişti Bandırma Vapuru’na…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    19 Mayıs 1919 Pazartesi günü Samsun kıyılarına ulaştıklarında saatler 08.15’i gösteriyordu. Mustafa Kemal ve silah arkadaşları gemiden bir taka ile ayrılarak karaya ayak bastılar. 9. Ordu Müfettişi, başında kalpağı üstünde geniş yakalı lejyon kaputuyla iskeleye çıktı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Mustafa Kemal bu tarihten kısa bir süre sonra hayatına sivil devam edecek, Amasya, Erzurum ve Sivas kongreleriyle başlayan Milli Mücadele sayesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 23 Nisan 1920’deki açılışına giden yolun temelleri atılacaktı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    ‘’1919 senesi Mayıs’ının 19. günü Samsun’a çıktım…’’ Atatürk Nutuk’u bu cümleyle başlatmıştır ve başka bir tarihte, “Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk safhasıdır. 19 Mayıs, kökleri tarihin en eski çağlarına uzanan Türk ulusunun gençleşmesinin simgesidir.” dediği bu günü sembolik doğum günü olarak işaret etmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    atatürk'ü anma gençlik ve spor bayramı

    19 Mayıs ilk kez 1926 yılında, ikinci kez 1935’te kutlandı. Simgesel olarak sadece Atatürk’ün değil bir ulusun doğum günü olan bu önemli gün Türk gençliğine armağan edildi ve 1938’den sonra Gençlik ve Spor Bayramı, 1981’den sonra ise Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ismiyle kutlanmaya başlandı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
    milli mücadele

    Bu tarihi olaya tanıklık ve aracılık eden Bandırma Vapuru ise 1925 yılında bir armatöre satılmıştı. Geminin anısı 1999 yılında yapılan ve 2003’te müze olarak açılan replikasıyla Samsun’da yaşatılıyor.

  • 30 AĞUSTOS’TA ZAFERE GİDEN MÜCADELEYİ ANLATAN KİTAPLAR

    Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi, Kütahya’ya bağlı Dumlupınar yakınında 30 Ağustos 1922’de Türk ve Yunan ordusu arasında yapıldı. “Dumlupınar” adıyla da anılan Kurtuluş Savaşı’nın son büyük mücadelesi, ülkemizin bağımsızlık yolundaki en önemli zaferlerindendir. Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nde bağımsızlık için omuz omuza veren halk ve askerlerin gösterdiği özverili mücadeleler ve sonrasında kazanılan şanlı zaferimiz ile ilgili yazılan kitapları yazımızda listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yazdığı, tarihimiz açısından büyük önem taşıyan eseri “Nutuk”ta, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet’in kuruluşunun hikâyesi, Atatürk’ün kendi kaleminden anlatılır. 1919-1927 yılları arasındaki, yakın tarihimizin en sıkıntılı ve buhranlı günlerini içeren 9 yıllık süreci, yaşanan olayları ve çözümlerini anlattığı kitabında Başkomutanlık Meydan Muharebesi’ne de geniş yer ayırır. Bu eser, Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesini ve zaferini anlamak için en temel kaynaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    1920’lerin başından vefatına kadar Atatürk’ün en yakınında bulunan isimlerden olan İstiklâl Madalyası sahibi gazeteci-yazar Falih Rıfkı Atay’ın “Mustafa Kemal’in Mütareke Defteri”, Atay’ın Kurtuluş Savaşı’yla ilgili anılarından oluşur. Atay, kitapta aktardıklarını günü gününe aldığı notlara, daha sonra anımsadığı hatıralarını ekleyerek yazmış. Atay, bu belgesel-anı kitabında Atatürk ile tanık oldukları olayları, Kurtuluş Mücadelesi’ni ve bu süreçte tanıdıkları kişileri; güzel ve akıcı bir Türkçe ile kaleme almış.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    1887 doğumlu asker ve yazar Hüseyin Rahmi Apak, Kurtuluş Savaşı’na katılmış ve savaş sonrasında önemli görevlerde bulunmuş, askerî kariyerinin yanı sıra yazarlık da yapmıştır. I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’nda, özellikle Batı Cephesi’nde önemli görevler üstlenen Apak, “İstiklal Savaşı’nda Garp Cephesi Nasıl Kuruldu” adlı kitabında, Garp Cephesi’nin kuruluşu ve bu cephede yaşananları ayrıntılı bir şekilde kaleme alır. Cephede yaşadıklarını, gözlemlerini, askerî harekâtları ve stratejik kararları detaylı bir şekilde anlattığı kitabı, Kurtuluş Savaşı’nın birincil kaynaklarından biri olarak kabul edilir ve dönemin askerî tarihine ışık tutar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Halide Edip Adıvar’ın yazdığı “Türk’ün Ateşle İmtihanı”, yazarın ve dolayısıyla Osmanlı İmparatorluğu’nun 1918-1923 yıllarına kadar olan dönemini anlatır. Kurtuluş Savaşı sırasında yaşanılan olayları ve gözlemlerini etkileyici bir anlatımla aktaran Adıvar, yakın tarihimize ışık tuttuğu kitabında kadınların Kurtuluş Savaşı’ndaki rolüne ve katkılarına da değinir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    “Yüzbaşı Selahattin’in Romanı”, İlhan Selçuk tarafından kaleme alınmış, Çanakkale, Balkan Harbi, I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’nda görev almış olan bir yüzbaşının anılarını anlatır. Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşünü durdurmak isteyen askerlerin fedakârlıklarla dolu mücadelesini destansı bir şekilde betimler. Selahattin Yurtoğlu, İlhan Selçuk’un yakın arkadaşı olan Cengiz Yurtoğlu’nun babasıdır ve kitapta yer alan anıların kaynağı da Cengiz Yurtoğlu’nun bizzat kendisidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Türk tarihçi ve yazar Cezmi Yurtsever, “Çanakkale’yi Hatırlamak” kitabını, 2011 yılında Türk Tarih Kurumu Arşivi’nin sararmış albümleri içinden çıkan binlerce fotoğraf arasında, 13 yaşındaki bir gencin Çanakkale Cephesi’ne gönüllü asker olarak gittiğini görmesi üzerine yazar. Yurtsever, bir milletin yüzyıllar süren düşman saldırıları karşısında var olma mücadelesini, ödenen büyük bedelleri, vatan topraklarında yaşanan hikâyeleri, “o” fotoğraf üzerinden anlatır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    İzmirli yazar ve şair Habib Bektaş, eserlerinde genellikle tarihsel olaylara, toplumsal konulara ve insan ilişkilerine odaklanır. Karanlığın aydınlığa, esaretin kurtuluşa dönüşümünü anlattığı “Zafere Yürüyüş: 30 Ağustos” kitabında Bektaş, ülkeyi işgal etmiş düşmana karşı savaşan yorgun, yoksul bir halkın yazdığı bu büyük destanı hikâyeleştirmiştir.

  • 8 Kurtuluş Savaşı Kahramanı ve İstiklal Hikâyesi

    8 Kurtuluş Savaşı Kahramanı ve İstiklal Hikâyesi

    Türkiye’nin kaderini belirleyen, ülkemizi işgal kuvvetlerinin elinden kurtararak bağımsız bir cumhuriyet kurmamızı sağlayan Kurtuluş Savaşı, Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, birçok kahramanın fedakârlıkları sayesinde kazanılmıştır. Kadın, erkek, çocuk, yaşlı tüm milletin bir olduğu bu mücadele, başta Atatürk olmak üzere kahramanlıkları ile duygulandıran karakterlerin zaferidir. Listemizi cesaretleriyle tüm bir ulusu etkileyen Kurtuluş Savaşı’nın 8 kahramanına adıyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Şahin Bey” title_font_size=”13″]

    Asıl adı Mehmet Sait olan Şahin Bey, Fransız işgal kuvvetlerine erzak taşıyan yüz elli arabalık konvoyu bozguna uğratarak Antep’in kurtuluş mücadelesi başlatmış ve “Düşman cesedimi çiğnemeden Antep’e giremez!” sözüyle tarihe geçmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Gördesli Makbule” title_font_size=”13″]

    Makbule Hanım, Gördes’in ileri gelen ailelerinden birinin kızıydı. Henüz 19 yaşındayken eşiyle beraber Kuvayı Milliye güçlerine katılmış ve Yunan kuvvetleriyle yapılan birçok çatışmada yer almıştır. Yiğitliğiyle silah arkadaşlarına cesaret veren Makbule Hanım, henüz 22 yaşındayken Akhisar’da şehit düşmüştür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sütçü İmam” title_font_size=”13″]

    Kahramanmaraş’ta süt satarak ve imamlık yaparak geçimini sağladığı için asıl adı olan Ali yerine Sütçü İmam olarak tanınmıştır. Düşman askerlerinin 3 Türk kadınına saldırıp peçelerini açmak istemeleri üzerine düşmana ilk kurşunu atan Sütçü İmam, Kahramanmaraş’taki Kurtuluş hareketini başlatmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Satı Çırpan” title_font_size=”13″]

    Kurtuluş Savaşı sırasında cepheye silah taşıyarak mücadeleye yardımcı olan Satı Çırpan, savaş öncesinde çiftçilik yapıyordu. Savaştan sonra köyünün muhtarlığını yapan Satı Çırpan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne giren ilk kadın milletvekillerinden biriydi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Fevzi Çakmak” title_font_size=”13″]

    Türkiye’nin Atatürk’ten sonra ikinci ve son mareşali olan Fevzi Çakmak, mücadele için çok önemli bir komutandı. İstiklal mücadelesinde özellikle de Sakarya Meydan Muharebesi, Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nde büyük katkılarıyla anılan kahramanımızdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Nezahat Onbaşı” title_font_size=”13″]

    9 yaşından itibaren babasıyla beraber cephede savaşan Nezahat Onbaşı henüz 12 yaşındayken “Onbaşı” rütbesini hak etmiştir. Konya İsyanı, I. Ve II. İnönü Savaş’ları, Sakarya ve Gediz Muharebeleri’nde silah taşıyarak, İstiklal Savaşı’nın kahramanları arasında yer almıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yörük Ali ” title_font_size=”13″]

    Yunan işgali altında olan Aydın’da, Malgaç Baskını ile düşmana ilk darbeyi vuran ve bölgedeki istiklal mücadelesini başlatan efe olmuştur. Alçak gönüllüğü ile halkın sevgisini kazanan ve “Efelerin Efesi” türküsüyle anılan kahramanın evi de Kültür Bakanlığı tarafından Yörük Ali Efe Müzesi adıyla ziyaretçilere açılmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kara Fatma” title_font_size=”13″]

    Kurtuluş Savaşı’nın yiğit bir savaşçısı olan Kara Fatma’nın 300 kişilik Kuvayı Milliye güçleriyle beraber İzmit, Bursa, Adapazarı ve Bilecik’te işgalcilere büyük kayıplar verdirdiği, Bursa’nın işgalcilerden kurtulmasında önemli katkısı olduğu bilinir.

  • Atatürk’ün Çocuklarla İlgili Sözleri

    Atatürk’ün Çocuklarla İlgili Sözleri

    Ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal tarafından dünya çocuklarına armağan edilen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı 21. yüzyılda da yeryüzündeki tek çocuk bayramı olarak kutlanmaya devam ediyor. Atatürk’ün ifadesiyle “her çocuğun doyasıya yaşaması gereken 23 Nisan”da büyük önderin çocuklarla ilgili düşüncelerini, tavsiyelerini ve dileklerini Kültür ve Yaşam sayfamızda listeliyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • ÇOCUKLARA BAYRAM ARMAĞAN EDEN ATA’NIN UNUTULMAZ SÖZLERİ

    Atatürk’ün çocukları, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılış tarihi olan 23 Nisan gününü armağan edecek kadar önemsediğini, gençlere ve çocuklara içtenlikle verdiği değeri, onları bir ulusun geleceği olarak gördüğünü ve büyük anlamlar yüklediğini, bilhassa Türk gençliğiyle gurur duyduğunu sadece bizler değil, yüzyıldır tüm dünya biliyor. Büyük liderin, konuyla ilgili farklı yerlerde farklı nedenlerle dile getirdiği düşüncelerini siz değerli okuyucularımız için derledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]