Etiket: aşık veysel

  • Karanlık Dünyasında Çiçekler Açtıran Âşık: Veysel Şatıroğlu

    Karanlık Dünyasında Çiçekler Açtıran Âşık: Veysel Şatıroğlu

    Dostlar beni hatırlasın diyerek göçtü bu dünyadan ama bırakın hatırlanmayı yaşadığı coğrafyada onu tanımayan, sazıyla sözüyle anmayan nerdeyse kalmadı. Fiziksel olarak görmüyor olmasına rağmen insan ruhunun zayıf ve erdemli taraflarını en iyi o görüp anlattı. Türküleriyle hala aramızda olan Âşık Veysel’i şimdi de yaşam hikâyesinden başlıklarla karşınıza getiriyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kendi cümleleri ile gözlerini kaybedişi” title_font_size=”13″]

    “Çiçeğe yatmadan evvel anam güzel bir entari dikmişti. Onu giyerek beni çok seven Muhsine kadına göstermeye gitmiştim. Beni sevdi. O gün çamurlu bir gündü, eve dönerken ayağım kaydı ve düştüm. Bir daha kalkamadım. Çiçeğe yakalanmıştım… Çiçek zorlu geldi. Sol gözümde çiçek beyi çıktı. Sağ gözüme de, solun zorundan olacak, perde indi. O gün bugündür dünya başıma zindan.”

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Gözlerini kaybettiğinde sazına kavuştu” title_font_size=”13″]

    Sivas ili Şarkışla ilçesi Sivrialan köyünde dünyaya geldiğinde yıl 1894’tü. Çiçek hastalığından kaybetmeden önce iki kız kardeşi vardı Veysel’in. Kendisinin de ifade ettiği gibi yedi yaşında bir gözünü kör edip diğerinin büyük hasar almasının nedeni aynı hastalıktı. Hasarlı gözü tedavi edilecek iken talihsiz bir kaza ile onu da tamamen kaybetmişti. Çiftçi olan babası çocuğunu biraz olsun mutlu etmek için bir saz hediye etti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Öyle ya da böyle “âşık” olacaktı ” title_font_size=”13″]

    Âşıkların bol olduğu bir coğrafyada dünyaya gelmek belki de en büyük şansıydı. Önce onların türkülerini çalıp söylemeye başladı. Sonra sazına kendi cümleleri eşlik etti. Yalın Türkçesi ile kader dedi, umut dedi, sevin dedi, çalışın dedi, insanın zaaflarını dile getirip doğanın vefasından söz etti. Uzun İnce Bir Yoldayım türküsünü yazdığında 49 yaşındaydı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Âşık Veysel’in dünyasını genişleten şair” title_font_size=”13″]

    Yazıp söyledikleriyle geniş bir dünyası olduğunu gösteren Veysel’in somut dünyasını genişleten ise şair ve öğretmen Ahmet Kutsi Tecer oldu. O dönem Sivas Maarif Müdürü olarak görev yapan Tecer, 1931 yılında ilk kez düzenlenen Halk Şairleri Bayramı’nda Âşık Veysel’le tanışmış, sonrasında onun Köy Enstitülerinde saz öğretmenliği yapmasını sağlamış, sanat çevresiyle diyaloğunun artmasına zemin hazırlamıştı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Uzun ince bir yolda” title_font_size=”13″]

    Hüsranla biten 8 yıllık bir evliliğin ardından çocuklarının annesi torunlarının büyükannesi olacak Gülizar Hanım’la ömürlük bir evlilik gerçekleştirmişti. Bakın çocuklarından biri yıllar sonra nasıl anlatacaktı Veysel’i: “Çocuklarının saçlarını tarar, boylarını ölçerdi. Bizimle her zaman oyun oynardı. ‘Gelin çocuklar halay çekelim’ derdi. Türkü söylerdik biz o da dönerdi, yüreğiyle görürdü. Aklına şiir geldiği zaman yazdırırdı babam.”

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Benim sadık yârim kara topraktır” title_font_size=”13″]

    Çocuklarına “kuzum” diye seslenen, yemeklerden en çok kuru fasulyeyi seven, şiirlerini genellikle gece üreten Veysel Şatıroğlu 21 Mart 1973’te doğduğu köyde vefat etti. “Her kim olursa bu sırra mazhar / Dünyaya bırakır ölmez bir eser / Gün gelir Veysel’i bağrına basar / Benim sadık yârim kara topraktır.” dizelerindeki gibi ölmez eserler bırakmış, onu anlayanlar bağrına basmış ve o da sonunda sadık yârine kavuşmuştu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Evi müze, sureti heykel” title_font_size=”13″]

    Sivas’tan başlayıp tarihi önemi bulunan Gülhane Parkı’na kadar birçok yere heykeli dikilen ozanın doğup büyüdüğü ev günümüzde Âşık Veysel Müzesi olarak ziyaret ediliyor. Şiirleri, Deyişler, Sazımdan Sesler, Dostlar Beni Hatırlasın kitaplarında okuyucusuyla buluşurken, türküleri yaşlı-genç birçok sanatçının sesinde yaşıyor. Farklı müzik türleri Âşık Veysel dizeleriyle onurlanırken dostları onu hâlâ hatırlıyor.

  • ENGEL TANIMAYAN MÜZİSYENLER

    Dünyamız, yeteneklerine hayran kaldığımız hatta zaman zaman şaşırarak izlediğimiz sanatçılarla dolu. Esas ilginç olan şu ki bazıları sahip oldukları engellere rağmen yetenekleriyle dünyayı etkisi altına alabiliyor. Bu yazımızda hayatın onlara verdiği zorluklara rağmen, inandıkları yolda ilerleyen ve tüm dünyada adından söz ettiren müzisyenleri listeliyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Kulakları duymamasına rağmen bir müzik dehası olarak kabul edilen Beethoven, ilk konserini henüz 7 yaşında bir çocukken verdi. Klasik akımdan romantik akıma geçişe en çok katkı sağlayan müzisyenlerden biri olan Beethoven, 1798 yılında duyma sorununun başlamasıyla henüz 46 yaşındayken tamamen işitme engelli oldu. Hatta en çok bilinen eserlerinden biri olan 9. Senfoni’yi kulaklarının duymadığı dönemde besteledi. Engeli onu hiçbir zaman durduramadı ve ölümüne kadar üretmeye devam etti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Bateri çalmak başlı başına fiziksel anlamda güç gerektiren bir müzik türüyken bu eylemi tek kol ile yapabilmek mucizenin ta kendisidir! Dünyaca ünlü sanatçı Rick Allen, o mucizelerden biri. Engelli olmasına rağmen mesleğine sarılan ve sınırları kaldırarak başarılı bir davulcu olan Allen, henüz 21 yaşındayken geçirdiği trafik kazasında sol kolunu kaybetti. Kolunu kaybetmesi, tutkunu olduğu müziği bırakmasına engel olmadı ve sanatına devam etti. Kaza sonrasında onun için özel olarak tasarlanan davuluyla kariyerine devam etti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Müziğin efsane isimlerinden biri olan Stevie Wonder, görme engelli olarak dünyaya gelmiş olmasına rağmen yeteneğiyle tüm dünyayı kendine hayran bıraktıran müzisyenlerden biridir. Wonder, engelinden çok müziğine odaklandı ve henüz 13 yaşındayken kendi albümünü yaptı. O yıllardan beri müzik piyasasında olan Wonder, defalarca Grammy Ödülü aldı. Belki dünyanın renklerini göremedi ama müzik yelpazesinin en canlı renklerinden biri olmayı başardı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Başarılı müzisyen Teddy Pendergrass, engel tanımayan müzisyenlerden biriydi. Hayatı, 1982 yılında geçirdiği bir trafik kazasıyla tamamen değişti çünkü bu kazada omuriliğinden yaralandı ve felç kaldı. Fakat bu durum onu ne müzikten ne sahneden uzak tutabildi; tedavisinin ardından kaldığı yerden sahne yapmaya devam etti. Pendergrass aynı zamanda ABD’de yaşayan engelli bireylerin yaşam şartlarının iyileştirilmesine yönelik yaptığı çalışmalarla da takdir toplayan müzisyenlerden biriydi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Jean-Baptiste Reinhardt olarak da bilinen Django, dünya caz tarihinin önemli isimlerinden biriydi. “My Sweet”, “Minor Swing”, “Tears” en çok bilinen bestelerinden birkaçıdır. İçindeki müzik sevgisinin, hiçbir engel tanımadığı müzisyenlerden biri olan Django’nun hayatı 18 yaşında geçirdiği bir kaza ile bambaşka bir boyuta geçti.  Yaşadığı karavanda çıkan yangın sonucu sol elinin yüzük ve serçe parmağı kullanılamaz hâle gelir. Doktorlar tarafından gitar çalmasının imkânsız olduğu söylenmesine rağmen, soloları işaret parmağı ve orta parmağıyla çalarak müziklerini dünyaya duyurmaya devam eder.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    En büyük halk ozanlarımızdan biri olan Âşık Veysel de engel tanımayan sanatçılardan biridir. Küçük yaşta geçirdiği çiçek hastalığından dolayı görme yetisini kaybeden Âşık Veysel, tüm engellere rağmen dünyaya sazını duyurmaya devam etti. Yeteneğiyle kültürümüzün mihenk taşlarından biri olan Âşık Veysel, ülkemizin en büyük değerlerindendir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Ünlü İtalyan tenor, söz yazarı, besteci ve albüm yapımcısı olan Andrea Bocelli’ye henüz 5 aylıkken glokom teşhisi kondu. Gözleri çok az gören sanatçının dünyasını tamamen siyaha boyayan olay ise 12 yaşında oldu; futbol oynarken kafasını çarpıp beyin kanaması geçirdi ve o olaydan sonra artık gözlerini tamamen kaybetti. Yaşanan tüm bu travmalar Bocelli’nin müziğe olan ilgisini azaltmadı. 1982 yılında başladığı kariyerine 10’dan fazla solo albüm, üç büyük hit albüm ve dokuz opera sığdırdı. Bocelli, dünyanın en iyi üçüncü tenoru olarak bilinir.

  • 6 madde ile Dostlar Beni Hatırlasın

    1894 yılında Sivas Şarkışla’da dünyaya gelen Âşık Veysel Şatıroğlu, âşıklık geleneğinin son büyük temsilcilerinden biriydi. Yurdun topraklarını karış karış gezerek Köy Enstitüleri’nde saz dersleri verdi, bir yandan da tüm bir ulusu derinden etkileyen şiirlerini yazıp şarkılarını besteledi. Küçük yaşta geçirdiği çiçek hastalığı sebebiyle iki gözünü de kaybeden Âşık Veysel, dünyaya bambaşka bir gözle baktı ve eserleri ile her dinleyenin gönül gözünü açtı. 1973 yılında aramızdan ayrılan Âşık Veysel’in anısına her yıl doğduğu Şarkışla’da şenlikler düzenlenir, bizlere bıraktığı miras anılır. Buyurun, siz de bu büyük insanın anısını “Dostlar Beni Hatırlasın” eseriyle bir kez daha hatırlayın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    uzun ince bir yoldayım, aşıklık geleneği
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    uzun ince bir yoldayım, aşıklık geleneği
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    uzun ince bir yoldayım, aşıklık geleneği
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    uzun ince bir yoldayım, aşıklık geleneği
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    uzun ince bir yoldayım, aşıklık geleneği
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    uzun ince bir yoldayım, aşıklık geleneği
  • 6 resimli tasvirle aşık veysel’in uzun ince bir yoldayım türküsü

    6 resimli tasvirle aşık veysel’in uzun ince bir yoldayım türküsü

    1894’te Şarkışla’da dünyaya gelen Âşık Veysel elinde sazı, tertemiz kalbiyle Anadolu topraklarını arşınladı. Duru ve anlamlı sözleri, dokunaklı müziğiyle bu toprakların sakinlerinin kulak pasını aldı, gönül gözlerini açtı. Âşık Veysel hep yollardaydı, şimdi 129. doğum gününde O’nu Uzun İnce Bir Yoldayım türküsü eşliğinde derin bir saygıyla anıyor, her dinleyenin içinde yer eden bu türküyü, resimli tasvirlerle huzurlarınıza getiriyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Uzun İnce Bir Yoldayım
    Gidiyorum Gündüz Gece
    Bilmiyorum Ne Haldeyim
    Gidiyorum Gündüz Gece

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Dünyaya Geldiğim Anda
    Yürüdüm Aynı Zamanda
    İki Kapılı Bir Handa
    Gidiyorum Gündüz Gece

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Uykuda Dahi Yürüyom
    Kalmaya Sebep Arıyom
    Gidenleri Hep Görüyom
    Gidiyorum Gündüz Gece

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kırk Dokuz Yıl Bu Yollarda
    Ovada Dağda Çöllerde
    Düşmüşüm Gurbet Ellerde
    Gidiyorum Gündüz Gece

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Düşünülürse Derince
    Uzak Görünür Görünce
    Bir Yol Dakka Miktarınca
    Gidiyorum Gündüz Gece

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Şaşar Veysel İş Bu Hale
    Kah Ağlaya Kahi Güle
    Yetişmek İçin Menzile
    Gidiyorum Gündüz Gece

  • Engellere Rağmen Büyük Başarılara İmza Atmış 7 İsim

    Engellere Rağmen Büyük Başarılara İmza Atmış 7 İsim

    Bu listemizde öyle isimler var ki karşılarına çıkan engelleri aşmakla kalmamış, o engelleri geçersiz kılmış ve yaptıklarıyla bilime, sanata önemli katkılarda bulunarak dünyayı değiştirmişler… Kültür ve Yaşam, engel tanımayan 7 büyük ismi ve insanlığa yaptıkları değerli katkıları listeliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Âşık Veysel” title_font_size=”13″]

    Bu toprakların gördüğü en büyük halk ozanlarından, âşıklık geleneğinin son temsilcilerinden biri olan Âşık Veysel, hem kendisinin hem de başka ozanların şarkılarını, şiirlerini seslendirdi. Küçük yaşta görme yetisini kaybeden büyük ozan Anadolu’nun sesi oldu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Cemil Meriç ” title_font_size=”13″]

    Yazar ve tercüman kimlikleriyle Türk Edebiyatı’nın büyük isimleri arasında yer alan Meriç, aynı zamanda ülkemizin önemli sosyologları ve düşünürleri arasında yer aldı. Gençliğinden itibaren gözleri yüksek derecede miyop olan yazar görme yetisini tamamen kaybettikten sonra da üretmeye devam etti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Frida Kahlo” title_font_size=”13″]

    Erken yaşta edebiyatla tanışan Frida’nın resim yeteneği ise ancak geçirdiği kazadan sonra hastane yatağına bağlı kaldığında keşfedilecekti. Frida dünyanın en tanınan ressamlarından biri oldu ve dünyanın dört bir yanında sergilenen eserleriyle, önemli sanat okullarında verdiği derslerle ölümsüzleşti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ludwig van Beethoven” title_font_size=”13″]

    İnanılmaz müzik yeteneği çok küçük yaşta babası tarafından keşfedilen Beethoven, genç yaşından beri yaşadığı ve giderek artan işitme sorunlarına rağmen dünyanın en büyük bestecilerinden biri oldu ve yüzlerce ölümsüz esere imza attı. Klasik müziğin klasik ve romantik evreleri arasında önemli bir figür oldu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Onur Güntürkün” title_font_size=”13″]

    2013 yılında büyük önemi olan Leibniz Bilim Ödülü’nü kazanan Ord. Prof. Onur Güntürkün’ün küçük yaşta geçirdiği felç nedeniyle yürüme engelli oldu fakat yaşadığı zorluklara rağmen henüz 35 yaşındayken profesör olmak gibi üstün bir başarı gösterdi. Beyin ve sinir sistemi üzerine çalışan Prof. Güntürkün sağ ve sol beynin nasıl beraber işlem yaptığına dair bulgular elde etti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Thomas Edison” title_font_size=”13″]

    Henüz 12 yaşında deneylere başlayan Edison, 21 yaşındayken ilk icadının patentini almıştı bile… Küçük yaşta geçirdiği hastalık sonucu işitme yetisi zayıflamaya başlayan bilim insanının önemli buluşları arasında fonograf ses kaydetme cihazı yani gramofonun atası da bulunuyordu ama onu tüm dünyanın tanımasını sağlayacak asıl buluşu karbon flamanlı elektrik ampulü olacaktı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Stephen Hawking” title_font_size=”13″]

    Ağzından her çıkanı tüm dünyanın dikkat kesilip dinlediği büyük fizikçi ve evrenbilimci ALS hastalığıyla mücadelesine genç yaşta başladı; 1986 yılından sonra ise koltuğuna monte edilmiş bir bilgisayar aracılığıyla dünyayla iletişim kurdu. Kuantum fiziği ve kara deliklerle ilgili çalışmalarıyla, özellikle de insanların uzayda koloni kurması gerektiği fikriyle büyük ses getirdi.

  • BAĞLAMA: ANADOLU’NUN MEDARIİFTİHARI

    BAĞLAMA: ANADOLU’NUN MEDARIİFTİHARI

    “Bağlama ile saz arasındaki fark nedir?” sorusu ile girelim hemen konuya. Anadolu’da bağlamaya saz dendiği de olur fakat saz daha geniş bir anlamı ifade etmektedir; yaylı sazlar, telli sazlar gibi… Örneğin saz takımı; birden çok çalgının bulunduğu takıma denir. Başka bir anlatımla, kanun için de saz denebilir… Özetle, bağlama bir sazdır yani bir çalgıdır, fakat her saz bağlama değildir. Şimdi bu sayfada, tellerine vurmadan, uzaktan da olsa, bağlama dinlemeye ne dersiniz?

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ağaçtan mamul müzik aleti” title_font_size=”13″]

    Üç temel bölümden oluşan bir müzik aleti bağlama… Tekne bölümü dut ağacı başta olmak üzere ceviz, ardıç, gürgen, kestane ağaçlarından, göğüs bölümü ladin ağacından, sap bölümü gürgen ya da ardıç ağaçlarından üretiliyor.

    Yine de bağlama üretiminde keskin kurallar bulunmuyor, örneğin sapının ne kadar uzun ya da gövdesinin ne kadar kalın olması gerektiği tartışılan bir konu. Ayrıca oyma teknenin yanı sıra farklı ağaçlardan yapılan dilimli tekne de alternatif bir teknik olarak uygulanabiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Telleri ve tezenesi” title_font_size=”13″]

    Eskiden tellerin yapımı için atların yelesindeki ya da kuyruğundaki kıllar, hayvan bağırsağından yapılan kirişler ya da bakır teller kullanılırmış. Yedi teli bulunan bağlama için günümüzde genel olarak çelik ve sırma bam telleri kullanılıyor.

    Bağlamayı çalmaya yarayan mızrap, diğer adıyla tezene ise özellikle kiraz ağacının kabuğundan yapılıyor. Bizler sazdan çıkan müziği mızrap sayesinde duyabiliyoruz ama tabii kullanılan tekniğe göre bu durum değişebiliyor. Bazen devreye parmakla telleri çekme tekniği giriyor ve mızrap kullanmadan çalınan tekniklerin özel isimleri bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bağlamanın atası: Kopuz” title_font_size=”13″]

    Orta Asya Türklerinin 1500 yıl öncesine kadar kullandığı kopuz bağlamanın öncülü olarak kabul ediliyor. Su kabağına gerilen ince deri ile yapılan müzik aleti zamanla geliştirilmiş ve nihayetinde bugünkü şeklini almış. İcat edildiği bölgede hala yer yer kopuz kullanıldığı bilinmekte.

    Bağlama, kullanıldığı yöreye ve de boyutlarına göre farklı isimlerle anılır. Örneğin en küçük boyuna cura denirken, sap boyu 65-66 cm. olan büyük boy bağlama türü divan sazı diye isimlendiriliyor. Bağlamanın en büyük boyuna ise meydan sazı ya da 12 telli saz deniyor çünkü açık alanlarda kullanılan bu saz 12 telden oluşuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sazıyla sözüyle bütünleşenler” title_font_size=”13″]

    Sesiyle, sözüyle olduğu kadar elindeki sazıyla bütünleşen büyük değerler çıkmıştır topraklarımızdan… Aşk ve doğa üzerine yüzlerce şiir bırakmış Karacaoğlan’dan halk ozanı Köroğlu’na, Âşık Veysel’den Dadaloğlu’na…

    Yaşar Kemal’in ifadesiyle Bozkırın Tezenesi de yani Neşet Ertaş da bu değerlerden biridir ve bağlamasıyla yoldaşlığını “Sazıma” isimli şiirinde konu etmiştir: “Gizli dertlerimi sana anlattım / Çalıştım sesimi sesine kattım / Bebe gibi kollarımda yaylattım / Hayali hatır et beni unutma.”

  • 8 Madde İle Gönlümüzle Konuşan Sanatçı Fikret Kızılok

    8 Madde İle Gönlümüzle Konuşan Sanatçı Fikret Kızılok

    “Bunca yıl herkesten kaçtın / En sonunda buldum sandın / Ansızın içini açtın / Yapma dedim yaptın gönül…” Yazdığı bu sözlerle bizim gönlümüze bizden daha yakın duran bir sanatçıydı Fikret Kızılok… Kendisini listemize konuk ederken sizleri de hikâyesini okumaya davet ediyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Müzik hayatına çocukluk yıllarında başlamış eline gitardan önce akordeon almıştı. Kurduğu gruplar içinde şarkılarını söylerken besteler de yapmaya başladı ve ilk bestesini plak olarak Dişçilik Yüksekokuluna giderken yayınladı. Barış Manço’yla Mazhar Alanson’la akran olan Kızılok, dönem dönem onlarla birlikte de çalıştı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Fikret Kızılok’un hayat yolculuğu Sivrialan’da Âşık Veysel ile tanışmasıyla büyük bir değişim geçirdi. 1969 yılıydı ve İstanbul Diş Hekimliği Yüksekokulu son sınıfındaydı. Büyük ozanın etki alanına giren genç müzisyen Uzun İnce Bir Yoldayım türküsünü o yıl kendi tarzıyla kayda aldı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Sanatçı aynı yıl ikinci kez gitti Sivas’ın Sivrialan köyüne ve kış bastırınca üç ay Âşık Veysel’in yanında kaldı. Karlar çekilip de geri döndüğünde, sözlerini ustanın yazdığı, bestelerini kendisinin yaptığı plak da hazırdı: “Yumma Gözün Kör Gibi / Yağmur Olsam”… İlk altın plağını böylece aldı. Âşık Veysel hayata veda ettiğinde ise üzüntüyle sazını kırdı, müziğe bir süre ara verdi ve okulunu okuduğu mesleği yapmaya başladı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Müziğe tekrar döndüğünde yayınladığı 45’likle liste başı oldu, hatta Hey dergisi tarafından “yılın sanatçısı” seçildi. Aynı yıl ikinci plak geldi: Bir yüzünde kendi şarkısı “Söyle Sazım”, diğer yüzünde Karacaoğlan’dan bestelediği “Güzel Ne Güzel Olmuşsun” vardı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Fikret Kızılok şairlerin, edebiyatçıların eserlerini hatta sevdiği yazarların yazılarını besteleyerek müzik eseri haline getirdi. Ahmet Arif’in Nazım Hikmet’in şiirleri de vardı çalışmalarının içinde, senfonik eser haline getirdiği bir Uğur Mumcu yazısı da, hatta Bülent Ecevit’e ait bir şiir de… Bir taraftan denemelerini sürdürürken tam 13 Altın Plak sahibi olmuştu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Fikret Kızılok’un gelen eleştirilere sitem ettiği, müziğe ara verdiği zamanlar da oldu. Örneğin, 1977’de verdiği arayı 1983 yılında çıkardığı Zaman Zaman albümüyle sonlandırmıştı. Bu çalışmasında tabla, ney, bendir ve ud da kullanmış, şarkının TRT’de yayınlanan klibinde hem gitar hem ud çalarak seyirci karşısına çıkmıştı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Fikret Kızılok yıllar içinde tükenmeyecek bestelere imza attı. “Gönül” şarkısının sözlerini yazarak kendinden sonra gelecek kuşakların da gönlünü fethetmeyi başardı. “Yeter ki”, “Bu Kalp Seni Unutur Mu?”, “Bir Harmanım Bu Akşam” gibi şarkıları dillere pelesenk oldu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Fikret Kızılok’un 1946 yılında başlayan yaşamı 2001 yılında son buldu. Vefatının ardından yakın arkadaşı Sezen Cumhur Önal sanatçıyla ilgili şu cümleleri kurmuştu: “Müzik çınarından bir yaprak daha düştü (…) Müziğin mısralarında Âşık Veysel okulunun nefesi vardı. Çok değerli bir saz şairiydi. Anadolu popunun yaratıcılarındandı.”