Etiket: Arslantepe Höyüğü

  • ANADOLU’DA KURULAN İLK ŞEHİR DEVLETİ

    Arslantepe Höyüğü veya diğer adıyla Melid, Malatya’nın 7 km kuzeydoğusunda bulunuyor. M.Ö. 5000 yıllarından M.S. 11. yüzyıla kadar yerleşim yeri olan bölge; M.S. 5. ve 6. yüzyıllar arasında bir Roma köyü, ardından da Bizans nekropolü yani mezarlık olarak yüzyıllarca kullanılmış. Anadolu’nun en eski şehir devletinin kurulduğu Arslantepe Höyüğü hakkında detaylar yazımızda…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Arslantepe’de ilk kazılar 1930’larda Louis Delaporte başkanlığında Fransız ekip tarafından gerçekleştirilir. Kazılarda taş üzerine alçak kabartma ile dekore edilmiş avlu ve avlunun giriş kapısının yanında iki aslan heykeli bulunur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Kazı ekibini daha da heyecanlandıran ise aslan heykellerinin karşısında buldukları devrilmiş halde duran, Hitit inancında bereket ve fırtına tanrısı olan, Tarhunza’nın heykelidir. Kazılara göre bu alan, M.Ö. 1200’lerde inşa edilmiş “Geç Hitit Sarayı”dır. Saray duvarlarının üzerinde Hitit sanatını, kültürünü ve dinini yansıtan çok sayıda taş levha bulunur. Bu eserler o tarihlerde Malatya’da müze bulunmadığı için Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesine götürülür. Halen bu müzede sergilenmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Höyükte yapılan kazılar sonucunda; M.Ö. 3600-3500’lere ait tapınak, M.Ö. 3300-3000 yıllarına ait bir kerpiç saray, iki bini aşkın mühür baskı, taş kabartmalar ve çeşitli metal ile seramik eserler bulunur. Arkeologlar elde ettikleri bilgilerden Arslantepe’nin o dönemde aristokrasinin doğduğu ve ilk devlet şeklinin ortaya çıktığı resmî, dini ve kültürel bir merkez olduğunu açıklar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kazılar devam ettikçe tüm insanlığı heyecanlandıran bilgiler ve bulgular elde edilir. Sarayın olduğu alanda arsenikli, bakır alaşımlı, gümüş kakmalı kılıçlar bulunur. Bu kılıçlar şimdiye kadar bulunabilen ilk kılıçlardır. Sarayın hemen yanında M.Ö. 2900 yılına tarihlenen ve önemli bir kişiye ait olduğu düşünülen bir mezar ortaya çıkarılır. Ayrıca M.Ö. 5000 yılından M.S. 11. yüzyıla kadar uzanan katmanlara ve kalıntılara rastlanır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    2014’te UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne geçici olarak alınan Arslantepe Höyüğü, 2021’de Çin’in ev sahipliğinde yapılan UNESCO 44. Dünya Miras Komitesi toplantısında listeye kalıcı olarak eklenir. Dünya üzerinde insanların bir devlet biçiminde organize oldukları ilk günlere ışık tutan ve önemli bilgiler edinmemizi sağlayan bu antik alan sadece ülkemiz için değil, tüm dünya için oldukça değerlidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    2011’de Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesinde bulunan eserlerden; kral, iki aslan ve 12 duvar kabartmasının bire bir kopyaları Malatya Valiliği tarafından Heykeltıraş Cengiz Göğebakan’a yaptırılarak Arslantepe Höyüğü ören yeri girişine yerleştirilir. Ziyaretçiler bu sayede kazı alanından çıkarılan eserleri yerinde görme şansı bulur. Arslantepe Höyüğü’nde bulunan ancak açık havada sergilenmesi riskli olan pek çok eser ise Malatya Arkeoloji Müzesindedir. Antik dönemlerde Malitiya olarak geçen ve beş bin yıllık bir geçmişi olan Malatya; muhteşem doğası, verimli tarım toprakları ve Anadolu’nun en eski şehir devletine ev sahipliği yapması açısından görülmeye değer şehirlerimizin başında gelmektedir.