Etiket: araba

  • ULAŞIMDA YENİ BİR ÇAĞ: ELEKTRİKLİ UÇAN ARABALAR

    Jetgiller ailesini hatırlar mısınız; uçan arabalarıyla gökyüzünde gezinmelerini? Bir zamanlar yalnızca çizgi filmlere ve romanlara özgü gibi görünen bu manzara, günümüzde elektrikli motorlardaki yenilikler ve batarya teknolojisindeki atılımlar sayesinde hızla somut bir geleceğe dönüşüyor. Artık yalnızca bilim kurgu dünyasının değil, yakın geleceğin ulaşım biçimi olarak hayatımıza girmeye hazırlanan uçan araçlar, dünya genelinde pek çok ülkede geliştiriliyor ve Türkiye’de de bu alandaki çalışmalar her geçen gün daha heyecan verici bir ivme kazanıyor. Bu yazımızda, uçan arabaların keşif sürecini, hangi ülkelerde ne tür çalışmalar yürütüldüğünü ve gelinen son noktayı birlikte öğreneceğiz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Uçan Arabaların Serüveni” title_font_size=”13″]

    Uçan arabalar, 20. yüzyılın başlarından itibaren birçok mucit ve mühendis için hayal ve ilham kaynağı oldu. Glenn Curtiss’in 1917’deki Autoplane’i ile başlayan bu süreç, çeşitli modeller geliştirilse de finansman ve teknik zorluklar nedeniyle uzun süre seri üretime geçilemedi. Ancak 21. yüzyılda elektrik motorları, batarya teknolojileri ve yapay zekâdaki hızlı gelişmeler, bu hayalleri yeniden canlandırdı. Elektrikli dikey kalkış ve iniş yapabilen (eVTOL) araçlar, şehir içi ulaşımda trafik sıkışıklığını azaltmak, karbon emisyonlarını düşürmek ve ulaşım sürelerini kısaltmak gibi önemli hedeflerle öne çıkıyor. Teknoloji ve havacılık firmaları, bu potansiyeli gerçekleştirmek için prototipler geliştirip test uçuşları yaparak, uçan araçları geleceğin ulaşım şekli hâline getirmek yarışına girmiş durumda.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Türkiye’nin Uçan Araç Vizyonu ve Yerli Projeler” title_font_size=”13″]

    Baykar, 2023 yılında Türkiye’nin ilk insanlı elektrikli VTOL (dikey kalkış ve iniş) aracının testlerini başarıyla tamamladı. Bu alandaki en dikkat çekici projelerden biri olan Cezeri Uçan Araba; yapay zekâ destekli, döner kanatlı tasarımıyla sekiz adet BLDC motor kullanabilen, tek koltuklu ve tamamen elektrikli bir araçtır. Cezeri, sadece yolcu ve kargo taşımacılığı için değil, sağlık hizmetleri ve askerî lojistik gibi kritik alanlarda da görev alabilecek şekilde tasarlanmıştır. Çevre dostu yapısıyla trafik sıkışıklığını ve hava kirliliğini azaltma potansiyeline sahip bu aracın adı, 12. yüzyılın önemli bilim insanı ve mucidi El-Cezeri’den geliyor. İlk kez 2019 yılında Teknofest’te tanıtılan Cezeri, hâlen geliştirme aşamasında olup ticari kullanıma geçmesi için teknik ve yasal süreçlerin tamamlanması bekleniyor. Ülkemizde bununla birlikte TUSAŞ (Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ) da hibrit motorlu araçlar geliştirirken, İTÜ ve ODTÜ gibi üniversiteler de prototip çalışmalarına katkı sağlıyor. Öte yandan AirCar Teknoloji ve Havacılık AŞ, 2026 yılında şehir içi kullanıma sunulması planlanan AirCar için ilk test uçuşunu başarıyla tamamlayarak İstanbul’da yoğunluk yaşanan bir bölgede AirCar kullanıcısının 60 kilometrelik mesafeyi yarım saatte katedebileceğini ifade ediyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Çin’in Kentsel Hava Taşımacılığı Adımları” title_font_size=”13″]

    Çin, Ocak 2021’de EH216 AAV adlı uçan taksi ile dünyanın ilk operasyonel kentsel hava taşımacılığı platformunu başlattı. EH216 AAV, EHang’ın geliştirdiği iki yolcu kapasiteli elektrikli hava aracının prototip versiyonuydu. Bu modelden yola çıkılarak geliştirilen EH216-S, seri üretime uygun hâle getirildi, güvenlik ve yazılım iyileştirmeleri yapıldı. 130 km/sa azami hıza ve yaklaşık 35 km menzile sahip olan araç, sekiz rotorla çalışıyor ve 5G bağlantısı üzerinden merkezî bir kontrol sistemiyle yönetiliyor. 2025 itibarıyla EHang, Guangzhou ve Hefei şehirlerinde EH216-S için ticari uçuş izinlerini aldı ve iki yolcu taşıyabilen biletli turistik uçuşlara başladı. Bu hizmetler şimdilik belirli kalkış ve iniş noktaları arasındaki kısa mesafelerle sınırlı olsa da şirket, zamanla uçuş rotalarını genişletmeyi ve daha fazla şehirde hizmet vermeyi hedefliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Slovakya’nın AirCar’ı” title_font_size=”13″]

    Slovakya merkezli KleinVision firması tarafından geliştirilen AirCar, uçan otomobil hayalini gerçeğe en çok yaklaştıran projelerden biri olarak öne çıkıyor. Hem kara yolu hem de hava aracı olarak kullanılabilen bu yenilikçi model, 2022’de hava aracı sertifikası alarak önemli bir dönüm noktasına ulaştı. Tamamen elektrikli ve otonom yapısıyla çevre dostu olan AirCar, sıfır emisyonlu motoru ve helikopterlere kıyasla 10 kat daha sessiz çalışmasıyla sürdürülebilir ulaşım için ideal bir seçenek sunuyor. 120 km/s azami hıza ve 80 km menzile sahip olan araç, şehir trafiğinden kaçmak isteyenler için gökyüzünü ulaşılabilir bir alternatif hâline getiriyor. İki kişilik kapasitesi, ekstra bagaj alanı ve otopilot destekli sistemiyle hem konforlu hem de güvenli bir seyahat deneyimi vadeden AirCar, prototip testlerini başarıyla tamamladı. Ticari kullanıma ise 2026 yılında sunulması planlanıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”ABD’den Yeni Bir Adım: Alef Aeronautics ve Model A” title_font_size=”13″]

    Elon Musk’ın desteklediği Alef Aeronautics adlı şirket, ABD’nin Silikon Vadisi’nde geliştirdiği Model A adlı uçan araçla dikkat çekiyor. Bu elektrikli araç hem karada hem havada yol alabiliyor ve dikey kalkış-iniş özelliği sayesinde dar alanlarda bile kolayca havalanabiliyor. Model A, karada 322 km, havada ise 177 km menzile sahip. Gövdesine entegre sekiz pervane ve dört tekerlekle donatılan araç, uçuş sırasında dengeli ve güvenli bir performans sunuyor. ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA), Model A’ya özel bir uçuş izni vererek test uçuşlarının önünü açtı. Alef Aeronautics, bu modeli 2025 sonunda piyasaya sürmeyi ve teslimatlara başlamayı planlıyor. Şirket ayrıca, ilerleyen yıllarda dört kişilik ve daha uygun fiyatlı bir model olan Model Z üzerinde de çalışıyor. Bu gelişme, şehir içi hava taşımacılığı için önemli bir adım olarak görülüyor.

  • BAZI ÜLKELERDE TRAFİK NEDEN SOLDAN AKAR?

    Her ülkenin kendine has kuralları vardır. Ancak mevzu trafik kurallarına gelince bu kurallar tüm dünyada ortaktır. Trafik lambasının renkleri hangi ülkeye giderseniz gidin aynı olacaktır. Bunun gibi birçok örnek bulunmasına rağmen bir konu vardır ki her ülkede aynı durum söz konusu değildir. Günümüzde direksiyonu sağda olan ülkelerin başında Birleşik Krallık, Britanya, İrlanda, Hindistan, Avustralya, Japonya, Güney Afrika, Malta, Pakistan, Jamaika, Malezya, Nepal ve Singapur gibi ülkeler gelmektedir. Türkiye’nin de dahil olduğu pek çok ülkede ise direksiyon sol tarafta bulunmaktadır. Bunun altında yatan nedenleri okuyucularımız için araştırdık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Direksiyonların sağ- sol olarak farklılaşması otomobilin icadıyla olmamıştır. Binlerce yıl önce, yolları ile ünlü Roma İmparatorluğu döneminde, at arabalarını kullanan sürücülerin sağ ellerini kullanması, atlarının da sola meyilli duracak şekilde tasarlanması ile sonuçlanmıştır. Direksiyonun hangi tarafta olacağı konusu, üretilen ilk otomobillerde belirli bir standarta bağlanmamış çünkü tekneden kopya edilen “yeke” adlı direksiyonlar kullanılmış ve müşterinin isteğine göre sağa, sola veya ortaya konuşlanmıştır. Milattan önce 11. yüzyılda Çin’de “erkeklerin sağdan, kadınların soldan, arabaların ise ortadan” gitmesi zorunlu bir kural olarak uygulanmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Yolun veya geçişin sağdan ya da soldan olmasının altında anatomik nedenlerin yattığını savunanlar da vardır. Genel olarak insanlar sağ ellerini daha iyi kullandığından kılıçlarını solda taşımıştır. At arabalarında da sürücü, dizginleri sağ elinde tutmak için sol arka atın sırtına veya arabanın sol tarafına oturmuş ve yolu daha iyi görmek için sol taraftan sürmüştür. Trafiğin soldan akmasına dayandırılan diğer bir söylentiyse Papa 8. Boniface ile ilgilidir. 1300’lü yıllarda Papa 8. Boniface, Roma’ya gelen hacıların yollarda karmaşaya sebebiyet vermemesi için yolun solundan gelmelerini söylemiştir. Bu durum trafiğin soldan akmasına neden olan söylentiler arasında yer almaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Amerika’da posta arabaları sürücülerinin sol tarafta yer alan atın üzerinde oturması ya da Napolyon’un solak olması gibi daha birçok söylenti mevcuttur. Solak olan Napolyon’un düşmanlarını “solunda” görmek istemesi ve sol takıntısı “Neden trafik soldan akar?” sorusuna verilen cevap için elbette kesin bir cevap olmayacaktır. Ancak şöyle bir gerçek vardır ki Avrupa’da Avusturya-Macaristan, Rusya ve Portekiz gibi ülkeler Napolyon’un bu isteğine karşı çıkmış ve sağ şeridi kullanmışlardır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Öte yandan Avrupa ülkelerinin bazılarında trafiğin aktığı kısımda zamanında çeşitli karışıklıklar olmuş, örneğin İsveçliler trafiğin soldan akması için hükümete baskı bile uygulamıştır. Halk oylamasında “yolun solundan gidilsin” çıksa da parlamento, 1963’te trafiğin akış yönünü soldan sağa almıştır. Dünyada insanların %66’sı araçlarını sağdan akan trafikte sürerken, %34’ü ise soldan akan trafikte araç kullanmaktadır. Dünyada soldan akan trafik için yapılan yollar tüm yolların %28’ini oluştururken, sağdan akan trafik için yapılan yollar ise %72’sini oluşturmaktadır.