Etiket: alerji

  • BAHAR ALERJİSİ OLANLARA TAVSİYELER

    Bahar, doğanın en coşkulu hâliyle yeniden doğuşunu müjdelerken, bazıları için burun kaşıntısı, göz sulanması ve bitmek bilmeyen hapşırık nöbetleri anlamına gelir. Evet, bahar alerjisi! Saman nezlesi ya da tıbbi adıyla alerjik rinit olarak da bilinen bu durum, bahar aylarında çiçeklerin, çayırların ve ağaçların yaydığı polenlerden kaynaklanır. Gelin, bu mevsimsel misafiri daha yakından tanıyalım; günlük yaşamda nelerle karşılaştığımızı ve hangi önlemleri alabileceğimizi birlikte öğrenelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Alerjinin en yaygın nedenlerinden biri, bitkilerin üreme amacıyla doğaya saldığı polenlerdir. Ağaç, çimen ve yabani ot polenleri, rüzgârla birlikte soluduğumuz havaya karışır. Vücudumuz bu küçücük tanecikleri yabancı bir tehdit olarak algılar ve savunma mekanizmasını devreye sokar. İşte klasik alerji belirtileri de tam bu noktada ortaya çıkar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Alerjik bünyeye sahip kişiler, çevresel faktörlere karşı daha duyarlı olabilir. Genetik yatkınlık, yaşanılan bölgedeki bitki örtüsü ve hava koşulları, bireyin alerjik tepkilerden ne ölçüde etkileneceğini belirleyen başlıca etmenlerdir. Aynı şehirde bile bazı mahallelerde polen yoğunluğu daha fazla olabilir, bu da alerjisi olan kişiler için semptomların şiddetinde farklılıklara yol açabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Temiz havanın yerini hiçbir şey tutmaz. Ancak özellikle sabah 05.00 ile 10.00 saatleri arasında polen seviyesi en yüksek düzeydedir. Bu nedenle alerjisi olanlar için bahar aylarında sabah yürüyüşü ideal bir tercih olmayabilir. Polen yoğunluğunun arttığı, özellikle sabah erken saatlerde ve rüzgârlı günlerde, camları uzun süre açık bırakmak yerine, kısa süreli havalandırmalar yapılması önerilir. Cam açmak için havanın biraz daha durulduğu öğleden sonra ya da akşam saatlerini tercih etmek, iç ortama giren polen miktarını azaltmaya yardımcı olabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Bahar alerjisi sadece burnu etkilemez; gözlerde kaşıntı, kızarıklık ve sulanma gibi belirtilerle birlikte, bazı kişilerde ciltte hafif tahrişler de görülebilir. Gözlük kullanmak ise hem güneş ışınlarından hem de havada uçuşan polenlerden kısmen koruma sağlayarak alerji semptomlarını azaltmaya yardımcı olabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Dışarıdan geldikten sonra elleri ve yüzü yıkamak hatta mümkünse kıyafetleri değiştirmek, polenle teması azaltmanın etkili yollarından biri. Özellikle saçlara da polenler tutunabileceği için, dışarıda geçirilen bir günün ardından saçları yıkamak bazı kişiler için oldukça rahatlatıcı olabilir. Ayrıca dışarı çıkan kedi ve köpeklerin tüylerine de polen yapışabilir. Bu nedenle, eve geldiklerinde tüylerinin hafifçe silinmesi veya taranması, bu görünmez misafirlerin eve taşınmasını engellemeye yardımcı olur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Bahar alerjisi denince akla genellikle dış ortamlar gelse de iç mekânlar da alerjenler açısından düşündüğümüz kadar masum değil. Özellikle camların daha sık açıldığı ve çamaşırların balkonlarda kurutulduğu bu dönemde, dışarıdaki polenler evin içine kolayca taşınabilir. Perdeler, halılar ve diğer kumaş yüzeyler, bu polenlerin tutunabileceği başlıca alanlardır. Bu nedenle, bu yüzeylerin düzenli aralıklarla yıkanması veya güçlü bir elektrik süpürgesiyle temizlenmesi, evdeki alerjen yükünü azaltmada etkili olabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Klima filtrelerinin düzenli olarak temizlenmesi, polen ve toz gibi parçacıkların iç ortamda sürekli dolaşmasını engelleyerek alerji semptomlarını hafifletebilir. Polen filtreli hava temizleyiciler, özellikle yatak odasında kullanıldığında hava kalitesinde fark edilir bir iyileşme sağlar. Ev bitkileri genellikle zararsızdır; ancak çiçek açan ve yoğun kokulu bazı türler, hassas bünyelerde alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Elbette her bitki herkeste aynı etkiyi oluşturmaz, bu tamamen kişisel duyarlılıkla ilgilidir. Yeter ki vücudumuzun sinyallerini iyi tanıyalım ve küçük önlemlerle yaşam kalitemizi artırmaya çalışalım.

  • Kediler Hakkında Her Şeyi Bildiğinizi Sanıyorsanız Yanılıyorsunuz

    Kediler Hakkında Her Şeyi Bildiğinizi Sanıyorsanız Yanılıyorsunuz

    Evimizin, sokağımızın, mahallemizin değerli varlıkları kediler sandığınızdan çok daha farklı bir hayat yaşıyor olabilirler. Bu kısa liste bile size onlar hakkında her şeyi bilmediğinizi gösterecek. Mesela 1963 yılında bir kedinin uzaya gittiğini biliyor muydunuz? Ya da kedi mırlamasının insanların kemik yoğunluğunu arttırabildiğini? Kediler ve pek ilginç yaşamlarıyla ilgili bilgiler listemizde!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    kedi, su

    Kedilerin ıslanmayı da suyu da sevmediğini hepimiz biliriz. Peki ya bu nefretin sebebini? Birçok uzman, kedilerin kontrolü kaybetme fikrinden hiç hoşlanmadıkları için yüzmeyi ve suya girmeyi sevmediklerini düşünüyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    kedi

    Hepimizin bildiği bir gerçek: Bazı şanssız insanların kedilere alerjisi oluyor. Çoğumuzun bilmediği ise, her 200 kediden birinin de insanlara alerjisi olduğu! Özellikle de bizlerin sebep olduğu sigara dumanı ve tozlara…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    kedi

    Guinness Rekorlar Kitabı’nda her türlü rekora yer varken konu şişman kediler olunca iş değişiyor. Aslında bu olumlu bir şey çünkü yetkililer hiçbir kedinin fazla beslenmesine sebep olmak istememişler.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    kedi

    Kedi sevgisi o kadar önemli bir konu ki, Eski Yunanca’da kedisever anlamına gelen “Ailurophile” diye bir kelime var. Ayrıca, Eski Mısır’da da kedi sevgisi pek önemliymiş, onlara zarar verenler çok ağır cezalarla karşı karşıya kalıyormuş.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    kedi

    Kedinizin sizin severek yüksek sesle dinlediğiniz müziklerden hoşlandığını düşünüyorsanız fena halde yanılıyor olabilirsiniz. Ama David Teie isimli hayvan bilimcinin özellikle kediler için hazırladığı bir müzik albümü olduğunu da not düşelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    kedi

    Herkes kedilerin temizliğe ne kadar düşkün olduğundan haberdardır sanıyoruz. Ama bir kedinin günün yüzde 30’u ile 50’si arasında bir zaman dilimini kişisel bakıma ayırdığını biliyor muydunuz? O yumuşacık tüylerin sırrı da işte bu hummalı çalışma!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    kedi

    Minicik bir kutuya sığışmış kedi fotoğrafları kadar sevimli çok az şey vardır. Kedilerin bizlere izlemesi pek eğlenceli gelen bu alışkanlıklarının sebebi ise kendilerini güvende hissetme arzusu. Bir kutunun içinde oturmak, sıcağı çok seven kediler için aynı zamanda bir ısınma yöntemi…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    kedi

    Kedilerin hakkında bu kadar gizemli bilgi olmasına rağmen çok da hareketli bir hayatları olduğunu söyleyemeyiz, çünkü hayatlarının yaklaşık üçte ikisi uyuyarak geçiyor.