Etiket: adana kebap

  • 9 Madde ile Festival Gibi Bir Şehir: Adana

    9 Madde ile Festival Gibi Bir Şehir: Adana

    Nevi şahsına münhasır insan olur da şehir olmaz mı? Eğer o şehir Adana gibi bütün hücreleriyle yaşayan bir şehirse neden olmasın? Bırakın doğasını, mutfağını, insanını, havası bile şahsına münhasırdır Adana’nın, tabii bir o kadar da bize özgüdür. Bu listede belki bazılarını ilk defa duyacağınız güzellikleriyle 9 maddede sizi güneyin en sıcak ve içten diyarına götürüyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    şar

    Adana denince aklımıza ilk düşenleri saymamız istense kaçımız bu listenin içine antik kentleri koyarız acaba? Oysa bu kadim şehir eskiden beri bilinen ya da yakın zamanda tespit edilmiş çok sayıda antik yapıyı barındırır ve meraklılarına farklı bir Adana rotası çizer. Anavarza, Misis, Sirkeli, Magarsos ve dahası… Fotoğrafta kalıntılarını gördüğünüz Şar Antik Kenti de Toros Dağları üzerinde kurularak günümüze kadar ulaşmayı başaranlardan bir tanesi…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Şehir merkezinde eski mi eski bir mahalle Tepebağ… Modern zamanların Adanasında kurulan ilk yerleşim yerlerinden… Surlarla çevrili mahallenin kimi restorasyona alınmış kimi sırasını bekleyen, yaşı yüzyılı aşmış evleri ve konakları ise tarih ve nostalji severlerin ilgi odağında bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    James Bond serisi için kamera karşısına geçen Daniel Craig, Skyfall filminin bir sahnesinde Adana’daki Varda Köprüsü üzerinde görülüyor. O sahnenin ardından tarihî köprünün çok daha fazla ilgi gördüğünü inkâr edemeyiz. Rahatlıkla “anıtsal” olarak niteleyebileceğimiz köprü, Birinci Dünya Savaşı öncesinde İstanbul-Hicaz-Bağdat Demiryolu Projesi kapsamında Almanlar tarafından inşa edilmiş, bu nedenle Alman Köprüsü olarak da anılıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Adana’nın dillere destan, romanlara ilham olan sıcağını bilmeyen yoktur. Adana insanı kavurucu sıcaktan kurtulmak için dönem dönem yaratıcı çözümlere başvurur ama onlara en iyi çözümü yine şehrin kendisi sunar. Yaylalara gitmek gibi bir kanyonun eteklerinde yürümek de insan bünyesinde serinletici etki yaratır. Kapıkaya Kanyonu hem serinlemek hem bir doğa harikası görmek isteyenler için çok cazip bir oluşum. 200 metreyi bulan kayalıklar arasında yürümek ve 5,5 kilometrelik yürüyüş parkurunu geçerek Varda Köprüsü’ne ulaşmak sizi de farklı bir Adana ile tanıştırabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Seyhan Nehri üzerinde Roma Dönemi’nden kalma Taşköprü, 16. yüzyıldan kalan Ulu Camii, 32 metre uzunluğuyla Türkiye’nin en uzun saat kulesi olan Büyük Saat, Adana’nın güzellikleri saymakla bitmez. Ortaçağ’dan kalma Yılan Kale ise hem sapasağlam kalabilen mimari yapısı hem Ceyhan ovasını tepeden süzen konumu ile şaşırtıcı bir yapı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    altın koza film karnavalı, adana

    Adana, duayen isimler eliyle Türk Edebiyatı’na romanlar, öyküler veren, Türk Sineması’na oyuncular yetiştiren bereketli topraklara sahip bir kent. Hal böyle olunca ülkemizin en köklü film festivallerinden birine, bilinen adıyla Altın Koza resmî adıyla Uluslararası Adana Film Festivali’ne 1969 yılından beri her yıl ev sahipliği yapması da tesadüf değil elbette…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Acısıyla tatlısıyla Adana dediğimizde ise çoğunuzun aklına duygular değil tadına doyamadığımız tatlar gelecektir. Tabii ki şehre özgü Adana kebap, mumbar ve şırdan gibi özel lezzetler İlk sırayı alır. Peki siz Adana’da Adana kebaba “kıyma” dendiğini, mumbar ve şırdanın sokaklardaki tezgahlardan yendiğini biliyor muydunuz? Ve bütün bu yiyeceklerin vazgeçilmez bir eşlikçisi vardır ki o da şalgam suyudur. Hatta sabah kahvaltısında, öğle ve akşam yemeğinde, ocakbaşında et ile her zaman her yerde baş tacı şalgam suyudur. Her konuda kendine has bir yanı olan Adana kahvaltı konusunda da bir fark yaratır. Gerçek bir Adanalı kahvaltıda yumurta yiyip portakal suyu içmez, paça çorbası, ciğer kebap, şalgam suyu ile güne başlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Adana her ne kadar kebaplarıyla ünlü olsa da hem ismiyle hem cismiyle bir efsaneye dönüşen “bici bici” de pek meşhurdur. Buzun üzerine yerleştirilen muhallebi, gül şerbeti ve pudra şekeri ile tatlandırılır ve Adana’nın sıcağına deva olarak seyyar tezgâhlarda satılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]

    Her daim üreten doğası ve insanı, coğrafyası, bütün farklılıkları ile festival gibi bir şehirdir Adana. Bunu en iyi 2012’den beri her yıl düzenlenen Portakal Çiçeği Festivali’nde gözlemleyebilirsiniz. Portakalların çiçek açtığı Nisan ayında başlayan karnavalda Adana’nın şenlik sever yanı tüm ihtişamıyla ortaya çıkar. Festival boyunca düzenlenen sanat etkinlikleri, söyleşiler, gösteriler, hem Türkiye’den hem de dünyanın dört bir yanından insanları Adana’ya çekmekte hiç ama hiç zorluk çekmez.

  • AKDENİZ’İN AKŞAMLARI GİBİ YEMEKLERİ DE BİR BAŞKA

    AKDENİZ’İN AKŞAMLARI GİBİ YEMEKLERİ DE BİR BAŞKA

    Dedelerimizin taşı toprağı altın dediği yurdumuzun mutfağında da durum farklı değil. Hangi bölgeye elinizi, hangi şehre adımınızı atsanız kadim tarifler, damak çatlatan lezzetler, hayret uyandıracak bir çeşitlilikle karşılaşıyorsunuz. Kültür ve Yaşam olarak bölgelerde öne çıkan yemekleri karşınıza getirmeye devam ediyoruz ve şimdi sıra Akdeniz Bölgemizde…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Aslında piyaz sadece Akdeniz’in değil genel olarak Türk mutfağının yan lezzetlerinden biridir fakat en çok tüketen illerimiz güneydedir. Akşamdan ıslayıp haşladığınız kuru fasulyeye domates, kuru soğan, maydanoz, haşlanmış yumurta, sirke, limon ve zeytinyağı eklediğinizde enfes piyaz salatasını elde edersiniz. Ama bilmelisiniz ki Antalya usulü yapmak istediğinizde işin içine mutlaka tahin de girmelidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Yılın ancak belli dönemlerinde yapılabilen kabak çiçeği dolması yapım aşamasında zarif dokunuşlar ister. Önce yaprağı yırtmadan içindeki sarı çiçekleri çıkartmanız, sap kısmındaki yeşillikleri kopartmanız gerekir. Sonra da yapacağınız ölçüye göre pirinci çeşitli baharatlarla harmanlayarak iç harcı hazırlamalısınız. Püf noktası ise pişerken yırtılmaması için kabak çiçeklerini ağzına kadar doldurmamaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Ülkemizde özellikle Hatay-Antakya ile Mersin-Tarsus arasında tatlı bir çekişme yaşatan humus, Ortadoğu’dan çıkıp Anadolu vasıtasıyla dünyaya yayılmış ve epey de rağbet gören bir tattır. Haşlanmış nohutun püre haline gelene kadar ezilmesi ve tahin, limon suyu, sarımsak başta olmak üzere tercihe göre kimyon, dereotu, nane eklenmesiyle elde edilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    İçli köfte demek büyük zahmetlerle sofraya getirilen nefis bir tat demektir ve Güneydoğu başta olmak üzere yurdumuzun farklı yerlerinde de yapılagelir. Antakya’da yapılan oruk da bir içli köfte çeşididir ve en belirgin farkı hamuruna kıyma değil dövülmüş et katılmasıdır. Ayrıca mekik şeklinde oruklar yapılabildiği gibi aynı malzemeler tepsiye tek parça halinde yayılarak tepsi oruğu da yapılabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Sac başında tantuni beklemenin keyfi tıpkı kebap siparişini ocak başında beklemeye benzer. Küçük küçük doğranmış dana etinin sacda ara sıra dökülen et suyu eşliğinde çevrilmesi tok insanın iştahını saniyeler içinde kabartır. Mersin şehrimizle özdeşleşen tantuni özellikle pamuk yağı ile yapılır ve maydanoz, kuru soğan, toz kırmızıbiberden oluşan garnitür eşliğinde lavaşa sarılarak tüketilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Türkiye’de kebap denince akla gelen iki isimden biri elbette Adana kebaptır. Kuzu etinin zırh diye de bilinen bıçaklarla elde kıyılması bu lezzetin alametifarikasıdır. Tabii bölge özelliklerini taşıyan geleneksel tekniklerle yapılmış bir Adana kebap yemek istediğinizde gideceğiniz adres Adana olmalıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Akdeniz demek, baştan sonra turunçgillerin de anavatanı demektir. Bu bölge portakalın, mandalinanın, limonun, bergamotun rengiyle karış karış, kokusuyla buram buram ortalığı kapladığı yerdir. Bu güzellikleri mevsimi dışında tüketmenin en iyi yollarından birinin reçellerini yaparak muhafaza etmek olduğunu da en iyi Akdenizliler bilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Son lezzetimiz de Akdeniz şehirlerinden Kahramanmaraş’tan gelsin. Maraş dediğimizde karşı taraftan düşünmeden gelecek yiyecek adı elbette dondurma olacaktır. Tadı ve kıvamıyla dillere destan olan Maraş dondurmanın özelliği keçi sütünden ve Ahır Dağı’nda yetişen saleplerden yapılmasıdır. Kahramanmaraş dövme dondurma da denilen vitamin dolu lezzetin yurt dışına ihracatı da yapılmaktadır.

  • 7 Bölge 7 Yemek

    7 Bölge 7 Yemek

    Aşağıda göreceğiniz 7 maddelik listede yurdumuzun 7 bölgesini temsilen öne çıkan lezzetler bulunuyor. Ama hepimiz biliyoruz ki gelişmiş mutfak kültürüne sahip bir millet olarak ülkemizin 81 şehrinden 81 farklı lezzet listeleyebilir hatta neredeyse her köyünden farklı tatlar çıkarabiliriz. O zaman hep birlikte buyurun Halil İbrahim sofrasına…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Marmara Bölgesi’ni temsil eden yemeğimiz Bursa’dan çıkıp namını sadece ülkeye değil dünyaya yayan İskender kebap. Üzerine tereyağı dökülerek servis edilen İskender’in hangi ustanın elinden çıktığı oldukça önemli. Burada küçük ama çok önemli bir bilgiyi de geçelim; İskender kebap sanıldığı gibi yaprak dönerden değil İskender dönerden yapılıyor. Aralarındaki fark ise yaprak dönerin sadece et, İskender’in kıyma ve et karşımı olması.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Yemek kültürü en zengin bölgelerimizden biri Ege’dir. İzmir civarında zeytinyağlılardan salatalara, Kütahya’ya doğru hamur ve bulgur yemeklerine, Afyon çevresinde et yemeklerine nasıl bir tat ararsanız arayın mutlaka karşılığını bulursunuz. Yine de Ege Bölgesi’ni temsilen seçtiğimiz yemek, şerefine festival bile düzenlenen enginar yemeği oldu. Tabii Ege’nin zeytinyağı cenneti olmasından sebep zeytinyağlı enginar olduğunun altını çizelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Bölge bölge bu listeyi okurken “Hayır, o değil şu yemek olmalıydı!” dediğinizi duyar gibiyiz. Şimdi Karadenizli takipçilerimizden hamsili pilav diyen de, karalahana sarması diyen de, Akçaabat köfte, muhlama hatta mısır ekmeği diyen de olacaktır. Ne var ki tek hakkımız olduğu için biz tercihimizi hamsi tavadan yana kullanıyoruz. Tabii Omega 3 deposu bu besini mısır ununa bulayarak kızartıp bol yeşillik ile tüketmeli ki lezzetine lezzet katılsın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Mantı öyle bir yemek çeşidi ki dünyanın dört bir yanında farklı versiyonlarıyla sevilerek tüketiliyor. Kimi kıymalı oluyor kimi sebzeli, kimi fırında çıtır hale getiriliyor kimi suda haşlanıyor, kimi büyük parçalar kimi minik minik toplar halinde servis ediliyor ama hepsinin ortak özelliği tabii ki yemeğin ana malzemesi olan mantı hamuru. Ülkemizde de hemen hemen her yörede yapılan mantı özellikle bir kaşığa 40 adet sığdırabilen Kayserililer ile özdeş ve İç Anadolu Bölgemizin temsilcisi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Doğu Anadolu Bölgesi denince akıllara hayvancılıkla uğraşan köylerimiz ve haliyle kebabından köftesine envaiçeşit et yemekleri geliyor. Bölgede neredeyse her şehirde bulabileceğiniz sac kavurma ise hem pratik yapımı hem eşsiz lezzetiyle öne çıkıyor. Minik minik doğranmış etlerin kavurma sacında çeşitli baharatlar, domates ve biberle pişirildiği yemeğin en iyi eşlikçisi ise pilav.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Akdeniz Bölgesi de tıpkı Ege gibi zeytinyağlılardan hamur işlerine, sebze yemeklerinden turunçgilli tariflere farklı lezzetleri sahiplenen bir mutfağa sahip. Fakat Adana ilinin de yer aldığı bölgede şöhreti ülkeyi saran Adana kebap bizce açık ara ile temsilciliği almış bulunuyor. Gerçek bir Adana kebabı diğerlerinden ayıran özellikler ise erkek koyun ya da kuzu etinden yapılan satır kıymasının kuyruk yağı ile pişirilmiş, baharat olarak da yalnızca pul biber kullanılmış olmasıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    İşte karşınızda acı ile ekşinin, tatlı ile tuzlunun, buğdayın, bulgurun, baklagillerin, et yemekleri ile sebzenin, yoğurdun, salçanın ve daha nice ürünün olabilecek en lezzetli biçimde harmanlandığı bir mutfak daha… Birkaç ülkenin mutfağını içinden çıkarabilecek kadar zengin o mutfak Güneydoğu Anadolu Mutfağı. Bütün bu zenginliğin arasından bir adım öne çıkan lezzet ise hazırlanışı sırasında gösterilen emek ve çevresinde topladığı muhabbetle Urfa’nın çiğ köftesi oluyor.