Etiket: ada ülkesi

  • HUZUR ARAYAN GEZGİNLERİN ADRESİ SRİ LANKA

    Hint Okyanusu’nun incisi Sri Lanka, doğal güzellikleri, köklü tarihi ve huzur veren atmosferiyle görülmeye değer bir ada ülkesi. Altın kumlu plajları, yemyeşil çay tarlaları ve antik tapınakları ile her köşesinde başka bir güzellik saklı. Yazımızda UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki tarihî şehirlerinden tropikal adanın dört bir yanına yayılmış etkileyici mekânlarına kadar Sri Lanka’nın sunduğu tüm güzellikleri keşfedebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sigiriya Kalesi” title_font_size=”13″]

    UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ve Sri Lanka’nın en ikonik yerlerinden biri olan Sigiriya Kalesi, “Aslan Kayası” anlamına geliyor. Buraya çıkan yolun girişinde bulunan dev bir aslan heykelinden günümüze sadece devasa pençeleri kalmış olsa da ve bir zamanlar burayı ziyaret edenlerin aslan heykelinin içinden geçerek zirveye ulaştığı biliniyor. Yaklaşık 200 metre yüksekliğindeki bir kaya üzerine kurulu olan kale, bölgeyi tamamen kontrol eden stratejik bir noktada yer alıyor. Sigiriya’da 5. yüzyılda inşa edilen gelişmiş su mühendisliği sistemleri bulunuyor ve buradaki havuzlar, fıskiyeler ve sulama kanalları hâlâ çalışır durumda olarak günümüzde de işlevini yerine getiriyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Polonnaruwa Antik Kenti ” title_font_size=”13″]

    UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Sri Lanka’nın eski başkentlerinden olan Polonnaruwa, bugün hâlâ ayakta kalan etkileyici tapınaklar, Budist heykeller ve özgün mimarisi ile ünlü antik bir kenttir. Granit kayaya oyulmuş dev Buddha heykelleri, Polonnaruwa’nın en ünlü yapıları arasında yer alıyor. Bir zamanlar yedi katlı olduğu düşünülen etkileyici bir yapı olan Kral Parakramabahu Sarayı’ndan günümüze sadece sağlam temelleri ve bazı duvar kalıntıları ulaşmış olsa da dönemin mimari ihtişamını gözler önüne sermeye yetiyor. 13. yüzyıldan sonra terk edilen ve ormanlarla kaplanan bu antik kent, 19. yüzyılda İngiliz kaşifler tarafından bulunarak gün yüzüne çıkarılmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Yala Ulusal Parkı” title_font_size=”13″]

    Sri Lanka’nın güneydoğusunda yer alan ve ülkenin en ünlü vahşi yaşam parklarından biri olan Yala Ulusal Parkı, dünyanın en yüksek leopar nüfusuna sahip bölgelerinden biri. Aynı zamanda fil sürüleri, timsahlar, çeşitli maymun türleri, egzotik kuş türleri ve zengin bitki örtüsüyle tam bir vahşi yaşam cenneti olan ulusal park; tropikal ormanları, uçsuz bucaksız çayırları, berrak suları ile ünlü gölleri ve Hint Okyanusu kıyısına kadar uzanan geniş düzlükleri ile doğa tutkunlarının safari turları düzenlediği yerlerin başında geliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Peradeniya Kraliyet Botanik Bahçeleri” title_font_size=”13″]

    Peradeniya Kraliyet Botanik Bahçeleri, ülkenin en büyük ve en ünlü botanik bahçelerinden biridir. Bu muazzam bahçe, Sri Lanka’nın botanik zenginliklerini keşfetmek isteyen yerli ve yabancı turistler için önemli bir yer hâline gelmiştir. Çok geniş bir bitki çeşitliliğine sahiptir ve bu nedenle hem bilimsel araştırmalar hem de doğaseverler için özel bir alan olarak kabul edilir. Peradeniya, özellikle tropikal bitkiler, orman bitkileri, çiçekli bitkiler ve egzotik ağaçlar gibi pek çok farklı bitki türünü barındırır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Nuwara Eliya ve Çay Plantasyonları ” title_font_size=”13″]

    Nuwara Eliya, Sri Lanka’nın ortasında yer alan ve “Sri Lanka’nın İngiliz Bahçesi” olarak bilinen, ülkenin en yüksek ve en serin yerleşim yerlerinden biridir. Bu dağ kasabası, doğal güzellikleri, soğuk iklimi ve tarihî İngiliz yapıları ile dikkat çekiyor. Ülkenin çay üretiminin merkezlerinden biri olan bu bölgede, ziyaretçilere çay yapımının her aşamasını anlatan rehberli turlar düzenleniyor. Kasabanın merkezine yakın bir konumdaki Victoria Parkı, yürüyüş ve kuş gözlemi yapmak ve doğanın tadını çıkarmak isteyenlerin uğrak adreslerinden oluyor. Sandallarla turların düzenlendiği Gregory Gölü’ndeki İngiliz koloni döneminden kalma nostaljik birçok estetik yapı bu yolculuğa eşlik ediyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Arugam Bay” title_font_size=”13″]

    Arugam Bay, Sri Lanka’nın doğu kıyısında yer alan, sörf tutkunlarının gözdesi olan bir tatil beldesidir. Altın renkli kumsalları, turkuaz denizi ve çevresindeki yemyeşil palmiyeleri ile dikkat çeken Arugam Bay’in bir diğer özelliği ise etkileyici gün batımı oluyor. Sörf dersleri veren yerel okullar sayesinde her sene binlerce ziyaretçi ağırlayan Arugam Bay’e yakın olan Pottuvil Lagünü’nde timsahlar, kuşlar ve diğer vahşi yaşamı gözlemlemek mümkün.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Anuradhapura Antik Kenti ” title_font_size=”13″]

    Anuradhapura, Sri Lanka’nın kuzey merkezine yakın bir antik şehir olup, ülkenin en önemli tarihî ve kültürel bölgelerinden biridir. Budizm’in Sri Lanka’daki ilk önemli merkezi olarak kabul edilir ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alır. Sri Maha Bodhi Ağacı, Anuradhapura’da bulunan ve Budizm’in önemli sembollerinden biri olan, dünyanın en eski ağaçlarından biridir. Bu ağaç, Siddhartha Gautama’nın (Buddha) aydınlanmayı bulduğu ağaçtan alınan bir dal ile dikilmiştir ve Sri Lanka’daki Budistlerin hac yerlerindendir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Jetavaranamaya Stupa” title_font_size=”13″]

    Jetavaranamaya Stupa, Anuradhapura’da yer alan ve Budizm açısından büyük öneme sahip olan devasa bir yapıdır. Jetavaranamaya Stupa, Buddha’nın kalıntıları ve bazı kutsal emanetlerin saklandığı bir yer olarak kabul edilir. Dünyanın en büyük tuğla yapılarından biri olan bu yapı, antik Sri Lanka’nın mühendislik ve mimari başarısını simgeler. 70 metreye kadar yükselen bu devasa yapı sadece Sri Lanka’nın değil, dünyanın da en büyük antik tuğla yapılarından birdir. Zaman içinde pek çok doğal felaketten ve savaşlardan etkilenmiş olsa da bölgedeki arkeologlar ve restorasyon ekipleri tarafından yapının orijinal hâli mümkün olduğunca korunmuş ve günümüze ulaşmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kolombo” title_font_size=”13″]

    Kolombo, Sri Lanka’nın en büyük şehri ve başkentidir. Ülkenin batı kıyısında, Hint Okyanusu’na kıyısı olan bu hareketli şehir, modern yaşam ile sömürge döneminden kalma mimariyi ve kültürel çeşitliliği harmanlayan bir yapıya sahiptir. Yüzyıllar boyunca Portekiz, Hollanda ve İngilizler tarafından yönetildiği için, mimarisinde ve kültürel dokusunda bu etkileri görmek mümkündür. Şehirde lüks alışveriş merkezlerinden sokak pazarlarına, gökdelenlerden tarihî tapınaklara kadar geniş bir çeşitlilik vardır.

  • İLGİNÇ YASAKLARIYLA ÜNLÜ ADA ÜLKESİ

    Tarihi 11. yüzyıla kadar uzanan, 19. yüzyılın sonlarında kauçuk ve kalay madenleri ile zenginleşen Singapur, en pahalı ülke statüsünü yıllardır başka bir ülkeye kaptırmıyor. Doğa ile modern yapıların iç içe geçtiği, farklı kültürlerin ahenk içinde yaşadığı ülke hakkındaki ilginç bilgileri derledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Singapur, temelde bir büyük ada ülkesi olsa da ana adayı çevreleyen, çoğu ıssız 64 adet ada ve adacıktan oluşur. Malezya ve Endonezya arasında yer alan küçük ada ülkesi Singapur, şehir devleti statüsündedir ve bağımsızlığını 1965’te ilan etmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Singapur, günümüzde 4 resmî dile sahip çok dilli ülkelerden biridir. Singapur’da Çince, İngilizce, Malayca ve Tamilce dilleri konuşulur. Eğitim ve iş sektörünün resmî dili ise İngilizcedir. Singapurlular İngilizce konuşma diline özgü kelimeleri kendilerine has şekilde kullanır ve bu aksana Singlish denir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Singapur, Güneydoğu Asya’da, Tayland, Birmanya ve Malezya topraklarının yer aldığı Malay Yarımadası’nda yer alır. İlk yerleşimciler 11. yüzyılda gelen Malay halkıdır. Şehrin adı da Malay dilinde aslan anlamına gelen ‘’simha veya singha’’ kelimelerinden gelmiştir. Ülkenin ulusal sembolü de aslandır. Ancak ülkenin geçmişine bakıldığında aslanların yaşadığına dair herhangi bir kayıt bulunamamıştır. Rivayete göre 14. yüzyılda Malezyalı bir prens, Singapur kıyılarına yaptığı sandal gezisi sırasında kıyıda heybetli bir aslan görür. Prens, gördüğü bu aslanın heybetinden oldukça etkilenir ve aslanın bu adaya şans ve güç getireceğine inanır ve kentin sembolü haline getirir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Singapur Cumhuriyeti’nin %75’ine yakınını Çinliler; geri kalan nüfusu ise Malaylar, Hintliler ve azınlıklar oluşturur. Küçük olmasına rağmen ticarete dayalı ekonomisi; gelişmiş turizmi, gemi yapımı, petrol rafineri ve elektronik endüstrileri ile dikkat çeken Singapur’un en büyük adası ise Sentosa’dır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Singapur denilince ilk akla gelen yüksek ve modern binaları olsa da aslında ülke topraklarının neredeyse yarısı bitki örtüsü ile kaplıdır. Hatta sıcak havanın soğumasına yardımcı olduğundan ülkedeki çoğu binanın terasında ağaç ve bitkiler yetiştirilmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Vatikan ve Monaco ile birlikte günümüzde hayatta kalan üç şehir devletinden biridir. Aynı zamanda 682.7 kilometre kare alanı ile dünyanın en küçük ülkeleri arasında 20. sırada yer alır. Amerika’dan 15 bin kat daha küçüktür. Toprağı küçük olsa da nüfusu yoğun olan Singapur’da sakız çiğnemek, sokaklara çöp atmak, yere tükürmek, kamusal alanlarda su dışında bir içecek içmek, arabaları kirli bırakmak yasaktır ve ciddi cezalar uygulanır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Dünya mutfaklarının her çeşidinin bulunduğu ülkede halkın çoğunluğunun dışarıda yemek yeme alışkanlığı vardır. Singapur mutfağı, kozmopolit yapısından dolayı çeşitli etnik grupların yeme-içme kültüründen etkilenmiştir. Geniş gastronomi yelpazesinde Malezya, Çin ve Hint mutfakları başı çekse de Japonya, Tayland, Kore gibi Asya ve Batı restoranlarına sıkça rastlanılır. Fiyat ve hijyen koşulları hükümet tarafından sıkı bir şekilde kontrol edilmektedir.

  • YENİ ZELANDA HAKKINDA KISA KISA

    Büyük Okyanus’taki ada ülkesi Yeni Zelanda, 17. yüzyılda Hollandalılar tarafından keşfedilir. 1840’lı yıllarda İngiltere’nin hakimiyetine geçen ülkenin ilk yerleşimcileri ise izlerine 13. yüzyılda rastlanılan Maori halkıdır. Günümüzde okyanusu kucaklayan sahilleri, sörfçüleri, heybetli dağları, iki büyük ve 700’den fazla küçük adasıyla ün salan ülke, antik dönemlerde uzak mesafesinden dolayı dünyanın ucundaki yer olarak anılıyordu. %94’ü suyun altında olduğu için “görünmez kıta” olarak da adlandırılan Yeni Zelanda hakkındaki ilginç bilgileri yazımızda listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Ülkenin üzerinde gezinen ama hiç gitmeyen uzun ve beyaz bulutların etkili olmasıyla Yeni Zelanda’nın yerli halkı olan Maoriler kendi dillerinde ülkelerine “Aotearoa” der ve Maorice bu kelime “uzun beyaz bulut” anlamına gelir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Yeni Zelanda, kadınlara oy hakkı veren ilk ülkedir. 19 Eylül 1893’te Birleşik Krallık gibi birçok ülkeden çok daha önce kadınlara seçme hakkı vermiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Peter Jackson tarafından sinemaya uyarlanan “Yüzüklerin Efendisi” serisinin bir sahnesi hariç tüm sahneleri Yeni Zelanda’da çekilmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Yeni Zelanda 3 resmî dile sahiptir. Bu dillerden bir tanesi 2006’da ulusal dil ilan edilen işaret dilidir ve 20 binden fazla insan bu dile hâkimdir. Ülkede konuşulan diğer resmî diller İngilizce ve Maoricedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Yeni Zelanda’daki 305 metre yükseklikteki bir tepe dünyanın en uzun ismini taşır. 85 harften ve 49 heceden oluşan “TaumatawhakatangihangakoauauotamateaturipukakapikimaungahoronukupokaiWhenuakitanatahu”, Maori dilinde “dağlara tırmanan, büyük dizli adam Tamatea’nın aşkına flüt çaldığı yer” anlamına gelir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Vahşi bir doğaya, çeşitli hayvan ve endemik bitki türlerine hatta sadece bu ülkede yaşayan kivi kuşuna ev sahipliği yapsa da Yeni Zelanda’da yılan bulunmaz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Yeni Zelanda, 130 milyona yaklaşan nüfusa sahip Japonya ile neredeyse aynı büyüklükte olmasına rağmen 5 milyon nüfusu ile dünyanın en az nüfusuna sahip ülkelerinden biridir.