Yazar: admin

  • Başka Devrin Çocukları 10 Eski İsim ve Anlamları II

    Başka Devrin Çocukları 10 Eski İsim ve Anlamları II

    Bir dönem popüler olup da bugün kulağımıza yabancı gelen isimler serimizin ikincisi ile karşınızdayız. Büyükler tarafından belki dönemin rüzgârına kapılıp belki de derin derin düşünerek çocuklara verilen isimler, günümüzde kulaklarda yabancı tınlayabiliyor. Bu eski ama güzel isimlerin bir kısmını sizlere hatırlatmak istedik ve eski isimler listemizde bir araya getirdik. Bakalım günümüzde nadiren duyduğumuz bu 10 isim size neler hissettirecek!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    eski isimler
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    eski isimler
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    eski isimler
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    eski isimler
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    eski isimler
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    eski isimler
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    eski isimler
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
    eski isimler
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”10#” title_font_size=”13″]
    eski isimler
  • Ünlü Şairlerin Dizelerinde 6 Farklı Yaz Mevsimi

    Ünlü Şairlerin Dizelerinde 6 Farklı Yaz Mevsimi

    Kimi yazla gelen duygulara methiyeler düzmüş, kimi yaz bitince biten aşkların sitemkârı olmuş. Kimi yaz meyvelerini görmezden gelememiş, kimi geçip giden yazlarla hesaplamak istemiş. İşte ünlü şairlerimizin dizeleriyle daha da güzelleşen yaz mevsimleri…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    yaz şiirleri
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    yaz şiirleri
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    yaz şiirleri
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    yaz şiirleri
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    yaz şiirleri
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    yaz şiirleri
  • KARAMAN’IN TARİHİ VE KÜLTÜREL BİRİKİMİNDEN DETAYLAR

    KARAMAN’IN TARİHİ VE KÜLTÜREL BİRİKİMİNDEN DETAYLAR

    Burası topraklarında 8000 yıldır yerleşim bulunan, üstünde Hititlerden Romalılara izler taşıyan, adını Karamanoğulları’nın kurucusu Karaman Bey’den alan köklü bir şehir… Yunus Emre’yi, Mevlana’yı, Şeyh Edebali’yi, Gufrani’yi, Hottuoğlu’nu, Piri Reis’i, Kazım Karabekir’i buluşturan köklü bir coğrafya… Hakkıyla gezebilmek birkaç gün ister ama sayfamızda çıkılacak birkaç dakikalık turla ön bilgi edinilebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    İç Anadolu Bölgesi’nin güneyinde yer alan Karaman’ın komşuları Antalya, Mersin ve Konya’dır. Dağlık ve engebeli olan topraklarının büyük bölümünde Akdeniz iklimi görülür. Şehri gezmek için en ideal zamanlar ilkbahar sonu ile sonbahar başıdır. Ayrancı, Kazımkarabekir, Ermenek, Başyayla, Sarıveliler ve Merkez ilçelerinden oluşan şehre ancak karayolu ve demiryolu ile ulaşım sağlanabilmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Karaman doğa, tarih ve kültür eserleri açısından zengin bir yerleşimdir ve bu değerlerin büyük bir kısmını şehrin Merkez ilçesinde görmek mümkündür. Onlardan biri de taç kapısı, açık avlusu, revaklı eyvanı ve süslemeleriyle öne çıkan, 14. yüzyılda I. Murat’ın kızı ve Karamanoğlu Alâeddin Bey’in karısı olan Nefise Sultan’ın yaptırdığı Hatuniye Medresesi’dir. Bu yapının hemen yanında arkeolojik ve etnografik eserlerin sergilendiği Karaman Müzesi görülebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    40 metre yüksekliğindeki bir kaya kütlesine oyularak yapılmış tahıl ambarları Merkez ilçesine bağlı Taşkale kasabasında yer alır. 250’den fazla ambarın bulunduğu mekân, insanların tahıllarını yıllarca bozulmadan koruduğu depo olarak işlev görmüş. Eski zamanlarda ürünler, zincirli makara sistemiyle üst katlara taşınırken, insanlar kayalara oyulan nişleri basamak olarak kullanırmış. 800 yıllık Taşkale Tahıl Ambarları günümüzde yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği bir yapı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Binbir Kilise aslında bazilika, anıt mezar, sarnıç, manastır gibi kalıntıların bulunduğu alana verilen isim. Merkez’e bağlı Madenşehri köyünde, sönmüş bir volkanik dağ olan Karadağ’ın eteklerinde yer alıyor. Tarihte, Avrupa’dan Kudüs’e giden hacıların ziyaret ettiği, önemli dini merkezlerden biri olduğu bilinmekte… Ne var ki 19. yüzyılda meydana gelen depremle yapıların birçoğu yıkılmış, günümüze ulaşmayı başaranlar gün boyu ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Karaman’ın doğa ve tarih turizmi açısından önemli yerleşimlerinden biri Ermenek ilçesidir. Zorlayıcı güzergâhını doğa tutkunlarının aşabildiği Menan Kalesi, içinde Maraspoli Mağarası’nı barındıran Ermenek Kalesi, günümüzde müze olarak hizmet vermekte olan Tol Medrese, 14. yüzyıl başında inşa edilen Sipas Camii sahip olduğu eserlerden birkaçıdır. Göksu Nehri üstüne kurulu Ermenek Barajı ise sadece ülkemizin değil dünyanın en yüksek barajları arasında yer alır. Dalış, sörf, yelken, kano, su bisikleti gibi aktivitelerin yapılabildiği baraj, çevresinde piknik yapılabilecek yeşil alanlar da barındırır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    “Karaman’ın koyunu sonra çıkar oyunu!” deyişini bilirsiniz. Sözün kaynağı olan efsaneye göre, Karaman Kalesi kuşatma altındadır… Karamanoğulları Beyliği’nin askerleri ise başka bir sefere çıkmıştır ve savunma yapacak asker yoktur. Ahali, kaleyi savunmayı vazife bilir… Düşünüp taşınırlar… Bir çobanın önerisi üzerine Karaman’da ne kadar koyun, koç varsa boynuzlarına fenerler takıp bayır aşağı sürerler. Manzarayı gören düşman, büyük bir ordunun üzerine geldiğini sanarak kaçmaya başlar. Durumu anladıklarında ise iş işten geçmiş olur. Karaman koyununa gelince… Bilinenin aksine o, sadece bu şehirde değil İç Anadolu ve Doğu Anadolu’da yetiştirilen koyun türlerinden biridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Karaman, büyük oranda tahıl ve et ürünlerinin yer aldığı bir mutfağa sahiptir. Bulgurla yapılan bıldırcın dolması, tavuk etiyle yapılan arabaşı çorbası, kuzu etiyle güveçte yapılan calla yemeği,  kıymayla yapılan çullama köftesi, büyükçe doğranmış koyun etinden yapılan çoban kavurma yöresel yemekler arasında bulunur. Hemen her gün tüketilen yemeklerin başında ise bulgur pilavı gelir. Öne çıkan tatlısı krema, süt ve unla yapılan kuymaktır.

  • 8 Maddeyle Yeşilçam’da Kim Kimi Seslendirdi?

    8 Maddeyle Yeşilçam’da Kim Kimi Seslendirdi?

    Bir filmde oyuncuların canlandırdığı karakterleri seslendiren kişiler belki de birçok ünlü aktör ve aktristi sevme nedenimiz… Ama çoğunu tanımıyoruz bile… Bunun büyük bir eksiklik olduğunu düşünerek listemize ünlü oyuncularımızın sesi olmuş dublaj sanatçılarını konuk ediyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    “Reca ederim bu bahsi kapatalım.” Belgin Doruk’tan duyduğumuzu sandığımız bu sözü aslında Adalet Cimcoz seslendiriyordu. Birçok ünlü ismi seslendiren usta dublaj sanatçısı 1970 yılında aramızdan ayrıldı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    “Nayır! Nolamaz!” Cüney Arkın’la bütünleşen bu replik ise sanatçıyı seslendiren Abdurrahman Palay’dan çıkıyordu. Senaryonun konduğu nota sehpasına kolunu dayayıp elini de çenesine koyan Palay’dan istemsizce çıkan nevetler, nayırlar uzun yıllar taklit edilen, eğlenilen bir konu oldu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Aynı zamanda oyuncu da olan Kemal Ergüvenç, Hulusi Kentmen’in babacan rollerini sırtlayan o babacan sesin sahibiydi. 1976 yılında hayatını kaybeden Ergüvenç, Kadir Savun, Bilal İnci, Ahmet Tarık Tekçe’nin de seslendirmesini yapmıştı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Ses sanatçısı Belkıs Özener Türkan Şoray başta olmak üzere Filiz Akın, Hülya Koçyiğit, Fatma Girik’in de seslendirmesini yapan bir dublaj sanatçısıydı. “Azize” filminde Türkan Şoray’ın görüntüleri eşliğinde dinlediğimiz şarkıları aslında Belkıs Özener seslendiriyordu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Sinema tarihinde yerini almış bir Erol Taş kahkahası vardır hani… Gerçek hayatta kolay kolay rastlayamayacağınız kötü adam kahkahası… İşte o efsane kahkahayı atan, 1997 yılında hayatını kaybeden tiyatro ve sinema oyuncusu Saadettin Erbil’den başkası değildi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Rıza Tüzün de tiyatro ve sinema oyunculuğunun yanı sıra seslendirme yapan isimlerdendi. Hem Ali Şen’in hayat verdiği genellikle kurnaz, çıkarcı karakterleri, hem de Nubar Terziyan’ın hayat verdiği sevgi dolu, iyi karakterleri seslendiriyordu. Tüzün, 1979 yılında hayata veda etti.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Çok yönlü sanatçı Jeyan Mahfi Ayral Tözüm kimlerin seslendirmesini yapmadı ki? Fatma Girik, Türkan Şoray, Filiz Akın, Ahu Tuğba, Gülşen Bubikoğlu, Emel Sayın… TV dizilerinden ve sinema filmlerinden tanıdığımız sanatçı radyo dizilerinde de rol alıyordu.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    “Elveda Asya, elveda selvi boylum al yazmalım, elveda…” 1977 yapımlı “Selvi Boylum Al Yazmalım” filminde Kadir İnanır’ı seslendiren Pekcan Koşar Hababam Sınıfı serisinde de Tarık Akan’ı seslendirmişti. Tiyatro ve sinema sanatçısı Koşar, 2005 yılında yaşamını kaybetti.

  • BAŞARI YOLUNDA İLHAM ALINABİLECEK SÖZLER

    BAŞARI YOLUNDA İLHAM ALINABİLECEK SÖZLER

    Başarı basamaklarını çıkarken çevrenizde size yol gösterecek ve model teşkil edecek insanların bulunması paha biçilmez bir nimettir, fakat bunlara sahip olmamak da moralleri düşürmemelidir… Çünkü konu hakkında yazılmış kitaplar, yaşanmış hikâyelerden esinlenen filmler, başarıya ulaşmış insanların dilinden cümleler de aynı işlevleri görebilir. Başarıya giden yolda ilham almanızı umduğumuz sözlerden birkaçını sizin için derledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Galileo Galilei” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Albert Einstein” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Edgar Allan Poe” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Thomas Edison” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Michel de Montaigne” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Konfüçyüs” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Francis Bacon” title_font_size=”13″]
  • 8 Madde İle Karbonat Minarellerinin Oluşturduğu Teraslar: Pamukkale Travertenleri

    8 Madde İle Karbonat Minarellerinin Oluşturduğu Teraslar: Pamukkale Travertenleri

    Travertenlerin bembeyaz dokusu ve tarihin izlerini taşıyan eşsiz Hierapolis Antik Kenti ile adından söz ettiren Pamukkale, dünyanın en büyük turizm merkezlerinden biri halini almış başlıca güzelliklerimizden… Hem kültürel hem doğal bir miras olan bölgenin merak edilenlerini ve keşfedilmesi gereken yerlerini sizler için 8 maddede derledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Pamukkale” title_font_size=”13″]

    Ege’nin beyaz masalı diye bahsedilen, barındırdığı tarihi dokuları ve antik kentleriyle şehrin en canlı, en merak uyandıran ilçesi diyebiliriz. Travertenlerin dünyada bir başka benzeri olmayışı burayı ‘turizmin kalbi’ haline getirmiştir. Yerli ve yabancı gözetmeksizin, her yıl sayısız turist tarafından sıkça ziyaret edilen Pamukkale, keşfedildikçe güzelliklerinin sınırı olmayan eşsiz bir yer konumundadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Travertenler Nasıl Oluştu?” title_font_size=”13″]

    Muhteşem görüntüsüyle büyüleyen bu kayalar, bölgedeki su akıntılarının 14 bin yıl öncesine kadar dayandığı yönünde. Pamukkale’de sıcak sular bu traverten yataklarına doğru akmış ve bu da kayaların çökmesine neden olmuştur. Suların içerisinde bolca kalsiyum ile karbonhidrat bulunur ve su her yeryüzüne çıktığında havayla temas ettiği için karbondioksit ve karbonmonoksit uçar. Bu uçan gazlar da travertenlerde birikerek, günümüzdeki eşsiz beyazlığına ve sertliğine kavuşmuştur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Traverten nedir?” title_font_size=”13″]

    Basınç altında bünyesinde erimiş karbondioksit bulunan yeraltı suları, geçtikleri alanlardaki kalsiyum karbonatı eriterek taşımaktadır. Suyun aniden basınçsız bir alana çıkması ve karbondioksitin uçması ile suda erimiş olan kalsiyum karbonat çok ince katmanlar halinde kayaların üzerine çökmektedir. Bu birikim de zamanla bir bulut gibi yumuşak hatları olan travertenleri meydana getirmektedir. Aynı zamanda mermerle birlikte de kullanabileceğimiz bir yapı malzemesidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Nelere İyi Gelir?” title_font_size=”13″]

    Pamukkale, şifalı suyu ve bu sayede oluşan travertenlerinin sunduğu güzellikle her gün binlerce turiste ev sahipliği yapıyor. Termal suyun birçok hastalığı tedavi edici olduğu o zamanlardan beri düşünülse de ancak yüzyıllar sonra bilimsel açıdan kanıtlanmıştır. Bu suyun her türlü tansiyona, romatizmal hastalığa, kas ve eklem ağrılarına, kalp damar hastalıklarına şifa olması gibi bir özelliği bulunuyor. Her yıl dünyanın dört bir yanında gelen ziyaretçiler de bu sularda şifa aramaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Hierapolis Antik Kenti” title_font_size=”13″]

    Pamukkale Travertenleri’yle iç içe olan kent, içindeki çeşitli tapınak ve dinsel yapılarının varlığından dolayı aynı zamanda Kutsal Kent olarak da bilinir. Denizli’nin hem doğa hem de kültürel mirasları arasında bulunan ve MÖ 2. Bergama kralı Eumenes tarafından kurulduğu, adını ise Bergama’nın kurucusu Telephos’un eşi Heira’dan geldiği düşünülmektedir. Roma İmparatoru Neron zamanında güçlü bir depremle hasar gören şehir aynı süreçte baştan aşağı yenilenmiştir. Tapınakları, antik tiyatrosu, tarihin izlerini taşıyan kapıları, surları, caddesi, kilisesi, gizemli mağarası ile dünyanın dört bir yanından ziyaretçi akınına uğramaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Hierapolis Antik Havuz” title_font_size=”13″]

    Hierapolis Antik Havuz, bir diğer adıyla Kleopatra Havuzu olarak da bilinen, MÖ 7. yüzyılda gerçekleşen bir deprem sonrasında oluşmuştur. Şehrin göbeğinde bir göçüğün meydana gelmesi ve Agora meydanına ait yıkılmış sütunların bu göçüğün içerisindeyken termal suların alanı doldurmasıyla şu anki görkemli halini almıştır. Sıcaklığının 36 derece olması ve yaz-kış bu durumun hiç değişmemesi başlıca özelliklerindendir. Roma döneminde çok ünlü bir sağlık merkezi olarak da kullanıldığı düşünülen havuz, yapılan araştırmalar sonrasında içerisindeki suyun pek çok hastalığa şifa olduğu anlaşılmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Plutonion Mağarası” title_font_size=”13″]

    Oldukça sıra dışı olan bu doğal mağara, fay kırığından çıkan termal suyu ve kendisine yaklaşan canlıların ölümüne yol açtığı düşünülen bol miktarda karbondioksit gazı bulunduruyor. Antik dönem zamanında, yer altı tanrısı Hades’e, tören eşliğinde kurban verilen bir yer olduğundan ‘ölüler ülkesine geçiş kapısı’ olarak düşünülmektedir. Bilinenlere göre bu doğal mağaraya Hades için bir boğa sokulur, boğa zehirli gazdan dolayı ölür ve böylelikle tanrıya kurban edilmiş olur. Yer altının tüm hazineleri Hades’e ait olduğundan Romalılar onun ismini varlıklı anlamına gelen Plüton olarak değiştirmiş ve günümüzde de Plutonium, yani “yer altı tanrısının ülkesine geçiş noktası” adını almıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Antik Tiyatro” title_font_size=”13″]

    Hierapolis Antik Kenti içerisinde bulunan önemli yapılardan bir tanesi de 9.500 kişi kapasiteli antik tiyatrodur. MS 60 yılında gerçekleşen büyük deprem sonrası yapım planlanan Antik Tiyatro, MS 206 yılında tamamlanmıştır. Büyüklüğü ve tarih kokan duruşuyla ziyaretçilerin yoğun ilgisini kazanan Antik Tiyatro, tasarımından dolayı o dönemde büyük gladyatör savaşlarının da yapıldığı rivayet edilmiştir. Sütunların arasında o dönemin güzelliklerini yansıtan heykellerin bulunmasıyla beraber, tepede büyüleyici manzarasıyla izleyenlere unutulmayacak bir deneyim kazandırıyor.

  • GERÇEKLERLE BULUŞTURAN GERÇEKÜSTÜ GÖRSELLER

    GERÇEKLERLE BULUŞTURAN GERÇEKÜSTÜ GÖRSELLER

    Görsellerdeki gerçeküstü dünyayı, düşünürlerin, yazarların gerçekten söyledikleri sözlerle karşınıza getiriyoruz. Tabii alıntıladığımız sözler de gerçekle ilgili…  Siz ister görsellere bakarak kendi yorumlarınızı yapın, ister hangisine daha çok anlam yüklediğinizi görmek için ünlülerin gerçekle ilgili sözlerine göz atın.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    “Gerçeğin dağlarına, ümitsizlikle çıkılmaz.” Friedrich Nietzsche

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    “Siz görmezden gelseniz de gerçekler var olmayı sürdürürler.” Henry Huxley

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    “Gerçek, gecikmeyi sevmez.” L. Annaeus Seneca

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    “Gerçek akıllılar için, güzellik de duygulu kalpler için yaratılmıştır.” Friedrich Schiller

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    “Arkanı güneşe çevirme gölgen önüne düşer, gerçek de böyledir.” Rabindranath Tagore

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    “Gerçeğe ancak tek yoldan gidilir ama ondan uzaklaştıran binlerce yol vardır.” Jean de La Bruyere

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    “İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir. Gerçeğin mayasını gözler göremez.” Exupery

  • 8 MADDE İLE SABUN VE SABUN ÇEŞİTLERİMİZ

    8 MADDE İLE SABUN VE SABUN ÇEŞİTLERİMİZ

    İnsanlar, uzun yıllar temizlenmek için kül ya da bitki özleri gibi maddeler kullanmış olsa da sabunun hikâyesinin neredeyse insanlık tarihi kadar eski olduğu düşünülüyor. Dünyanın kimi bölgelerinde, kalıntılar altında bulunan sabun kalıpları bunun ispatı niteliğinde… Artık gündelik yaşamımızın olmazsa olmazları arasında bulunan sabunun yapısı büyük oranda kimyasallaşsa da biz en doğal halleriyle bulabileceğiniz 8 sabun çeşidini listeliyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Lavanta Sabunu” title_font_size=”13″]

    Lavanta çiçeklerinin, açtığı temmuz aylarında toplanıp kurutulması, kuru çiçeklerin içinden tohumların alınarak bunlardan yağ elde edilmesi, lavanta sabunu yapımının ilk aşamalarını oluşturuyor. Bu meşakkatli işlemle başlayan üretim sonrasında kokusuna doyamayacağınız lavanta sabunları ortaya çıkıyor. İçinde barındırdığı yağ sebebi ile de antiseptik özelliği gösterdiği ve çeşitli cilt rahatsızlıklarına karşı koruduğu düşünülüyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bıttım Sabunu” title_font_size=”13″]

    Siirt’e özgü olan bıttım sabunu, Güney Doğu Anadolu Bölgesi’nde yetişen menengiç meyvesinin yağından elde ediliyor. Yabani fıstık da denilen meyvenin aşılanmamış halinden yapılan sabun, özellikle saç sorunları için öneriliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Defne Sabunu” title_font_size=”13″]

    Özellikle Hatay ve Gaziantep taraflarında yetişen defne ağaçlarının meyvelerinden çıkarılan ve adına “garlı” denen yağın zeytinyağı ile birleştirilmesiyle elde edilen sabun, turistlerin de en çok tercih ettiği çeşitlerin başında geliyor. İlaç yapımında da kullanılan defne sabunu, mikrop öldürücü özelliği nedeniyle kimi deri hastalıkları için tavsiye ediliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kükürtlü Sabun” title_font_size=”13″]

    Kokusuyla sizi diğer sabunlar gibi ferahlatmasa da sağladığı faydalarla dikkatinizi çekebilir. Medikal sabun olarak da kabul edilen kükürtlü sabunun içinde belli oranda kükürt bulunur. Kuru ciltler için önerilmeyen sabunun ciltteki kaşıntı problemlerine iyi geldiği biliniyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Zeytinyağı Sabunu” title_font_size=”13″]

    Sekiz bin yıl önce keşfedilen ve birçok açıdan mucizevi bir ürün olduğu düşünülen zeytinyağı ile yapılan sabun, bol miktarda E vitamini içerir. Zeytinyağı sabunu dendiğinde yeşil renk akla gelse de kırık beyaz rengi de bulunmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Keçi Sütü Sabunu” title_font_size=”13″]

    Anne sütüne en yakın süt olarak bilinen keçi sütüyle yapılan sabun hem adı hem muhtevası hem de faydaları ile adından fazlaca söz ettiriyor. İçerdiği proteinlerin, akne ve siyah noktalara neden olan bakterileri öldürdüğü uzmanlar tarafından söylenen sabunu aktarlarda bulmak mümkün.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Gül Sabunu” title_font_size=”13″]

    Hamam kültürümüzün tamamlayıcısı, olmazsa olmazı, köpürdükçe köpüren kalıp sabundur. Nostaljik duygular uyandıran kendine özgü kokusuyla bütün sabunların tartışmasız piridir. Yumuşatıcı özelliğinden dolayı bebek sabunu olarak da bilinir.

  • 8 Madde İle Güney Avrupa’nın Tatil Cenneti Arnavutluk

    8 Madde İle Güney Avrupa’nın Tatil Cenneti Arnavutluk

    Hem Adriyatik hem de İyonya Denizi’ne sınırı bulunan Arnavutluk’un deniz tatili yapmak isteyenler için çekici bir merkez olması hiç de şaşırtıcı değil… Üstelik Batı Avrupa ülkelerine oranla daha hesaplı bir tatili mümkün kılması ve Türkiye vatandaşlarından bu güzel Güney Avrupa ülkesini ziyaret etmek için vize istenmemesi de Arnavutluk’u birçok tatilcinin ilk tercihi haline getiriyor. Buyurun, 8 madde ile hem doğasına hem de kültürel mirasına hayran kalacağınız ülkeyi listemizde keşfedin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Ülkenin Dajiti Dağı’nın eteklerinde yer alan başkenti Tiran, özellikle tatiline kültürel deneyimler katmak isteyenlerin uğraması gereken bir durak. Ünlü Saat Kulesi, İskender Bey Heykeli, Ethem Bey Camisi şehrin görülmesi gereken yerleri arasında. Eğer Arnavutluk tarihi ve kültürünü daha yakından öğrenmek istiyorsanız Milli Tarih Müzesi’ni ziyaret edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Ülkenin iç kısımlarında bulunan bir diğer şehir ise Elbasan. 16. yüzyıldan kalma Osmanlı etkisi taşıyan Saat Kulesi, Namazgâh ve Kral Camisi gibi mimari yapıları ve elbette Elbasan Kalesi ile görülmeye değer. Bu şehir ülkemizde de çok sevilen Arnavutluk mutfağından bir lezzet, Elbasan Tava ile de tanınıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Osumi Nehri’nin iki yanında yer alan Berat şehri, Müslüman ve Hıristiyan kültürlerini ve tabii ki mimarilerini bir arada barındıran bir merkez. Evliya Çelebi’nin de Seyahatname’de beyaz evleri ve pencerelerinden bahsettiği Berat, “bin pencereli beyaz şehir” olarak anılıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4# ” title_font_size=”13″]

    Adriyatik ile İyonya Denizi’nin birleştiği bölgede bulunan kıyı kesimi, güzeller güzeli doğası ve plajları nedeniyle Arnavutluk Rivierası olarak anılıyor ve Fransız Rivierası’na alternatif olarak her yıl dünyanın dört bir köşesinden turist çekiyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Yunanistan’ın ünlü adası Korfu’nun tam karşısında yer alan Ksamil, yaklaşık olarak yılın 300 günü güneş görüyor ve bu sebeple Arnavutluk sahilinin en çok turist çeken bölgelerinden biri durumunda. Kumu sapsarı, denizi masmavi plajlarıyla ekonomik bir deniz tatili yapmak isteyenlerin ilk tercihi Ksamil’de, ülkenin en büyük açık hava müzesi Butrint’i ziyaret edebilir, yakındaki Ksamil Adaları’na da gidebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    İtalyan sahilindeki Brindisi ve Bari’nin karşısında bulunan Dıraç ya da Durres, ülkenin en büyük limanına sahip… UNESCO Kültürel Mirası listesinde yer alan Balkanlar’ın en büyük ikinci amfi tiyatrosu burada bulunuyor. Üstelik Dıraç Arkeoloji Müzesi’nde Osmanlı’dan kalma birçok eseri görmek de mümkün. Dıraç da ülkenin geri kalanı gibi birbirinden güzel plajlara sahip.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Deniz ve kültür turizmini bir arada yaşamak isteyenler için uygun bir Arnavutluk şehri olan Avlonya’nın (Vlore) tarihi MÖ 6. yüzyıla dayanıyor. Adriyatik ve İyonya Denizi’nin buluştuğu Avlonya Koyu’nda yer alan plajların tadını çıkarmak, aralarında bir Mimar Sinan eseri olan Muradiye Camii’nin de bulunduğu kültürel değerleri keşfetmek için Avlonya’yı ziyaret edebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8# ” title_font_size=”13″]

    Ergiri ya da Arnavutça Gjirokaster da derin bir tarihin yattığı Arnavut şehirleri arasında yer alıyor. Ergiri, damları taştan yapılmış evleriyle ünlü bir şehir, zaten Gjirokaster de “Gümüş Şehir” anlamına geliyor. Ergiri’yi ziyaret ederseniz, Balkanlar’ın en büyük ikinci kalesini de görme şansına sahip olabilirsiniz.

  • Karagöz ve Hacivat Gösterilerinden 10 Mizansen

    Karagöz ve Hacivat Gösterilerinden 10 Mizansen

    Türkiye’de gölge oyunu Karagöz ve Hacivat demektir. Gölge oyununun, Orta Asya ve Japonya gibi Doğulu kökleri olduğu düşünülür ve 4.yüzyıldan beri oynatıldığı, Moğollar zamanında da bilindiği kayıtlara geçmiştir. Yaşayıp yaşamadıkları bilinmeyen, yaşadılarsa da kim oldukları hakkında kesin bir bilgi bulunmayan bu iki gizemli karakteri, yediden yetmişe herkes yakından tanır. Karagöz, Hacivat’ın her dediğini yanlış anlar, bu durum türlü komik gelişmelere, aralarında takışmalara sebep olur ve birbirlerini tepelemeleriyle son bulur. Karagöz ve Hacivat’tan 10 mizansen ile karşınızdayız.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#”]
    ramazan ayı

    Hacivat – Karagöz’üm merhaba!
    Karagöz – Hoş geldin suda pişmiş balkabağı!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#”]
    ramazan ayı

    Hacivat – Hoş geldin sevgili Karagözüm!
    Karagöz – Hoş bulduk kel kafalı kara üzüm!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#”]
    ramazan ayı

    Hacivat – Gel seninle Bursa’yı gezip dolaşalım.
    Karagöz – Kime dalaşalım.
    Hacivat – Dalaşalım değil Karagöz’üm dolaşalım.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#”]
    ramazan ayı

    Hacivat – Karagözüm, sucuk aldım. Gel mangal sefası yapalım.
    Karagöz – Birer kangal alalım ama benim bahçe küçük, kangala dar gelir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#”]
    ramazan ayı

    Karagöz –  Hazıra dağlar dayanmaz derler.
    Hacivat –  Dayandı.
    Karagöz –  Mirasyedinin mirası biter derler.
    Hacivat –  Bitmedi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#”]
    ramazan ayı

    Hacivat –  Bak Karagöz’üm, leylekler gelmiş. Artık yaz geliyor.
    Karagöz – Hacivat, anlamsız konuşma. Hem leylek gelmiş diyorsun, hem kaz geliyor diyorsun.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#”]
    ramazan ayı

    Hacivat – Merhaba Karagöz’üm, uğurlar olsun!
    Karagöz – İftar kokuları burnuna dolsun!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#”]
    ramazan ayı

    Karagöz – Hacı Cavcav, aklıma bir bilmece geldi.
    Hacivat – Hatırın kalmasın, sor bakalım?
    Karagöz – Ama bilemezsen bize iftara geleceksiniz!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#”]
    ramazan ayı

    Hacivat – Sokakta aldım bir tane, evde oldu bin tane. Nedir bu, bil bakalım?
    Karagöz – Tahtakurusu.
    Hacivat – Hay kör olmayasıca Karagöz’üm. Tahtakurusu olur mu?
    Karagöz – Pekâlâ olur. Sokaktan bir tane kap da evde nasıl çoğalırlar gör.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”10#”]
    ramazan ayı

    Hacivat – Yer altında kırmızı minare.
    Karagöz – Kim bilmez onu yahu?
    Hacivat – Neymiş bakalım?
    Karagöz – Kırmızı minare işte.