Yazar: admin

  • HAYATINIZA SPOR VE EĞLENCE KATACAK 4 FARKLI YÜZME STİLİ

    HAYATINIZA SPOR VE EĞLENCE KATACAK 4 FARKLI YÜZME STİLİ

    Yüzme öğrenirken duyduğumuz ilk cümlelerden biri “kendini suya bırak”tır, çünkü suyla mücadele etmek suyun direnciyle karşılaşmamıza neden olur ve yüzmeyi zorlaştırır. Muhtemelen çoğunuz için işin bu kısmını geride bırakalı uzun zaman oldu… Şimdi de yeni stillerle tanışma zamanı diyor ve yüzme stillerini merak ediyorsanız var olan dört profesyonel tekniği aşağıda okuyabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Yüzme teknikleri içinde en kolay öğrenilen stil serbest yüzmedir ve diğer stillere geçmeden önce aşılması gereken ilk adımdır. En basit anlatımla, tüm bedenin suya yüzüstü ve paralel uzanmasıyla uygulanır. Yapılması ve yapılmaması gereken birkaç püf noktayı bilmek serbest stilde yüzerken işinizi kolaylaştırabilir. Örneğin elleri kepçe haline getirmemek ve parmakları çok hafif aralık bırakmak gerekir. Suyu kulaçla çektikten sonra kolu gövde hizasından değil baldır hizasından sudan dışarı çıkarmalıdır. Bu stilde su içinde hızlı hareket etmenin yüzde 90’ını kulaçlar sağlar, ayak vuruşları ise ancak %10 civarında hız kazandırır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    En zor yüzme tekniğidir diyebiliriz, hakkını verebilmek için tekniğe hâkim olmak, omuz ile ayak bileği eklemlerinin esnek olması ve doğru bir ritim tutturmak önemlidir. Vücudun üst kısmının ve kalçaların hareket uyumu diğer stillere göre daha fazla önem taşır. Kollar aynı anda aynı hareketi yapar, bacaklar da bitişik pozisyonda birlikte hareket eder. Sadece kollar ile bacaklar değil tüm vücut adeta dalgalanarak ilerler, yani kollar, gövde, kalça ve bacaklar hep birlikte dalga görüntüsü yaratan bir ritim tutturmalıdır. Baş, kollar çıkmadan önce sudan çıkar, kollar girmeden önce girer. Kelebek stilinde çekme, itme, toparlanma olarak üçe ayrılan kol tekniklerinin doğru uygulanması, nefes alırken zamanlamanın iyi ayarlanması son derece önemlidir. Uzman yardımıyla öğrenilmesi gereken ve sabır isteyen bir stildir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Sırtüstü yüzme stili serbest stil gibi tüm bedenin suya paralel ama ters biçimde uzanmasını gerektirir. Sırtüstü stilde kulaçlar birbirini takip eden daireler çizer. İşin püf noktalarından biri kulaç atılan tarafa doğru vücudun üst tarafını hafifçe çevirmektir. Suda daha fazla itiş gücü yakalamak ve daha az yorulmak için parmaklar kapalı değil hafif açık tutulmalıdır. Ayakların tamamının suyun içinde olacak biçimde ve palet gibi tutulması, takip eden hareketlerle aşağı yukarı vurulması gerekir. Sırt üstü yüzerken belin dik bir şekilde konumlandırılması ayak çırpmayı da kolaylaştırır. Bu arada, sırtüstü tekniğinin ilk kez 1912’deki Stockholm Olimpiyat Oyunları sırasında Amerikalı Harry Hebner tarafından uygulandığı bilgisini de ekleyelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Yüzme esnasında en yavaş ilerleme kurbağalama tekniği ile gerçekleşir. Kol ve bacakların ilerlemeye etkisi yüzde 50’ye yüzde 50’dir. Kollar yükselir, küçülür ve uzanırken bacaklar daireler çizerek kol ritmine eşlik eder.  Bu tekniği uygulamak için öncesinde mutlaka ısınma ve kas germe hareketlerinin yapılması gerekir. Bu stildeki en ufak bir hata yarışmalarda diskalifiye sebebi olabilir. Genel bir anlatımla, çift kol çekişi ve itişiyle birlikte, bacakların dizden kırılarak vuruş yapması esasına dayanmaktadır. Kol çekişleri dışa süpürme, kavrama, içeri süpürme, suyu bırakma ve toparlama adı verilen aşamalardan oluşur. Yüzücüler bu stilde genellikle kırbaç ayak vuruşu denilen bir teknik kullanırlar. İşin püf noktası ise kol, ayak ve nefes zamanlamasını iyi yapmaktan geçer.

  • En Sık Duyduğumuz 8 Bankacılık Terimi

    En Sık Duyduğumuz 8 Bankacılık Terimi

    Bazı kelimeler vardır ki gündelik hayatta duyarız ama anlamlarını tam olarak bilmeyiz. Hele de bankacılık ve finans gibi yer yer özel bir terminolojinin kullanıldığı meslek alanlarında söylenip yazılanlara yabancı kaldığımız zamanlar çok olmuştur. Biz de bu sorunu hafifletmek için listemizde bankacılık terimlerini ele alıyor ve tüm bankacıların 1 Haziran Bankacılar Günü’nü kutluyoruz!

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
  • Bu Kediler Dile Geldi

    Bu Kediler Dile Geldi

    Şilili şair Pablo Neruda yazdığı “Kediye Türkü” şiirinde canlılar içinde bir tek kedinin kedi olmaktan başka bir şey istemediğini söyler ve devam eder: “Her kedi katıksız kedidir / Bıyıklarından kuyruğuna kadar…” Kim itiraz edebilir ki? Aynı şairin ifadesiyle bu “kendinden hoşnut” canlıları biraz dile getirdik ve bakın ortaya neler çıktı…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    kedi
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    kedi, cat
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    kedi
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    kedi
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    dünya kediler günü
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    dünya kediler günü
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    kedi, cat
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    dünya kediler günü
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”9#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”10#” title_font_size=”13″]
    cat, kedi
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”11#” title_font_size=”13″]
    kedi
  • BUZDOLABI KULLANIMI VE TEMİZLİĞİ NASIL OLMALI?

    BUZDOLABI KULLANIMI VE TEMİZLİĞİ NASIL OLMALI?

    Evlerimizde bazı aletler var ki bozuldukları an tüm hanede kırmızı alarm verilmesini kimse yadırgamaz. Örneğin çamaşır makinesi… Bozulduğunda ve sepette kirliler birikmeye başladığında ev halkı da stresten strese girer. Bulaşık makinesi bozulup da servise gittiğinde, dönene kadar değerini bilemedik yakınmaları işitilir. Buzdolabı da onlardan biridir, hatta en önemlisidir. Ve eğer arızalanmasın, verimi düşmesin istiyorsak bazı detaylara özen göstermemiz gerekmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Buzdolabı kapısının sorunsuz çalışması önemli” title_font_size=”13″]

    Contası arızalanmış hava sızdıran bir buzdolabı kapısı hem enerji kaybına hem de yiyeceklerinizin bozulmasına sebebiyet verir, bu yüzden arızalandığını fark ettiğinizde beklemeden müdahale etmelisiniz. Buzdolabı kapısını sık sık açıp kapatmak da içinde sıcaklık dalgalanmasına neden olmaktadır. Kapıyı açıp seyretmek yerine, içinden ne alacağınıza önceden karar verip kapıyı sadece ürünü almak için kısa süreli açmak daha doğru bir uygulamadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Soğuk havayı korumak için doğru istiflemeli” title_font_size=”13″]

    Her şeyin üst üste bindirildiği bir buzdolabında aradığınızı bulmak için geçen süre enerji kaybına karşılık gelmektedir. Üstelik aşırı doldurulmuş bir dolapta soğuk havanın rahatça dolaşmasını bekleyemeyiz ve bu da ürünlerin saklanma süresinin düşmesi anlamına gelir. En doğrusu büyük boyutlu ürünleri arka taraflara küçükleri hemen el altına koymak olacaktır. Yiyecekleri içi görünen kaplarla yerleştirmek de aradığınızı bulma noktasında işinizi kolaylaştırabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sıcak yemekleri buzdolabına koyabilir miyiz?” title_font_size=”13″]

    Sıcak bir yemeğin buzdolabına koyulup koyulamayacağı merak edilen konulardan biridir. Doğru olan ise yemeğin soğumasını beklemek ve ondan sonra koymaktır. Çünkü buzdolabı, yemeğin etrafına yayacağı ısıyı bertaraf edip ideal soğukluk derecesini yakalamak için daha fazla enerji harcar ve bunun sık sık tekrarlanması arızalanmasına neden olabilir. Ayrıca sıcak yemekle birlikte derecesi yükselen dolapta diğer yiyeceklerin de etkilenebileceği düşünülebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bölmelere uygun yerleştirmeler yapılmalı” title_font_size=”13″]

    Buzdolabında sebze-meyve, kahvaltılık gibi bölümlerin belirlenmiş olması sadece tasarım amaçlı bir uygulama değildir. Daha uzun süre dayanabilen veya kısa sürede bozulabilecek gıdalar gözetilerek, yerleştirme sırasında bu tasarımlara uyum sağlamak önemlidir. Üst raf dolabın en soğuk rafıdır ve hemen tüketilmesi gereken gıdalar buraya konulmalıdır. Örneğin orta raf genellikle pişmiş yiyecekler, alt raf ise sebze-meyve içindir. Bu arada sebze ve meyvelerin kutularına nemli veya ıslak biçimde koyulmaması gerektiği de aklınızda olsun.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kötü koku oluşumunu önlemek için ” title_font_size=”13″]

    Buzdolabına balık, peynir gibi farklı kokularda onlarca çeşit gıdayı koyup kötü kokular almamak istiyorsak mutlaka her birinin streçlenmiş veya kapağı kapalı kaplarda olmasına özen göstermeliyiz. Dökülen, sızdıran yiyecekler olduğunda da bekletmeden temizlemek gerekir. Ne kadar dikkat ederseniz edin dolapta oluşan kokudan şikâyetçi iseniz kokuyu çekecek birkaç formül deneyebilirsiniz. Çay bardağı ile süt koymak, birkaç dilim limon yerleştirmek, bir kâsede sulandırılmış bikarbonat bulundurmak bu formüllerden birkaçıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Düzenli olarak temizlemeyi ihmal etmeyin” title_font_size=”13″]

    Hem verimli çalışması hem de gıdaların hijyenik bir ortamda saklanması için üç ayda bir tüm dolap temizlenmelidir. Temizlik sırasında tüm gıdalar çıkarılacağı için önceden planlama yapmak, bozulacak ürünlerin olmadığı veya az ürün bulunan bir zamanı seçmek yerinde olacaktır. Temizlik sırasında kapı ve kapı rafları dahil tüm parçaları sıcak su ve deterjanla yıkamalı ve iyice durulamalıdır. Küçük kıvrımlar bir diş fırçası yardımıyla temizlenebilir. Sirke ve bikarbonatı da temizlemede kullanabilirsiniz. Fakat temizlik malzemelerinde fazla abartıya kaçılmamalı keskin kimyasallar, ağartıcılar kullanılmamalıdır. Çamaşır suyu çok az miktarda kullanılmalı temizlik sonrasında arkasında hiçbir iz kalmamalıdır. Temizlik sırasında gözden kaçan yerlerden biri de dolabın arka kısmıdır. Fişten çektiğiniz cihazın arka tellerinde biriken toz ve kiri temizlediğinizde verimini de artırmış olursunuz.

  • Dağcılık Meraklıları İçin 8 Tırmanış Rotası

    Dağcılık Meraklıları İçin 8 Tırmanış Rotası

    Ülkemizde dağcılık ve tırmanış meraklıları için birçok bölge bulunur. Alpler’in bir uzantısı olan Toroslar, mitolojik hikâyelere ev sahipliği yapan Ağrı ve Nemrut Dağları, yemyeşil doğasıyla hayran bırakan Köroğlu, Kaçkar, Ilgaz dağları dağcılık sporları için birbirinden güzel istikametlerdir. Farklı tırmanış stillerine uygun tırmanış rotalarını araştırdık ve sizin için 8 maddelik listemizde bir araya getirdik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Uzundere, Erzurum” title_font_size=”13″]

    Erzurum’da bulunan Uzundere’de hem yazın hem de kışın tırmanış yapmak mümkün oluyor. Yaz aylarında kaya tırmanışına uygun olan bölgede kışın da buz tırmanışı yapabilirsiniz. Üstelik her sene Ocak ayında düzenlenen Uluslararası Buz Tırmanış Festivali de burada gerçekleştiriliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Geyikbayırı, Antalya ” title_font_size=”13″]

    Avrupa’nın kış aylarında da tırmanış yapılan favori mekânları arasında bulunan Geyikbayırı’nda Toroslar’ın güzel manzarasının tadını çıkarabilirsiniz. Burada farklı deneyim seviyelerine sahip tırmanışçılara uygun birçok parkur bulunuyor. Geyikkbayırı güzel doğası ve parkurlarıyla tırmanış meraklılarının o kadar ilgisini çekmiş ki, buranın 26 km yakınındaki köye birçok sporcu taşınmış.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Aladağlar, Niğde” title_font_size=”13″]

    Anadolu’nun gözde dağcılık bölgelerinden Aladağlar, Niğde- Adana ve Kayseri arasında bulunuyor. Mükemmel manzaraya doymak için bu dağları yürüyerek geçmeyi tercih edebilir ya da Demirkazık Köyü’ndeki Cimbar Kanyonu’nda tırmanış rotalarının tadını çıkarabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kaynaklar, İzmir” title_font_size=”13″]

    İzmir’e yakınlığı ile birçok sporseverin favori tırmanış adresi olan Kaynaklar’ın bir diğer çekici özelliği ise burada yaklaşık 200 adet farklı zorluk derecesine sahip tırmanış rotası bulunması. Ayrıca gezinizi ilkbahara denk getirerek her yıl Kaynaklar’da düzenlenen ve birçok tırmanış sevdalısını bölgeye çeken Kaynaklar Kaya Tırmanış Şenliği’ne de katılabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Narlıdere, Bursa” title_font_size=”13″]

    Bursa’daki Narlıdere, tırmanış meraklılarının en çok tercih ettiği bölgelerden biri olmaktadır. Şehre olan yakınlığı ve farklı tırmanış stillerine uygun rotalar sunması Narlıdere’yi tercih edenlerin başlıca sebepleri arasında yer alır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kaçkarlar, Rize” title_font_size=”13″]

    Karadeniz’in yeşiliyle ünlü şehri Rize’de yer alan Kaçkarlar, yılın her mevsiminde buzulları ve sonsuz yeşilliği görebileceğiniz bir adrestir. Burada özellikle kış aylarında daha da zorlaşan buz tırmanışı rotaları bulunur. Kaçkarlar üzerindeki Altıparmak, Kavron ve Verçenik tepelerine farklı rotaları izleyerek ulaşmanız mümkündür.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ballıkayalar Kanyonu, Kocaeli” title_font_size=”13″]

    İstanbul’a yakınlığı sebebiyle birçok tırmanış meraklısının tercih ettiği Ballıkayalar Kanyonu, farklı rotalarıyla amatör tırmanışçılara uygun parkurlar da sağlıyor. Üstelik bölgede bulunan kamp alanları da spor dolu bir hafta sonu geçirmek isteyenlerin tercihi oluyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Bafa Gölü, Muğla ” title_font_size=”13″]

    Deniz turizmi konusunda ülkemizin en çok rağbet gören şehirlerinden biri olan Muğla, tırmanış rotaları açısından da geride kalmıyor. Bafa Gölü’nün eşsiz manzarasını izlerken kısa kaya tırmanışlarına uygun parkurların tadını çıkarabilirsiniz.

  • Türk Edebiyatı’ndan Beyaz Perdeye Uyarlanan 7 Eser

    Türk Edebiyatı’ndan Beyaz Perdeye Uyarlanan 7 Eser

    Sinemanın sürekli olarak beslendiği edebiyatla arasında güçlü bir ilişki vardır. Ne var ki, ne zaman bir kitap sinemaya uyarlansa hikâyenin başarılı biçimde aktarılıp aktarılamadığı tartışma konusu olur. Aşağıda 7 roman ve beyaz perdedeki 7 yansımasını göreceksiniz. Hangilerini okuduğunuzu ya da izlediğinizi görmek için göz atmanızı öneririz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    ertem eğilmez, şener şen, kemal suna

    Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Gulyabani adlı romanından uyarlanan ve Ertem Eğilmez’in yönetmenliğini yaptığı Süt Kardeşler filminin yapım tarihi 1976… Romanın basım yılı ise 1913…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    kerime nadir, hülya koçyiğit, yeşilçam

    Kerime Nadir’in ilk kez 1953 yılında yayınlanan kitabı Samanyolu, 1967’de sinemaya uyarlandı. Orhan Aksoy’un yönettiği filmde Nejat karakterini Ediz Hun, Zülal’i ise Hülya Koçyiğit canlandırmıştı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    osman seden

    Reşat Nuri Güntekin’in kaleminden çıkan Çalıkuşu aslında ilk kez 1921 yılında, o dönemki Vakit gazetesinde yayınlanmıştı. Roman olarak da 1922’de basıldı. Beyaz perdeye ise Osman Seden yönetmenliğinde 1966’da uyarlandı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    altın ayı, erol taş, hülya koçyiğit

    Necati Cumalı’ya ait Susuz Yaz kitabı 1962’de yayınlandı. Bir yıl sonra sinemaya uyarlayan ve yöneten ise Metin Erksan’dı. Film 1964 yılında da Berlin’de Altın Ayı Ödülü’nü kazanmıştı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    şerif gönen, türk sineması

    Fakir Baykurt’un Yılanların Öcü kitabı aynı adla 1985 yılında sinemaya uyarlandı ve filmin yönetmeni Şerif Gören’di. Bu film, kitabın ikinci beyaz perde uyarlamasıydı. İlki 1962 yapımlı ve siyah-beyazdı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Halide Edib Adıvar’ın romanı Sinekli Bakkal 1936 yılında Türkiye’de basılmadan önce ilk kez 1935’te “Soytarı ile Kızı” adıyla İngilizce olarak Londra’da yayınlandı. 1967’de ise beyaz perdeye uyarlandı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    safa önal

    Cingöz Recai, Peyami Safa’nın kaleminden ortaya çıkan bir polisiye kahraman ve onun maceraları birbirini izleyen bir kitap serisi ile anlatılır. Ayhan Işık’ın 1969’da canlandırdığı Cingöz Recai’nin senarist ve yönetmeni ise Safa Önal’dır.

  • 8 Madde İle Homeros’un İlyada ve Odysseia Destanlarının Anayurdu Troya Antik Kenti

    8 Madde İle Homeros’un İlyada ve Odysseia Destanlarının Anayurdu Troya Antik Kenti

    Mitolojide önemli bir yeri bulunan Troya, Çanakkale’de Kaz Dağları’nın eteklerinde yer alır. Troya, ülkemizin en önemli kültürel zenginliklerinden biridir. Truva savaşına da sahne olan antik kent 8 madde ile huzurlarınızda.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Mitolojinin en büyük hikâyelerinden biri olan Truva Savaşı, aşk yüzünden çıkmıştır. Bu savaşın sebebi, dünyanın en güzel kadını Helen’in kaçırılmasıdır. Agamemnon önderliğindeki ordular Helen’in kendilerine iade edilmesini ister ama bu isteklerine olumlu yanıt alamazlar ve böylece uzun ve kanlı bir savaş başlar.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Yıllar boyunca mitolojinin bu büyük hikâyesinin hayali bir mekânda geçtiği düşünülür fakat arkeoloji dünyasını sarsacak bir gelişme yaşanır ve amatör bir arkeolog olan Heinrich Schliemann 1871 yılında Troya’yı keşfeder.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Troya kazısı bu değerli hazinenin keşfedilmesinden hemen sonra 1871’de başlar, bu uzun soluklu ve şaşırtıcı bulgularla dolu kazı günümüzde de devam etmektedir. İlk kazı aslında bir arkeolog olmayan Heinrich Schliemann önderliğinde harekete geçer ve 1893 yılında Wilhelm Dörpfeld onun yerine geçene dek Schliemann bu heyecanlı göreve devam eder. Troya’nın çok katmanlı yapısını ortaya çıkaran ise Dörpfeld olacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Troya’nın katmanlarının keşfedilmesinin birçok sonucu olur. Bunların belki de en önemlilerinden biri kentin Tunç Çağı’ndan itibaren bir yerleşim merkezi olduğunun gözler önüne serilmesidir. Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan ticaret yollarının üzerinde bulunması Troya’yı çağlar boyunca vazgeçilmez bir yerleşim merkezi haline getirmiştir ve şehir defalarca yıkılsa da aynı yerde tekrar tekrar inşa edilmiş ve tarihin birçok önemli uygarlığı için bir kale olmuştur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5# ” title_font_size=”13″]

    Bu katmanların ilki MÖ 3000 yılına yani Tunç Çağı’na aittir. Troya, Asurlular’dan Hititler’e, Urartular’dan Roma İmparatorluğu’na birçok büyük medeniyete şahitlik etmiştir ve tüm bu tanıklıklar arkeoloji dünyasının soluğunu tutarak izlediği Troya Antik Kenti katmanlarında muhafaza edilmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Truva Savaşı’nın yaşandığı düşünülen dönem antik kentin Troya VIIa ismi verilen katmanına denk gelmektedir ve bu dönemin kalıntıları 1930’lu yıllarda Amerikalı Carl W. Blenegen’in yönettiği kazılarda çıkarılmıştır. Hollywood yapımlarına bile konu olan Truva Savaşı ile ilgili birçok bilgiye ulaşılan kazılar tüm dünyanın ilgisini çekmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Dünyanın en büyük yazarlarından Homeros’un İlyada ve Odysseia kitaplarına konu olan Truva Savaşı ile ilgili en ünlü efsanelerden biri, bir hediye olduğu bahanesiyle şehrin içine sokulan Truva Atı ve içine saklanan askerlerin gecenin karanlığında taarruza geçmesidir. Bu saldırı sonucunda Truva Atı bir deyim haline gelmiş ve gündelik hayatta kullanılmaya başlamıştır. Hatta bilgisayarların yönetimini kullanıcılar fark edemeden ele geçiren Truva Atı Virüsü’ nün de adı buradan gelir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Günümüzde Troya kazısını Ernst Pernicka yönetir ve şimdiye dek buradan çıkarılan eserler Almanya, Rusya ve Amerika Birleşik Devletleri’nde çeşitli müzelerde sergilenmektedir. 2011 yılında açılan mimari bir yarışma sonucu, Troya Müzesi için çalışmalar başlamıştır, böylece önümüzdeki yıllarda bu önemli kazıdan çıkarılan eserleri kendi topraklarımızda da görebileceğiz.

  • ÇOK DOYURUCU VE BESLEYİCİ SALATA ÇEŞİTLERİ

    ÇOK DOYURUCU VE BESLEYİCİ SALATA ÇEŞİTLERİ

    Bazen yemeklerimizin eşlikçisi bazen tek başına öğün olan salataları dilediğimiz kadar çeşitlendirebiliriz. Örneğin tahıl ve bakliyat ürünleriyle hem farklı tarifler üretmek hem de salatamızı daha doyurucu ve besleyici bir hale getirmek mümkün. Birbirinden lezzetli ve besleyici salataları listemizde derledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Protein açısından zengin olan beyaz fasulye farklı salatalar içinde kullanılabilir ama şüphesiz ki en yakıştığı tariflerin başında bol soğanlı, yumurtalı haliyle piyaz gelir. Nasıl bir tarif olursa olsun kuru fasulyeyi salata içinde kullanmadan 8-10 saat kadar önce suya koymak, sonrasında haşlayarak pişirmek gerekir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Haşlanmış yeşil mercimeğe salata içinde en çok yakışan lezzetler taze soğan ve maydanozdur, hatta sosunda da limon yerine sirke kullanırsanız tarifi çok daha keyifli hale getirebilirsiniz. Tabii bunların hiçbiri kural değil, siz yeşil mercimek yanında farklı malzemeler kullanarak kendi salata tarifinizi oluşturabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    İnsanlığın en eski besinlerinden olan buğdayla karıştırmak da bol yeşillikli bir salatayı doyurucu hale getirmenin en güzel yollarından biridir. Yüksek lif içeren buğday tanelerini salataya ilave edebilmek için bir gece önceden ıslamak ve haşlayarak yenebilecek kıvama getirmek gereklidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Tabule çoğunlukla ince bulgurla bazen de kuskus ile yapılan bir tahıl salatasıdır. Kökeni Levanten mutfağına dayanan ve Akdeniz’e kıyısı olan Arap ülkelerinde de bilinen tabulenin malzemeleri arasında domates, salatalık, maydanoz, nane, soğan, sarımsak yer alır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Güneydoğu Asya ile Hindistan mutfaklarının gediklisi olan maş fasulyesi ülkemizde de yetiştirilen bir bakliyattır. Vitamin ve protein zengini olan bu besin en çok çorba ve salatalara yakışan bir yapıya sahiptir. Salataya ilave etmeden önce ıslamaya gerek yoktur, suda haşlayarak yumuşatmak yeterlidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Kırmızı fasulye, diğer adıyla Meksika fasulyesi de salatalara renk, lezzet ve bolca besin değeri katar. Kırmızı fasulyesi bol bir salata ile günlük lif ihtiyacınızın yarısını karşılayabilirsiniz. Salata içinde yanına en çok yakışacak malzemeler arasında kornişon turşu, maydanoz, taze soğan sayılabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Anavatanı Güney Amerika olan, yüksek besin değerlerinden yararlanabilmek için pilav, çorba, hamur işi gibi farklı tariflere eklenebilen kinoa çoktan bizim mutfağımıza da girmiş bir besin. Kinoayı salatada kullanabilmek için acısını almak üzere ovarak yıkamak ve suda haşlayarak pişirmek yeterlidir.

  • Türkiye Limanlarından Fotoğraflar

    Türkiye Limanlarından Fotoğraflar

    Limanın sözlükteki karşılığı şöyle: Gemilerin barınmalarına, yük alıp boşaltmalarına, yolcu indirip bindirmelerine yarayan doğal veya yapay sığınak. Ülkemiz 8.333 kilometrelik bir kıyı şeridine, 200’e yakın iskele ve limana sahip. Uluslararası ticarette ve denizyolu taşımacılığında önemli yeri olan büyük limanlarımızın sayısı ise 22. Aşağıdaki fotoğraflarda denizlerle çevrili ülkemizin limanlarından 7 tanesini konumlarıyla birlikte görebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    türkiye limanları
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    türkiye limanları
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    türkiye limanları
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    türkiye limanları
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    türkiye limanları
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    türkiye limanları
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    türkiye limanları
  • Bahçenize Balkonunuza Renk Katacak 8 Yaz Çiçeği

    Bahçenize Balkonunuza Renk Katacak 8 Yaz Çiçeği

    Evlerimize renk ve neşe katan çiçekler ne yazık ki her iklimin hava koşullarına dayanıklı olmuyorlar. Bazı çiçek türleri bol nem ve ışığa ihtiyaç duyarken bazıları sıcak havalarda solabiliyor. Bu listemizde ülkemizde yetiştirebileceğiniz, yaz aylarına kolaylıkla uyum sağlayan, sıcak havaları seven çiçek türlerini derliyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    yaz çiçekleri
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    yaz çiçekleri
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    yaz çiçekleri
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    yaz çiçekleri
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    yaz çiçekleri
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    yaz çiçekleri
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    yaz çiçekleri