Yazar: admin

  • 8 Madde ile Kehribar Taşı

    8 Madde ile Kehribar Taşı

    Yarı değerli taşlara çok fazla ilgi duymamıza karşılık bazen farklı taşları birbirinden, bazen de aynı taşın gerçeğini sahtesinden ayırt etmekte zorlanırız. Zaman zaman listelerimizde yer verdiğimiz taş çeşitlerine bu sefer kehribarı nam-ı diğer amberi ekliyor, bir kehribarı gördüğünüz her yerde tanıyabilmenizi sağlayacak özellikleri 8 maddede sıralıyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Kehribar “taş” olarak bilinse de aslında ne bir taş ne de bir kayadır. Bu haliyle diğer taşlardan daha ilk maddede ayrılır. Kehribar aslen, milyonlarca yıl önce genellikle tropikal bölgelerde yaşamış ağaçların salgıladığı reçinenin fosilleşmiş halidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Kehribarı ayrıcalıklı kılan bir özelliği de yarı saydam yapısı üzerinde fosilleşmiş böcek, çiçek, yaprak kalıntıları bulundurabilmesidir. Bugün sıkça rastlayabileceğiniz, içinde neredeyse taşın boyutu kadar fosil barındıran kehribarların çoğunlukla gerçek olmasa da yaratıcı bir zekânın ürünü olduğunu söyleyebiliriz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    kehribar tesbih

    Genellikle süs eşyası, takı ve tesbih yapılan kehribarın sıkma, damla, ateş gibi çeşitleri bulunur. Sıkma kehribar, kehribar taşı ile başka maddelerin etkileşime girmesi sonucu elde edilen bir taştır. 300 yıl kadar önce yapımına başlanan sıkma taşların rengi zamanla değişime uğradığı için üretimi sonlandırılmış. Bugün bir şemsiye ya da bastonun sapında, ya da tesbih tanelerinde sıkma kehribar görürseniz onun nadir bulunduğu için oldukça değerli bir ürün olduğunu bilmelisiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kehribar renklerini size burada bir çırpıda sayabilmemiz mümkün değil, çünkü kahverengiden kemik rengine, siyahtan maviye uzanan 250’den fazla renk tonu bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Özellikle damla kehribarda dikkatinizi çekebilecek bir özellik de taşın hareli yapısıdır. Bazen bir ipe dizilmiş kehribar taşlarının hareleri o kadar farklı olabilir ki aynı kayadan üretilmiş olsa bile size her birinin farklı taşlar olduğunu düşündürebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Taşlar içinde en fazla sahtesi yapılan kehribardır diyebiliriz. Bugün hem makine işi olan hem de zanaatkârlıkla yapılan kehribar mahsullerinin sahtesini gerçeğinden ayırt etmenin ise bazı yöntemleri var. Bunlardan bir tanesi aseton yöntemi… Gerçek kehribarın aseton içinde yapısı değişmezken sahtesinin dış kısmı yapışkan bir hal alıyor. Buna karşılık gerçek kehribar yumuşak maddesinden dolayı çabuk çizilebilirken, sahte taşlar o kadar kolay çizilmiyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Bir miktar suya biraz sofra tuzu katıp belli aralıklarla iyice karıştırarak çözelti oluşturun. İçine bıraktığınız kehribar taşlarının su üstünde yüzdüğünü, sahtelerinin ise dibe battığını göreceksiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Kehribar taşının parmak izi gibi olan bir başka özelliği de yakıldığında etrafa hoş bir reçine kokusu yaymasıdır.

  • BASKETBOL MAÇLARINDAN DAHA ÇOK KEYİF ALMANIZI SAĞLAYACAK TERİMLER

    Her takımda 5 kişi olmak üzere 10 kişiyle oynanan, topu, yüksekliği 3,05 metre olan çemberden geçirmek için mücadele edilen, 10’ar dakikalık (NBA’de ise 12’şer dakikalık) 4 periyottan oluşan, ikinci periyodun ardından 15 dakika devre arası molası verilen basketbol, seyretmesi en keyifli spor dallarından biridir. Bu seyri çok daha keyifli hale getirmenin yollarından biri şüphesiz ki spikerin maçı anlatırken kullandığı terimleri bilmekten, maça yabancı kalmamaktan geçiyor. 🙂

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Smaç, Alley Oop, Asist, Box out, Blok, Buzzer, Airball Nedir?” title_font_size=”13″]

    Smaç, hücum oyuncusunun sıçrayıp potaya tutunarak topu atması ve sayı yapmasıdır. Alley Oop, potaya yakın atılan bir pası havada yakalayan oyuncunun, topu hiç sektirmeden smaç basmasına denir. Asist, bir oyuncunun arkadaşına verdiği pasın sayı olmasıyla sonuçlanmasıdır, daha doğrusu sayı ile sonuçlanan pastır. Box out, pota altı mücadelede rakip oyuncuya sırtını dönerek potadan seken topu rakibin almasını engellemeye çalışmasına denir. Blok, savunma oyuncusunun, hücum oyuncusunun şutunu engellemesidir. Buzzer, periyot bitmek üzereyken topun baskete gönderilmesidir. Airball ise şut atıldığında topun çembere ve potaya değmemesidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Ribaunt, Crossover, Dribbling, Penetration, Jump Shot, Pick&Roll Nedir?” title_font_size=”13″]

    Ribaunt, potadan seken topun hücum veya savunma oyuncusu tarafından kontrol edilmesinde denir. Crossover, oyuncunun elindeki topu bacaklarının arasından, önden, arkadan dolaştırıp el değiştirerek savunma oyuncusundan kaçırmasıdır. Dribbling, sektirerek top sürme hareketidir. Penetration veya oyuncunun penetre etmesi, hücum oyuncusunun potaya doğru hızlı bir şekilde hareketlenmesidir. Jump shot, hücum oyuncusunun sıçrayarak kullandığı şuta denir. Pick&Roll ise oyuncunun, topu tutan takım arkadaşının yanına gelip perdeleme yaparak potaya doğru hareketlenmesi ve pası alarak sayı yapmasıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Turnike, Double-Team, Hang Time, Palming, Time Out Nedir?” title_font_size=”13″]

    Turnike, hücum oyuncusunun topu elinde tutarak potaya doğru iki adım attıktan sonra sayı yapmasıdır. Double-team, rakip oyuncuya ikili savunma yaparak baskı oluşturmaya denir. Hang time, şut, smaç veya turnike için sıçrayan oyuncunun havada kalma süresine verilen isimdir. Palming, oyuncunun dribbling yaparken yani topu sektirerek sürerken elini topu avuçlayacak şekilde alta getirmesidir, diğer bir anlatımla topu taşımasıdır. Time out, maç içerisinde mola almaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Double Dribble, Turnover, Charging, Panya, Panyalı Şut, Serbest Atış Nedir?” title_font_size=”13″]

    Double Dribble, topu çift elle sektirerek ilerlerken topu tutup tekrar sürmeye başlamakla oluşan kural hatasıdır. Turnover, kötü pas, foul yapma, topu dışarı çıkarma veya rakibe kaptırma gibi nedenlerle topu kaybetmeye denir. Charging veya hücum faul, hücum eden takımdan bir oyuncunun savunma oyuncusuna faul yapmasıdır. Panya, potanın arkasındaki kare alana denirken buraya çarparak potaya giren atışlara panyalı şut adı verilir. Serbest atış ise faul sonrasında ortaya çıkan, serbest atış çizgisinden atılan ve bir puan değerindeki atış türüdür.

  • USTA ŞAİR YAHYA KEMAL’DEN AYRILIĞIN ŞİİRİ: SESSİZ GEMİ

    Cumhuriyet döneminin büyük şairlerinden Yahya Kemal Beyatlı’nın Sessiz Gemi isimli şiiri, dillere pelesenk olmuş önemli edebi yapıtlardan biridir. Elbette bunda, şiirin yazınsal kalitesinin yanında, bestelenip şarkı olarak gönüllere girmesinin payı da büyüktür. Birçok sanatçı tarafından seslendirilen şiir, sanıldığı gibi ölüm olgusunu değil, iki sevgili arasında yaşanan ayrılık durumunu işlemektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
  • İSTANBUL GEZİ REHBERİ: BAKIRKÖY

    Bizans döneminde kralların taç giyme törenlerine sahne olan Bakırköy; Osmanlı döneminde ise ordunun savaşa çıkmadan önce limanda toplanmasına tanıklık etmiştir. İsmi Hebdomon, Jeptimun, Makrohori, Makriköy derken, Cumhuriyet’le beraber Bakırköy’e dönüşmüş. Nostaljik hikâyesinde, bahçelerinde begonviller açan cumbalı ahşap evler, yaz aylarında yaşanan deniz sefaları, kış olunca uskumruların, palamutların kıyıya vurması, çoluk çocuk yaşanan balık tutma keyfi gibi sayfiye yerine has detaylar yer alır. Günümüzde Bakırköy’de nereleri gezip görebilirim diyenler için ise hemen listemize geçelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    İstanbul’un muteber semtlerinden Bakırköy’de merkezi bir lokasyon olan ve Atatürk Anıtı ile ünlü Cumhuriyet Meydanı için pek çok adresin kesişim noktası diyebiliriz. Örneğin buradan, köklü bir mahalle olarak bilinen Zuhuratbaba’ya geçmek oldukça kolay. Zuhuratbaba demişken de adını aldığı Zuhuratbaba Türbesi’nden bahsetmeden olmaz. Büyük bir park içinde yer alan türbe, kutsallık atfedilen niteliğinden dolayı yaz-kış ziyaretçi ağırlayan bir mekân.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Bakırköy’ün en ünlü caddelerinden olan ve sahile dikine uzanan Ebuzziya Caddesi oldukça işlek bir lokasyon. Vitrinlere bakmak, alışveriş yapmak için ideal bir adres. Tabii bu cadde asıl 1800’lerden kalan Dzınunt Surp Asdvadzadzni Ermeni Kilisesi’nin mimarisiyle dikkat çeken çan kulesini görmek için tercih edilmeli… Hemen karşısında daha sade görünümlü bir Rum kilisesi, onun arka sokağında Çarşı Camii, onun arkasındaki sokakta ise bir İtalyan kilisesi olduğunu da ekleyelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Bakırköy’ün denizle haşır neşir mahallelerinden olan Florya deyince akıllara Atatürk’ün bu bölgeyi ziyareti ve denizde çekilen fotoğrafları gelir. Şimdilerde geniş bahçeli, havuzlu villa ve sitelerin konumlandığı yerde sahil boyunca yürüyüşler yapabilir, sahil parkında uzun saatler kafanızı dinleyebilirsiniz. Buraya geldiğinizde sahil kıyısında bulunan ve günümüzde müze olarak hizmet veren Atatürk Deniz Köşkü’nü de ziyaret etmeyi ihmal etmeyin.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Bakırköy’ün en büyük mahallesi olan Yeşilköy’ün adını, burada yaşamış olan edebiyatçı Halit Ziya Uşaklıgil’in teklif ettiği ve bu şekilde isimlendirildiği rivayet edilir. Yeşilköy’de görülmesi gereken yerlerin başında ise 3 bin metrekaresi kapalı, 12 bin metrekaresi açık olmak üzere yaklaşık 15 bin metrekarelik bir alana kurulmuş olan İstanbul Havacılık Müzesi gelir. Uçaklardan çeşitli araç gereçlere Türk Hava Kuvvetleri’nin kullandığı pek çok özel parça bu önemli müzede görülebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Bakırköy’ün özel adreslerinden biri de Veliefendi Hipodromu’dur. Bu arazi III. Mustafa tarafından, daha önce sürgün ettiği Şeyhülislam Veliyüddin Efendi’ye özür yerine geçmesi umularak hediye edilmiş. Veliyüddin Efendi de burada bakımlar yaptırarak araziyi vakfetmiş. Uzun yıllar Veliefendi Çayırı olarak bilinen alanda günümüzde at yarışları düzenleniyor. Yeri gelmişken, Hipodrom’un kuzeyinde İstanbul’un en büyük eski su depolarından olan Fildamı Sarnıcı’nın bulunduğu bilgisini de söylemeden geçmeyelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Bakırköy’den gelip geçen o kadar çok ünlü isim var ki, Toto Karaca, Münir Özkul, Cem Karaca, Tarık Akan burada doğmuş mesela… Cenap Şahabettin, Ahmet Rasim, Ziya Uşaklıgil burada yaşamış… Ne var ki semtin yaşam alanları kadar mezarlığı da etkileyici. Bakırköy Mezarlığı semte gelen yerli turistlerin özellikle ziyaret ettiği mekânlar arasında. Mezar taşları edebi cümlelerle bezeli bu alanda, “Gün batarken sanırım gölgeni bir başka güneş / Sarışınlık getirir gözlerin akşamlarıma” dizelerini yazan Cenap Şahabettin’in mezarı da bulunuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Bakırköy’e gitmenin en güzel yollarından biri deniz otobüsünü kullanmaktır. Araçtan indiğinizde sahil caddesine onlarca teknenin dinlendiği Ataköy Marina’nın içinden geçerek ulaşırsınız. Bu tercih gezinizden daha fazla keyif almanızı sağlayacak güzel bir başlangıç olabilir. Marinanın parkı, spor, yeme-içme, konaklama hizmetleri alabileceğiniz geniş bir bölgeye sahip, belki bir süre burada vakit geçirmeyi de düşünebilirsiniz.

  • KARAVANDA YAŞAMAYI HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?

    KARAVANDA YAŞAMAYI HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?

    Karavanlı yaşamın güzel taraflarından biri de izole olarak seyahat etmek ve tatil yapmak istediğinizde size tüm imkânları sunuyor olmasıdır. Karavanınız sayesinde yolculuk için ihtiyacınız olan araç da dinlenmek için ihtiyacınız olan ev de hep elinizin altındadır. Verdiği özgürlük duygusu da cabası. Karavan yaşamını merak edenler, “Acaba yapabilir miyim?” diyenler için artı ve eksilerine kısaca değinelim…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    karavan

    İki tür karavan olduğunu söyleyerek başlayalım listemize. İlki çekme karavan, yani var olan aracınızın arkasına takarak, gittiğiniz yere götürebileceğiniz karavan tipi. Çekme karavanın maliyeti birazdan söz edeceğimiz alternatifine göre daha ekonomik. Buna karşılık engebeli yollarda, iri cüssesi ve manevra sıkıntısı nedeniyle zaman zaman karavanınızı park ederek devam etmeniz gerekebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    karavan

    Çekme karavanın alternatifi ise motokaravandır, yani hem araç olarak kullanılan hem de konaklamaya uygun şekilde tasarlanan arabalar… Daha fazla konfor içerdiğinden uzun yolculuklar için genellikle bu tipler tavsiye edilir. Ama hangisini tercih ederseniz edin, arkasına bisikletinizi, üstüne şişme botunuzu yerleştirip karavanlı yaşamınızın arasına farklı yolculuk türleri bile sıkıştırabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    karavan

    Karavanınız, minimalist bir yaşam tarzını tercih ediyorsanız temel ihtiyaçlarınızın yer aldığı sadelikte de eğer konfordan yanaysanız taleplerinizin çoğunun karşılandığı bir düzen içinde de olabilir. Özellikle motokaravanlarda ergonomik dolaplardan ışıklandırma sistemine, mutfak tezgâhından banyo tasarımına neredeyse lüks bir daire izlenimini veren detaylar bulunabiliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    karavan

    Gerek en başında aracı seçerken gerekse yolculuk sırasında dikkat ettiğinizde seyahatinizi kolaylaştıracak birçok püf noktası bulunuyor. Örneğin satın alır veya kiralarken mutfak tezgâhı gibi blok yerlerin sivri köşeli değil kavisli olması herhangi bir sarsıntı anında zarar görmenizi engeller. Ya da seyahatiniz sırasında kettle, fön gibi aletleri gerekmedikçe çalıştırmamak aküyü çabuk bitirmemek açısından önemlidir gibi…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    karavan

    Elbette karavanlı yaşamın da zorlukları var…  Belki de bunların başında su sıkıntısı çekmemek adına duş alırken, çamaşır ya da bulaşık yıkarken iki kere düşünmek geliyor. Veya yağmurlu havalarda karavanın içinde mahsur kalmak pek de evinizin camından izlediğinizde olduğu gibi romantik gelmeyebilir. Dar bir alan olduğu için temizlik konusu da hassas olunması gereken önemli bir başlık.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    karavan

    Karavanda konaklarken dikkat edilmesi gereken diğer bir ayrıntı güvenlik meselesi. Geceyi geçireceğiniz yere karar verirken ne kadar tekin olduğuna da dikkat etmelisiniz. Bu detayı da aştıktan sonra ister kimselerin olmadığı yerlerde ister birçok karavanın bir arada bulunduğu karavan kamplarında rahatlıkla konaklayabilirsiniz. Karavan kamplarının, aynı hayat tarzını benimsemiş insanların deneyimlerini paylaşabildiği sosyal ortamlar olduğunu da ekleyelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    karavan

    Bu detaylara karşılık karavan hayatını kimi insanlar için vazgeçilmez kılan ise doğaya daha yakın hale gelebilmeleridir. Bir gün göl kenarında, bir gün ormanın içinde, bir gün dağ eteklerinde her sabah farklı bir manzaraya uyanmanın yerini çok az şey tutabilir. Karavan yaşamında bilirsiniz ki bütün manzaralar sizindir. Ve evinizin penceresinden istediğiniz manzarayı görebilmek için o yöne direksiyon kırmanız yeterlidir.

  • HÜCRE DOSTU ANTİOKSİDAN NEDİR, NELERDE BULUNUR?

    Sağlıkla ilgili konularda ya da beslenme önerilerinde sıkça karşılaştığımız bir terimdir antioksidan. “En güçlü antioksidan” veya “şu ürünler antioksidan bakımından çok zengin” ifadelerini mutlaka duymuşsunuzdur. Antioksidan kelime olarak oksidasyonu önleyen anlamına geliyor. Vücudumuz için çok faydalı olan bu kimyasal maddeyi gelin biraz daha yakından tanıyalım.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • KARADENİZ BÖLGESİ’NDEN TARİHİ KALELER

    Ülkemizde yeşil ve mavinin buluştuğu çok sayıda yer vardır, Karadeniz Bölgesi ise yeşilin bütün tonlarını en dalgalı maviyle buluşturan nefis bir coğrafyadır. Bu coğrafyaya doğanın bir parçası gibi tutunmuş, oysa insan elinin ürünü olan, öyle kaleler var ki hepsi birer tarihi eser…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Dış surları ancak 18. yüzyıla kadar dayanabilmişse de iç surları günümüze kadar ulaşmayı başaran Kastamonu Kalesi, şehirden 120 metre yüksekte bulunan bir Orta Çağ eseridir. Kastamonu’nun merkezinde bulunan bu yapıya yürüyerek çıkılabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Şehir merkezinde denizle burun buruna bir yapıdır Sinop Kalesi. Kalınlığı 3-8 metre arasında değişen, yüksekliği 30 metreyi bulan ve toplamda 2973 metre boyunca uzanan surları, büyük ölçüde korunarak günümüze ulaşmıştır. Kalenin, MÖ 7. ve 8. yüzyıllarda yapıldığı bilinmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Sinop’un güney ilçelerinde olan Boyabat’ta MÖ 7. yüzyılda inşa edilmiş kale günümüze kadar ulaşmayı başaran görkemli yapılardan biridir. 135 metre yüksekliğindeki sarp bir kayanın üstüne yapılan Boyabat Kalesi, konumu ve mimarisiyle görenleri hayran bırakmaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    14. ve 15 yüzyılda inşa edilmiş, Rize Çamlıhemşin’de yer alan Zilkale’nin mimari yapısı, kendisini çevreleyen doğa ile bütünleşerek eşsiz güzellikte bir görüntü oluşturur. Fırtına Vadisi üstündeki kale, dış surlar, orta surlar ve gözetleme kulesi olan iç kaleden meydana gelmektedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Çoruh Nehri’nin kıyısında konumlanan, 70 metre yükseklikteki bir kaya üzerine inşa edilmiş Artvin Kalesi, 10. yüzyılla tarihlenmektedir. Eski adı Livana olan kalenin içinde şapel ve sarnıç kalıntıları bulunmaktadır. Şehrin merkezindeki kale günümüzde askeri bölge içindedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Ordu şehrinin merkezinde, Bayadı Köyü sınırları içindeki Kurul Kalesi, 2300 yıllık bir yapıdır. 2010 yılında arkeolojik kazıların başlatıldığı kaleden bugüne kadar çok sayıda tarihi eser çıkarılmıştır, onlardan en önemlisi ise 110 cm boyunda 200 kg ağırlığındaki Ana Tanrıça Kibele Heykeli’dir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Kayalık bir zemin üzerine inşa edilmiş, karayla bağlantısı olmayan, fakat hemen karanın yakınında yer alan Kız Kalesi, Rize’nin Pazar ilçesinde yer almaktadır. İnşa tarihi net olarak bilinmemekle birlikte 13. ve 14. yüzyılda yapıldığı düşünülmektedir.

  • KİTAP YAYINCILIĞINA AİT TERİMLER

    Modern dünyada şimdiye kadar 130 milyon civarında kitap yayınlandığını biliyor muydunuz? TÜİK verilerine göre 2019 yılında ülkemizde 61 bin 512, 2020 yılında 68 bin 120 kitap yayınlanmış. Yıllık kitap baskı sayısı ise 600 milyonu çoktan aşmış durumda. Üretim konusunda oldukça iyi olan ve kitap cirosuyla dünyada 11’inci sırada yer tutan ülkemizde kitap okuma oranının da yükselmesini dileyerek, yayıncılık dünyasından bazı terimleri karşınıza getiriyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • HOBİ VE MODA DÜNYASINDAKİ ÖZGÜN UYGULAMA: BATİK

    El sanatı olarak nitelenen batik, günümüzde dünyanın her yerinde bilinen ve uygulanan bir teknik.  Moda dünyasında dönem dönem kendini gösteren bu teknik aslında oldukça eski bir geleneğin ürünü. Aşağıda göreceğiniz giriş seviyesinde bilgiler batikle yeni tanışanlar için…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Batik tekniğinin Güneydoğu Asya’daki ada ülkesi Endonezya’dan çıktığı ve Orta Asya’da ilk örneklerinin Türkler tarafından MS 700-750 yılları arasında verildiği biliniyor. Doğuda yüzlerce yıldır uygulanan teknik 17. yüzyılda Hollanda’ya mal getiren Alman tüccarlar tarafından Avrupa’ya taşınmış.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Yapımında fırça, şablon, kalıp gibi malzemelere ihtiyaç duyulan batik, en basit anlatımla kumaşın üzerine desenler çizilmesi, renkli olması istenmeyen yerlerin balmumuyla kaplanması, kumaşa boya banyosu yaptırılarak boyanın emdirilmesi ve sonrasında balmumunun çözdürülmesiyle yapılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Batik el sanatının yukarıda ifade ettiğimiz uygulama tekniği dışında farklı çeşitleri de bulunur. Şablon batik, kâğıt batik, akıtma batik, kazıma batik, bağlama batik bu çeşitler arasındadır. Bu uygulama teknikleri internette yayınlanan videolar aracılığıyla veya kumaş boyama kurslarına katılarak öğrenilebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Batik uygulamasında kumaş ve boya seçimleri önem taşır, bu ayırımı yapabilmek belli oranda batik bilgisi gerektirir. Fakat en temel bilgi olarak kumaşın kullanılacak yere göre seçilmesi, temiz olması ve kırışık olmaması, kullanılacak boyaların ısıya dayanıklı, yıkanabilir olması gerektiği bilinmelidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Endonezya’da geleneksel motiflerin kullanıldığı batik, desenler, çiçekler, kelebekler, kuşlar gibi yüzlerce farklı figürden oluşabilir. Renk seçimi ise memnun edici sonuçlar elde edebilmek için incelik gerektirir. Örneğin, zıt renklerle çalışmak farklı işlemler gerektirirken, birbirini tamamlayan renklerin seçimi çalışmayı oldukça kolaylaştırır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Batik tekniği ile neler yapabilirim derseniz evinizdeki pek çok ürünü batikle renklendirebileceğinizi söyleyebiliriz. Elbiseden masa örtüsüne, eşarptan şala, perdeden kırlente, çocuk giysisinden kravata, kumaş materyal kullanılan pek çok üründe batik tekniği uygulanabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Batik ürünler bilhassa rengârenk giyinmeyi veya evini renklerle dekore etmeyi sevenlerin tercihleri arasında bulunuyor. Batiği bizzat yapmak ise bir sanat aracı ya da bir hobi olarak veya çocuklarla birlikte yapılacak hoş bir aktivite olarak tercih edilebilir.

  • DÜNYANIN NERESİNDE EN ÇOK HANGİ DİL KONUŞULUYOR?

    DÜNYANIN NERESİNDE EN ÇOK HANGİ DİL KONUŞULUYOR?

    Düşünebiliyor musunuz, yapılan çalışmalar göstermiş ki yeryüzünde konuşulan dil sayısı 6.900’den fazlaymış! Biz söze hemen, canımız dilimiz Türkçemiz ile başlayalım… Türkçe konuşan insanlarla Bulgaristan, Romanya, Polonya, Litvanya gibi Avrupa ülkelerinde de, Tacikistan, Özbekistan, Moğolistan ve hatta Çin gibi Asya ülkelerinde de karşılaşmanız en büyük olasılıklardan. Geniş bir coğrafyaya yayılmış dilimizi dünyada yaklaşık 220 milyon kişinin konuştuğu tahmin ediliyor. Ana dilimizin dünyadaki durumu özetle böyle, gelin şimdi de diğer dillerinkine bakalım…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Günümüzde 7.5 milyarı aşan dünya nüfusunun 1.4 milyarı, yani yüzde 18’i Çin’de yaşıyor. Bu da dünya üstünde neredeyse 5 kişiden 1’inin Çince konuştuğu anlamına geliyor. Ve tam burada Çincenin tek bir dil değil, birbirinden oldukça farklı lehçelerden oluşan bir dil ailesi olduğunu söylememiz gerekiyor. Çincenin resmi dil olduğu bir diğer ülke ise Tayvan’dır, kullanılan lehçe ise Mandarin lehçesidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    İngilizce yaklaşık 430 milyon kişi ile dünyanın en çok konuşulan üçüncü dili. Bununla birlikte Amerika’dan Afrika’ya, Avrupa’dan Okyanusya’ya dünyanın dört bir tarafında karşımıza çıkabilen en yaygın dil. Öyle ki 430 milyon kişinin birinci dili İngilizce iken, ülkesinin resmi dili olmasa bile 1.5 milyar kişinin evrensel dil olarak kabul gören İngilizceyi konuşabildiği tahmin ediliyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Resmi dil olarak bakıldığında 480 milyon kişi ile dünyada en çok konuşulan ikinci dil İspanyolca. Amerika kıtasının güneyinde Küba’dan Arjantin’e, Meksika’dan Panama’ya, Şili’den Honduras’a neredeyse 20’ye yakın ülkenin resmi dili. İspanyolca Avrupa’da ise sadece İspanya’nın resmi dili. Buna karşılık İngilizce, Çince, Fransızca, Rusça ve Arapça ile birlikte Birleşmiş Milletler’in de resmi dillerinden biri.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    138 milyonu Rusya’da olmak üzere yaklaşık 160 milyonun konuştuğu Rusça en çok konuşulan diller arasında ilk 10’a giriyor. Belarus, Ukrayna, Moldova, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan, Ermenistan, Türkmenistan, Azerbaycan gibi ülkelerde konuşulan ve geçmişi oldukça eskiye dayanan Rusça, Sovyet döneminde yayılarak Avrupa’da da yaygın bir dil haline gelmiştir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Arabistan, Yemen, Umman, Fas, Moritanya, Bahreyn, Katar, Filistin gibi Arap ülkelerinin tümünün resmi dili olan Arapça dünya genelinde en çok konuşulan beşinci dildir. Resmi dil ya da azınlık dili olarak dünyada 60 ülkede Arapça konuşulmaktadır. En fazla Arapça konuşan ülkelerin başında Mısır geliyor, sonra da Cezayir ve Sudan. Tabii bu durum o ülkelerin nüfus yoğunluklarıyla ilgili.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    İspanyolcaya benzerliği ile dikkat çeken Portekizce de dünyada yaygın bulunan diller arasında yer alıyor. Sömürgeleştirme döneminde hızla yayılan dil bugün Portekiz dışında Afrika ülkesi Angola, Güneydoğu Asya ülkesi Doğu Timor, Güney Amerika ülkesi Brezilya gibi ülkelerin de resmi dilidir. Brezilya, yüzölçümü ve nüfus büyüklüğünden dolayı Portekizcenin en yoğun konuşulduğu ülkedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Dünyada 200 milyon kişinin konuştuğu düşünülen, Avrupa’da Fransa ve Monako’nun tek resmi dili olan Fransızca, İsviçre, Lüksemburg ve Belçika’nın da bazı bölgelerinin resmi dilidir. Ama Fransızcanın en yaygın olduğu kıta Avrupa değil sömürge edinme dönemlerinden kaynaklı olarak Afrika’dır. Cibuti, Çad, Kamerun, Nijer, Senegal, Ruanda, Madagaskar gibi Afrika ülkelerinin resmi dilidir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Hint-Avrupa dillerinin Cermence koluna bağlı olan Almanca özellikle Avrupa’da yaygın olarak konuşulmaktadır. Almanya dışında İsviçre ve Avusturya, fiili olarak da en çok Almanca konuşulan ülkelerin başında geliyor. Eski Alman sömürgesi olan Namibya’da da Almanca oldukça yaygındır. Günümüzde dünyada 38 ülkede 120 milyon kişinin Almanca konuştuğu tahmin ediliyor.