Yazar: admin

  • Vedat Tek ve Mimarlık Tarihimize Attığı 7 Büyük İmza

    Vedat Tek ve Mimarlık Tarihimize Attığı 7 Büyük İmza

    Vedat Tek, Osmanlı’nın son dönemlerinde Saray başmimarlığı, Harbiye Nezareti başmimarlığı yapmış, milli bir tarz oluşturmayı amaçlayan Birinci Ulusal Mimarlık Akımının öncülerinden olmuştu. Sanayi-i Nefise Mektebi’ndeki ilk Türk öğretim görevlisi de Vedat Tek’ti. Serbest mimarlık döneminde, özellikle Nişantaşı semtinde bir tanesinde kendisi oturmak üzere çok sayıda apartman yaptı. 1873-1942 yılları arasında yaşayan Türk mimarın, Türkiye’nin tarihine tanıklık eden 7 eserini listemizde görebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    yusuf tek

    İstanbul Sirkeci’de yapımına 1905 yılında başlanan Büyük Postane Binası, Birinci Ulusal Mimarlık Akımı’nın ilk örneklerinden olup Vedat Tek’in bu süreçteki ilk eseridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    İran Şahından Yunanistan Kralına, ABD Başkanından Irak Kralına sayısız ünlü ismi ağırlamış Ankara Palas günümüzde de Devlet Konukevi olarak kullanılmaya devam ediyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    1923 yılında inşa edilen ve bugün Cumhuriyet Müzesi olarak kullanılan bina, Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi binasının yetersiz kalması nedeniyle 1960 yılına kadar İkinci Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak işlev görmüştü.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kastamonu’nun önemli yapılarından Kastamonu Hükümet Konağı 1902 yılında idari yönetim binası olarak açıldı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Haydarpaşa Garı’nın ön tarafında yer alan tarihi Haydarpaşa İskelesi İstanbul’un en nostaljik yapılarındandır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    1916-17 yıllarında yapılmış, Moda deyince akla ilk gelen Kadıköy Moda İskelesi bugün restoran-cafe olarak hizmet vermektedir. Adalara giden vapurların ilk durak yeri bu iskeleydi ve vapur seferleri yolcu azlığı nedeniyle 1986’da kaldırılmıştı.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Defterhane-i Hakani Nezareti yani Tapu ve Kadastrodan sorumlu Devlet Bakanlığı olarak 1910 yılında inşa edilen binanın ön cephesi Sultanahmet Meydanı’na bakar.

  • BİRBİRİNDEN RENKLİ VE LEZİZ PİLAV ÇEŞİTLERİ

    Kimi ülkelerde baharatlarla harmanlanan kimilerinde en sade haliyle sunulan pilav, içeriğine göre tek başına bir öğün olabildiği gibi enfes bir tamamlayıcı lezzet de olabilir. Ülkemizin her yöresinde sevilen ve sıklıkla tüketilen pilavın birbirinden farklı ve renkli çeşitlerini sizin için listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Safran, küçük liflerden oluşan son derece güçlü bir baharattır. Bir çay kaşığı kadar safranla altın sarısı renkte bir pirinç pilavı yapmanız mümkün. Safranı klasik pirinç pilavında kullanabileceğiniz gibi İran’ın soğanlı, havuçlu, baharatlı meşhur safranlı pilavında da kullanabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Türk mutfağının özel tariflerinden olan iç pilav, dolmalık fıstık, kuş üzümü, nane, tarçın, yeni bahar, toz şeker, dereotu, et suyu, pirinç, zeytinyağı ve tereyağı ile yapılır. Sadesi de kuzu ciğerlisi de olabilir özellikle sade yapılan bir iç pilavın yanına et yemeği çok yakışır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Doğu ve Güneydoğu Asya mutfağının sevilen lezzetlerinden olan kızarmış pilavın, ülkelere göre değişen tarifleri bulunur. Ülkemizde en çok uygulanan yöntemlerden biri pirinçlerin önce haşlanması, ardından tercihe göre tavada sebzelerle veya tavuk parçalarıyla birlikte karıştırılarak kızartılmasıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Kökeni Orta Asya’ya dayanan, ülkemizde Siirt mutfağında özel bir yere sahip olan perde pilavı en zahmetli tariflerden biridir. Fes şeklindeki bakır kaplarda pişirildiği için farklı bir görüntüye sahip olan perde pilavının üst kısmı özel bir hamurla kaplı iken iç kısmı pirinç, tavuk, tavuk suyu, dolmalık fıstık, kuş üzümü ve baharat ile yapılır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Kuzey Afrika’da ortaya çıkan ve Doğu Akdeniz ülkelerinde bolca kullanılan Firik bulguru, buğday tanelerinin ateşte kavrulmasıyla elde edilir.  Klasik bulgur pilavı tarifine benzeyen ama Firik bulguruyla yapıldığı için özel bir aromaya sahip olan Firik pilavını dilerseniz mantarlı, domatesli veya sebzeli de yapabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    İtalyan mutfağının meşhur tariflerinden olan risottonun en temel özelliği diri ve kıvamlı olmasıdır. Arborio pirinci ile yapılan pilavda, pirincin saldığı nişasta ile suyun doğru oranda olması tarifin püf noktalarından biridir. Buna karşılık pilav yapımı tamamlandığında pirinçlerin çok pişmiş değil al dente adıyla tarif edilen hafif sertlikte olması gerekir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    İspanya’nın, özellikle Valensiya bölgesinin ünlü yemeklerinden paella, adını Katalancada yemeğin pişirildiği özel kulplu tavadan almaktadır. Bu tavada pişirilen pilava tercihe göre karides, midye, kalamar gibi deniz ürünleri veya tavuk, tavşan gibi et ürünleri eklenebilir.

  • 8 Madde İle Sakin Şehir Kavramı ve Ülkemizin Sakin Şehirleri

    8 Madde İle Sakin Şehir Kavramı ve Ülkemizin Sakin Şehirleri

    Her geçen gün teknoloji ilerliyor, yeni icatlar ve yeni fikirler hayatımızı değiştiriyor. Hayat bir yandan kolaylaşırken bir yandan hızlanıyor ve bu hız özelikle büyük şehirlerde yaşayanlar için zaman zaman çok yorucu oluyor. Milenyumla beraber dünya çapında gündeme giren “cittaslow” ya da “sakin şehir” kavramı ise başka bir kent deneyimi sunuyor. Bu listemizde sakin şehir nedir ne değildir bir bakıyor ve güzel ülkemizin birbirinden huzurlu “sakin şehir”lerini sunuyoruz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Sakin şehir, küreselleşme ve gelişen teknoloji sonucunda her an bir yerlere yetişmek için koşturarak yaşamak zorunda kalan kent insanına bir alternatif sunmak için hayata geçirilen bir kavram. Hayatın daha zahmetsiz, kendiliğinden aktığı, insanların devamlı bir yerlere yetişmek zorunda hissetmediği bir hayatı amaçlıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Günümüzde dünyanın 30 ülkesine yayılmış 241 sakin şehir var bunların 14 tanesi ise ülkemizde bulunuyor. Bu unvanı kazanmak için çeşitli kriterlere uyum sağlamak ve tabii ki Cittaslow Birliği’ne başvuruda bulunmak gerekiyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Sakin şehirde hayatın en önemli özelliklerinden biri yavaşlık. Yaşadığımız ana odaklanmak ve yaşamın tadını çıkarmak, güzellikleri sindirmek ve en önemlisi kendinize zaman ayırmak bir sakin şehirde deneyimleyebileceklerinizin ana fikrini oluşturuyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Bu fikrin ana kriterlerinden biri de şehrin kendi kendine yetmesini sağlamak. Küçük esnafı, yerel üretimleri destekleyerek, şehrin kendi imkânlarını ve kaynaklarını kullanarak kent ruhunu yaşatmak. Ülkemizin dört bir yanında 14 adet sakin şehir bulunuyor ve bunlara her geçen gün yenileri ekleniyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Ege ve Akdeniz’in birleştiği noktada denizin güzeller güzeli mavisini ve çam ağaçlarının yeşilini bir arada barındıran Muğla Akyaka, Türkiye’deki ilk “cittaslow” olan Ege’deki Seferihisar, Aydın’a bağlı Yenipazar, Ege Denizi’nin ortasındaki Gökçeada, yerel Ege kültürünü tanıyabileceğiniz sakin şehirlerimiz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Akdeniz Bölgesi’nde ise Isparta iline bağlı olan geleneksel el sanatlarının hala devam ettirildiği Yalvaç ve Eğirdir Gölü’nü izlemeye doyamayacağınız Eğirdir huzur dolu, yavaş şehirler listesinde yer alıyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Karadeniz Bölgesi’nde “sakin şehir” unvanını kazanan son şehrimiz Gerze, Ordu’dan yeşiliyle meşhur Perşembe ve Ortaçağ’dan kalma yapılara da ev sahipliği yapan Artvin’e bağlı Şavşat keşfedilmeyi bekleyen sakin şehirlerimiz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]

    Yavaş yaşamı deneyimleyebileceğiniz şehirlerimiz arasında Sakarya’ya bağlı Taraklı, Şanlıurfa’nın saklı cenneti Halfeti ve Türkiye’nin en uzun şelalesinin de bulunduğu Uzundere de yer alıyor.

  • FARKLI ALANLARDA ZAMANI DONDURAN FOTOĞRAFLAR

    FARKLI ALANLARDA ZAMANI DONDURAN FOTOĞRAFLAR

    Yıllar süren çalışmalar sonunda gerçek anlamda ilk fotoğraf karesini 1826’da Niépce elde etmiş, fotoğraf kavramı 1839’da Fransız Bilimler Akademisi’nde ilan edilmişti. Niépce’in evinin penceresinden gördüğü görüntüyle başlayan bu serüven yıllar içinde hayatımızın her alanına girdi. Anı belgeleyen, zamanı donduran cansız kareler neredeyse yaşamın kendisi kadar kıymetli şimdi. Günümüzde fotoğrafın, fotoğrafçılık sanatının amatör ya da profesyonel anlamda birçok türü bulunmakta… Öne çıkanlardan birkaç tanesini aşağıda görebilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
  • GÜNEY AMERİKA’NIN BİRBİRİNDEN İLGİ ÇEKİCİ ÜLKELERİ

    Batı Yarımküre’de yer alan ve resmi anlamda keşfi 15. yüzyılda gerçekleşebildiği için Yeni Dünya olarak da anılan Amerika kıtası; Kuzey Amerika, Güney Amerika ve Orta Amerika ile bunlara bağlı adalardan oluşur. Bu yazımızda toplam 12 ülkeden oluşan Güney Amerika’nın birbirinden güzel ülkelerinden birkaçını sizin için listeledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Güney Amerika denince akla ilk gelen ülkelerden biri Arjantin’dir çünkü 2 milyon 790 bin km2 civarındaki yüzölçümüyle bölgenin ikinci, dünyanın ise en büyük sekizinci ülkesidir. Nüfusunun büyük bir bölümünü İtalyan ve İspanyol göçmenlerin oluşturduğu Arjantin’in resmî dili İspanyolcadır.  Ülkenin başkenti ve en büyük şehri, Buenos Aires’dir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Ekvator, Kolombiya, Brezilya, Bolivya, Şili ve Büyük Okyanus’la komşu olan Peru, Güney Amerika’nın batısında yer alır. Ülke, dünyanın en kurak çölü ile eşsiz görsellikteki kum tepelerini barındırır. Dünyanın Yeni Yedi Harikası’ndan biri olan Machu Picchu Antik Kenti de Peru’nun Cusco şehrinin 88 km. uzağındadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Dünyanın en kalabalık ülkelerinden biri olan Brezilya, eşsiz doğası ve kültürel yapısıyla görülmeye değer Güney Amerika ülkelerinden biridir. Müzik, edebiyat, resim gibi sanat dallarındaki çeşitlilik ülke kültürünün gelişmesinde büyük rol oynamıştır. Rio de Janeiro, São Paulo, Fortaleza, Parati, Recife gibi şehirleriyle etkileyici bir ülke olan Brezilya’nın en önemli sembollerinden biri de İsa heykelleridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Başkenti Sucre olan ama Bakanlar Kurulu’nun bulunduğu La Paz’dan yönetilen Bolivya, adını bağımsızlığa ulaşmasını sağlayan Simón Bolívar’dan alır. Öncesinde İspanya sömürgesi olarak adı Yukarı Peru olan ülke, festivalleri, yerel kostümlerinden vazgeçmeyen halkı, yağmur ormanları ve kristal lagünleriyle büyüleyici niteliklere sahiptir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    And Dağları ile Büyük Okyanus arasında uzun ince bir şeride karşılık gelen Şili’de, başkent Santiago mutlaka görülmesi gereken yer olarak öne çıkar. Şehrin popüler meydanı Plaza de Armas, 18. yüzyıl sonlarında inşa edilen Santiago Katedrali, oldukça yaşlı bir çöl olan Atacama, manzarasıyla ünlü San Cristóbal Tepesi, Santiago’nun dikkat çeken yerleridir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Güney Amerika’nın en küçük ülkelerinden biri olan Uruguay, plajlarıyla ünlüdür. Bir dönem İspanya sömürgesi olan ülke, Avrupa mimarisiyle inşa edilmiş yapılara sahiptir. Başkenti ve aynı zamanda en önemli liman kenti olan Montevideo’daki İtalyan esintiler taşıyan Palacio Legislativo (Parlamento Binası) ve Tiyatro Solis veya Fransız mimarisi etkisindeki Taranco Sarayı görülmesi gereken yerlerden bazılarıdır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Güney Amerika’nın kuzeyinde konumlanan ve Kuzey Amerika tarafında adaları bulunan Kolombiya’nın, Atlas ve Pasifik okyanuslarına kıyısı bulunmaktadır. Coğrafi olarak yağmur ormanlarından çöllere uzanan bir zenginliğe sahiptir. Başkent Bogotá ülkenin en büyük şehriyken, en popüler şehirleri arasında Medellin, Cartagena, Guatape yer alır.

  • WILLIAM SHAKESPEARE ESERLERİNDEN ALINTILAR

    İngiltere’de doğan ve lakabı Avon’un Ozanı olan Sheakspeare, tüm zamanların en iyi oyun yazarlarından biri olarak ünlenmiş, ardında bıraktığı eserler yüzyıllar içinde önemini kaybetmek bir tarafa sanat dünyasına her daim ilham ve anlam katmaya devam etmiştir. 1564-1616 yılları arasında yaşayan sanatçı, tiyatro oyunu olarak ilk yıllarında komedi, orta döneminde trajedi ve ileriki yıllarında drama eserleri orta koydu. Bu eserlerden derlediğimiz alıntıları ve eserler hakkında kısa bilgileri sizler için derledik.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Othello, William Shakespeare’in yazdığı en ünlü eserlerden biridir. Aşk, kıskançlık, ihanet gibi pek çok duyguyu içinde barındıran oyun, günümüzde pek çok oyuncu tarafından sergilenmeye devam ediyor. Othello’nun aynı zamanda pek çok film, opera ve düz yazı uyarlaması da mevcuttur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Venedik Taciri, Shakespeare’in en çok bilinen tiyatro oyunlarından biridir. Oyun, bir komedi olmasının yanı sıra ciddi trajedik bölümleri de içerir ve hatta bazı edebiyat tarihçilerine göre trajediye daha çok göz kırpan bir oyundur. Hristiyan asilzadesi ve Yahudi Shylock’un hikâyesini anlatan oyun hem beyaz perde, hem televizyon ekranında kendine yer buldu. Venedik Taciri, Shakespeare’in en karmaşık oyunlarından biri olarak kabul edilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Bir Yaz Gecesi Rüyası, Shakespeare’in ilk romantik eserlerden biridir. Ana teması aşk ve evlilik üzerine kurulu olan oyun, karışık ilişkilerden doğan bir komedidir. Antik Yunanistan’da bir düğünü konu alan oyunun, aynı zamanda Can Yücel tarafından Bahar Noktası adıyla Türkçe çevirisi bulunur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    Shakespeare denince akla gelen eserlerden bir diğeri Romeo ve Juliet’tir. İngiliz edebiyatının klasiklerinden olan eser, yazarın en bilinen oyunlarından biri olup düşman iki zengin ailenin gençlerinin yaşadığı aşk hikâyesini konu alır. Eser defalarca operaya, baleye ve sinemaya uyarlandı ve günümüzde hâlâ önemini korumaya devam ediyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Hamlet, Shakespeare’in en uzun eserlerinden biridir. Danimarka’da geçen oyun Hamlet’in kral olan babasını öldürdükten sonra tahta geçen amcasından aldığı intikamı konu alır. İhanet, intikam, entrika gibi derin duyguları konu alan eser, İngiliz edebiyatının en güçlü ve etkileyici trajedilerindendir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Shakespeare’in en önemli eserlerinden biri olan Kral Lear, kötü olan evlatlarının etkisi altında kalarak iyi olanlara haksızlık eden babaların düştüğü trajik sonları anlatır. Oyun ilk olarak “Kral Lear’ın Gerçek Tarihi” adıyla kitap olarak basıldı ve ardından saraya bağlı olan Whitehall Tiyatrosu’nda oyun olarak sergilendi.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Macbeth, Shakespeare’in en kısa eserlerinden biridir ancak aynı zamanda tüm dünyada yankı uyandıran en önemli eserlerdendir de. Oyunun hikâyesi bir “hırs” üzerine kuruludur, kral olma uğruna verilen mücadeleleri konu alır.

  • 8 Madde İle Denizlerin Sevimli Karakteri Denizatı

    8 Madde İle Denizlerin Sevimli Karakteri Denizatı

    Denizlerin sevimli canlısı denizatı, hem görüntüsü hem de ilginç karakteriyle su altı yaşam formlarının en merak uyandıran canlılarından biridir. İnsanların denizatına ilgisi o kadar büyüktür ki, takı ve kıyafetlerde figür olarak sık sık karşımıza çıkmaktadır. Denizatını bu kadar ilgi çekici kılan özellikleri araştırdık ve 8 maddelik listemizde bir araya getirdik.

    İlginç görüntüsü ve biyolojisiyle ilgi çeken denizatının mitolojide de yeri vardır. Yunan mitolojisinde Hippocampus olarak geçen denizatının vücudunun üst kısmı at, alt kısmı ise balık olarak resmedilir. Homeros’un İlyada eserinde, Poseidon’u denizin üzerinde giden atların Tanrısı olarak tanımlaması, denizatıyla ilişkilendirilebilir.

    M.Ö. 4. yüzyılda Lübnan’da, üzerinde denizatı olan paralar basılmış, Anadolu’da M.Ö. 6. yüzyılda yapıldığı düşünülen altından bir denizatı bulunmuştur. İngiltere’deki Roma Hamamları’nda da denizatı mozaiklerine rastlanmıştır. Tüm bunlar, insanlığın denizatına ilgisinin tarih öncesine dek uzandığını gösterir.

    Denizatları, görünüşleriyle suda yüzen ejderhalara ya da atlara benzeseler de aslında balık türleri arasındadırlar. Vücutlarının alt kısmında bulunan yüzgeçler ve üst kısmında bulunan solungaçlar denizatının bir balık türü olduğunu gözler önüne serer.

    Denizatları tropik ve yarı tropik sularda genelde 45° Kuzey ve 45° Güney enlemleri arasında yaşar. Amerika’dan Avrupa’ya dünyanın birçok yerinde farklı denizatı türleri görülür. Bu türlerin büyüklüğü 35 cm ile 16 mm arasında değişir. En küçük denizatları, Bahamalar’da bulunur ve cüce denizatları olarak anılırlar.

    Denizatlarının insanların en çok ilgisini çeken özelliklerinden biri aşk hayatlarıdır. Denizatları, hayvanlar arasında nadir görülen bir özelliğe sahiptirler ve çoğu denizatının hayatı boyunca sadece tek bir eşi olur. Üstelik eşini kaybeden denizatlarının yas tuttuğu da gözlemlenmiştir.

    Denizatlarının romantik hayatlarının yanı sıra üreme süreçleri de ilgi çekicidir. Sadece denizatının ait olduğu familyaya has bir biyolojik özellik sonucunda, erkek denizatları doğum yapar. Erkek denizatının kuluçka kesesinde 2 ile 3 hafta arası bir süre boyunca büyüyen yavrular, doğumdan sonra ise baba sevgisini pek tadamazlar çünkü erkeğin görevi doğumla beraber sonlanmış olur.

    Denizatlarının ilginç bir özelliği ise adeta bukalemun gibi renk değiştirebilmeleridir. Kendilerini korumak için bulundukları ortamın renklerine uyum sağlayarak kamufle olurlar. En küçük yani korunmaya en çok ihtiyaç duyan denizatlarının formlarını da değiştirebildiği örneğin üzerinde kabarcıklar belirmesini sağlayarak mercanlar arasında kaybolabildiği gözlemlenmiştir.

    Bu güzel hayvanların ömrü 4 – 5 yıl kadardır. Değişen iklim ve doğa koşulları tüm hayvanları olduğu gibi denizatlarını da olumsuz yönde etkilemekte ve bilinçsiz avcılık da eklenince 40 milyon yıldır var oldukları düşünülen denizatlarının türü tehlikeye girmektedir.

  • Tüm Karakteristik Yönleriyle Anadolu’daki 8 Selçuklu Yapısı

    Tüm Karakteristik Yönleriyle Anadolu’daki 8 Selçuklu Yapısı

    1077-1308 yılları arasında hüküm süren Anadolu Selçukluları ülkemizin dört bir köşesine özgün eserler yaptırdılar. Camiler, hanlar, kervansaraylar, köprüler, çeşmeler, medreseler… Döneme ait birkaç tane yapının taş ya da ahşap işçiliğini, süsleme ve bezemelerini dikkatlice incelediğinizde Anadolu Selçukluları’na ait eserleri artık her yerde tanımanız mümkün olacaktır. İsterseniz bu çalışmaya listemizde yer verdiğimiz 8 Anadolu Selçuklu yapısından başlayabilirsiniz.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]
    sivas gök medrese

    Selçuklu büyük veziri Sahip Ata Fahrettin Ali tarafından 1271 yılında yaptırılan eserin özellikle kapısı Anadolu Selçuklu mimarisindeki en gösterişli örneklerdendir. Kapı üzerindeki süslemelerde 12 tür hayvan başı, yıldız, ve hayat ağacı motifleri bulunur. Kapı üstündeki kitabede ise şöyle yazar: “Ulu sultan, yüce şahlar şahı, dünya ve dinin yardımcısı Kılıç Arslan oğlu Keyhüsrev’in devleti zamanında yapılmıştır. Allah devletini daim eylesin.”

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]
    anadolu selçuklu yapıları

    Selçuklu’dan günümüze ulaşan en eski ahşap direkli cami olan Afyon’daki Ulu Cami 13. yüzyılda Sahip Ata’nın oğlu Afyon Sancak Beyi Nasuriddin Hasan tarafından yaptırılmış. Tavanı 40 ahşap direk üzerinde yükselen yapı 40 Direkli Ahşap Cami olarak da biliniyor.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]
    aksaray sultan han

    Anadolu Selçuklu sultanları için yapılan kervansaraylar Sultan Han ya da Han ismiyle adlandırılırdı. Sultan 1. Alâeddin Keykubat tarafından kervanların emniyetli bir şekilde konaklamasını sağlaması için 13. yüzyılda yaptırılan Han da, 116 metre boyu ve kapladığı 4800 m2’lik alanla Selçuklu kervansaraylarının en büyüğüdür. Öyle ki Moğol saldırıları sırasında kale olarak da kullanılmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]
    sivas buruciye medresesi

    Pozitif ilimlerin okutulduğu bina olarak kullanılan ve 1271’de yaptırılan medrese 1960’lı yıllarda müze haline getirilmiştir. Dantel gibi işlenmiş taçkapısı Selçuklu taş oymacılığının en güzel örneklerindendir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]
    kayseri gevher nesibe şifahanesi

    Selçuklu Hükümdarlarından II. Kılıçaslan’ın verem hastalığı nedeniyle hayatını kaybeden kızı Gevher Nesibe Sultan’ın vasiyeti üzerine 1204-1206 yıllarında inşa edilmiştir. Yapı, dünyada tıp eğitimi ve sağlık hizmetini birlikte veren ilk merkez olması bakımından da önem taşımaktadır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]
    konya karatay medresesi

    Karatay Medresesi 1251 yılında hadis ve tefsir okutulmak üzere inşa edilmiştir. Sille taşının kullanıldığı yapının iç kısmı mozaik ve plaka çinilerle kaplıdır ve 1955 yılında Çini Eserler Müzesi olarak ziyarete açılmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]
    bitlis emir bayındır mezarı

    Önemli şahsiyetlerden Emir Bayındır Bey’in ölümü üzerine eşi Şah Selime Hatun tarafından yaptırılan anıt mezar, mimarisi, taş işçiliği, yüzeyindeki bitkisel ve geometrik süslemelerle döneminin en güzel örneklerinden biridir. Hatta sanat tarihçileri bu kümbet için dünyada iki tane örnekten biri olduğunu ifade etmiştir. Benzer diğer yapı ise Azerbaycan’ın Gence kentindedir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”8#” title_font_size=”13″]
    anadolu selçuklu yapıları

    Kapalı avlu medreseler grubuna giren medresenin genelinde mermer, kesme taş, moloz taş, sırlı tuğla kullanılmıştır ve en önemli mimari özelliklerinden biri yoğun biçimde kullanılan mozaik çinilerdir. Yapı 1278 yılında bir külliyenin parçası olarak inşa edilmiştir, bugün ise cami olarak kullanılmaktadır.

  • HOLLYWOOD SİNEMASINDA ÖNE ÇIKANLAR

    Ülke sinemalarını tek tek öne çıkan detaylarıyla karşınıza getirmeye devam ediyoruz. Sıra, sabun köpüğü içerikler ürettiği eleştirilerine maruz kalan, kimileri tarafından da her yapıtı hayranlıkla karşılanan ABD, namıdiğer Hollywood sinemasında…

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”1#” title_font_size=”13″]

    Sinema tarihinin ilk ışıklarını yakanlar, Fransız Lumière Kardeşler gibi Avrupalılar olsa da sektörün gelişmesiyle birlikte dünyada en çok konuşulan güç Hollywood sineması olmuştur. Bunda en büyük payı, Amerika menşeili yapım şirketlerine vermek gerekir. Avrupa sineması sanat odaklı ilerlerken, Amerika sinemasının kazanç odaklı ilerlemeyi seçtiği ise tüm dünyanın bildiği bir gerçektir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”2#” title_font_size=”13″]

    Hollywood sinemasının tüm dünyada baskın güç haline gelmesinde, 1929 yılından bu yana verilen Akademi Ödülleri’nin, namıdiğer Oscar Ödülleri’nin payını da yadsımamak gerekir. Her yıl düzenlenen bu törenler büyük bir görsel şova dönüştürülmüş ve dünyanın dört bir yanındaki sinemaseverlerin bakışlarını Hollywood’a çevirmeyi başarmıştır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”3#” title_font_size=”13″]

    Hollywood sinemasındaki yönetmenler, en az dünyaca ünlü aktör ve aktrisler kadar popülerdir. Stanley Kubrick’ten Martin Scorsese’e, Steven Spielberg’den Quentin Tarantino’ya, “yönetmen sineması” kavramının da Hollywood’da büyük yer kapladığını söyleyebiliriz. Örneğin John Ford, Western filmleriyle özdeşleştirilirken, Alfred Hitchcock gerilim filmlerinin yönetmeni olarak kabul edilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”4#” title_font_size=”13″]

    ABD’de sinema sektörü, ülke ekonomisinde önemli bir paya sahiptir. Kongre Kütüphanesi’nde saklanmak üzere National Film Preservation Board, yani Ulusal Film Koruma Heyeti tarafından seçilen filmler, ABD Ulusal Film Arşivi adı altında toplanır. Bu arşivde, Orson Welles imzalı Yurttaş Kane’den Holywood’un kült yapımı Ben Hur’a yaklaşık 500 film bulunur.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”5#” title_font_size=”13″]

    Tabii Hollywood Sineması denince akıllara birbirinden ünlü oyuncuların yüzleri gelir. Ortalama bir sinema seyircisinin bir çırpıda sayacağı aktörler arasında, Hollywood yıldızlarının geniş yer kaplaması kaçınılmazdır. 40’lı, 50’li yıllara damgasını vuran Humphrey Bogart, Clark Gable, John Wayne gibi isimler ise ancak eski kuşakların bir çırpıda sayabileceği kült isimlerdir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”6#” title_font_size=”13″]

    Jennifer Lawrence, Angelina Jolie gibi isimlerin hemen hemen tüm dünyada biliniyor olması, Hollywood’un sinema sektöründeki hâkimiyetine basit ama önemli bir vurgu yapar. Diğer taraftan yukarıda sözünü ettiğimiz durum aktrisler için de geçerlidir ve yeni nesil için Bette Davis, Katharine Hepburn, Lana Turner gibi isimlerin, Hollywood sinema tarihinin unutulmazları olduğunu belirtmek gerekir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”7#” title_font_size=”13″]

    Hollywood sinema tarihinde ayrı başlıklar gerektiren konular ve kişiler vardır. Örneğin, Western filmler, yani “Vahşi Batı”daki fantastik kovboyların arzıendam ettiği film türü… Veyahut da Woody Allen… Oyuncu, senarist, yönetmen ve hatta müzisyen olan, yapıtlarıyla kendi özel kitlesini yaratan ve her filmi merakla beklenen dâhi bir sinema adamı… Sözün özü Hollywood sineması, içine girince çıkması zor olan rengârenk bir dünya…

  • KUŞKONMAZ VE KUŞKONMAZLI LEZZETLER

    Dünyanın pek çok yerinde yetiştirilen ve yemeklere bambaşka bir lezzet katan kuşkonmaz, her ne kadar ülkemizde kendine yeni yeni yer bulmuş olsa da dünya genelinde en popüler sebzelerden biridir. Vitaminlerin yanı sıra protein, şeker, yağ ve çeşitli mineraller bakımından zengin olan kuşkonmaz, süs bitkisi olarak da yetiştirilebilir. Özellikle tül kuşkonmaz çiçeği, içlerinde en yaygın olanlarından olup, hoş görünümlü bir saksı bitkisidir. Bu yazımızda size kuşkonmaz ile yapılan şahane tarifleri listeledik ancak öncesinde bitkiye dair kısa notlar paylaşalım.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Sindirim Dostu Kuşkonmaz ” title_font_size=”13″]

    İnce ve zayıf yapraklı bir bitki olan kuşkonmaz, dünyada en çok Fransa, İtalya, Çin ve Amerika’da popülerdir ve severek tüketilir. Ülkemizde ise kuşkonmaz yetiştiriciliğinde Silivri başı çeker. Sağlık bakımından pek çok fayda sağlar; kalp hastalıklarına iyi geldiği, mideyi rahatlattığı ve sindirim sistemini güçlendirdiği bilinir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kuşkonmaz Pişirme Yöntemleri” title_font_size=”13″]

    Kuşkonmaz şekil itibariyle biraz değişik bir sebze olduğundan nasıl yenmesi gerektiği merak konusudur. Kuşkonmazı pişirmeden önce üst kısmındaki sert bölümü sıyırmak gerekir. Çok fazla pişince iyice yumuşayacağından az pişirmek idealdir. Çiğ olarak yenebileceği gibi haşlama, kızartma ya da buharda pişirilerek de tüketilebilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kuşkonmazlı Somon” title_font_size=”13″]

    Kuşkonmazın en çok yakıştığı lezzetlerin başında balık gelir. Özellikle somon balığı ile şahane bir ikilidir. Kızartma ya da haşlama olarak kuşkonmazı hazırlayıp, baharatlarla zenginleştirebilirsiniz. Somon normalde yağlı bir balık olmasına karşın, kuşkonmaz ile birlikte tüketildiğinde çok güzel bir lezzet dengesi oluşacaktır.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kuşkonmazlı Çorba” title_font_size=”13″]

    Şahane bir çorba yapmaya ne dersiniz? Kuşkonmazları tereyağında birkaç dakika kavurduktan sonra, az miktarda un ilave edin ve renk alana kadar karıştırın. Sarımsak, karabiber ve nane gibi baharatlarla da tatlandırabilirsiniz. Bu arada süt ve et suyunun da bu çorbaya çok yakıştığı bilgisini de verelim.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kuşkonmazlı Puf Böreği” title_font_size=”13″]

    Kuşkonmazı, hamur işlerinde de kullanabileceğinizi biliyor muydunuz? Milföy hamuru ya da el açması hamurla farklı bir aperatif tarif hazırlayabilirsiniz. Susam ve peynirin harmanlanmasıyla yapılan kuşkonmazlı puf böreği, akşamüstü çayları için ideal olabilir.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kuşkonmazlı Pizza” title_font_size=”13″]

    Ev yapımı pizza denince belki akla ilk gelenlerden biri olmayabilir ancak bu pizza mutlaka denenmeye değer! Kuşkonmazın peynir, domates, jambon ve baharatla buluştuğu bu enfes tarif, sofralarda farklı lezzetler arayanlar için değişik bir alternatif.

    [eltd_section_title alignment=”left” title=”Kuşkonmazlı Omlet” title_font_size=”13″]

    Sabah kahvaltılarında sıradan omletlerden sıkıldınız mı? O halde işe biraz kuşkonmaz katmanın tam zamanı! Kuşkonmaz ile peynirli ya da sade bir omlet yapabilirsiniz. Yumurtanın ağırlığını çok güzel dengeleyecek olan bu tarif aynı zamanda diyet dostu.